Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphane Bülteni Ocak&Şubat 2014

 

Embed or link this publication

Description

Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphane Bülteni Ocak&Şubat 2014

Popular Pages


p. 1

“Önce iyi insan yetiştirir.” Pergamon Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphane Bülteni Cilt 7, Sayı 1&2, Ocak & Şubat 2014 İÇİNDEKİLER 2 ENTELEKTÜEL SÖYLEŞİLER: PROF. DR. AYŞE ERZAN 3 EDEBİYAT SÖYLEŞİLERİ: YAZAR SİNAN MEYDAN 4 KİTAP SÖYLEŞİLERİ: PSİKO-ANALİST 6 İŞTE BÜTÜN MESELE BU: PLAGIARISM 7 ROMANLAR VE OKUMALAR 8 BİLİMSEL YÖNTEM VE ARAŞTIRMA EĞİTİMİ 10 SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ *www.uplifers.com

[close]

p. 2



[close]

p. 3



[close]

p. 4

ENTELEKTÜEL SÖYLEŞİLER: AYŞE ERZAN “Bilim etiği, bilimsel pratiğin doğasından kaynaklanır.” Prof. Dr. Ayşe Erzan Prof. Dr. Ayşe Erzan’a göre bilimle etiğin aralarındaki olmazsa olmaz ilişki, en doProf. Dr. Ayşe Erzan’a göre bilim okurya- laysız biçimde şöyle ifade edebilir: Bizim zarlığı; bilimin, ne tür bir uğraş olduğu, dışımızda, irademizden bağımsız bir binasıl süreçler içerdiği, bilimsel önermele- çimde var olan bir gerçekliği araştırırken rin dili, yapısı, nasıl yorumlanmaları geo gerçekliğe saygı göstermek, yapılan işin Kütüphane etkinlikleri kapsamında rektiği gibi şeyler hakkında fikir sahibi mantığı gereğidir ve dürüstlük, eninde “Entelektüel Söyleşiler” başlığı altında olmayı içeriyor. Özellikle, bilim okursonunda toplumsal bir faaliyet olan bilidüzenlenen; Hazırlık sınıfları, 9. ve 10. yazarlığı bilimcilerin ve eğitimcilerin bü- me içkindir, onun tanımı içinde yer alır. sınıf öğrencilerimizin katılımıyla 19 Şubat tün dünya üzerinde son yıllarda giderek Bu bağlamda denilebilir ki: Etik, akıl yü2014 tarihinde Ayazağa Kampüsü Çok daha çok durdukları bir kavram hâline rütmelerin paylaşılması ortamlarının yaAmaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen etkingelmiş durumdadır. Dolayısıyla, konu ratıldığı ve hayata geçirilmeleri için gelikte Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) sadece bilim etiği açısından değil, onun, rekli toplumsal araçların geliştirildiği bir asosiye üyesi ve İstanbul Teknik Üniversigündelik yaşamımızın pek çok alanına toplumsal iletişim ve eylem alanıdır. Bitesi (İTÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe giriyor olmasından ötürü daha da önem lim etiği de bir yandan bilimsel bilginin, Erzan ile “Bilim Okuryazarlığı ve Etik” kazanıyor. Şüphesiz, bilim okur-yazarlığı diğer yandan toplumsal kurumların gelikonulu etkinlik başarıyla gerçekleştirilbilim etiğinin kapsamı ve içeriği hakkında şimi ile sürekli gelişim ve dönüşüm içinmiştir. fikir sahibi olmayı gerektiriyor. de, yani bir süreç olarak algılanmalıdır. 4

