The PALA MAYIS 2011 - SAYI 28

 

Embed or link this publication

Description

The PALA MAYIS 2011 - SAYI 28

Popular Pages


p. 1

YIL: 3 SAYI: 28 MAYIS 2011 Uluslararası Coğrafya Olimpiyatları’nda Emre Örendil, İstanbul 1’incisi, Türkiye 2’ncisi olmuştur.

[close]

p. 2

SAYFA 2 Etkinlikler 12.05.2011 tarihinde Seçmeli Almanca dersinde 10. sınıf öğrencileri ile Taksim’deki Alman Kütüphanesine gidilmiştir. Öğrencilerimizin doğru, uygun ve bedava Almanca kaynaklarına ulaşması için yapılan gezi verimli ve neşeli geçmiştir. 15 – 17 Mayıs 2011 tarihleri arasında Antalya Koleji tarafından düzenlenen VIII. Akıl Oyunları Etkinliğine Matematik Öğretmeni Savaş AKYILDIZ rehberliğinde (10A) Çevikalp SÜTUNÇ , (10B) Dora KEZER , Mehmet SEZGİN ve Sercan ALKAN, (11 FEN A) A . Can ZABCI ile katıldık. 01.06.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü 11 TM C sınıfının katılımıyla “TRT İstanbul Stüdyoları”na gezi düzenledi. Vefa Lisesinin düzenlediği “Kısa Film Yarışması”na “Örs, Çekiç, Üzengi ve Aşk” filmiyle katılan 11 TM B sınıfı öğrencisi Barkın ÖZKAN finallere kalma başarısını gösterdi. Kendisini kutluyoruz. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatları (iGEO) 2012 Türkiye seçmeleri için 28 Mayıs 2011 Cumartesi günü 4 merkezde (İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin) yapılan sınavlara 412 kişi başvurmuş, sınava 9. sınıflardan 134, 10. sınıflardan ise 160 olmak üzere toplam 294 öğrenci katılmıştır. Okulumuz 10 A sınıfı öğrencisi Emre Örendil İstanbul 1’incisi, Türkiye 2’ncisi olmuştur. Çevikalp Sütunç 17, Semih Bayraktar ise 35. olup kasım ayında yapılacak sınavın 2. kısmına girmeye hak kazanmışlardır. Başarılı olan öğrencilerimiz 2012’de Köln'de yapılacak Coğrafya Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil edeceklerdir. 16.05.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü 11. sınıflar arasında münazara yarışması düzenledi. Münazarayı “Devlet, karşılıksız sosyal güvence sağladığı kişilerin organlarına el koymalıdır.” tezini savunan grup kazandı.

[close]

p. 3

SAYFA 3 18.05.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü 9. sınıf öğrencilerimizle Florya Meteoroloji İstasyonuna gezi düzenledi. Gezide 1 günlük ve 1 haftalık hava tahminleri hakkında bilgi sahibi olundu. 10.05.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, “Vakıflar Haftası” etkinlikleri çerçevesinde T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Sayın Erdal Öztürk Bey’in katıldığı bir söyleşi gerekleştirdi. . 26.05.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, Marmara Eğitim Kurumlarının hazırladığı, Ovacık köyü öğrencilerini, okul müdürünü ve köy muhtarını ağırladığı, konuk olarak Ediz Hun, Hayrettin Karaca ve Uğur Dündar’ın katıldığı törende yaptığımız çalışmalarla ilgili sunum yaptı. 25.05.2011 tarihinde Fen Zümresi, Madam Marıe Curıe’nin Nobel ödülünü alışının 100. yılı nedeniyle ilân edilen “2011 Kimya Yılı” münasebetiyle “Bilim Günü” etkinliği düzenledi. 26.05.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü 11 FEN sınıflarının katılımıyla “Emirgan Korusu” gezisi düzenledi. Işık Okulları 125. Kuruluş Yılı ve 28. Vakıflar Haftası Kültür Sanat Etkinlikleri 2011 kapsamında yapılan Resim Yarışması’nda ödül alan öğrencilerimiz. Zafer Yaz

[close]

p. 4

125. Yıl Ankara Gezisi SAYFA 4 125. YILDA AYAZAĞA IŞIK LİSELİLER ATA’MIZIN HUZURUNDAYDI. Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Okulları 125. kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında, Ayazağa Işık Lisesi 11 ve 12. sınıf öğrencilerimizle 22 Nisan 2011’de Ata’mızın huzuruna çıktık. Öğrencilerimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e olan minnetlerini ve saygılarını mozolesine çelenk sunarak göstermişlerdir. Çelenk Sunma Töreni sonrasında okulumuz Müdür Yardımcısı Hakan KULABER Anıtkabir Anı Defteri’ne bir yazı yazarak biz Işıklıların Ata’mızın yolunda ilerlediğimizi belirtmiştir. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi’nin organize ettiği gezi kapsamında öğrencilerimiz, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni de gezmişler ve bilgi almışlardır. Kadriye ÖNDER

