The PALA ARALIK 2012 - SAYI 31

 

Embed or link this publication

Description

The PALA ARALIK 2012 - SAYI 31

Popular Pages


p. 1



[close]

p. 2

SAYFA 2 Etkinlikler Okulumuz öğretmen ve öğrencileri 07.12.2011 tarihinde “Anadolu Efes Basket Takımı’nın maçını seyretmek üzere Sinan Erdem Spor Salonu’na gitti. 13.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, Deniz Ülke ARIBOĞAN’ın sunduğu “21. yy.da Birey Olmak” konulu konferans düzenledi. 14.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, hazırlık sınıfları arasında düzey münazarası düzenledi. “Devlet sansür uygulayabilir.” tezine karşılık “Devlet sansür uygulayamaz.” antitezini savunan grup birinci oldu. 09.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, “Dünya Đnsan Hakları Günü” semineri düzenledi. Bu seminere konuşmasıyla Sayın Nuran Direk katıldı. 14.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, 10 B,D,E sınıflarının katılımıyla “Türk ve Đslam Eserleri Müzesine” gezi düzenledi. 09.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, Sarıyer Đlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği “Đstiklal Marşı Okuma Yarışması”na 11 C sınıfı öğrencisi Dilara Zeynep ÖZSOMER ile katıldı.

[close]

p. 3

SAYFA 3 Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, 06.12.2011 tarihinde, okuma alışkanlığı edinme, kitapları tanıma ve sevme amaçları kapsamında Hazırlık A, B ve C sınıflarıyla katılımıyla "Kütüphanede Okuma Etkinliği" düzenledi.. Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü, coğrafya dersi kapsamında 10 D ve E sınıflarının katılımıyla "Doğadaki Üç unsur: Su, Toprak, Bitki." ünitesi çerçevesinde okulumuz kampüsündeki bitkileri ve özenle oluşturulmuş serayı dolaşıp bilgi aldı. Verdiği bilgiler için okulumuzun Peyzaj Mimarı Güçlü Bey’e teşekkür ediyoruz. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi tarafından 09 Aralık 2011 Cuma günü, 9. ve 10. sınıf öğrencilerine, Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık Đşleri Dairesi Başkanlığı katılımıyla “Gençlerde Hijyen ve Cilt Sağlığı” semineri düzenlenmiştir. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi tarafından 13 Aralık 2011 Salı günü, 11. sınıf öğrencilerine, Đstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Özürlüler Müdürlüğü katılımıyla “Özürlülük Hakkında Bilgilendirme ve Bilinçlendirme” semineri düzenlenmiştir. MUN Kulübü Öğrencileri 2011-2012 eğitim yılı çalışmaları kapsamında bu yıl Üsküdar Amerikan Lisesinde 18.si düzenlenen TIMUN (Turkish International Model United Nations) Konferansı’nda okulumuzu başarı ile temsil etmişlerdir. GA komitelerinin tümünde Sırbıstan’ı temsil eden ekibimizin yanı sıra Elif Özge Yemen’i temsilen Advisory Panel (Danışma Kurulu)’de görev yapmıştır. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisimizin düzenlediği Yıldız Teknik Üniversitesi tanıtım gezisi 11. sınıf öğrencileriyle 20 Aralık 2011 Salı günü gerçekleştirilmiştir. Zafer Yaz

[close]

