The PALA OCAK-ŞUBAT 2012 - SAYI 32

 

Embed or link this publication

Description

The PALA OCAK-ŞUBAT 2012 - SAYI 32

Popular Pages


p. 1

T h e PA L A Yıl: 4 Sayı: 32 OCAK-ŞUBAT 2012 MUN KULUBU OGRENCILERININ ULUSLARARASI BAŞARISI MÜNAZARA TAKIMIMIZ NAMAĞLUP KĐTAP FRAGMANLARI YARIŞMASI FATĐH TÜRKMENOĞLU THE PALA’DA FETĐH 1453 SEMPRE ARTE

[close]

p. 2

SAYFA 2 27 Aralık 2012 tarihinde Nişantaşı Kampsümüzde yapılan ALMANCA KONUŞMA YARIŞMASI “Kunst des Redens” de toplamda 40 öğrenci katılmış ve 11.sınıflar arasında öğrencilerimiz Çevikalp Sütunç birincilik, Can Özkaynak ikincilik, Dilara Demir üçüncülük ve 9.sınflar arasında ise Ege Kaan Boysan üçüncülük derecesini almışlardır. Bir Sana Van’a Kampanyası okulumuzda 2011 Aralık Ayının son iki haftası yapılmış. Toplam üç kez kurulan yiyecek içecek standından elde edilen 600 TL ile 30 adet kazak,hırka,eldiven ve atkı takımı,kışlık mont satın alınmış ve de hediye paketi yapılmıştır. FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Edebiyat Zümresinin hazırladığı şiir etkinlikleri, “Işık’ta Şiir Işıltıları” 2. dönem de devam etmektedir. 9. sınıf öğrencilerinin hazırladığı Murathan MUNGAN dinletisi,15.02.2012 tarihinde 101 numaralı amfide gerçekleşmiş, dinletide MUNGAN’ın şiirleri hem kendi sesinden hem de öğrencilerin yorumuyla dinlenmiştir. Zafer YAZ

[close]

p. 3

SAYFA 3 Okulumuz münazara takımı başarıya doymuyor. Aldığı üst üste galibiyetlerle katıldığı hiçbir maçı kaybetmeyen münazara takımımız “Sarıyer Đlçe Birincisi” olduktan sonra Đstanbul çapında yapılan münazara yarışmalarında Sarıyer ilçesini temsil etmeye hak kazanmıştı. Şimdi de Đstanbul elemelerinde aynı galibiyet serisine devam ediyor. Zorlu geçen Đstanbul elemelerinde şimdiye kadar iki maç yapıldı. Takımımız katıldığı bu maçları da alarak bir üst tura geçme hakkını kazandı. Đl bazında düzenlenen yarışmaların 1. turu 05.01.2012 tarihinde Gültepe Lisesiyle gerçekleştirildi. Okulumuz münazara takımı “E-kitap okuma kültürünü olumlu etkiler.” antitezini savundu ve 2. turda yarışma hakkı kazandı. Đl bazında düzenlenen yarışmaların 2. turu 14.02.2012 tarihinde Dr. Vasıf Topçu Fen Lisesiyle gerçekleştirildi. Okulumuz münazara takımı “On iki yıllık eğitim zorunlu olmamalıdır.” antitezini savundu ve 3. turda yarışma hakkı kazandı. Şenay ÖNAL

[close]

