Bartin Universitesi IIBF Cilt 2 Sayi 3

 

Embed or link this publication

Description

Fakulte Dergisi

Popular Pages


p. 1



[close]

p. 2



[close]

p. 3



[close]

p. 4



[close]

p. 5



[close]

p. 6



[close]

p. 7



[close]

p. 8

Hakem Kurulu/ Referee Board Prof. Dr. Abdullah TOPÇUOĞLU, Selçuk Üniversitesi Prof. Dr. Adem ESEN, Selçuk Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet UZUN, Cumhuriyet Üniversitesi Prof. Dr. Aziz KUTLAR, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Erkan OKTAY, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. H. Musa TAŞDELEN, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Hacı DURAN, Adıyaman Üniversitesi Prof. Dr. Hasan BAL, Gazi Üniversitesi Prof. Dr. İbrahim YILDIRIM, Dicle Üniversitesi Prof. Dr. M. Sinan TEMURLENK, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Muhsin HALİS, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Önder BARLI, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Recep KÖK, Dokuz Eylül Üniversitesi Prof. Dr. Reşat KARCIOĞLU, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Sami ŞENER, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Sibkat KAÇTIOĞLU, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Şükrü YILDIZ, İst. Ticaret Üniversitesi Prof. Dr. Turhan KORKMAZ, Karaelmas Üniversitesi Doç. Dr. Alper AYTEKİN, Bartın Üniversitesi Doç. Dr. Köksal ALVER, Selçuk Üniversitesi Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ, Afyon Kocatepe Üniversitesi Doç. Dr. Murat KAYALAR, Süleyman Demirel Üniversitesi Doç. Dr. Nurettin ÖZTÜRK, Karaelmas Üniversitesi Doç. Dr. Selim BAŞAR, Atatürk Üniversitesi Doç. Dr. Yasin SEZER, Pamukkale Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ensar YILMAZ, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan KALAĞAN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YILDIZ, Turgut Özal Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. İsmail HİRA, Sakarya Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. İsmail BAŞARAN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Mahmut BOZAN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. M. Kemal ŞAN, Sakarya Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. M. Said CEYHAN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Orhan BOZKURT, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Ramazan ARSLAN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Şaban ESEN, Bartın Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Yaşar ÖZ, Bartın Üniversitesi -III-

[close]

p. 9

A. Fulya Şen Yerel Aktörlerin Yerel Yönetim Reformuna Bakışı (Ankara Örneği) Yerel Aktörlerin Yerel Yönetim Reformuna Bak (Ankara Örne i) Dr. A. Fulya en aysefulyasen@gmail.com Özet: Bu çal mada, Ankara Büyük ehir Belediyesi s n rlar içindeki yerel aktörlerin, 2004 ve 2005 y llar nda gerçekle tirilen yerel yönetim reformuna ili kin görü lerini belirlemeye yönelik bir survey incelemesi yap lm t r. Çal man n amac , yerel yönetim sisteminde köklü bir de i im öngören yerel yönetimler reformunun, merkez-yerel ili kileri, yönetime kat l m mekanizmas olarak kent konseylerinin i leyi i ve yerel hizmetlerin özel sektöre devredilmesi gibi temel tart ma noktalar ekseninde yerel aktörlerin görü lerini ortaya koymakt r. Bu çal mada, yerel aktörlerin yerel yönetim reformunu içselle tirmedi i ve merkeziyetçi e ilimlerinin güçlü oldu u iddia edilmektedir. Ara t rma bulgular na göre, yerel aktörlerin ço unun, genel yetki merkezde olmak kayd yla yerel yönetimlerin yetkilerini art ran bir yerel yönetim modelini tercih etti i, effafl k, kat l m ve merkezi yönetimin denetimine ili kin düzenlemeler yönünden reformu yetersiz buldu u sonucuna ula lm t r. Anahtar Kelimeler: Neoliberalizm, yerel yönetimler, yerelle me, yerel yönetim reformu Points of View of the Local Actors at the Local Administration Reform (The Case of Ankara) Abstract: In this study, a survey research was conducted aiming at to find out the points of view of the local actors within the borders of the Ankara Metropolitan Municipality at the local administration reform realized in the period of 2004 and 2005. The goal of the study is to manifest the opinions of the local actors on center-local relations, which stipulate a fundamental change in the local administration system; the functions of city councils as a participation mechanism in the administration and the transfer of local services to the private sectors. In this study, it is argued that the local actors have not internalized the reform concerning the local administration and that the centralized trends are strong. According to the findings of the research, most of the local actors that they prefer a local administration favoring a power at the center and the regulations are not efficient enough in terms of inspection of central authority, transparency and participation. 1