[close]

p. 5

SAYFA 5 Editörden Her ayrılık erkendir aslında, her zaman, yaşanacak daha çok şey vardır... O yüzden mümkün olduğunca kalp kırmadan, kendimize ve çevremize en olumlu şekilde doldurmalıyız kendimize biçilen süreyi. İnanıyorum ki Nil Hoca’mız bu süreyi hakkıyla, lâyıkıyla doldurdu. Her zaman yanımızda ve kalbimizde olacak. Ruhu şad, mekânı cennet olsun... Söze nasıl başlanır bilmiyorum, 3. senemizi doldurduk The PALA olarak, havalar artık sonunda ısınmaya başladı. (Gerçi, büyük konuşmamak gerek, bu sene mevsimler bir acayip... Sonbahar-Kış-Yaz-Kış-Yaz-Kış-Yaz şeklinde ilginç bir grafik çıktı ortaya.) Sınavlar bitti bitecek, tatil başlıyor derken... Yine de hayat devam ediyor... Biz de, Cannes'daki film festivalinden, Chuck dizisinden bahsedelim dedik biraz kafamız dağılsın diye... Feyziye Mektepleri Vakfı Başkanı, Sayın Turfan Durgunoğlu Bey’le bir sohbet gerçekleştirdik. Sizler ve Okul Aile Birliğimizin katkılarıyla beraber TESYEV'e yardımda bulunduk. Katkıda bulunan herkese teşekkürü bir borç biliriz. Merhaba Sevgili The Pala okuyucuları, tatiller… İyi okumalar... Bir senenin daha sonuna geldik, seneye sizleri de gerek kulübümüzde gerek ekibimizde görmek isteriz, iyi Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Okul Gazetesi The PALA (The Press Association of Lycee Attiudes) İmtiyaz Sahibi Ömer Orhan Sorumlu Müdür Yardımcısı Serhat Kurt Sorumlu Öğretmenler Zafer Yaz Pelin Eyüp Web Yayım Berna Hamarat Baskı & Cilt Şevki Sütçü Renkli Basım Nuri Çevik Editör Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu Yazarlar Alara Bazlar (Pala-Dizi) Altuğ Çolak ( Tekno-Pala) Dilara Çerçi (Palaskop) Dilara Işık (Palaskop) Dilara Demir (Pala-Mülakat) Doruk Işık (Pala-kâşif) Elif Özge (Pala-Mülakat) Gültuğ Şahinoğlu ( Aktif Deney Yarışması) Kadriye Önder (125. Yıl Ankara Gezisi) Kâmile Sü (Sağlıklı Beslenme) Kübra Akbalık (Pala-Mülakat) Hande Göncer (Sine-Pala) Düzeltmen Zafer Yaz Selin Oruç E-Mail: palabasvuru@hotmail.com T. Cenk ÖNDER (Bilim Günü) Utkan Güder ( Pala-Oyun) Zafer YAZ (Etkinlikler, Engelleri Aşalım, Yardımlaşalım)

[close]

p. 6

Tekno-Pala LG Electronics (LG), cep telefonları için geliştirdiği yeni Kablosuz Şarj Tablası WCP-700’ü piyasaya sürdüğünü duyurdu. SAYFA 6 LG Kablosuz Şarj Tablası, zarif ve etkileyici tasarımıyla, şarj kavramını bilinenin çok ötesine taşıyor. Pil kapaklarına entegre edilen indüktörler sayesinde kablosuz bir güç kaynağının kullanılmasına olanak tanıyan sistem, cep telefonlarının kullanım özgürlüğünü kısıtlayan kablo bağlantılarına olan gereksinimi ortadan kaldırıyor. LG’nin Kablosuz Şarj Tablası, hem kablosuz şarj konusunda, hem de ergonomi açısından sektöre öncülük ediyor. Telefonun tablaya doğru bir biçimde yerleştiğini gösteren sesli ve dokunsal geribildirim özelliğinin yanı sıra, şarj durumunu gösteren çok renkli LED ışıklarıyla kolay bir kullanım sağlıyor. Kablosuz cihazlarınızı zahmetsizce şarj etmenize olanak tanıyan LG Kablosuz Şarj Tablası, kompakt ve zarif tasarımıyla da mobil yaşam tarzına kolayca uyum sağlıyor. Başlıca Özellikleri: - Görsel, sesli ve dokunsal bildirim özelliği, kullanıcının telefonu tablaya düzgün yerleştirdiğini görerek, duyarak ve dokunarak anlamasına olanak tanıyor. * Güç - Mavi LED = Tablanın elektriğe bağlı olduğunu gösteriyor. * Pil - Turuncu LED = Tabla şarj işlemi için hazır. * Pil – Yanıp sönen yeşil LED = Telefon düzgün bir biçimde şarj oluyor. * Pil – Sürekli yanan yeşil LED = Telefon tamamen şarj oldu. - Cihazın çok az yer kaplayarak kolayca kaldırılıp saklanmasına olanak tanıyan ince ve pürüzsüz tasarım - Çalışma Menzili – Yerleştirme kılavuzunun merkezinden 7 mm. - Boyutlar (inç)– 6.29x3.54x0.39 iPhone 5'ten son sızıntı ortaya çıktı... Bu sefer sızan iPhone 5'in kendisi değil... Ama fotoğraf, iPhone 5 hakkında ipuçları veriyor... Apple'ın haziran ayında piyasaya sürmeyi planladığı iPhone serisinin 5. telefonu olan iPhone 5, daha önce sızan tasarım görüntüleri ve yeni sızan kılıf görüntüleri ele alındığında, iPhone 4'ten görünüş açısından pek de bir farkı olmadığını gösteriyor. Sızan bu görüntüleri yayımlayan ilk site olan Hardmac, resimdekilerin iPhone 5 kılıfları için ilk örnekler olabileceğini iddia ediyor. Hardmac'in açıklanmayan kaynağı, bu kapakların iPhone 5'e ait olduğunu iddia etse de bu iddiaya Apple'dan bir cevap gelmiş değil. Eğer iPhone 5'in kapağı bu görülenle aynı ise bu demektir ki iPhone 5, 2010'da çıkan iPhone 4'ten çok az farklı olacak; belki de hiç farklı olmayacak. Çünkü bu tasarımdaki şekil, buton yerleşimi, kamera, flaş ve SIM kart slotu, tıpkı iPhone 4'teki bileşenler gibi...