p. 4

SAYFA 4 KĐTAP FRAGMANI YARIŞMASI ŞARTNAMESĐ 1. Yarışmaya konu olan eserler: Gregor ve Gri Kehanet / Yeraltı Günlükleri- 1 Gregor ve Felaket Kehaneti / Yeraltı Günlükleri- 2 Gregor ve Kan Kehaneti / Yeraltı Günlükleri Serisi - 3 Gregor ve Sır Kehaneti / Yeraltı Günlükleri Serisi – 4 (Suzanne COLLĐNS/ PEGASUS YAYINLARI) NOT: 4 ciltlik seri tek eser olarak kabul edilmektedir Serenad (Zülfü LĐVANELĐ / DOĞAN KĐTAP) Kibarlık Budalası (Moliere) Palto (Gogol) 2. Kitap fragmanlarının süresi en az 2 en fazla 4 dakika olacaktır. 3. Yarışmaya katılım için son başvuru tarihi 09.03.2012’dir. 4. Fragmanlar en geç 30.03.2012 tarihinde düzenleme komitesine HAZIRLIK SINIFLARI: Mizan COŞKUN 9. SINIFLAR: Leyla TARAKÇI 10. SINIFLAR: Z. Şebnem ALDAĞ 11. SINIFLAR: Zafer YAZ, Đsmail Güven ĐNAN, Sevda KOÇ’a teslim edeceklerdir. 5. Çalışmalar 8 adet DVD olarak üzerine künye bilgileri yazılı bir şekilde teslim edilecektir. Bu tarihten sonraki teslimatlar yarışmaya dâhil edilmeyecektir. 6. Fragmanlar Đngilizce, Fransızca, Almanca altyazı seçenekleriyle hazırlanacaktır. Türkçe dublajın dışında diğer dillerden de tercihte bulunabilirler ancak kalan dillerin altyazılı tercihlerini hazırlamaları gerekmektedir. 7. Fragmanların senaryosu yazılı olarak DVD’lerle beraber teslim edilecektir. 8. Ödül töreni 25.04.2012 tarihinde yapılacak ve yarışmaya katılan tüm fragmanlar gösterilerek, ödül alan fragmanlar açıklanacaktır. 9. Yarışmaya katılan fragmanlar en fazla üç kişilik gruplar halinde hazırlanabilecektir. 10. Fragmanlarda görsellik, müzik, senaryo, montaj, içerik, yabancı dil ve süre kriterleri gözetilecektir. 11. Yarışmaya katılan her fragman yapımcısına katılım sertifikası verilecektir. 12. Ödüller sürpriz olup son katılım tarihinden sonra (13.03.2012) açıklanacaktır. YARIŞMA JÜRĐSĐ: Çiğdem TISOĞLU (Müzik Öğretmeni) Cem DEMĐRHAN (Bilgisayar Öğretmeni) Leyla TARAKÇI (Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni) Merve SAVRAN (Resim Öğretmeni) Yalçın YALÇINKAYA (Kütüphane Görevlisi) Mehmet KÜÇÜKYILDIZ (Almanca Öğretmeni) Didem DÜRÜS (Đngilizce Öğretmeni) Gül Tuğçe YARKIN (Fransızca Öğretmeni) Zafer YAZ

[close]

p. 5

SAYFA 5 Editörden Merhaba Sevgili The PALA okuyucuları, yeni ve dopdolu bir sayımızla tekrar karşınızda olmanın sevinciyle hâlâ ilk günkü heyecanımızla merhaba, Bu sayımızda sizleri yoğun istek nedeniyle Bobi-Pala’yla buluşturduk. Okulumuzda düzenlenen yarışma, kampanya ve etkinlikler sayfalarımızda yerlerini aldı. Başarılarıyla yüzümüze güldüren münazara takımımız The PALA’da... Okulumuzun uluslararası başarısı Yale-MUN ayrıntılarıyla The PALA’da… Fatih TÜRKMENOĞLU bu ayki Pala-Sohbet konuğumuz. Son günlerin en çok konuşulan filmi Fetih 1453’ü hakkındaki eleştirileriyle dikkatinize sunuyoruz. Sanat etkinliklerine doymayan okulumuzda Sempre Arte okulumuza renk kattı. Đyi okumalar... FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Okul Gazetesi The PALA (The Press Association of Lycee Attiudes) Đmtiyaz Sahibi Ömer ORHAN Sorumlu Müdür Yardımcısı Hakan KULABER Sorumlu Öğretmenler Zafer YAZ Mizan COŞKUN Yazarlar Web Yayım Berna HAMARAT KAYA Baskı & Cilt Şevki SÜTÇÜ Renkli Basım Nuri ÇEVĐK Editör Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU Düzeltmen Zafer YAZ Mizan COŞKUN E-Mail: palabasvuru@hotmail.com Berker CAMCI Çiğdem TISOĞLU Dilara AHSEN Dilara ÇERÇĐ Dilara IŞIK Gültuğ ŞAHĐNOĞLU Gülin ŞEKERCĐ Kazım ERGENÇ Melda CEMAL Pınar NĐSANOĞLU Şenay ÖNAL T. Cenk ÖNDER Yalçın YALÇINKAYA Zafer YAZ Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU

[close]

p. 6

SAYFA 6

[close]

p. 7

SAYFA 7 Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU

[close]

p. 8

SAYFA 8 Zafer YAZ

[close]

p. 9

SAYFA 9 “Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi”nce 04 Ocak 2012 Çarşamba günü, 10. ve 11. sınıf öğrencilerine, Eğitim Yazarı Sait GÜRSOY tarafından “ÖSYS ve Başarıya Doğru” semineri düzenlenmiştir. “Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi”nce 04 Ocak 2012 Çarşamba günü, 11 ve 12. sınıf velilerine, Eğitim Yazarı Sait GÜRSOY tarafından “ÖSYS ve Başarıya Doğru” semineri düzenlenmiştir. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisimizin düzenlediği 2011-2012 eğitim-öğretim yılı "Ana-Baba Okulu"nun “Ergenlik Dönemi Özellikleri” konulu üçüncü oturum 03 Ocak 2012 Salı günü gerçekleştirilmiştir. “Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi”nce 11-12 Ocak 2012 tarihlerinde, 12. sınıf öğrencilerine, “Stresle Nasıl Baş Edebiliriz?” semineri düzenlenmiştir. Okulumuz yönetici ve öğretmenlerine yönelik “Okulda Görülen Davranış ve Uyum Problemlerine Bakış” konulu seminer Prof. Dr. Tülin YURTBAY tarafından 07 Ocak 2012 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Gülin ŞEKERCĐ

[close]

p. 10

SAYFA 10 Değerli Işıklılar, Öğrencilerimizi birer dünya vatandaşı olarak yetiştirmek üzere uyguladığımız programlardan güzel sonuçlar almaya devam ediyoruz. 2007’den bu yana faal olan Ayazağa Işık Lisesi Model Birleşmiş Milletler Kulübü (MUN), yeni bir başarıya imza atarak hepimizi gururlandırdı. 9-22 Ocak 2012 tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri Yale Üniversitesinde düzenlenen MUN Konferansı’na Türkiye’den katılan tek okul olan Ayazağa Işık Lisesinin sevgili öğrencileri, ülkemizi ve okulumuzu başarıyla temsil etmenin yanı sıra aldıkları Onur Ödülü ile Işıklı olmanın ayrıcalığını 20 ülkeden 1500 öğrencinin önünde gösterdi. Dünyada düzenlenen en seçkin MUN Konferansı olan Yale MUN’a katılan FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi MUN ekibi, 11 ve 12. Sınıf öğrencilerimiz Cihangir Zülfikar, A. Can Zabcı, Hakan Tunç, Berfu Kılıç, Semih Bayraktar, Elif Özge’yi ve başarılı müzakere yeteneğiyle Yale MUN Komitesi tarafından ‘ Honourable to Mention’ (Onur Ödülü) ödülüne layık görülen Mert Ürkmez’i, bu başarıda emeği geçen danışman öğretmenlerimiz Melda Cemal, Jill Trued Metin, Ülkem Karakaş ve Ayazağa Işık Lisesi Müdürümüz Ömer Orhan’ı yürekten kutlarım. Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Okullarının dünyada her alanda söz sahibi olacak bireyler yetiştirme hedef ve anlayışıyla çalışmalarını sürdüren tüm eğitimcilerimize teşekkür ederim. Işıklı sevgi ve saygılarımla, Yük. Müh. Tufan Durgunoğlu Yönetim Kurulu Başkanı YMUN (YALE UNIVERSITY MODEL UNITED NATIONS) 19-22 OCAK 2012, NEW HAVEN / CONNETICUT / ABD Bu yıl 38.si düzenlenen konferansta Türkiye’den katılan tek okul olan FMV Ayazağa Işık Lisesi MUN gurubu öğrencileri dünya sorunlarına çözüm önerileri sunmaya çalışırken farklı ülkelerden gelen öğrencilerle de fikir alışverişinde bulunmuşlardır. Konferansa 20’den fazla ülkeden 1500’ün üzerinde farklı dilleri konuşan, farklı kültürlerden lise öğrencileri katılmıştır. Ayrıca grup üyelerinden Mert ÜRKMEZ Honourable Mention (Onur Ödülü) ödülüne layık görülmüştür. THE PALA