[close]

p. 5

Siyasi arenanın ileri sürdüğü “tarih tezleri”ne tek tek belgelere dayalı olarak ceAkl-ı Kemal: Atatürk'ün Akıllı Projeleri, vap verdiğini savunan Meydan, El-Cevap Cumhuriyet Tarihi Yalanları, 2. Kitap, adlı son kitabında; bilime, kültüre, sanaKütüphane etkinlikleri kapsamında, 26 Atatürk ile Allah Arasında, Atatürk ve ta, topluma, siyasete ve tarihe bakışı Aralık 2013 Perşembe günü yazar Sinan Kayıp Kıta Mu 2, Atatürk ve Kayıp Kıta çerçevesinde derinlemesine inceleme Meydan ile “Edebiyat Söyleşileri” etkinli- Mu 1, Son Truvalılar, Sarı Lacivert Kurtuyaptığını belirtmektedir. Yazara göre son ği gerçekleştirilmiştir. Tarih araştırmacısı luş, PAROLA NUH “Atatürk’ün Gizli Kurtukitabı olan El-Cevap özetle 1950’den ve yazar Sinan Meydan, bilginin doğru luş Planları”, Atatürk’ü Anlamak İçin Nu- 2013’e Cumhuriyet tarihinin neden, nasıl yorumlanmasıyla Atatürk’ü doğru anlatuk’un Deşifresi, Sarı Paşam, Atatürk ve ve kimlerce çarpıtıldığı gözler önüne sema ve anlamlandırma olanağını sağlamış- Türklerin Saklı Tarihi, Cumhuriyet Tarihi rilmiş ve Cumhuriyet tarihiyle ilgili en çok tır. Eşsiz ve benzersiz nitelikleriyle AtaYalanları 1 gibi önemli eserlerin yazarı merak edilen konulara belgelerle açıklık türk’ün toplumdaki kazanımını ve farkın- olan; Atatürk’ü en yalın ifadeyle “tam getirmiştir. Eserlerini, Atatürk’ün daha iyi dalığını değerlendiren Meydan, giderek bağımsızlık” ilkesiyle açımlayan Meydan, anlamlandırılması için birer tarihsel dipbu bilincin güçlendiğini dile getiriyor. bir milletin Atatürk’ün düşünceleri, ilke- not araçları olarak gören Meydan, geçmiÖğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz adına leri ve çağdaşlık anlayışı etrafında bütünşi bugüne taşırken bugünün de geleceğe Sinan Meydan’a teşekkürü bir borç bilileşmesinin her yerde konuşulması gerek- not düşülmesini önemsiyor. yoruz. tiğini savunuyor. EDEBİYAT SÖYLEŞİLERİ: SİNAN MEYDAN 5

[close]

p. 6

KİTAP SÖYLEŞİLERİ: DRACULA FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphanesi “Kitap Söyleşileri” programı kapsamında 12 Aralık 2013, Perşembe günü 10-C sınıfı öğrencilerimizden Mahmut Şahin ile yazarı Bram Stoker olan “Dracula” adlı romanın söyleşisi gerçekleştirmiştir. Okul kütüphanemizde gerçekleştirilen etkinliğin başarılı konuşmacısı Mahmut Şahin’e göre; İrlandalı yazar Bram Stoker’ın Kazıklı Voyvoda Vlad Draculdan esinlenerek 100 yıl önce yazdığı Dracula; Vampir edebiyatının kuşkusuz en büyük klasiğidir. Kitap, dünya vampir edebiyatının en önemli örneği olarak okurunu adeta dehşet senfonisine davet etmektedir. Romanın başında tanıdığımız Jonathan Harker, olumlu dürüst geleneklere bağlı, ölçülü, bazı konularda utangaç kahramanımızdır. Victoria çağının tipik bir İngiliz kent soylusudur. Kimi zaman hazırlıksız, kimi zaman neredeyse saf pozitivist bir insandır. Batıl inançları olmayan, etrafında kümeleşen korkulardan, dehşetlerden etkilenmeyen biridir. Ama bu sadece işin başında olur. Borgo Geçitini geçtikten sonra, Draculanın şatosuna varıp ve şatonun sahibi ile tanıştıktan sonra durum değişir; Çünkü Vampirler gerçekten de vardır. Romanın kahramanları hukukçu Jonathan Harker, Mina, Lucy, Lord Godalming, Dr. Seward, Quincey P. Morris ve Vampir avcısı Van Helsing ile soluksuz bir yolculuğa başlamaktasınızdır. Roman, 1890’lı yıllarda yazılmaya başlanmış ve büyük ilgi uyandırmıştır. İlk yirmi beş yıl içinde iki sahne uyarlaması yapıldı. 1924 yılındaki ilk sahne uyarlamasını Hamilton Deane tarafından yönetilmiş, Dracula rolünü Raymond Huntley, Van Helsing rolünüyse yine Deane üstlenmiştir. 1927 yılında ABD’de oynanan ve John L.Balderstone tarafından yönetilen versiyonunda Dracula rolünü Bela Lugosi, Van Helsing rolünü Edward Van Sloan üstlenmiş ve 1931’de çekilecek filmin temeli atılmıştır. Stoker’ın romanına değişik zamanlarda farklı yazarlar tarafından devam romanları yazılmıştır. 6