[close]

p. 7

SAYFA 7 Facebook'u abartanlara özel ürün! Gününüzün büyük kısmı Facebook'ta geçiyorsa, bu ilginç ürün çok hoşunuza gidecek... Facebook, zaman içeriside beraberinde birçok yeniliği de getirdi. İlk olarak sadece kendini tanıtma ile başlayan sistem, günümüzde çok çeşitli oyun oynamamıza da olanak tanıyor. Hal böyle olunca, kullanımı sıklaşan Facebook üzerinde yapılan işlemler de çoğaldı. Bu işlemlerin çok fazla vakit aldığını fark eden bir firmaysa, "SNAK" isimli yeni bir klavye üretti. Tamamen amaca yönelik üretilen SNAK'ta, Facebook iletişimimizi kolaylaştırmak için üretilmiş tam tamına 19 farklı kısa yol tuşu bulunuyor. Facebook'a girmek başta olmak üzere; neredeye bütün online işlemlerimizi tek bir tuş ile yapmamızı sağlayan SNAK sayesinde, Facebook üzerinde harcadığımız zaman bir hayli kısalacak gibi gözüküyor. Tek bir tuş ile beğenme, fotoğraf yükleme gibi işlemleri dahi yapabilmemize olanak tanıyacak cihazı, beraberinde gelen yazılımıyla kullanmamız gerekiyor. Özellikle bilgisayarlarının teknik detaylarına fazla para harcamayan ve bilgisayarlarını sadece sosyal amaçlı kullananların büyük ilgisini çekeceğe benziyor SNAK. Fiyatıysa şimdilik 29.99 dolar olarak belirlendi. Windows İşletim Sistemli ilk Tablet PC EasyPad Exper’den. Exper, yeni teknolojilere sahip ürünleriyle tüketicilerin günlük hayatlarını kolaylaştırmaya devam ediyor. EasyPad ile tablet bilgisayar pazarına yeni bir soluk getiren Exper, Windows işletim sistemine sahip Türkiye’nin ilk tablet bilgisayarı EasyPad P11MS’i satışa sunuyor. Estetik tasarımı, güçlü donanım özellikleriyle Exper EasyPad P11MS teknoloji tutkunlarının yeni gözdesi olacak Lider ve yenilikçi bilgisayar üreticisi Exper, bilgisayar tutkunlarını yeni teknolojilerle buluşturmaya devam ediyor. EasyPad ile tablet bilgisayar pazarına iddialı bir giriş yapan Exper, Intel’in Atom N450 işlemcili ve Microsoft’un Windows 7 Home Premium işletim sistemini üzerinde barındıran EasyPad P11MS’i satışa sunuyor. Güçlü donanım özellikleriyle geniş kullanıcı kitlesine hitap eden EasyPad P11MS, bilgisayar tutkunlarına kusursuz ve benzersiz bir mobil deneyim yaşatacak. Exper, P11MS’de Intel’in Atom N450 işlemcisinin yanısıra Integrated Graphics Media Accelerator 3150 ekran kartına da yer verdi. Türkiye’nin ilk Windows 7 Home Premium işletim sistemine sahip tablet bilgisayarı olan EasyPad P11MS, harici klavyeye ihtiyaç duymaksızın hassas ekranı ve sağladığı kolay kullanımı ile de dikkatleri üzerine çekiyor. Bir notebooktan beklenen her türlü işlemi rahatlıkla gerçekleştirebilecek özelliklere sahip olarak geliştirilen EasyPad P11MS, 1 GB DDR2 belleği ve dahili 32 GB SSD hafıza kartıyla günlük hayatta tüm beklentileri karşılayacak. EasyPad P11MS aynı zamanda iş hayatını büyük ölçüde kolaylaştıracak. İşletmeler ve şirket çalışanları, istenilen yerden merkezi ERP sistemine bağlanabilme, müşteriye özel çözümler üretebilme, film/demo sunumlarını gibi pek çok uygulamayı rahatlıkla çalıştırabilecek. 11.6 inç büyüklüğündeki 1366x768 piksel çözünürlüğünde çoklu dokunmatik ekranıyla yer ya da mekan gözetmeksizin çalışmayı daha keyifli hale getiren EasyPad P11MS, Microsoft işletim sistemine uygun olarak hazırlanan uygulamaları ve g-sensor oyunlar dahil tüm yazılımları çalıştırabiliyor. Exper EasyPad P11MS, yüksek çözünürlüklü ekranıyla kullanıcısına göz alıcı bir mobilite deneyimin yanı sıra SSD hafızası sayesinde yüksek performans ve daha güvenli veri depolama imkânı sunuyor. Microsoft Word, Excel, Power Point gibi Office uygulamalarında rahatlıkla çalışma imkanı sunan EasyPad P11MS, USB ve mini HDMI çıkışı ile veri ve görüntü aktarımı sunum yapma özelliğine de sahip. İnce tasarımı ile teknoloji tutkunlarının gün boyu yanlarından ayırmak istemeyecekleri EasyPad P11M, 649 USD+KDV’lik cazip fiyatıyla, teknoloji marketlerde ve Exper bayilerinde bilgisayar tutkunlarıyla buluşacak. EasyPad P11MS teknik özellikler: Ekran : 11.6 inç çoklu dokunmatik HD Glare (1366 x 768 piksel çözünürlük) İşlemci : Intel Atom N450 (1.6 GHz, 667 Mhz, 512 K 200 MHz) Grafik : Intel Integrated Graphics Media Accelerator 500 3150 İşletim sistemi : Microsoft Windows 7 Home Premium RAM : 1 GB 667Mhz DDR2 (2 GB’a kadar destekli) Bellek : SSD 32 GB hafıza kartı (64 GB’a kadar destekli) Bağlantılar : Wi-Fi 802.11 b/g/n, Bluetooth 2.1 + EDR, 1 mini-HDMI, 2 USB, kulaklık, mikrofon Multimedya : 1.5W Stereo hoparlör, 1.3 megapiksel webcam Altuğ ÇOLAK

