Bartin Universitesi IIBF Cilt 3 Sayi 5

 

Embed or link this publication

Description

Fakulte Dergisi

Popular Pages


p. 1



[close]

p. 2



[close]

p. 3

Bartın Üniversitesi İİBF Dergisi Journal of Faculty of Economics and Administrative Sciences Yılda iki defa yayımlanan hakemli bir dergidir. Yıl/Year: 2012 Cilt/Volume: 3 Sayı/Number: 5 ISSN: 1309 – 954X Sahibi/Published by Bartın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi adına Prof. Dr. Mahmut KARTAL (Dekan) Editör: Yrd. Doç. Dr. M. Sinan BAŞAR Editör Yardımcısı: Öğr. Gör. Soykan TOĞAN Yayın Kurulu: Yrd. Doç. Dr. M. Sinan BAŞAR Yrd. Doç. Dr. Mahmut BOZAN Doç. Dr. Alper AYTEKİN Yrd. Doç. Dr. M. Said CEYHAN Yrd. Doç. Dr. Şaban ESEN Öğr. Gör. Soykan TOĞAN Yazışma Adresi/Communication Address Yrd. Doç. Dr. M. Sinan BAŞAR Bartın Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Fakülte Dergisi Editörlüğü, 78 Kampus/BARTIN Telefon: 0 378 223 53 81 (Editör) 0 378 223 53 46 (Editörlük) Faks: 0 378 223 50 39 E-posta: iibfdergi@bartin.edu.tr Yasal Sorumluluk/Legal Responsibility Dergide yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına ve çevirmenlerine aittir. The authors and translators are responsible for the content of their papers. Baskı-Dizgi-Cilt Sürat Matbaacılık Kırtasiye Tic. ve San. Ltd. Şti. Eskihastane Cad. Bülent Ecevit Bulvarı No:56 / Bartın Tel-Faks: 0378 227 55 00 -II-

[close]

p. 4

Hakem Kurulu/ Referee Board Prof. Dr. Abdullah TOPÇUOĞLU, Selçuk Üniversitesi Prof. Dr. Adem ESEN, Selçuk Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet UZUN, Cumhuriyet Üniversitesi Prof. Dr. Atılhan NAKTİYOK, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Aziz KUTLAR, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Erkan OKTAY, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. H. Musa TAŞDELEN, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Hacı DURAN, Adıyaman Üniversitesi Prof. Dr. Hasan BAL, Gazi Üniversitesi Prof. Dr. İbrahim YILDIRIM, Dicle Üniversitesi Prof. Dr. Kerem KARABULUT, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. M. Sinan TEMURLENK, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet KARAKAŞ, Afyon Kocatepe Üniversitesi Prof. Dr. Muhsin HALİS, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Recep KÖK, Dokuz Eylül Üniversitesi Prof. Dr. Reşat KARCIOĞLU, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Sami ŞENER, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Sibkat KAÇTIOĞLU, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Şükrü YILDIZ, İst. Ticaret Üniversitesi Prof. Dr. Turhan KORKMAZ, Karaelmas Üniversitesi Doç. Dr. Alper AYTEKİN, Bartın Üniversitesi Doç. Dr. Köksal ALVER, Selçuk Üniversitesi Doç. Dr. Metin SABAN, Bartın Üniversitesi Doç. Dr. M. Kemal ŞAN, Sakarya Üniversitesi Doç. Dr. Selim BAŞAR, Atatürk Üniversitesi Doç. Dr. Yasin SEZER, Pamukkale Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Gökalp Nuri SELÇUK, Atatürk Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan KALAĞAN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YILDIZ, Turgut Özal Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. İsmail HİRA, Sakarya Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Orhan BOZKURT, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Ramazan ARSLAN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Şaban ESEN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Yaşar ÖZ, Bartın Üniversitesi -III-