p. 4

SAYFA 4 Öğrencilerini ana kucağından alıp bir yetişkin şeklinde mezun eden kurumumuz, bu süreçte gençlere akademik ve kişisel gelişimini sağlayacak birçok olanak ve faaliyet sunmaktadır. Önce iyi insan yetiştirmek ilkesinden hareketle öğrencileri topluma faydalı birer armağan olarak sunmaktadır. Bu değerli insanları sunabilmesinde büyük katkı sağlayan münazara çalışmaları okulumuzda etkin bir şekilde sürdürülmektedir. Bu kapsamda istekli öğrencilerimizin katılımıyla kurulan Münazara Kulübü, özgüveni yüksek, çağdaş, kendini toplum önünde doğru şekilde ifade edebilen geleceğin liderlerini yaratma hedefiyle çalışmalarını devam etmektedir. Bu çalışmalar sırasında öğrencilerimiz kişisel birikim, tecrübelerini doğru ifadeler, düzgün sözcük ve cümle kullanımları ile pekiştirerek kurumumuz açısından hedeflenen öğrenci profili oluşturulmaktadır. Sarıyer Đlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Münazara Yarışması’nda öğrencilerimiz her hafta profesyonelce yapılan çalışmaların karşılığını alarak ilçe birincisi seçildiler ve il çapında düzenlenecek yarışmalara katılma hakkı kazandılar. Özgün fikirlerini ve düşüncelerini serbestçe savunup paylaşabildikleri bu yarışmalarda öğrencilerimiz, karşı takımları rahatlıkla yenmiştir. 25.11.2011 tarihinde Đlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği münazara yarışmasına Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü Münazara Takımı katıldı. Rotary Lisesinde düzenlenen yarışmada okulumuz, Özdemir Sabancı Lisesiyle mücadele etti. Münazarada okulumuz “Đnsana suç işleten kendisidir.” tezine karşı “Đnsana suç işleten toplumdur.” antitezini savundu. Okulumuz, 412 puan alan Özdemir Sabancı Anadolu Lisesini 467 puan ile yenerek bir üst turda yarışma hakkı kazanmıştır. 02.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü Münazara Takımı, Özel Ufuk Anadolu Lisesiyle çeyrek finalde mücadele etti. Münazara takımımız “Teknoloji insanları yakınlaştırır.” tezine karşılık “Teknoloji insanları uzaklaştırır.” antitezini savundu. Çekişmeli geçen mücadelede rakibini 100 puan farkla geçen takımımız yarı finalde yarışma hakkını elde etmiştir. 07.12.2011 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü Münazara Takımı, Rotary 100. Yıl Lisesinde yapılan yarışmada Vehbi Koç Vakfı Lisesiyle yarı finalde mücadele etti. Münazara takımımız “Televizyondaki yarışmalarda 18 yaşın altındaki çocuklar yarışmamalıdır.” tezine karşılık “Televizyondaki yarışmalarda 18 yaşın altındaki çocuklar yarışmalıdır.” antitezini savundu. Çekişmeli geçen mücadelede rakibini 70 puan farkla geçen takımımız finalde yarışma hakkını elde etmiştir. Münazara Yarışması final mücadelesinde 12.12.2011 tarihinde Hüseyin Kalkavan Lisesiyle karşılaştı. Final mücadelesinde münazara takımımız “Toplumları ayakta tutan geleceğe dair hayalleridir.” tezinde karşılık “Toplumları ayakta tutan geçmişte yaşadıklarıdır.” antitezini savundu. Çok çekişmeli geçen yarışmada okulumuz 1155 puanla Sarıyer Đlçe Birincisi olmuştur. Okulumuz münazara takımını (Elif ÖZGE, Emre ÖRENDĐL, Mert ÜRKMEZ) kutluyoruz. Öğrencilerimize Đstanbul Đl Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenleyeceği yarışmalarda başarılar diliyoruz. Şenay ÖNAL

[close]

p. 5

SAYFA 5 Editörden Merhaba Sevgili The PALA okuyucuları, Gazetemizin 4. yılı, gördüğü 4. yılbaşı... Lakin sanırım böyle bir sayıyı daha önce hiç görmedi. Bu sayımız için “dopdolu” sıfatı bile kifayetsiz kalır. “Bu kadar övdün, ne var bu sayıda?” Ne yok ki… Koç Holding Onursal Başkanı Sayın Rahmi Koç’la röportaj yaptık, okulumuzda düzenlenen Spectrum Of Education semineri hakkında bilgiler verdik. Okulumuzda TEMA, LÖSEV ve engellilerin yararına yapılan çalışmalara yer verdik. Okul münazara takımımız ilçe birincisi oldu. Işık okulları arasında yapılan turnuvamız sonuçlandı. “Van Đçin Rock “ yardım konserinden izlenimlerimizi aktardık. 2012 burç yorumlarımız da Palaskop köşemizde. Sayarak olamayacak sanırım, pes ediyorum. Siz iyisi mi bir an önce sayfaları çevirmeye başlayın :) Tüm The PALA ekibi olarak yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutlarız. Mutlu yıllar… Đyi okumalar... Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Okul Gazetesi The PALA (The Press Association of Lycee Attiudes) Đmtiyaz Sahibi Ömer ORHAN Sorumlu Müdür Yardımcısı Hakan KULABER Sorumlu Öğretmenler Zafer YAZ Mizan COŞKUN Web Yayım Berna HAMARAT KAYA Baskı & Cilt Şevki SÜTÇÜ Renkli Basım Nuri ÇEVĐK Editör Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU Düzeltmen Zafer YAZ Mizan COŞKUN E-Mail: palabasvuru@hotmail.com Yazarlar Berker CAMCI Can ÖZBALKAN Çiğdem KORBEK Dilara AHSEN Dilara ÇERÇĐ Dilara IŞIK Gültuğ ŞAHĐNOĞLU Hakan Mustafa TUNÇ Hatice BOZKURT Kazım ERGENÇ Kübra AKBALIK Pelin GÜZEL Pınar NĐSANOĞLU Seda ALAKAYA Şenay ÖNAL T. Cenk ÖNDER Yalçın YALÇINKAYA Zafer YAZ