[close]

p. 10

Bartın Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi Yıl: 2011 Cilt: 2 Sayı:3 Keywords: Neoliberalism, local administrations, decentralization, local administration reform Giri 59. Hükümet, yerel yönetim reformunu gerçekle tirirken yeni kamu yönetimi yakla m n n ilkelerini temel alm t r. Yerel yönetimler reformu ile yerel yönetimler yetki ve görev aç s ndan güçlendirilmi , yerel yönetimler üzerinde merkezin vesayet yetkisi kald r lm t r. Söz konusu düzenlemelerle, kamu yönetimi sisteminde büyük bir de i iklik yap lm , genel görevli olan merkezi yönetim özel görevli, s n rl görev alan na sahip olan yerel yönetimler de genel görevli konumuna getirilmi tir. Yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluk alanlar nda yeni düzenlemeler getiren reform; içeri i, arka plan ndaki felsefesi, uygulamada kar la lacak sorunlar, yerel yönetim sistemi aç s ndan do urdu u/do uraca sonuçlar bak m ndan akademik ve siyasi çevrelerde yo un bir ekilde tart lm t r. Bu tart malar n temel ç k noktas n , yerel yönetim yap lar n n toplumsal ili kiler ve devlet yap lanmas içindeki rolü olu turmaktad r.1 Günümüzde yerel siyaset dinamiklerini, merkez-yerel gerilimi ile aç klamaya çal mak yetersiz kalmaktad r. Özellikle 2000’li y llardan sonra h zlanan d a aç lma, dünya ile bütünle me çabalar ve Avrupa Birli i ile ili kiler, yerel siyaseti ulus üstü düzeye ta maktad r. Günümüzdeki yerel yönetim olgusunu kavrayabilmek için yerel-ulusal-ulusüstü dinamiklere ve karar alma sürecindeki aktörlere bak lmas gerekmektedir. Yerel yönetimler, 1 Yerel yönetimlere ili kin kuramlara bak ld nda, yerel yönetimleri ya ço ulculuk ve sivil toplum ekseni içinde merkezi devletin kar s na bir alternatif olarak koyan ya da merkezi yönetimin basit bir uzant s olarak gören bir yakla ma sahip olduklar görülmektedir. Bunlar ço ulcu, yönetimci (Weberci) ve s n f merkezli (Marksist) paradigmalar olmak üzere üç bölüme ayr lmaktad r. Her yakla m n daha güçlü oldu u bir etki alan vard r. Buna göre, ço ulcu/ liberal paradigma demokrasiyi, bireyin ve gruplar n siyasal kat l m n ve pazar ili kilerini temel almakta; yönetimci paradigma, devlet ayg t n bir güç merkezi olarak kabul ederek bürokratik otoriteye ve merkeziyetçili e dayanmaktad r. S n f merkezli paradigma ise yerel yönetimlere ili kin süreçlerin aç klanmas nda s n f mücadelesini öne ç karmakta ve devleti egemen s n f n genel ç karlar na hizmet eden bir araç olarak görmektedir. Bkz. Robert R. Alford, Roger Friedland, Powers of Theory: Capitalism, the State and Democracy, Cambridge University Press, 1985, p.16. Ço ulcu/liberal paradigma, merkeziyetçi devlete kar ç kmaktad r. Yerel demokrasi kavram na vurgu yapan ço ulcu yakla m, yerel yönetimlere ili kin en yayg n bak aç s ve resmi kuram olarak kabul edilmi tir. Marksist yakla m, ço ulcu ve yönetimci yakla ma güçlü bir ele tiri getirmi tir. Ele tirinin temelinde, yerel yönetimlere ili kin süreçlerin aç klanmas nda s n f boyutunun ihmal edilmesi yatmaktad r. Araçc yakla m n yerel yönetimlere ili kin en önemli örne i, Cockburn’ün çal mas d r. Cockburn’e göre, seçilmi lerden olu an meclis yap s ile yerel yönetim, kapitalist devletin temel parças d r. Devlet özünde bütüncül bir yap ya sahiptir ve bu nedenle yerel yönetim kurumlar asl nda devletin yerel uzant lar d r. Bu yakla ma göre, yerel devletin rolü devletin rolünden türemektedir. Yerel devlet, devlet gibi hem kapitalist üretime hem de yeniden üretime katk da bulunarak sermaye birikimi yarar na ko ullar güvence alt na almaktad r. Bkz. Cynthia Cockburn, Local State, Pluto Press, London, 1977’den aktaran Tar k engül, “Yerel Yönetim Kuramlar : Yönetimden Yöneti ime”, Ça da Yerel Yönetimler, C.8, S.3, Temmuz 1999, s.8. 2