[close]

p. 5

-IV-

[close]

p. 6

__________________________________________________________ BARTIN ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. Dergisi Yıl:2012 Cilt:3 Sayı:5 İÇİNDEKİLER *** Türk Turizm ve Otelcilik Sektöründe Rekabet ve Rekabeti Etkileyen Faktörlerin Otel İşletmelerine Yönelik Olarak Değerlendirilmesi 1-22 *** Effect of Education on Economic Growth in Transition Economies 23-34 *** Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinin Gelişimi ve Bartın İl Ambulans Servisine Bağlı Acil Sağlık Hizmetlerinin Retrospektif Olarak Değerlendirilmesi 35-46 *** Burhanettin ZENGİN – Hande UYAR Selim BAŞAR Dursun KOÇ – Hasan BABAYİĞİT – Şaban ESEN Sosyotropi ve Otonomi Kişilik Özelliklerinin Turizmde Kariyer Yapma İsteği Üzerindeki Etkileri 47-70 *** 2008-2009 Ekonomik Krizinin Türkiye Seyahat İşletmelerinin Pazarlama Kararlarına Etkileri Üzerine Bir Araştırma 71-91 *** Bartın Üniversitesi İİBF Dergisi Yayın İlkeleri 92-98 Seyit Ahmet SOLMAZ – Çağrı ERDOĞAN Oğuz TÜRKAY – Abdulmenaf KORKUTATA Burhanettin ZENGİN – Lütfi Mustafa ŞEN -V-

[close]

p. 7

-VI-

[close]

p. 8

Türk Turizm ve Otelcilik Sektöründe Rekabet ve Rekabeti Etkileyen Faktörlerin Otel İşletmelerine Yönelik Olarak Değerlendirilmesi Yrd. Doç. Dr. Burhanettin ZENGİN Sakarya Üniversitesi, İşletme Fakültesi, Turizm İşletmeciliği Bölümü bzengin@sakarya.edu.tr Öğr. Gör. Hande UYAR Bartın Üniversitesi, Bartın Meslek Yüksek Okulu hande_uyar@hotmail.com Özet: Otel işletmelerinin öncelikle ulusal turizm piyasasında sonrasında ise uluslararası turizm piyasasında faaliyetlerine devam edebilmesi için rekabet kaçınılmazdır. Rekabetin Türk Dil Kurumu sözlük anlamı “aynı amacı güden kişiler veya işletmeler arasındaki çekişme, yarışma ve yarış” şeklindedir. Dolayısıyla, işletmelerin bu yarışın içerisinde olması, proaktif bir yapıda olmalarını sağlayarak, sektörün gelişimine de yardımcı olacaktır. Günümüzde rekabet son derece yoğun yaşanmakta, öyle ki bazen kişi, kurum ve işletmeleri faaliyetlerini sonlandırma noktasına da getirebilmektedir. Turizm sektörü; 2011 yılında ulaştığı 980 milyonluk uluslararası turist ve yaklaşık 830 milyar $’lık gelir rakamları ile rekabetin en yoğun yaşandığı sektörlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada otel işletmelerinin uygulayabilecekleri rekabet stratejilerinin neler olduğu açıklanarak rakiplerinin rekabetçi pazarlama stratejilerine yönelik olarak ne tür stratejiler geliştirdikleri belirlenmeye çalışılmış, bu stratejilere yönelik olarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Otel, Rekabet, Rekabet Stratejileri, Michael Porter Competition in Turkish Tourism and Hotel Industry and Evaluation of Factors Affecting Competition in the Hotel Industry Abstract: Following hotel companies in the international tourism market, primarily the activities of the national tourism market, competition is 1

[close]