[close]

p. 8

Sine-Pala SAYFA 8 Bu yıl 64’üncüsü düzenlenen “Cannes Film Festivali” Woody Allen’ın senaristi ve yönetmeni olduğu “ Midnight in Paris”le sezonu açtı. Bu yıl Robert De Niro başkanlık yaptı. Uluslararası filmlere oy veren jüriler : Robert De Niro , Amerika (Başkan) Jude Law, İngiltere Uma Thurman, Amerika Martina Gusman, Arjantin Nansun Shi, Çin Lin Ullman, Norveç Olivier Assayas, Fransa Mahamat-Saleh Haroun , Çad Johnnie To , Hong Kong BÜYÜK JÜRİ ÖDÜLÜ: Bir Zamanlar Anadolu’da (Nuri Bilge Ceylan/Türkiye) ve Le Gamin Au Velo (The kid with a bike) - (Jean Pierre Gleize—Luc Dardanne /Belçika) Bu ödülü iki film aldı. Birisi Türkiye’den daha önce de Cannes Film Festivalinde adaylığıyla isminden çok söz ettiren yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan, ikinci film ise Belçikalı kardeşlerin filmi “The Kid With a Bike”

[close]

p. 9

SAYFA 9 EN İYİ ERKEK OYUNCU: Jean Dujardin / The Artist EN İYİ KADIN OYUNCU: Kirstin Dunst / Melancholia (Lars Von Trier) Notebook’tan tanıyacağınız Ryan Gossling’in başrolünü oynadığı, aynı zamanda filmin çekilmesinde öncü olduğu film, yönetmenine 64. Cannes Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” ödülünü kazandırdı. Nicolas Winding Refn / Drive (Danimarka) EN İYİ FİLM: Tr ee of Life (Ter r ence Malick / ABD) Brad Pitt , Sean Penn ve Jessica Chastine’ın başrollerini paylaştığı film 1950’lerde yaşayan bir ailenin hikâyesini anlatıyor. Fragmanını izlerken büyülendiğiniz bu filmin ne zaman vizyona gireceği ise merak konusu ama bana göre Oscar’da aday olursa Oscar’ı da zorlayacak bir filme benziyor. KARAYİP KORSANLARI GİZEMLİ DENİZLERDE PRÖMİYERİ CANNES FİLM FESTİVALİ’NDE YAPILDI. Serinin 4. filmi olan “Karayip Korsanları Gizemli Denizlerde”nin başrollerini Johnny Deep , Penelope Cruz , Geoffrey Rsh paylaşıyor. 19 Mayıs’ta Türkiye’de vizyona giren bu film eleştirmenlerden bir hayli yüksek puan aldı. İlk üç filmin yönetmenliğini yapan Gore Verbinski, Karayip Korsanları’nın dördüncü filminde yerini Rob Matshall’a verdi. Kısa bir not, filmin son bölümünde (jenerikten sonra) sanırım bir bölüm daha varmış ve film orada açıklığa kavuşuyormuş. Ben bekledim ama izleyemedim. Gene de haberiniz olsun, sinema salonunu hemen terk etmeyin. THE PALA Hande GÖNCER

[close]