[close]

p. 11

A. Fulya Şen Yerel Aktörlerin Yerel Yönetim Reformuna Bakışı (Ankara Örneği) yeni düzenlemeler sonucunda kayna n piyasadan bulmaya zorlanm , yerel yönetimlere verilen her türlü görevin irketler arac l yla yerine getirilmesi sa lanm ve denetim kavram i levsizle tirilmi tir. Yolsuzluklar ortaya ç karacak veya yolsuzluk iddialar n soru turacak biçimde denetim yap lmas n n yollar t kanm t r. Merkezden yerele görev devri, yerelin yetkilerinin art r lmas , idarenin bütünlü ü ilkesinin gere i olan idari vesayetin zay flat lmas ise yerel yönetimlerin özerkle tirilmesi eklinde gerekçelendirilmi tir (Gülen, 2006:164). Yerel yönetimlerde yap lan de i iklikler sonucunda, yerelle me ve demokratikle me birbirini besleyen iki kavram olarak öne ç kmaktad r. Yerelle me ile demokratikle me aras nda kurulan özde lik çerçevesinde, hizmetlerin yerinden üretilmesinin yerel halka yak nl sa layaca , yerel kat l m n art r larak yerel tercihlerin etkin k l naca ve yerel yönetimler üzerindeki merkez vesayetinin azalt larak seçilmi lerin atanm lar kar s nda güçlendirilece i liberal yakla mlarda dile getirilmektedir. Bu egemen yakla m, yerelle menin kat l m mekanizmas n geli tirece i varsay m na dayanmaktad r. Ancak, yerelle me ile demokratikle menin “kat l m” yönünden özde le tirilmesi sorunlu görünmektedir. Yerelle meyi, temsili demokrasiden kat l mc demokrasiye geçi do rultusunda önemli bir aç l m olarak gören bu yakla m, yerel düzeydeki siyasal mekanizmalar n temsil sistemine dayand gerçe ini göz ard etmektedir. Kat l m eyleminin yerel yönetim kararlar üzerinde ba lay c bir etkisinin olmamas , demokrasiyi biçimsel düzeye indirgemektedir (Do anay, 2007:80). Siyasal iktidar n, yerel birimlerde kat l mc mekanizmalarla demokratikle mesi, ancak kat l ma uygun kamusal hizmet alan n n tam ve güçlü olmas yla anlam kazanmaktad r. Yerelle meyle birlikte kamusal hizmet alan n n piyasala t r lmas kat l m geçersiz k lmakta, ç kar gruplar n n aktif lobicilik faaliyetlerinden olu an bir demokrasi ortaya ç karmaktad r (Karahano ullar , 2004:13). Özelle tirilen birçok hizmet ticari faaliyet ekline dönü türülmekte, halk bu faaliyetlere kat lmak bir yana, bilgi sahibi dahi olamamaktad r. Neoliberal anlay , kat l m siyasi amac ndan uzakla t rmakta, yerel yönetimlerin sunduklar hizmetin “iyi-kötü” ve “yeterli-yetersiz” olarak de erlendirildi i bir bak aç s getirmektedir. Toplumun farkl kesimlerinin yerel düzeyde adil ve kapsay c bir ekilde temsil edilmesi konusunda öncelikle ad m at lmas gereken yer, kurumsal temsil mekanizmas olmas nedeniyle, belediye meclisleridir. Türkiye’de belediye meclislerinde a rl kl olarak tüccarlar, serbest meslek sahipleri ve esnaflar yer almaktad r (Çitçi, 1989). Dolay s yla, kentsel ve yerel mal ve hizmetlerden en çok büyük iktisadi güç birlikleri ba ta olmak üzere, yerel esnaf ve tüccar kesiminin yararland n söylemek mümkündür. Belediye meclislerinde iki tür yerel konu ön planda tutulmaktad r. Birincisi, yerel büyük ve küçük sermaye gruplar n n ç karlar n savunmak, ikincisi de toprak rant ndan kaynaklanan ç karlar sürdürmektir. Bu anlamda yerel 3