[close]

p. 7

J.D. Salinger tarafından yayımlanan dünyaca ünlü “Çavdar Tarlasında Çocuklar” adlı romanı 11-D sınıfı öğrencilerimizden Rengin Kolçak başarılı sunumuyla kitabı dinleyicilerle paylaşmış olup, unutanlar için içeriğin yeniden anımsanmasını sağlamıştır. Bir bakıma, 1993’te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitapları yayımlanan Salinger’ın, 1963’ten bu yana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor olmasında “Çavdar Tarlasında Çocuklar” adlı eseri önemli rol oynamaktadır. KİTAP SÖYLEŞİLERİ: ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR Gönülçelen ya da Çavdar Tarlasında Çocuklar (Özgün adıyla: The Catcher in the Rye), J. D. Salinger’in önemli bir romanıdır. Eser ilk olarak İngiltere ve ABD’de 1951’de kitap olarak basılmıştır. Modern zamanların başyapıtı” olarak değerlendirilen bu eser, “ahlâk dışı” ve “açık saçık” bulunduğundan ABD’nin birçok tutucu bölgesinde uzun süre yasaklı kalmıştır. Hâlâ bazı Amerikan kütüphanelerinde yasaklı kalmasına rağmen, kitabın yasaklanması günümüzde ilginç bir hal almıştır: ABD’de lise düzeyinde en çok yasaklanan kitap olmasına rağmen aynı zamanda en çok okutulan kitaptır. Rengin Kolçak’a göre; hikâye ilk ağızdan anlatılır. Holden Caulfield’ın üç gününü kapsayan kitap, Holden’ın okuduğu Pencey Prep’ten Noel’den (tahminen 1949) hemen önce kovulmasıyla başlar. Daha önce, iki okuldan daha kovulmuştur ve bu sefer ailesiyle yüzleşmemek için eve gitmek istemez. İlk önce eski tarih hocası Mr.Spencer’ı ziyaret eder. Canını sıkan hocasından kurtulan Caulfield, yurda döner fakat orada da başta yakışıklı ve atletik Stradlater olmak üzere yurt arkadaşlarıyla kapışır ve orayı da küfürler savurarak terk eder. 7

[close]

p. 8

Göktuğ Ülkar’a göre; ölümün egemen olduğu bir “varlık”ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi “Meursault”, bir simge kahraman değildir, “adı” olmayan bir “Yabancı”dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş Albert Camus’nün ( 1913-1960) en tanınbilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve mış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barınarasında yer alan “Yabancı”, aynı zamandırdığı trajedi duygusuna borçludur: Bir da yazarın en gizemli yapıtıdır. Söyleşi türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli kitabımız olan “Yabancı” adlı romanı 9-D aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasınıfı öğrencilerimizden Göktuğ Ülkar, 2 sındaki çatışmadır... Camus ile buluşanlaOcak 2014, Perşembe günü yaptığı kitap rın hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıksöyleşisinde eseri okurlarla paylaşmıştır. lığına uğramamıştır. KİTAP SÖYLEŞİLERİ: YABANCI Özetle söylenmesi gerekirse, hayat yaşamaya değmez. Yabancı’yı okurken, bütün olağan dışılığına rağmen öykünün doğallığı, kahramanın ölümü kabullenişindeki doğallık bizi rahatsız eder, dünyanın saçmalığı vurgusunu kuvvetlendirir. Oysa, “mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir” diyor Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir. 8