p. 10

SAYFA 10 SAĞLIKLI BESLENME VE KİLO KONTROLÜ Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle ortaya çıkan yenilikler insanlığın hizmetine sunulmakta ve insanlar gün geçtikçe değişen bir hayat tarzı sürdürmektedirler. Günlük yaşam içinde pek çok iş, makinelerle yapılmakta, çok kısa mesafelere bile arabayla gidilmekte ve insanlar daha az hareket etmektedirler. Gelişen teknoloji aynı zamanda insanların beslenme alışkanlıklarını da olumsuz yönde etkilemektedir. Beslenme tarzındaki değişiklikler ve fiziksel hareket azlığı gibi birtakım olumsuz şartlar bir araya geldiğinde obezite (şişmanlık) riski artmaktadır. Yapılan araştırmalar dünyada olduğu gibi ülkemizde de fazla kilolu olma ve obezite sıklığının giderek arttığını ve obezitenin özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi etkisi altına almaya başladığını göstermektedir. Beslenme, bireyin yaşı, cinsiyeti ve içindeki fizyolojik durumuna göre gereksinimi olan besin ögelerini yeterli miktarlarda sağlayabilmesidir. Sağlığı korumak için yeterli ve dengeli beslenmeliyiz. Düzensiz ve dengesiz beslenme, metabolik sendrom, şişmanlık (obezite), kalp-damar hastalıkları, diabet (şeker hastalığı), eklem rahatsızlıkları, osteoporoz, hipertansiyon, bazı kanser türlerine sebep olabilmektedir. Beslenmemizi düzenleyerek ve kişisel ihtiyaçlarımıza göre yeterli ve dengeli bir beslenme ile bu hastalıklara karşı korunabiliriz. Obezite ile mücadele gerçekte pek çok hastalıkla mücadele demektir. Obezite ile mücadele etmek için, doğru beslenmeyi ve düzenli aktiviteyi yaşam biçimi haline getirmeliyiz. Kişiye özel hazırlanmış bir diyet programı ile yanlış olan beslenme alışkanlıkları olumlu beslenme alışkanlıkları ile değiştirilmelidir. Yapılan araştırmalara göre, kilo veren kişilerin yüzde 85’inin beslenme ve davranış değişikliğini gerçekleştirememesi nedeniyle, verilen kiloları geri aldıkları görülmüştür. Kilo verme dönemi bittikten sonrada kazanılmış olan sağlıklı beslenme davranışlarının devam etmesi, sağlığın ve kilonun korunmasını sağlayacaktır. Kilo kontrolü için yapılması gerekenler: Sık sık az az beslenin: Günde en az 3 ana, 3 ar a öğün olar ak düzenli ve dengeli beslenmeli. Ana öğünlerde, tam doymak önemlidir. Ara öğünlerde, metabolizmanın çalışmasını desteklediği gibi diğer öğüne kadar aşırı acıkmayı ve aşırı besin tüketimini engeller. Öğünlerinizi geciktirmeyin, geçiştirmeyin: Tüketilmesi gereken besinler zamanında ve uygun miktarda tüketilmelidir. Öğünü geciktirmek, sonraki öğünde kontrolsüz beslenmeye sebep olacaktır. Su tüketiminizi artırın: Yapılan çalışmalar da, bayanlar ın günde 2,5 litr e, er kekler in 2,7 litr e su tüketmesi önerilmektedir. Su içmekte zorlanan kişiler bitki çaylarından destek alabilir. Alışveriş için liste hazırlayın: Alışver işe gitmeden önce mutlaka liste hazır layın. Böylece ger eksiz besinleri almamış olursunuz. Alışverişe asla aç gitmeyin! Porsiyon miktarınızı azaltın: Öğünler de küçük tabaklar ı ter cih edin. Öğünler deki besinler i çeşitlendirerek sıkılmadan beslenin. Soslardan ve yağlı ürünlerden kaçının: Salatanızı tatlandır mak için sos yer ine limon, bahar at veya sirke kullanın. Yemek yerken başka şeylerle ilgilenmeyin, masaya sadece yemek yemek için oturun: Bir çok çalışma gösteriyor ki kişiler yemek yerken başka şeylerle ilgilendiklerinde (TV, PC gibi) ne kadar yediklerinin farkında olmuyorlar. Doyma hissinin oluşabilmesi için besinlerle göz teması önemlidir. Glisemik İndeksi düşük besinleri tercih edin: Besinler in glisemik indeksi kan şeker inin yavaş veya hızlı yükselmesini etkilemektedir. Glisemik indeksi düşük olan, tam taneli tahıl ürünleri, pirinç yerine bulgur, beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tercih edilmeli. Meyve suyu yerine meyvenin kendisi tüketilmeli, kurubakalgiller sıklıkla tüketilmeli. Şeker ve rafine edilmiş ürünlerden kaçınılmalı. Yemeklerinizi yavaş yiyin: Yavaş yeme, iyi çiğneme daha az besinle doyma hissinin oluşmasını sağlar. Fiziksel aktivitenizi artırın: Her gün en az 30 dakikalık tempolu yür üyüş sağlığınızı ve kilonuzu korumanıza yardımcı olacaktır. Diyetisyen Kâmile SÜ

[close]