[close]

p. 12

Bartın Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi Yıl: 2011 Cilt: 2 Sayı:3 kurum, hem kendi üyelerinin hem de onunla ili ki içinde olan ki i ve kurulu lar n gözünde de er kazanan bir yap niteli indedir (Falay, 2008:4). Yerel yönetim reformuyla ilgili önemli tart ma alanlar ndan biri de idari vesayet konusudur. dari vesayetle ilgili egemen yakla m, merkezi yönetimin idari vesayetinin, ço u zaman bir bask arac olarak kullan ld , siyasal nüfuz ve etkilere aç k hale geldi i ve adeta hiyerar ik denetime dönü tü ü yönündedir. Di er taraftan, idari vesayetin kald r lmas n n idari bütünlü ün uygulanmas n olanaks zla t raca , dolay s yla üniter devlet yap lanmas n n bundan zarar görece i yönünde ele tirel görü ler de bulunmaktad r (Güler, 2005). Yeni düzenlemeyle illerde merkezi yönetimin temsilcisi konumundaki valilerin, belediyeler üzerindeki birçok yetkisi ortadan kald r lm ve il özel idareleriyle ili kisi azalt lm t r. Gelinen noktada, devletin merkezi yönetimde somutla an iktidar , yerel yönetimlere devredilmi tir. Neoliberal dönemde ulus devletin farkl la an yeni konumu çerçevesinde yerel yönetimler, kamu hizmetlerinin piyasaya aktar m nda bir arac l k i levi üstlenmi tir. Yerel yönetimler reformundaki dikkat çeken düzenlemelerden biri, yerel yönetimlerin herhangi bir merkezi birimden onay almaks z n meclislerinde alacaklar kararlarla özelle tirme politikas n do rudan uygulayabilmesidir. Yerel yönetimlere devredilen “hizmetleri yürütme görevi”, her türlü hizmetin ihale, yap-i let, yap-i let-devret ve imtiyaz modelleriyle yerine getirilmesini sa layacak ekilde tan mlanm t r. Yerele güç ve kaynak aktar mlar , belediyelerle yerel iktidar güçleri aras nda ç kar ili kisi kurulmas na zemin haz rlamakta ve belediyeleri rant payla m n n ana arac haline getirmektedir. Yeni kamu yönetiminin temel unsurlar ndan biri yerinden yönetime önem verilmesidir. Kanunlarda yerel yönetimlerin faaliyetlerinin yerindelik de il, hukuka uygunluk aç s ndan denetlenmesi öngörülerek idari özerklikleri sa lanm t r. Ayr ca yerel yönetimlerin yetki alan geni letilmi ve mevcut yetkileri peki tirilmi tir. kinci unsur, özel sektöre verilen roldür. Yeni kamu yönetimi anlay na göre kamu yönetimi, özel sektör anlay yla yönetilmeli ve kamu yönetimi alan özel sektöre devredilmelidir. Yeni kamu yönetimi anlay n geleneksel uygulamalardan ay ran önemli bir yönü, as l olarak girdilere de il, ç kt lara, yani sonuçlara ve performansa odaklanmas d r. Bu yakla m yerel yönetimler reformunda da yer alm ve buna göre yerel yönetimlerin performans aç s ndan denetlenmesi öngörülmü tür (Ar kbo a, 2007:56-60). Devletin kurumsal yap s n n bir parças olarak in a edilen ve siyasalyönetsel bir yap olan yerel yönetimler, üzerinde yükseldikleri toplumsal öznenin de il, sermaye kesiminin isteklerini yerine getiren birimlere dönü türülmektedir. Bunun sonucunda, yeni güç odaklar devreye girmekte, yerel yönetim prati inde temsil kanallar daha enformel bir düzeyde i lemekte ve kurumsal temsil alanlar n n, örne in belediye meclislerinin, önemi ve etkisi azalmaktad r. Zaten belirli s n rlar içinde i leyen temsili demokrasi, sermaye kesiminin do rudan iktidar orta haline getirilmesiyle 4