p. 9

inevitable in order to continue with their operations. Turkish Language Institution dictionary defines the term “competition” as "conflict and the race between people and firms those who aimed in the same goal". Therefore, businesses have in this race, ensuring that a proactive nature will also help development of the sector. Competition is intense extremely today, so that sometimes people, organizations and businesses also bring the point of termination activities. Tourism sector is one of the sectors that intensive competition occurs. Tourism sector covers 980 million international tourists and approximately 830 billion dollar of sectorial income. In this study, we find out and try to explain what strategies can be applied within the hotel companies using marketing strategies against their competitors, and then to give some recommendations for achievement. Key Words: Hotel, Competition, Competitive Strategy, Michael Porter, Giriş Rekabet şüphesiz değişik boyutları ile tüm işletmeleri ilgilendiren bir olgudur. Değişik kaynaklarda tanımlaması yapılan rekabet, en yalın anlamı ile “Uluslararası, ulusal veya bölgesel bazlı bir piyasada karşı karşıya gelen ve aynı ekonomik amacı güden bireylerin, işletmelerin vb. arz edenler ile arz edenler, talep edenler ile talep edenler arasında geçen, bunun sonucu olarak da mal ve hizmetlerin sunuş şekline, fiyat ve miktarlarına yansıyan bir çekişme ve/veya yarışma” olarak ifade edilebilir. Rekabet kavramının birçok tanımı yapılıyor olsa da, tanımlamalarda karşılaşılan bazı temel olgular söz konusudur. Bunun çeşitli nedenleri vardır (Atik, 2005: 14): 1) Rekabet gücünün tanımı ele alınmak istenen seviyeye (firma, endüstri ve ülke) göre değişmesi. 2) Rekabet gücünü belirlemek için kullanılan ölçütlerin farklılık göstermesi. 3) Tanımın, bakış açısına (makro ve mikro bakış açısı) bağlı olarak değişmektedir. Rekabetin tüm boyutları ile ilgili yazında çok sayıda araştırma çalışması yapılmıştır. Buna göre çok boyutlu bir kavram olan rekabetçiliği 3 seviyede incelemek yararlı olacaktır (McFetridge, 1995:1). 1) Firma seviyesinde rekabet 2

[close]

p. 10

2) Endüstri seviyesinde rekabet 3) Ülke seviyesinde rekabettir. Porter’a göre (1990a;1990b), bir ülkenin belirli bir endüstride uluslararası başarı elde etmesi; yerel firmaların rekabet ettiği ortamı biçimlendiren, rekabetçi üstünlük yaratılmasını etkileyen be başarının sürdürülebilir kılınması için ilgili tüm alanlarda gelişme sağlanması gereken dört genel hususa bağlıdır. Faktör Koşulları: Belirli bir endüstride rekabet edebilmek için gerekli olan, nitelikli işgücü veya altyapı gibi üretim faktörlerinin durumu. Talep Koşulları: Bir endüstride üretilen ürünler veya hizmet için yurt içi talep yapısı. İlgili veya destekleyici endüstriler: Uluslararası düzeyde rekabet gücü olan tedarikçi ve ilgili endüstrilerin mevcudiyeti. Firma stratejisi, yapısı ve rekabet düzeyi: Bir ülkede şirketlerin oluşumunu, organize yapısını ve yönetimini etkileyen ülke koşulları ve yurt içi rekabet durumudur. İşletmelerin, piyasada aynı veya benzer iş yapan diğer firmaların satışa sundukları ürün ve hizmetler, üretim sistemleri, hedefledikleri müşteri kitlesi, bu müşteri kitlesine yönelik gerçekleştirmeyi düşündükleri pazarlama faaliyetleri konularında birbirlerinden elde edecekleri bilgi ve tecrübeler doğrultusunda sektör ve/veya sektörler gelişecek, dolayısıyla ülkelerin hangi sektörlerde rekabetçi bir yapı içerisinde olacakları ve hangi sektörlerin gelişiminin sağlanması konusunda destek verilmesi gerektiği ortaya çıkacaktır. Firma seviyesindeki rekabet gücü üreticilerin, rakiplerine kıyasla fiyat ve fiyat dışı özellikleri açısından daha çekici olan mal ve hizmetleri üretip satabilme yeteneği olarak tanımlanabilmektedir (Başkılıç, 2006:22). Bir firma, müşteri gözünde rakiplerine kıyasla daha farklı niteliklere sahip ve daha düşük fiyatlı ürün ve hizmet üretirse, rekabetçi bir konum elde etmiş olacaktır. Günümüz işletmeleri rakiplerine kıyasla daha kaliteli ürün ve hizmet üretmenin de ötesinde müşterilerinin henüz oluşmamış ihtiyaçlarını görebilme ve sunacakları ürün ve hizmetlere, ihtiyaçlarını karşılayacak bu özellikleri de ekleyerek mevcut pazar yapılarını koruyabilmektedirler. Bu çalışmada, otel işletmelerinin birbirlerini hangi konularda rakip olarak görebilecekleri ve rakiplerine karşı öncelikli olarak pazar payını korumak ve/veya artırmak hedefiyle işletme lehine ne tür stratejiler geliştirmeleri gerektiği konuları incelenecektir. 3