p. 11

SAYFA 11 AKTİF DENEY YARIŞMASI Okulumuzda Fen ve Teknoloji eğitimini desteklemek, bu alanda yetenekli öğrencileri bilimsel çalışmalara yöneltmek ve buluş yapmanın temeli olan deneysel çalışmalara ilgilerini artırmak amacıyla 30 Nisan 2011 Cumartesi günü Arel Kolejinin düzenlediği 9, 10 ve 11. sınıflardan oluşan 12 öğrenci ve danışman öğretmenleri Gültuğ ŞAHİNOĞLU ile Aktif Deney Yarışmasına katılmıştır. Deneylerde, amacı anlama, yöntem ve tekniğe karar verebilme, uygulayabilme, süre (zamanlama), sonuç, etkili rapor yazabilme gibi kriterleri kullanarak öğrencilerin bilimle iç içe bir gün geçirilmesi sağlanmıştır. Gültuğ ŞAHİNOĞLU 2011 Madam Curie’nin Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılıdır. Madam Curie, ilk Nobel ödülünü 1903’te fizik alanında aldı ve Nobel alan ilk kadın olarak tarihe geçti. M. Curie 1911’de Kimya Nobel Ödülü’nü alınca tarihte iki Nobel kazanan ilk kişi ve tek kadın oldu. Bu nedenle Madam Curie ve bilime katkı yapan kadınlar onuruna 2011yılı, UNESCO tarafından “Kimya Yılı” olarak ilan edildi. Bu bağlamda Fen Zümresi olarak 25.05.2011 tarihinde “Bilim Günü” düzenleyerek 2011 Kimya Yılı etkinliği düzenledik. Bu etkinlik çerçevesinde okulumuz laboratuarlarında tüm gün fizik, kimya, biyoloji alanında öğretmen ve öğrencilerimizin düzenlediği deneyler yaptık. Bu deneylere izleyici olarak anaokulu, ilköğretim 1,3,5,6.sınıflar ve lisemizden 10. sınıflarımız katılmıştır. Yapılan deneyler ise şunlardır: BİLİM GÜNÜ FİZİK: KİMYA:       ELEKTRONLAR OYNUYOR MU? (S. ALKAN) YUMURTA ŞİŞEYE GİRER Mİ? (M. YESİRALİOĞLU) ÇATALLAR NASIL DENGEDE DURUYOR? (D. KEZER) CİĞERLERİNİZ YETERİNCE GÜÇLÜ MÜ? (M. SEZGİN) KÜRELERİ AYIRABİLİR MİSİNİZ? (E. ATEŞ) TEK PARMAKLA TEKERLEĞİ ELİNİZDE TUTABİLİR MİSİNİZ? (O. KÖMÜRCÜ)              ZIPLAYAN SODYUM (C. ZABCI) KÖPÜK (S. BAYRAKTAR) ŞEKER BEBEKLERİN SESİ (G. GÜREL) ŞİŞEDEKİ CİN (E. ÖRENDİL) DUMANLI HAVA (H. GÖNCER) TURUNCU RENGİN DANSI (A. BİLGE- Ç.SÜTUNÇ) MAVİ ŞİŞE (C. DURUKAN) ASİDİK NEFES (C. ZABCI)   ŞİMŞEK NASIL OLUŞUR? (S. ALKAN) AYNADAKİ GÖRÜNTÜLER (K. SÜTÇÜOĞLU) BİYOLOJİ: GLİKOZ TESTİ (E. ERGENÇ) PROTEİN TESTİ - 1 (S. KAYA) PROTEİN TESTİ - 2 (E. ERGENÇ) NİŞASTA TESTİ (S.KAYA) ENZİM TESTİ ( E. ERGENÇ) T. Cenk ÖNDER

[close]

p. 12

Pala-Sohbet SAYFA 12 Okul gazetemiz The PALA “Vakıflar Haftası” etkinliği çerçevesinde FMV Başkanı Sayın Tufan DURGUNOĞLU Bey’e konuk oldu. Oldukça samimi, keyifli bir atmosferde geçen ve Sayın Vakıf Başkanımızı yakından tanımamıza fırsat veren bu sohbeti sizlere sunmanın mutluluğunu yaşarken Sayın Vakıf Başkanımıza en içten dileklerimizle teşekkür ediyoruz. Dilara: Kaç yılından beri FMV'desiniz? Tufan Bey: Ben 60'lı yıllar dan ber i FMV'deyim, tabii eğer öğrenci yıllarımı da sayarsak. Elif : Ailenizde başka Işıklı var mı? Tufan Bey: Ner edeyse tüm aile bir eyler im Işık'tan geliyor . Annem, babam, oğlum ve tor unlar ım Işıklı. Bu ar tık bir aile kültürü olmuş sayılabilir. Dilara: FMV size neler kattı? Tufan Bey: Öncelikle Işık ailesiyle daha yakın olar ak bir ar aya gelmemi ve okuduğum eğitim kur umunun gelişmesine yardımcı olma zevkini tatmamı sağladı. Aynı zamanda öğrencilerden ve bu eğitim kurumunun yönetim kurulunda çalışırken çok şey öğrendim. Elif: Öğrenci olarak gördüğünüz eksikleri bugün vakıf aracılığıyla giderebildiniz mi? Tufan Bey: Tam olar ak olmasa da evet, gider dim. Yine de tamamlanması veya geliştirilmesi gereken çok şey var. Dilara: Işık'ta gerçekleştirmeyi umduğunuz kişisel hedefleriniz var mı, neler? Tufan Bey: Benim kişisel olar ak en büyük hayalim Amerika'daki Ivy League içerisinde yer alan ve dünyanın en iyi üniversitelerinden olan köklü okullara Işıklıların girebilmesi ya da en azından başvurması ki bu bile önemli bir aşama olur. Elif: Sizce Işık Okullarının en büyük ihtiyacı nedir? Tufan Bey: İngilizce eğitiminin geliştir ilmesi. Dilara: Sizin sözünüz olduğunu öğrendiğimiz “Geçmişten geleceğe akıl yolunda eğitim.” sizce nasıl olmalıdır? Tufan Bey: Sadece öğr enciler e bilgi sunmakla değil, bilim, kültür ve aklın ışığında öğr enciler i hayata hazır layan ve iyi , başarılı, ayakları üstünde durabilen bireyler yetiştirmeye yönelik olmalıdır.