[close]

p. 9

KİTAP SÖYLEŞİLERİ: PSİKO - ANALİST FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphanesi “Kitap Söyleşileri” programının bir diğer önemli etkinliği, 13 Şubat 2014, Perşembe günü Sayın Zafer Yaz ile gerçekleştirilmiştir. Okul kütüphanemizde gerçekleştirilen “Okuduğumuz Kitapları Paylaşıyoruz: Kitap Söyleşileri“ etkinliğinin takipçisi ve kütüphanemizin En Çok okuyan öğretmenlerinden olan Sayın Zafer Yaz, programımıza bu yıl John Katzenbach tarafından yazılan “Psiko- Analist” adlı romanla katılım sağlamıştır. Doktor Starks bir psiko-analisttir. 53. doğum gününde çok ilginç bir mektup alır. Mektupta gönderenin kendisiyle bir oyun oynayacağı ve bu oyun sonucunda eğer kaybederse intihar etmesi gerektiği yazmaktadır. Yoksa akrabaları tek tek öldürülecektir. Oyun, mektubun kimin tarafından gönderildiğini bulmaktır ve 15 günü vardır. Doktor ilk defa bu şekilde bir mektup almaktadır. Mektupta ayrıca akrabalarının listesi vardır. Mektupta adı geçen ancak yıllardır görmediği akrabalarını telefonla aramaya başlar. Bir kaçının başına aykırı ancak hoş olmayan olaylar geldiğini öğrenir. Neyse ki ölen yoktur. Mektubu gönderen kişi cidddir. Doktor Starks’ın hayatı birden bire altüst olur. Evi, parası, hayatı, sahip olduğu her şey elinden alınmaya başlar. İlginç ziyaretçileri gelmeye başlar. Zaman daralmaya başlar. Doktor Starks zamanında mektup gönderen kişiyi bulabile- cek mi? Yoksa intihar etmek zorunda mı kalacak? Belki de av iken avcı olacak. Bitti derken yeniden başlayan macera, kurgusu ile dikkatleri çeken sürükleyici bir kitap. Roman, Washington Post’a göre “hem bir gerilim romanı, hem bir varoluşsal tez, hem de Freudyen bir cehennem seyir raporu... Kusursuz bir zamanlama ile gerilimi asla elden bırakmıyor. Katzenbach öyle kıvrak bir anlatıma sahip ki kitabın atmosferi içinize işleyecek”. Özetle, Psiko-Analist; müthiş bir iç hesaplaşma, çalınan kimlik, intikam ve benliğin keşfi üzerine yazılmış sonuna kadar özgün bir hikâye. Bundan ötürü de sizi esir alacak, defalarca okumak isteyeceğiniz bir eser. 9

[close]

p. 10

İŞTE BÜTÜN MESELE BU!.. FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi IB Koordinatörü Jenny Chavush “Kelimenin kökü olan ‘plag’ bana ‘plague’ yani ‘veba’ sözcüğünü anımsatıyor. Çok çabuk yayılabilen, bulaşıcı bir hastalık…” 20. yüzyıl sözlüklerinde ‘plagiarism’ kelimesi hatalı uygulama, yakın taklit, aşırmacılık, bir başka yazarın dilini, düşüncelerini veya ifadelerini izinsiz kullanmak olarak tanımlanıyor. American Heritage Dictionary of the English Language’de kelimenin anlamı şöyle verilmiş: ayrıcalıklı bir doktrin, sistem veya teori. Century Dictionary and Cyclopedia ise yukarıdaki tanıma ilave olarak sözcüğün daha çok yerme ve kötüleme amaçlı kullanıldığını yazmış: terrorism, socialism, Americanism... GNU Webster’s ‘-ism’ eki için düşsel bir kuram tanımını uygun görmüş. Kimi sözlükler daha insaflı tanımlar içerse de sonuç bu plagiarism denen şeyin bir hırsızlık, yani bir nevi suç. Birinci yüzyılda Latincede yer alan plagiārius sözcüğü ilk olarak Romalı şair Martial tarafından devrin bir başka şairi Fidentinus’un bir şiirinde kendi dizelerine yer vermesinden sonra ona ‘adam kaçıran!’ diye seslenmesinden sonra kullanılmış. Kelime daha sonra 1601 yılında tiyatro yazarı Ben Jonson tarafından İngilizceye ‘edebi hırsızlık’ tanımıyla giriş yapmış. Kelimenin kökü ‘plağa’ başta sandığım gibi ‘veba’ değil, Hint-Avrupa kökenli ‘plak’ yani ‘tuzak, kapan, felaket getiren şey’ anlamı taşıyormuş. Bu yazıya başlamadan önce araştırmamı güncellemek adına, son yıllarda basılmış sözlüklere de göz attım ve eski tanımlarda pek bir değişiklik olmadığını gördüm. Günümüz öğrencisinin en popüler ‘ödev’ kaynağı Wikipedia’nın Wiktionary’si ‘– ism’ ile biten kelimelerin bir inanç türü, bir inanış olduğunu vurgulamış ve bu kelimelerin çok ayrıcalıklı olduğunu eklemiş. WordNet 3.0’da yer alan tanım ise şöyle: “Geniş bir kitle ve otoriteler tarafından kabul gören inanç türü.” 10