[close]

p. 11

Otel İşletmelerinde Rekabet ve Rekabeti Etkileyen Faktörler Sanayileşme ile birlikte büyük bir ivme kazanan otelcilik sektörü, insanların eğlenme, dinlenme, yeni yerler ve kültürler görme merakı, ulaşım araçlarının daha konforlu ve hızlı olması, teknolojik yeniliklerin sektöre hızlı bir şekilde adapte edilmesiyle birlikte, hizmet sektörleri arasında günümüzde önemli bir sektör haline gelmiştir. Turizm sektörünün, ülkenin deniz, kum, güneş, doğa gibi kendisinde var olan özelliklerinin pazarlanmasıyla ilgili bir sektör oluşu, insanların geçmişe nazaran stresli iş yaşamları dolayısıyla dinlenmeye daha fazla zaman ayırmak istemeleri, turizm hareketliliklerine katılan insan sayısının giderek artıyor olması-ki 2020 yılında dünyada turizm hareketliliklerine 1,6 milyar kişinin ve turizmden elde edilecek gelirin ise 2,2 trilyon dolar olması beklenmektedir-yatırımcıları bu sektöre yatırım yapmaya teşvik etmektedir (www.unwto.org). Günümüzde, özellikle Avrupa ve Akdeniz havzasının önemli bir destinasyon olmasından dolayı, otelcilik sektörüne yapılan yatırımların büyük bir çoğunluğu özellikle de Akdeniz çanağındaki ülkelere yapılmaktadır. Yatırımcıların sayısının fazla olması ise, aralarında rekabeti doğurmakta, bu durumdan en fazla kazançlı çıkanlar ise turistler olmaktadır. Şöyle ki; tesisler, tüketici nezdinde farklı olduklarını ortaya koyacak çeşitli stratejiler geliştirmekte ve uygulamaya koymaktadır. Aşağıda yer alan hususlarda, otel işletmelerinin birbirlerini hangi konularda rakip olarak görebilecekleri ve bu konularda neler yapabilecekleri konularına değinilecektir. Otel işletmelerinde rekabeti etkileyen faktörler aşağıdaki şekilde sıralanabilir (Doğan ve diğ.: 2003:115): 1. Maliyetler 2.Yatırım Yapabilme Gücü 3. Sipariş Teslim Süresi 4.Kapasite Esnekliği 5.Kalite ve Standartlara Uygunluk 6.Güvenilirlik 7.Teknoloji ve AR-GE 4

[close]

p. 12

8.Nitelikli İşgücü 9.Firma İmajı ve Marka 10. Pazar Payı 11.Satış Sonrası Hizmetler 12.Envanter Yönetimi Uygulamaları 13.Üretim Zamanı 14.Ürün 15.Strateji 16.Karşılıklı Bağımlı Üstünlükler Yukarıda sıralanan rekabet etkenlerini kısaca açıklanacaktır: 1. Maliyetler İşletmelerin, özellikle her şey dâhil çalışan otel işletmelerinin en fazla üzerinde durdukları konuların başında maliyetler gelmektedir. Maliyetleri kontrol altına alacak birtakım önlemler alınması, maliyetleri minimize edilmesi, satışa sunulacak ürün ve hizmetin üretim maliyetlerinin en düşük seviyede olmasını sağlayacak yöntemlerin geliştirilmesi ve bu yöntemleri uygulayacak personelin bilgilendirilmesi gerekmektedir. Maliyetleri kontrol altına almak, rekabet edebilmenin en önemli unsurudur. Şöyle ki, rakiplerinden daha düşük bir maliyetle ortaya konulan ürün ve hizmete olan talep daha da artacaktır. Rakipleriyle aynı kalitede hatta daha kaliteli ancak daha düşük fiyata satılan ürün ve hizmetten pazarda elde edilecek pay artacak, bu ise işletmenin pazardaki hâkimiyetinin artmasına neden olacaktır. Dolayısıyla işletmeler, öncelikle diğer işlemelerin sundukları ürün ve hizmetlerin kalitesi ile ilgili bilgi sahibi olduktan sonra yeni maliyet ve fiyat tekniklerini kullanarak fiyatlarını belirlemelidirler. Konaklama işletmelerinin kendilerine has yapıları, bu işletmelerde maliyetleri ve maliyet kontrolünü zorunlu kılmaktadır. Konaklama işletmelerini diğer sektördeki işletmelerden ve özellikle de endüstri işletmelerinden ayıran bazı özellikler şunlardır (Kutlan, 1998: 54): • Duran Varlıkların yüksek, buna karşılık Dönen Varlıkların nispeten düşük olması, • Kısa süreli üretim döngüsü, • Tüm aktife oranla düşük stoklar, 5