[close]

p. 13

SAYFA 13 Elif: Bu yıl anaokuluna başlayan bir öğrenci yaklaşık 2024 yılında liseden mezun olacak. Bu anlamda Işık Okullarının 2024 yılı vizyonu belirlenmiş durumda mı? Tufan Bey: Az çok belir lenmiş durumda. Belki 2024 değil ama 2050 yılı vizyonumuz 100.000 öğrenciye sahip, ülke çapında bir kurum olabilmek ki buna ulaştığımız takdirde Işık'ın şu anda olduğundan çok daha farklı bir mertebeye geleceğini umuyorum. Öyle ki mecliste en az beş altı Işıklı milletvekili bile olabilir çünkü 100.000 öğrenci küçümsenecek bir rakam değil. Dilara: Işık'ın eğitim kalitesi her geçen gün artıyor ve hedefleri birer birer gerçek oluyor, sizce buradaki başarı kime bağlı? Tufan Bey: Hem öğr enciler in bunda büyük etkisi var hem de bizler in. Biz de Işık'ı tanıtmak ve geliştirmek için elimizden geleni yapıyoruz , öğrencilerimiz de başarılarının devamını sürdürerek buna katkıda bulunuyorlar. Elif: Işıklı olmanın ayrıcalıkları nelerdir? Tufan Bey: Çocuklar , biz böyle diyor uz ama Işıklı olmak ger çekten de bir ayr ıcalık. Çünkü Işıklı olmanın getirdiği hem bilgi manasında hem de davranış olarak, bir kültür seviyesi var. Mesela geçen sene ya da daha önce inşaat şirketinde iş için başvuranlara baktığımda birinin Işıklı olduğunu gördüm. Tabii ki diğer özelliklerine de bakarak onun işe alınmasına karar verdim. Çünkü Işıklı olduğu için onun nereden geldiğini ve nasıl eğitildiğini biliyorum ve güvenebiliyorum. Işık bu açıdan bir aile gibi. Dilara: FMV olarak öncelikli başarmak istediğiniz şey nedir? Tufan Bey: İlköğr etimden mezun olan her kesin PET İngilizce seviye sınavını 80'in üstünde geçebilecek düzeyde İngilizce konuşması. Fakat şu an mezunlara baktığımızda sınavı geçenlerin oranının yetersiz olduğunu ve İngilizce eğitiminin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Elif: Büyük ve köklü bir vakfın başkanı olmak çok yorucu ve yıpratıcı olmalı, rutin bir gününüz nasıl geçiyor? Tufan Bey: Ben sabahlar ı inşaat şir ketimde geçir iyor um, gün içer isinde ar ada bur aya, yapılması ger eken şeyler i yapmaya veya herhangi bir toplantı varsa onlara katılmak için geliyorum. Dilara: Önümüzdeki yıllarda kişisel olarak ne gibi planlarınız var? Tufan Bey: Vakıf başkanlığının sür esi iki sene. Benim bur adan ayr ı olar ak bir inşaat şir ketim var . Fakat iki sene dolunca yeniden vakıf başkanı olma niyetim yok, nedeni ise çok yorucu ve yoğun bir iş olması. Aslında önümüzdeki yıllarda tarihe yoğunlaşmayı istiyorum çünkü öğrenilecek çok şey olduğunu düşünüyorum. Dilara DEMİR / Elif ÖZGE / Kübra AKBALIK

[close]

p. 14

SAYFA 14 Engelleri Aşalım,Yardımlaşalım Sevgili The PALA okurları, Gazetemiz, Okul Aile Birliğimiz ve TESYEV’in birleşimiyle gerçekleştirilen “Engelleri Aşalım, Yardımlaşalım” kampanyamızda ilk etapta 1.770 TL toplanmıştır. Toplanan para makbuz karşılığında TESYEV yetkililerine teslim edilmiştir. Bu kampanyada emeği geçen, özveriyle çalışan, katkı sağlayan herkese teşekkürü bir borç biliriz. Kampanyanın başlama fikrini veren ve TESYEV’le bağlantılarını kuran Coğrafya Öğretmenimiz Sayın Aytün MENTEŞ ve Okul Aile Birliği’nin çok değerli üyeleri sayesinde hayat bulan bu kampanyamızda bizleri yalnız bırakmayan sevgili öğrenci arkadaşlarımızı da burada anmak isteriz. The PALA ekibi olarak okulumuzda yapılan bu tür sosyal sorumluluk projelerinde Okul Yönetimi, Okul Aile Birliği, öğretmen ve öğrenci dayanışmasının her defasında en müstesna örneklerini görmek bizleri mutlu kılıyor. Bu durum, yapılması planlanan her projenin başlangıcındaki “Acaba?..”ları ortadan kaldırıyor. Çünkü biliyor ve inanıyoruz ki Işık Okulları bünyesinde her kişi “Önce İyi İnsan” vasfına göre şekillenmiş ve bu vasfa göre hareket etmektedir. TESYEV’İN ENGELLİLERE EĞİTİM, SAĞLIK VE SPOR ALANINDA VERDİĞİ HİZMETLER Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı olarak, engelli bireylerimizin birçok konuda var olan dertlerini yakından takip ediyor, sorunlarına çözüm bulmaya ve seslerini duyurmaya çalışıyoruz. Çalışmalarımızda, duyarlı, paylaşımcı, iyiliksever ve yardımsever Türk insanımızın önemli desteği var. TESYEV, sayıları her geçen gün artan engelli vatandaşlarımızın kendine güvenen bireyler olarak yaşamı paylaşmaları amacıyla; eğitim, sağlık ve spor alanındaki ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Eğitim alanında 400’e yakın çoğu üniversitede öğrenim gören %40 ve üzeri sağlık kurulu raporuna sahip, maddi durumu yetersiz ve başarılı engelli öğrencilerimize eğitim bursu veriyor, eğitimlerini kolaylaştırmak amacıyla bilgisayar ve sesli program yardımlarında bulunuyoruz. Sağlık alanında, yüzlerce ihtiyaç sahibi engelli bireyimizin tedavi, ameliyat, ortez, protez, işitme cihazı, rehabilitasyona ve tekerlekli sandalyeye kavuşmasını sağlıyoruz. Spor alanında, ulusal ve uluslar arası kamplar, turnuvalar, seminerler ve toplantılar düzenlemekte, bedensel, işitme, görme engelliler ve özel sporcular spor kulüplerinin ihtiyacı olan; spor sandalye, eşofman, yağmurluk, spor ayakkabı, krampon, top ve masa tenisi masası gibi spor branşlarına özgü malzeme ihtiyaçlarını karşılıyoruz. THE PALA Zafer YAZ