[close]

p. 13

A. Fulya Şen Yerel Aktörlerin Yerel Yönetim Reformuna Bakışı (Ankara Örneği) i levini yitirmektedir. Yerel yönetim reformunun öngördü ü yerel yönetim modeli çerçevesinde, yerel meclisler, kamu kaynaklar n n özel sektörün kullan m na sunulmas karar n alan bir organ durumuna gelmekte, yerel düzeyde halk n temsilcisi olan belediye ve il genel meclisi üyeleri ve merkezi yönetimin yereldeki temsilcisi olan mülki idare amirleri, sermaye kar s nda ikincil konuma dü mektedir. Bu çal mada, belirtilen problematik ekseninde, yerel aktörlerin, yerel yönetim reformuna bak n saptamaya yönelik bir survey incelemesi yap lm t r. Yerel aktörlerin, sermaye kesimi ile kamusal yarar aras ndaki dengeyi sa lama ve yerel özerklik konusundaki tutumlar ile yerel yönetim reformunun öncülleri aras ndaki uyum/uyumsuzluk derecesi, reformun toplumsal mutabakat sa lay p sa lamad konusunda önemli bir veri sunmaktad r. Yerel yönetimlerin yeniden yap land r lmas na yönelik yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle birlikte yerel yönetimlerde ya anan de i imin gözlenmesi olana ortaya ç km t r. Günümüzün yerel yönetim deneyimi, yerel yönetimleri demokrasiyle mutlak biçimde ili kilendiren liberal kuram n s nanmas için de uygun bir zemin haz rlamaktad r. Buna göre, bu çal man n temel amac ; yerel aktörlerin, yerel yönetim reformuna ili kin görü lerini ortaya koymak ve yerel yönetimlerin merkeze kar güçlendirilmesini, demokratik yerel yönetimin ön ko ulu sayan egemen anlay sorgulamak/tart maya açmakt r. Bu çal mada; yerel aktörlerin, yerel yönetim reformunun içeri ini ve sonuçlar n de erlendirme becerilerinin zay f, merkeziyetçi e ilimlerinin daha güçlü oldu u görü ü savunulmakta; halk n tüm kesimlerinin yönetime kat l m konusunda, mevcut temsil sisteminin d nda, yeni bir demokrasi aray lar n n olmad iddia edilmektedir.2 2 Bu görü ler, yerel aktörler üzerine yap lan di er ampirik çal malarda da desteklenmektedir. Birbirinden farkl amaçlara yönelen ve yerel yönetimler konusuna farkl aç lardan katk da bulunan bu çal malardan biri, Sema Erder ve Nihal ncio lu’nun, 1984 yerel yönetim reformunun stanbul Büyük ehir Belediyesi yönetimi üzerindeki etkilerini incelemek ve Büyük ehir Belediye Meclisi’nin sosyo-politik yap s n çözümlemek amac yla 1986-1987 tarihlerinde stanbul Büyük ehir Belediyesi’nde yapt alan ara t rmas d r. Erder ve ncio lu, 1984’ten 2004 y l na kadar geçen yirmi y ll k sürede yerel yönetimlerde ve yerel politikada meydana gelen de i imi gözlemlerken 1989, 1994, 1999 ve 2004 BB Meclisi üyeleri ile ilgili verilerden yararlanm lar; ara t rman n sonunda, BB Meclisi üyelerinin 1980 sonras yap lan düzenlemeleri, merkez-yerel ili kileri bak m ndan yerelle me ve demokratikle me olarak alg lad klar ve yerel yönetimlerin daha fazla yetkiyle donat lmas n desteklemekle birlikte idari vesayetten yana olduklar sonucuna ula m lar, ayr ca büyük ehir belediye meclisinin, büyük ehir düzeyinde etkinli i olmayan bir organ niteli i ta d yönünde bir yarg ya varm lard r.Bkz. Sema Erder-Nihal ncio lu, Türkiye’de Yerel Politikan n Yükseli i- stanbul Büyük ehir Belediyesi Örne i 1984-2004, Bilgi Üniversitesi Yay nlar , stanbul 2008. Yerel aktörler üzerine yap lan ara t rmalardan bir di eri ise Kemal Görmez’in “Yerel Demokrasi ve Türkiye” ba l kl çal mas d r. Görmez, bu ara t rmas nda, merkezi yönetim temsilcilerinin yerel yönetimlere güvenmedi i, belediye ba kanlar n n yerel demokrasinin uygulanmas konusunda duyarl olmad klar ve gelirlerini art rman n d nda fazla bir ey istemedikleri, genel olarak demokrasinin halk n temsilcilerini seçmesi olarak alg land ve ça da demokrasinin temel niteli i olan kat l mc l n belediyelerce göz ard edildi i sonucuna ula m t r. Bkz. Kemal Görmez, Yerel Demokrasi ve Türkiye, Vadi Yay nlar , Ankara 1997. Yerel temsilciler üzerine 5