[close]

p. 13

• Yüksek sabit maliyetler ve düşük değişken maliyetler, yüksek marjinal gelir, • Sabit maliyetlerinden yüksekliğinden doğan kâr değişkenliği, • Satış indirimlerinin düşük olması, • Diğer gelirlerin, yiyecek ve içecek gelirlerine göre oldukça düşük olması, • Personel giderlerinin toplam giderlerin %80 ‘ine kadar çıkabilmesi, • Cironun %20’sine varan kâr rakamlarına ulaşabilmesi ve dolayısıyla yatırım teşvikleri de göz önüne alındığında yatırımın geri dönme süresinin kısa olması, Otel işletmelerinin yukarıda sayılan kendine özgü özellikleri dolayısıyla maliyet kontrolünü sağlamaları daha da zorlaşmaktadır. Dolayısıyla işletmelerin bu zorluğu yenmelerini sağlayacak bir yönetim tarzını benimsemeleri gerekmektedir. Turizm işletmelerinin modern yönetim teknikleri konusunda haberdar olması ve özellikle Toplam Kalite Yönetim tarzını benimsemesi, maliyetlerin aşağıda doğru çekilmesiyle sonuçlanacaktır. 2. Yatırım Yapabilme Gücü Bilindiği üzere otel yatırımları uzun vadede geri dönüşümü gerçekleşen ve büyük meblağlarda yatırım yapmayı gerektiren yatırımlardır. Bu nedenle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin herhangi bir destek almadan bu yatırımları gerçekleştirmeleri zordur.1980‘li yıllara kadar otel yatırımlarının az olmasının en önemli sebeplerinden biri de budur. Ancak, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu, sektöre yatırım yapacaklara çok önemli teşvikler sağlamıştır. Günümüzde de bu teşvikler, sektörün gelişimi bağlamında artarak devam etmelidir. Devletin turizm sektörüne yönelik yatırımları iki şekilde ele alınabilir. Birincisi otel tatil köyü, seyahat acentesi gibi işletme yatırımları; ikincisi ise turizme açılan bölgelerde ulaştırma, su elektrik, telefon, yol gibi temel gereksinimleri karşılamaya yönelik alt yapı yatırımlarıdır. Özellikle az gelişmiş ülkelerde turizm sektörünün taşıdığı yüksek risk ve kaynak yetersizliği nedeniyle özel sektör yatırım yapmaktan kaçınmaktadır. Alt yapı yatırımlarının yapılması konusunda çoğu ülkede devlet gerekli yatırımları kendisi yapmaktadır (İçöz, 2001: 180). Devletin finansman konusundaki faaliyetleri; turizm yatırımlarının finansmanı, yatırım ve pazarlama faaliyetlerinin desteklenmesi şeklinde 6

[close]