[close]

p. 11

SAYFA 11 Melda CEMAL

[close]

p. 12

SAYFA 12 Fatih TÜRMENOĞLU Kimdir? 1968’de Đstanbul’da dünyaya geldi. Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu, New York Üniversitesi’nde Đşletme ve Đnsan Kaynakları Yönetimi dalında yüksek lisans eğitimi aldı. 1994 yılında SABAH Grubu’nda gazeteciliğe başladı. 1996 yılında, NTV’nin hazırlık aşamasında, televizyona geçti. NTV’de 4,5 yıl boyunca, “Sesler ve Renkler”, “Hindistan’da Düğün ve Cenazeler”, “Yolcu”, “Her Mevsim Bahar”, “Sevgi Đle” programlarını hazırladı ve sundu. Ayrıca, CNN International’a Türkiye’den haberler yapmaya başladı. Atlanta’daki, CNN Merkezi’nde “uluslararası televizyon gazeteciliği” konusunda, beş yıl boyunca, yılda bir kez eğitim ve seminerlere katıldı. CNN’in Türkiye Prodüktörü ve Muhabiri olarak çalıştı. Turkish Daily News’a “A Day Out in Đstanbul” köşesini yazdı. Birçok dünya ünlüsüyle röportaj yaptı, 45 ülke dolaştı, birçok hikâye takip etti. 2003 yılında, Knight-Wallace Fellowship bursuyla ödüllendirildi. 1.5 yıl ABD’nin Michigan Eyaleti’nde, Ann Arbor şehrinde yaşadı. Türkiye’ye döndüğü 2004 yılının sonundan itibaren, Milliyet Gazetesi’nde çalışıyor. “Gezmek Gerek” sayfasında, her hafta başka bir gezi noktasını tanıtıyor ve gazete için röportajlar yapıyor. CNN TURK’te yazları “Sahil Günlüğü” isimli gezi programını, ana sezonda da kültür sanat programı “Afiş”i sunuyor. Şirketlere “Sunum Teknikleri” ve “Medya Đletişimi” konularında seminerler veriyor. Murathan: Gezi kitabınızın adı neden ‘Görülmesi gereken 101 yer’ ? Bu sayının özelliği nedir? Amerika’da eğitim veren tüm okullarda ders kodları 101 sayısı ile başlar. Örneğin Math 101 dersi. Ayrıca diğer nedeni de kitap toplumda bu şekilde kabul gördü, tutulan bir sayı oldu. Biz de değiştirmek istemedik. Mümtaz: Gidip görmek istediğiniz özel bir yer var mı? Uruguay ve Çek Cumhuriyeti’ne gitmeyi tam 15 senedir erteliyorum, bir türlü fırsat bulamıyorum. Yeni Zelanda ve 3 ülke daha var aklımda. Âmâ Yeni Zelanda’ya gitmek için yaz mevsimini bekliyorum. Murathan: Türkiye’de kesin görülmesi gereken yerler neresi ve sizin en beğendiniz bölgeler hangileri? Eskişehir’i ve Đzmir’i çok seviyorum. Đzmir artık çok karmaşık bir şehir oldu gerçi. Bana göre Ödemiş ve Bursa’da Cumalıkızık mükemmel bir yer. Özellikle Cumalıkızık hayat mücadelesinden arınmış ve böylelikle özünü korumayı başarmış. Sahil kısımlarda ise Bodrum ve Marmaris tercihim. Mümtaz: Görüşmekten en çok memnun kaldığınız ünlü kim ve röportaj yapmak istediğiniz başka kimler var? Romantik aşk yazarı Barbara Cartland ile röportaj yapmayı çok istedim ancak tam röportajı ayarlamıştık ki ertesi gün öldüğü haberini aldık. O gün gerçekten çok üzülmüştüm. Diğer memnun kaldığım isimler ise Hillary Clinton ve Liza Minelli. Hillary Clinton konuşurken insanın yüzüne çok bakmıyordu bu beni biraz rahatsız etmişti. Ancak Liza Minelli ile bütün bir gece geçirmiştik. Arkadaş grubu ile bütün gece yemekte bir aradaydık, çok memnun kalmıştım. Murathan: Bu sektörde çalışmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir, başarıyı elde etme yolunda neler yapmaları gerekir? Öncelikle değişik kitaplar okusunlar. Sürüden ayrılmayı başarabilsinler. Kendilerine has bir tarzları olması gerek, onları diğer insanlardan öne çıkaran bir özellik. Mesela Arapça, Japonca, Çince öğrensinler. Yeni dünyada kariyer için bu tür şeyler çok önemli. THE PALA