[close]

p. 14

Bartın Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi Yıl: 2011 Cilt: 2 Sayı:3 Bu ara t rman n evreni, Ankara Büyük ehir Belediyesi s n rlar d r. Ankara Büyük ehir Belediyesi meclis üyeleri ile büyük ehir belediyesi s n rlar içindeki ilçe belediyeleri meclis üyeleri, Ankara l Genel Meclisi üyeleri, ayr ca Ankara Valisi, vali yard mc lar ve 15 ilçe kaymakam ndan olu an mülki idare amirleri ara t rma evrenini olu turmaktad r. Yerel meclis üyeleri, yerel halk n temsilcileri ve yerel yönetimlerin karar organ olmalar , mülki idare amirleri de merkezi yönetimin yerel düzeydeki temsilcileri olmalar nedeniyle seçilmi tir. Ara t rmaya kat lan yerel aktörlere, yerel yönetimlerle ilgili genel konular ve yerel yönetim reformunun getirdi i düzenlemeleri kapsayan bir anket uygulanm t r. Bu ara t rmada, tan mlay c istatistik yöntemi kullan lm , veriler SPSS program yard m yla de erlendirilmi ve bulgular n frekans da l mlar sunulmu tur. 1. Yerel Yönetimlerde Reform Sürecini Belirleyen Dinamikler kinci Dünya Sava ’ndan 1970’lere kadar uzanan dönemde yükseli e geçen dünya kapitalizmi, 1970’lerden itibaren dü en kâr oranlar yla birlikte yeni bir krize girmi tir. 1970’lerde ekonomik alanda ba layan, giderek politik ve ideolojik alana yay lan refah devletinin içinde bulundu u kriz ortam , kamu yönetimi alan n da etkilemi tir. Geli mi kapitalist ülkelerde Keynesçi ekonomik politikalar, az geli mi ülkelerde ise ulusal kalk nmac politikalar ele tiriye u ram ve neoliberalizmi meydana getiren ko ullar olu maya ba lam t r. Kamu sektörünün yap s n ve devletin faaliyet alan n de i tirmeye odaklanan neoliberal politikalar n ekonomik, sosyal, siyasal ve yönetsel alanlarda yay lmas devlet eliyle ve devlet politikalar yla sa lanm t r. Bu nedenle, yeni olu umlar devlete ve devletin varl na de il, devletin i levlerine ve bu i levlerin boyutlar na yöneliktir (Aksoy, 2004:3233). Keynesçi refah devletinden neoliberal devlete dönü üm sürecinde yerel yönetimlere yönelik yakla mlar da de i ime u ram t r. Refah devleti döneminde yerel yönetimler e itim, sa l k, konut gibi kolektif tüketimin örgütleyicisi olarak refah devletinin en önemli birimlerinden biri olmu tur. Refah devleti döneminin yerel yönetimleri ile neoliberal küreselle me döneminin yerel yönetimleri aras ndaki ayr ma, birinci ve ikinci dönem yap lan önemli çal malardan biri de Oya Çitçi’nin “Yerel Yönetimlerde Temsil” ba l kl çal mas d r. Çitçi, bu çal mas nda Türkiye’de yerel düzeyde temsilcilerin kim oldu u sorusuna yan t aram , yerel yönetimlerde temsil olgusunun gerçekten demokratik olup olmad na ili kin bir sonuca ula maya çal m t r. Çitçi, bu ara t rmas nda, Türkiye genelinde belediye meclislerinde ticaretle u ra anlar n temsil önceli ine sahip oldu u, ba ka bir ifadeyle, belediye meclislerinde, belediyenin düzenledi i ve denetledi i hizmetleri üretenlerin temsilinin daha yüksek oranda gerçekle ti i, bu hizmetleri tüketenlerin ise temsilinin s n rl kald sonucuna ula m t r. Bkz. Oya Çitçi, Yerel Yönetimlerde Temsil-Belediye Örne i, TODA E Yay n , Ankara 1989. 6