[close]

p. 11

FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Yabancı Diller Bölüm Başkanı ROMANLAR VE OKUMALAR Mazal Dozbahar ‘ROMANLAR: AN VE SONSUZLUK’ Düşlerimizi süsleyen romanlar, en yakın dostlarımız değil midir? Şunu vurgulamak gerekir ki roman; olmuş veya olması mümkün bir olayla birbirlerine bağlanmış çeşitli insanların, ailelerin, cemiyetlerin başlarından geçen Zaman zaman başka insanların dünyasına çeşitli olayları hikâye eden edebi eser gireriz. Ayrı, ayrı diyarlarda dolaşır, bizimolarak tanımlanmaktadır. Kelime anlamı Okurken, hayatı daha iyi anlar; romanlar kine benzemeyen yaşamları anlamaya olarak “gerçek veya hayali bir olayın ve kahramanlarıyla birçok yolculuğa çıka- çalışırız. Oralarda kendimizi hayal eder; mensur hikâyesi” anlamına gelen ramorız. Bazen yaşamla ilgili sorular çıkarırız biz olsak acaba ne yapardık, diye sorarız içlerinden, bazen de ipuçlarının peşinde kendimize. Çok bildiğimiz bir konu, farklı nus kelimesinden türetilmiştir. Ancak koşarak adeta hazine avına çıkar, karışık yazarların elinde öylesine değişir ki, ade- hemen belirtmek gerekir ki edebi bir tür olarak romanın da şiir gibi kesin ve heryollarda şaşkına döneriz. Kendimizi görü- ta her seferinde yeni bir hikâye bulmuş rüz romanlarda; bizim gibi düşünen, his- gibi oluruz. Satır aralarını okur, kelimele- kes tarafından kabul edilen bir tanımı yoktur. Dolayısıyla unutulmamalıdır ki iki seden, gülen, ağlayan, sevinen, kızan, rin ardındaki anlamları çözmeye çalışırız. kapak arasında, birkaç, belki de yüzlerce kırılan kişilerle özdeşleştiririz kendimizi. Yazarın kendine özgü üslubunu ve kelisayfa vardır. Ancak, her biri ile binlerce Her satırla yaşamımıza yeni bir anlam melerle nasıl oynadığını keşfetmeye çalıdünyaya açılabilir, maceralar yaşayabilir, veririz. Bize bizi anlatır romanlar; derinşırken sanatın içinde ruhumuzu dinlendiçok değişik yolculuklara çıkabiliriz. Gelin liklerimize dokunur, bizi uyandırır, dünya- ririz. bu engin dünyada hep birlikte gezinelim. yı ve kendimizi görmemizi sağlar. 11