p. 14

kendini göstermektedir. Bazı ülkeler, yeni açılan turizm bölgelerini teşvik etmek amacıyla bölgede turizm amaçlı yatırımlar yapmak isteyen girişimcilere finansal destek sağlamaktadır. Bunlar kısa / orta/ uzun dönem düşük faizli krediler olabileceği gibi arazi tahsisi ve alt ve üst yapı yatırımları ile ilgili diğer kolaylıklar da olabilir; vergi muafiyeti, haberleşme ve enerji giderlerinde indirim, yurtdışından ithal edilen mallar için sağlanan gümrük muafiyeti gibi. Devletin turizm sektörü için finansal yönden en önemli katkısı, sektöre uygulanan teşvikler konusunda ortaya çıkmaktadır. Bu teşviklerin dünya genelindeki ortak uygulamaları aşağıdaki gibi ortaya çıkmaktadır (İçöz ve Kozak, 2002: 185): • İthal mallarında ekipmanlarda, makinelerde vb. vergi indirimi ya da muafiyeti. • İşletme vergilerinde indirim (satış vergileri, gelir vergileri, kazanç vergileri, vb. gibi). • Yirmi yıllık dönem sabitleştirilmesi. için vergi koşullarının ve oranlarının • Sermaye maliyetinin %30’una kadar hibeler. • Düşük faizli krediler. • Ulusallaştırmama garantisi. • Kâr transferleri konusunda kolaylıklar. • Düşük bedelli ya da bedelsiz arazi tahsisi, • Minimum kâr garantisi Alt ve üst yapı yatırımları başta olmak üzere devletin müdahalesini gerektiren bir sektör olan turizm sektörüne yönelik yapılacak yatırımlar işletmelerde rekabet üstünlüğü sağlayacaktır. 3. Sipariş Teslim Süresi Otelcilik sektörü bir hizmet sektörü olduğu için üretim ve tüketim aynı anda gerçekleşmektedir. Yani üretim ile tüketim eş zamanlıdır. Dolayısıyla üretilen ürünün üretilmesi ile hizmetin tüketiciye sunulması arasında bir zaman farkı olması ürün ve hizmetin kalitesini tüketici nezdinde düşürür. Dolayısıyla ürün ve hizmeti üreten çalışanların kalifiye olması şarttır. Bir hizmet, satın almak üzere hazır olduğunda, temel tamamlayıcı bileşenlerinden; başvurular, siparişler ve rezervasyonların kabul edilmesi, yani sipariş alma aşaması devreye girer. Hizmet işletmesi ya da aracıları 7

[close]

p. 15

eğer müşterilerin sipariş vermek yer ve zamanda erişilebilir ya da ulaşılabilir durumda değilse, işletme önemli ölçüde kazanç kaybedebilir (İçöz, 2005: 89). Rezervasyonlar(randevularda dahil) müşteriye belirli bir hizmet birimini (bir uçak koltuğu, bir restoran masası, bir otel odası, nitelikli bir meslek sahibi ile geçirilecek zaman ya da sınırlı kapasitedeki bir sergi salonu gibi bir binaya giriş gibi) kullanma hakkını veren özel bir sipariş alma yöntemidir (İçöz, 2005: 89). 4. Kapasite Esnekliği Talebin istikrarsızlığı ve dönemsellik özelliğinin sonucu olarak hizmet işletmelerinde çoğunlukla arz ve talep arasında ideal bir denge kurmak zorlaşır. Endüstriyel ürünlerde malların stoklanarak bekletilmesi yolu ile bu denge kurulabilir, ancak hizmet işletmelerinde bu durum oldukça zordur. Hizmet işletmelerinde arz talep dengesi dört şekilde ortaya çıkar (Coşar, 2006: 75): 1) Talep maksimum kapasiteyi aşabilir: Bu durumda, otelcilik endüstrisinde müşteriler kendilerine kalacak başka oteller ararlar ve işletme potansiyel gelir kaybına uğrar. Yiyecek-içecek işletmelerinde ise kısa vadede hizmetlerin hızlandırılması ile sorun çözümlenebilir. Uzun dönemde ise, istikrarlı bir talep fazlalığı varsa, kapasitenin talebe göre artırılması gerekir. 2) Talep en uygun kapasiteyi aşabilir: Bu durumda müşteriler geri çevrilemez, fakat hizmet kalitesinde gerileme ortaya çıkabilir ve bu da müşteri tatminsizliğine neden olur. Örneğin, uzun süre kayıt (check-in) ve ayrılma (check-out) işlemleri müşterilerde sıkıntı yaratır. 3) Talep ile en uygun kapasite dengede olabilir: Böyle bir durum kuşkusuz işletme için ideal olacaktır. Çünkü hem yönetim hem de müşteriler memnundur. İşletme için temel pazarlama hedefi değişen tüketici tercihleri ve artan rekabet ortamı da göz önüne alınarak mevcut durumun korunmasıdır. 4) Talep en uygun kapasitenin altında kalabilir: Böyle bir durumda işletmenin kaynakları yetersiz kullanılmaktadır ve işletmenin uzun sürede varlığını sürdürmesi tehlikeye girer. Talebin azalması karşısında pazarlamacılar bu azalmanın nedenlerini analiz etmeli ve daha etkili reklam ve promosyon ile yeni pazar dilimlerine ulaşarak talebi uyarabilmelidir. 8

[close]

Comments

no comments yet