[close]

p. 13

SAYFA 13 Mümtaz: Peki, gazetecilik üzerinde baskı var mı? Yasaklı kişilerle konuşamıyoruz bazen. Grubumuzun karşı olduğu ya da iyi anlaşamadığı isimlerle çok iletişim kurmayız. Örneğin Doğu Perinçek ile görüşmeyin derler. Ama bence en önemlisi insan kendi kendine sansür uygulamamalı. Benim en hassas olduğum nokta burası. Gazetecilerde bu vardır. Yaşanan olaylar dolayısıyla kendi kendilerine yasak koyarlar, bu çok tehlikeli. Ancak Türkiye en özgür ülkelerden biri. Amerika’daki baskı kadar hiçbir yerde baskı yok. Özellikle Bush zamanında müthiş baskı vardı. Murathan: Son olarak bir Işıklı olarak Işık Okulları’nın farkı nedir? Sizde etkileri nelerdir? Pazartesi sabahları duyduğum Arap sabunu kokusu bana gri koridorları hatırlatırdı. Bu okul bana ciddi bir disiplin anlayışı benimsetti. Ben hâlâ ciddi bir öğrenci gibi çalışırım. Her şeyim planlıdır, nizam içinde hareket ederim. Her zaman yanımda defter taşırım, her okuduğumdan özet çıkarırım. Işık Kütüphanesi benim için çok kıymetliydi. Orada okuduğum kitaplar beni güçlü kıldı. Özellikle fen derslerinde kaçamak yapıp okuduğum kitaplara çok şey borçluyum. Kitap okumaktan asla vazgeçmeyin. Murathan KENDĐRCĐ

[close]

p. 14

SAYFA 14 Sevgili The PALA okuyucuları, sizlere gişelerdeki yoğunluğundan dolayı benim bile gitmeyi başaramadığım bir filmi derlediğim yorumlardan tanıtmaya çalışacağım. En kısa zamanda seyretmem dileğiyle... Fatih Sultan Mehmet'i canlandıran Devrim Evin, "Biz de filmi sizle beraber ilk defa izledik. Muhteşemdi. Umuyorum halkımız beğenir. Gişede karşılığını bulur. Çok hazırlık yaptık, iyi hazırlandık" dedi. Filmin yönetmeni Faruk Aksoy ise "Yüz binlerce metrekarelik plato kullandık. 10 bine yakın silah ve aksesuar ürettik. 45 bin metre kumaş kullandık. Bu filmin milletimize yakışır bir biçimde vizyona yetişmesi için elimizden gelenin en iyisini yaptık. Teknoloji, para ve birimimizi her şeyimizi ortaya koyduk. Takdir milletimizindir" dedi.

[close]