[close]

p. 12

BİLİMSEL YÖNTEM VE ARAŞTIRMA FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphanesi, 30 Aralık 2013 - 03 Ocak 2014 tarihleri arasında tüm Hazırlık Sınıfı ve 9. Sınıf öğrencilerine yönelik olarak Bilimsel Yöntem: Örnekleme ve Uygulama eğitimi gerçekleştirmiştir. Amaç öğrencilerimizin, araştırma yaparken uyması gereken kuralları yerine getirmesine yönelik bilimsel etik (araştırma etiği) konusunda farkındalık kazanmalarıdır. Hedef ise, öğrencilerimiz böylece yapacakları bilimsel araştırma çalışmalarında: özgün olması, bilimsel süreçlerle araştırma yapmış olması, kullanılan kaynakların güvenilir olması, kullanılan tüm kaynakların belirtilmesi, araştırmada tarafsız davranılması ve araştırmanın rapor halinde sunulması yeterliliklerini yerine getirmesidir. Katılımcı öğrencilerimizle ikinci derste ise; Bilgi Nasıl Üretilir, Bilim Nasıl Yapılır, Öğretmenleri Zafer Yaz ve Mizan CoşBilimsel Yöntem Nasıl İzlenilir, Araştırma kun’un rehberliğine kütüphanedeki sunu- Nasıl Yapılır, Bilimsel Araştırma Nasıl ma katılan öğrencilerimize birinci dersle- Gerçekleştirilir, Bilimsel Araştırma Yönrinde Bilgi Nedir, Bilim Nedir, Bilimsel temleri Nasıl Kullanılır, Bilimsel Araştırma Yöntem Nedir, Araştırma Nedir, Bilimsel Yazımı Nasıl Oluşturulur, APA Sistemi Araştırma Nedir, Bilimsel Araştırma Yön- Neden ve Nasıl Kullanılmaktadır, Urkund temleri Nedir, Bilimsel Araştırma Yazımı & Turnitin Nasıl Yardımcı Olmaktadır ve Nedir, APA Sistemi Nedir, Urkund & Tur- Bilim Etiği Nasıl Sağlanmaktadır vb. gibi nitin Nedir ve Bilim Etiği Nedir gibi konu- konuların uygulaması gerçekleştirilmiştir. lar hakkında bilgilendirme yapılmıştır. www.tubitak.gov.tr 12

[close]

p. 13

SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ Kütüphanemiz böylece: FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphanesi yürüttüğü Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında çeşitli okullara ve kişilere kitap bağışında bulunmaktadır. Kütüphanemiz, öğretmenlerimizden ve öğrencilerimizden gelen bağış kitapları, ansiklopedileri ve sözlükleri gereksinim duyan ve bildirimde bulunan kurum ve/veya kişilere kargo gönderimini de üstlenerek bağışta bulunmaktadır. Kamu, özel sektör ve sivil toplum alanlarında kitap – kütüphane amacı etrafında Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında birliktelik sağlamak ve kitabı – kütüpha- yaptığımız etkinlikler: neyi yaşam alanı olarak görmeyi desteklemek,  Batman’a Kitap Bağışı: Eskihamur İlköğretim Okulu (Batman/Beşiri), Kendi hedeflerinin - amaçlarının olduğu kadar içinde bulunduğu toplumun genel  Diyarbakır'a Kitap Bağışı: Ziyaret çıkarlarını da geliştirebilecek ve destekleKöyü İlköğretim Okulu yebilecek eylemleri gerçekleştirmek, (Diyarbakır/Sur), Aynı zamanda toplumun çözüm üretimin-  de, iyileştirilmesinde, geliştirmesinde ve  sosyal desteğin sağlanmasında hassasiyetli davranmak istemektedir. Van’a Kitap Bağışı: (Van/Merkezi) Batman İl Gençlik ve Bilgi Evi’ne Kitap Bağışı: (Batman) “Sosyal Sorumluluk Projesi” kapsamında Türkiye’nin çeşitli okullarına gönderilmek üzere kitap bağışında bulunmamızı destekleyen üyelerimize teşekkür ediyoruz. 13