[close]

p. 15

A. Fulya Şen Yerel Aktörlerin Yerel Yönetim Reformuna Bakışı (Ankara Örneği) olarak nitelendirilmektedir. Bu iki dönem aras nda baz farkl l klar bulunmaktad r. Buna göre; birinci dönem, ço ulcu yakla mlar, Marksist yakla mlar ve Weberci yakla mlar olmak üzere üç temel paradigma çerçevesinde ekillenmi tir. Refah devleti döneminin yerel yönetimleri, kolektif tüketim araçlar n sa lamakla görevli ve hizmet sa lay c birimler olarak kar m za ç karken, ikinci dönemin yerel yönetimleri sermayenin taleplerine yönelen piyasa aktörleri olarak yap land r lm lard r. Birinci dönemde yakla mlar n büyük bölümü, yerel siyasal ve ekonomik yap lar üzerine vurgu yap p, yerel yönetimleri bir devlet ayg t olarak kavrarken; ikinci dönemde ço ulcu yakla m, di erlerinden daha bask n bir hale gelmi , yerel ekonomik ve siyasal süreçler ön plana ç km , yerel yönetimler kurumsal bir yap lanma yerine toplumsal bir ili ki olarak kavranmaya ba lanm t r ( engül, 1999:18-19). Genel olarak bu süreçte ya anan de i imin iki etkisinden söz edilmektedir. Birincisi, tüm aktörlerin geleneksel rollerinin sorgulanmas d r. Bu de i imin temel amaçlar ndan biri de yerel yönetimleri merkeze ba ml l ktan kurtarmak olmu tur. Bu do rultuda geleneksel kurumlara ve süreçlere meydan okunmu tur. kinci olarak bu meydan okumalar yönetimlerin kapasitelerini süzgeçten geçirmelerini sa lam t r. Bu s rada fonksiyonel uzla ma ve süreç kontrolü gündeme gelmi , yönetimin fonksiyonlar n n tek yerden nas l kontrol edilece i, hiyerar ik bürokrasilerin artan hizmetlerin da t m n nas l sa layaca gibi sorulara cevap aranm t r (Kettl, 2000:490). Kamu yönetimi anlay nda 1980’lerde ya anan de i im sürecinde uygulanan kamu harcamalar n k sma, özelle tirme politikalar sonucunda yerel yönetimlerin geleneksel rolü tart lmaya ba lanm t r. Bu çerçevede, yerel yönetimlerin farkl la an yerel ihtiyaçlar kar lama aç s ndan kaynaklar daha verimli kulland , vatanda a daha yak n oldu u ve parlamentodan sonra otoritesini seçimlerden alan tek kurum oldu u ileri sürülmü , yerel nitelikteki kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir ekilde sunulmas ndaki önemine ve merkezile mi hükümete kar koruyucu i levine vurgu yap lm t r (Stoker, 1996:13). Neoliberal politikalar n, kamu yönetimi üzerinde iki temel etkisi olmu tur. Birincisi, kamu yönetimi alan n n küçültülmesi/daralt lmas , ikincisi de daralt lan bu alanda kamu hizmetlerinin, özel irket anlay çerçevesinde yeniden yap land r lmas d r. Bu ba lamda, geleneksel bürokratik ve yeni örgütlenmelerde yerinden yönetimci bir e ilimin a rl kl olarak gündeme getirildi i görülmekte, böylece tek merkezli yap dan vazgeçilmesi gere i vurgulanmaktad r. Örgütlerin parçalara ayr lmas , her bir yap n n ayr bir bütçeye sahip olmas , hizmetin belli bir bölümünü üstlenmesi ve çal anlar n denetlenmesinde performans standartlar na göre hedeflerin gerçekle mesinin esas al nmas eklinde bir dönü üm ya anmaktad r. Bu yerinden yönetim a rl kl yönetim ve örgütlenme, genel olarak özel sektörde uygulanan post-Fordist yap lanman n kamu kurumlar na uygulanmas anlay n n bir yans mas d r (Aksoy, 1998:11). 7

[close]

Comments

no comments yet