[close]

p. 15

Pala-Oyun Supreme Commander 2 Bu ay size çok farklı bir strateji oyunu olan Supreme Commander'dan bahsedeceğim. Chris Taylor'ın hayal gücünün eseri olan bu oyunun 2'ncisi 1'incisinden aşırı farklı. Fakat iki oyunda da sizi düşündüren bir strateji var. Ben size daha pratik olan ikincisinden bahsedeceğim. Şimdi oyunu üç farklı yönden incelersek (strateji, teknoloji ve oyunun oynanışı) size hepsini anlatacağım, hepsi birbiriyle bağlantılı. Oyun 3000 küsurlu yıllarda evrenin üç ırktan ibaret olduğu (uzaylı yok) ve birimlerin sadece tank, uçak gemi ve robotlardan oluştuğu yani makinelerden oluştuğu bir âlemde geçiyor. Strateji konusundan çok farklı bir oyun olduğunu söylemiştim. Hangi ünitelerinizi nasıl ilerlettiğinizden, hangi teknoloji ağacını geliştirdiğinize kadar hepsi önemli. Oyunlar strateji konusunda benim için önemli, yoksa oyundan zevk almıyorsunuz. Oyunda birimlerinizi kalkanla füzelerden korumanız hem de üssünüzle ilgilenmeniz gerekir. Fakat bu diğer oyunlarda olduğu gibi değildir söylemeye çalıştığım bu. Tabii oyun uzadığında ve bütün teknoloji ağaçlarını bitirdiğinizde hacim olarak büyük bir ordu yapmak en mantıklısı olup rakibinizin işini, oyunun daha çok uzamaması için bitirebilirsiniz. Teknoloji ağacı dediğim şey oyunda birimlerinizi, binalarınızı ve ana biriminiz yani oyun içindeki sizin ACU (Armored Command Unit) için gereken gelişmeleri içerir. Tabi hiçbir zaman bütün yolları bitiremeyeceğiniz gibi (eğer oyun 3 saati aşarsa o ayrı) bunu ilerletmek için özel araştırma merkezleri kurarak puan elde etmelisiniz. Herhangi bir çatışmada bunlar kimin kazanacağını belirleyecektir. Örnek olarak Illuminate, Cybran ve UEF (United Earth Force) diye üç ırkımız var hepsinde farklı bir teknoloji var. SAYFA 15 Illuminate kara birimleri için ışınlanma gibi teknolojileri bulup herhangi bir birliğin içine ışınlanıp işini bitirebilir. Bu basit stratejilerden biri. Cybranların "jet pack" teknolojisi robotlarının çok uzaklara dağları taşları geçmesine sebep oluyor. Ve diğer bir en çok kullanılan strateji ise bina olarak sadece araştırma laboratuvarları kurup ACU ile rakibinize dalmanız ve dikkatli oynamanız oyunu size kazandırabilir. Oyun üç yerde oynanıyor doğal olarak kara, deniz ve hava. Hepsi için ayrı bir fabrika ve teknoloji ağacı var. Teknolojinizi ilerleterek hepsi için farklı olan "experimental" deneysel birimleri açmak da önemli tabi. Böylece oyunda çok büyük bir ayrıcalığınız oluyor. Oyundaki kaynaklarda zaten 3000 yıllarında geçtiği için biraz enteresan. Kütleniz ve enerjiniz var. Evet ve hatta ileride enerjinizi kütleye çevirebiliyorsunuz. Şu an olsa insanlık kurtulurdu. Ve hele en büyük bombayı unutmamak lazım. Gerçekten bir bomba. Nükleer füzelerimiz yine bize eşlik ediyor. Tabi bunları da engellemesi çok kolay oldu artık. Yakalayıcı roketler... Oyunda "Heavy Artillery" dediğimiz ayrı ve çok rahatsız edici bir ünite var. Online oynarken falan yasaklanan bir birimdir bu (Genellikle). Haritanın öbür ucuna, düşman üssüne sağlam hasar verebiliyor ve biraz hızlı ateş ediyor. Kalkan kurarak önlenebilirler, en azından bilgisayar zekâsına karşı oynarken bu işe yarayabilir fakat bazen o da yetmez ve karşınızdaki adam 15 tane artillery yaptığında sadece kalkan diktiğiniz bir oyuna dönüyor. Umarım size oyun hakkında yeterince bilgi vermişimdir. Hayatta oynanması gereken bazı oyunlardan biri. Ama hep söylediğim gibi: “Bazı oyunlar sözlere sığmaz, yaşanır.” Utkan GÜDER

[close]

Comments

no comments yet