p. 15

SAYFA 15 FĐLMĐ NASIL TARĐF ETMELĐYĐZ Şenay Aydemir / Radikal 900 sinemada gösterime giren 'Fetih 1453', Yeşilçam'ın tarihi filmlerinin dijital efektle donanmış hali gibi. Film, dramatik yapısını bir türlü kuramazken, dijital efektler Türkiye'nin en iyisi... “Bitti, bitiyor, çekimleri yarım kaldı, figüranların paraları ödenmedi, Türkiye’nin en büyük bütçeli filmi oldu, böylesi görülmedi” derken yapımı yılan hikâyesine dönen ‘Fetih 1453’, nihayet gösterime girdi. Film, Đslam Peygamberi Hz. Muhammed zamanında açılıyor. Peygamber’in Đstanbul’u fethedecek komutanın ne kutlu kişi olduğuna dair sözleri hatırlatılıyor ve daha sonra Fatih Sultan Mehmet’in doğumuna geçiyoruz. Aradan geçen yıllar dış sesin anlatımıyla ekrana geldikten sonra ilk kez 12 yaşında tahta geçen, ancak daha sonra tahtı tekrar babasına bırakmak zorunda kalan Mehmet’in ikinci kez devlet yönetimine getirilişini izliyoruz. Tahta çıktıktan sonra kendisine tek hedef olarak Đstanbul’u fethetmeyi koyan Sultan Mehmet, bunun için hazırlıklara başlıyor. Sonrası yıllarda aldığımız eğitimlerde öğrendiğimiz üzere, dünyanın o güne kadar gördüğü en büyük topun yapılması, gemilerin karadan yürütülmesi, Fatih’in askerlerini savaşa hazırlayan meşhur söylevi ve Đstanbul’un düştüğü gün Akşemsettin’le birlikte kılınan cuma namazı... Teknik ve çekimler de öyle. Bu film Cüneyt Arkın’ın oynadığı Malkoçoğlu ile karşılaştırılamaz. Türk sinemasına borcunu ödeyecek. Alper Turgut (Eleştirmen): Başroldekilerin oyunculukları iyi, yan rollerin ise kötüydü. Sağlam bir gişe yapacağını düşünüyorum. Recep Đvedik rekorunu kırabilir. Prof. Dr. Fahameddin Başar: Tarihi kurgu içinde değerlendirdiğinde, filmin olayların akışı içinde güzel anlatıldığını belirterek, “Özellikle kuşatma öncesi hazırlıklar her iki cepheden de detayları ile güzel anlaşılmış. Hazırlık aşaması sadece bir taraftan izleyiciye aktarılmamış. Hem Bizans’ta yapılan hazırlıklar hem de Osmanlı’da yapılan hazırlık aşaması gayet güzel ve tatminkâr olmuş. Özellikle Urban usta tarafından dökülen top sahneleri beni etkiledi. Rumeli Hisarı’nın inşası da iyi olmuş” dedi. Kostümlerin gayet başarılı olduğunu söyleyen Başar, şunları sekledi: “Örneğin afişte Fatih Sultan Mehmet’in sağ omuzunda ‘Allah’ sol omuzunda ise Hazreti Muhammed yazıyor. Osmanlı savaş felsefesini yansıtacak şekilde kalbinin üzerinde ise Allah yazısı var. Kollarında ise Kelime-i Tevhid var. Bunlar gerçeğiyle aynı. Ancak zırh ve kılıçlar konusunda sorun göze çarpıyor. Afişteki Fatih karakteri beni biraz rahatsız etmişti. Buna karşın filmde izlediğimde rahatsız etmedi. Film genel olarak beklentimi karşıladı.” Ulubatlı eleştirisi Tarihçi Prof. Dr. Mahmut Ak ise, genellikle her tarih filminde dini konularla ilgili hata yapıldığını ve bu filmde de bu hataları gördüklerini kaydederek, “Örneğin ‘Rasulallah” kelimesi hem yanlış yazılmış hem de yanlış telaffuz edilmiş durumda. Biz ‘Mehmet’ diyoruz ancak o dönemde ‘Mehmed’ denir. ‘Ya ben Đstanbul’u alırım ya Đstanbul beni’ Fatih Sultan Mehmet tarafından söylenen bir söz ancak bu film akışında erken dile getirilmiş. Filmde Fatih’in vezirleri ile olan toplantısı da aktarılıyor ancak burada vezirler kendi aralarında kavga ediyor. Bu usule uygun değil. Divan toplantılarında tartışma çıkardı ama kavga olmazdı. Bu görüntü uymamış. Bir de Ulubatlı Hasan gözünü budaktan esirgemeyen bir karakterdir filmde ise daha çok Ataköy delikanlısı gibi olmuş” diye konuştu. Berker CAMCI

[close]

Comments

no comments yet