[close]

p. 14

IB KİTAP KOLEKSİYONU “Okul kütüphanesi, IB eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır.” Kuşkusuz, satın alma yoluyla kütüphane koleksiyonuna eklenecek olan bütün kaynaklar, okulun genel eğitim hedefine ve saptanmış olan amaçlarına açıkça uyFMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphanegun olmalıdır. Satın alınacak kaynaklar si, IB DP için faaliyet gösteren üyelerinin değerlendirilirken göz önüne alınan kriaraştırma, inceleme ve entelektüel faaliterlerden bazıları şunlardır; istenen kayyetlerini desteklemeye yönelik basılı ve nak okulun IB DP eğitim ve öğretim progelektronik yayınların satın alma ve aboramını destekler nitelikte olmalıdır, konelik yoluyla sağlanılmasını gerçekleştirleksiyon, kullanıcıların bilgi gereksinimlemektedir. Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüprini karşılayacak şekilde konu, dil ve tür hanesi, FMV Işık Okullarında verilen IB açısından yeterli çeşitlilikte olmalıdır, eğitim - öğretimini bilgi ve kaynak yönünkullanıcıların kültürel gelişimlerini ve den destekleyen, teknolojiyle bilgiye ders dışı zamanlarını da değerlendirmeerişim kolaylığı yaşatan ve gelişmiş bir lerini sağlayacak, düzeylerine uygun edekoleksiyona sahip olması gerektiği bilincibi ve kültürel eserler olmalıdır. ni her zaman ön planda tutmaktadır. FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphanesi, IB DP kapsamında 777 adet yeni yayını koleksiyonuna katmıştır: IB Genel Konular: 5 IB Felsefe ve Psikoloji: 25 IB Din ve Dinbilimi: 6 IB Toplum Bilimleri: 51 IB Dil ve Dilbilim: 30 IB Doğa Bilimleri ve Matematik: 279 IB Teknoloji: 10 IB Sanatlar: 52 IB Edebiyat ve Retorik: 259 IB Coğrafya ve Tarih:60 *http://educad.me/wp-content 14

[close]

p. 15

İSTANBUL KİTAPLIĞI KOLEKSİYONU FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Kütüphanesi, mevcut kütüphane koleksiyonu içerisinde “İstanbul Kitaplığı” oluşturmuş ve satın alma yoluyla buradaki koleksiyonun nicelik ve nitelik olarak geliştirilmesini sağlamaktadır. Kütüphanemizin “İstanbul Kitaplığı” bölümünde İstanbul konusunda yazılmış önemli eserler, görsel zenginliği yüksek olan çalışmalar ve tanıtıcı kaynaklar iki aylık periyotlarla düzenli olarak satın alma yoluyla edinilmeye çalışılmaktadır. Ayrıca ilgili koleksiyonun kitapları kütüphanemizde ayrı bir alanda sergilenmekte ve özel olarak sınıflandırılmaktadır. Sosyal yaşam, mekânsal düzen, din, siyasal olaylar, ekonomi tarihi, kültür ve sanat, kentin kimliğine katkı yapan kişiler, depremler, yangınlar, salgın hastalıklar, şenlikler ve bayramlar, saraylar, konaklar, yalılar ve evler, camiler, tekkeler, kiliseler ve sinagoglar, İstanbul mutfağı ve lokantalar, giyim kuşam, folklor ve hepsini birbirine bağlayan genel atmosfer... İstanbul’un binlerce yıllık belleği, tarihi ve birikimi kütüphanemizin bu bölümünde okurların hizmetine sunulmaktadır. İstanbul, pek çok açıdan oldukça şanslıdır. Gerek ziyaretçileri, gerek sakinleri onun büyülü güzelliğine kapılmış, durmadan, yorulmadan, yetinmeden hep onu anlatmıştır. İstanbul’u anlatan kitaplar başlı başına bir kütüphane oluşturacak kadar çok ve çeşitlidir bu nedenle. İstanbul Kitaplığı da İstanbul’u, gelecek kuşaklara anlatma arzusuyla kaleme alınmış; okuyucusunda geçmiş ve gelecek İstanbul’da keyifli bir serüven oluşturmayı hedefliyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde yer alan sırlarla dolu İstanbul’u okumak, aynı zamanda 400 yıl öncesinin İstanbul’unda ve daha öncesinde yolculuk yapmak anlamına geliyor... *www.gotourturkey.com 15

[close]

Comments

no comments yet