[close]

p. 6

SAYFA 6 Az bulutlu hafiften serin bir pazar sabahıydı. Erkenden kalktık, hazırlandık, düştük yola. Kapılar 10’da açılacaktı ama 9.10-9.15 gibi vardım Beşiktaş’a. Đnönü Stadı’nı geçtikten sonra gördüğüm manzara tek kelimeyle inanılmazdı. Biletleri yardım için alıp konsere katılamayanlar hesaplanarak konsere katılmak isteyenlere basılan biletler için oluşan sıra Maçka’dan Taksim’e doğru uzanmıştı. Sıraları öğrenmek için, tamam dürüst oluyorum, önlerde tanıdık vardır, kaynarım umuduyla sıranın önüne doğru ilerledim. Bilet almak için gelenler sabah 6’dan beri buradalarmış. Biletliler sırasına geri döndüm etrafıma bakına bakına ama umduğum gibi bir tanıdığa rastlayamadan sıranın en arkasına geçtim. Etrafımızda çok değişik bir insan profili vardı. Kırmızı-mavi saçlarla, piercinglerle, file çoraplarla, zincirlerle gelen insanlar da vardı, herhangi bir kahveye girseniz göreceğiniz ‘yurdum insanı’ tabir edebileceğimiz insanlar da… Dakikalar ilerledikçe sıra da uzadı gitti. Artık Đnönü Stadı’na ulaşan sıranın Dolmabahçe’ye mi, Ortaköy’e mi varacağı insanların kaynaşma ve soğuğu unutma durumuna bağlıydı. Organizasyonun yalnızca altı gün gibi kısa bir sürede hazırlandığı ve kırk ayrı müzik grubunu bir araya getirdiği için sahneye çıkma sıraları ve grupların hangi parçaları seslendirecekleri merak konusuydu. Đnternette farklı sıralamalar mevcuttu. Herkes bunları tartışırken kapılar 10.15 gibi açıldı ve içeri girmeye başladık. Söylendiği üzere fotoğraf makinelerinin girişi yasak değildi. O yüzden makinelerini getirmeyenler fazlasıyla sitemkârdı. Bazı güvenlik görevlileri insanların çantalarını bile açmıyorken, benim üstümü 1-2 dakika boyunca aradılar. Konser yaklaşık 12 saatten fazla süreceği için hepimize bileklikler takılmıştı, girip çıkabiliyorduk. Yine de içeride harcanan her kuruş Türk Kızılayı’na bağışlanacağı için herkes içeriden alışveriş yapmayı tercih etti. Van Đçin Rock T-Shirtleri satıştaydı. Mehmet Turgut 40 TL karşılığında imzalı portrenizi çekiyordu. Köfte-ekmek, kumpir, sosisli, makarna, gözleme, salep, kahve gibi farklı yiyecek ve içeceklerin satın alınabileceği stantlar da mevcuttu. Yardım konseri olduğu için alkol satışı yoktu ama olsaydı kesinlikle yardım parasına büyük bir katkısı olurdu çünkü insanlar sadece alkol satın almak için terk etti konser alanını. Belki böylesi daha iyi oldu, içeride en ufak bir kavga ya da sapıtan bir kimse göze çarpmadı. Biz etrafımızdaki stantlara bakınırken, Hayko Cepkin sahne aldı alışılmış tarzıyla. Ne yalan söyleyeyim, ses sistemlerindeki bas-tiz sorunundan hiç mi hiç şikâyetçi olmadık. Hayko’nun bağırdığı kısımları duymadık bu sayede. Sonrasında Grup Model’in şarkılarını hep bir ağızdan söyledik. Canlı performanslarının bu kadar başarılı olabileceğini tahmin bile etmiyordum dürüst olmak gerekirse.

[close]

p. 7

SAYFA 7 Model’in gitaristini görünce yaklaşık iki dakika boyunca çığlık atmayı sürdüren kız konser boyunca konuşuldu. Ardından Marsis, Barlas ve Dilemma sahne aldı. Genel seyirci kitlesi tarafından ilgi görmedilerse de en ön sırada sağlam bir hayran kitleleri vardı. Ardından Aydilge sahne aldı ve sahne önü tıka basa doldu. Cem Köksal, Demirhan Baylan ve Ayşe Saran’ın ardından sahne alan Direc-t tüm seyirciyi yine sahneye yaklaştıran isimlerden oldu. Okan Bayülgen’in programında söz verdikleri üzere, Fatih Ürek’in ‘Haydi Lili Yar’ şarkısını rock ezgileriyle yorumlamaları gerçekten çok sempatikti. Çilekeş, Mabel Matiz ve Foma (Bu konser için tekrar toplanmışlar)’ya ilgi gösteren seyirci, Can Bonomo’nun sahne almasıyla çığırından çıktı. Kendine has tarzı, vokali ve şarkılarıyla Can Bonomo çok iyiydi. Tnk, Gece Yolcuları ve Multitap her zamanki gibi çok iyilerdi fakat Gece’nin ‘Ben Öldüm’ gibi herkes tarafından sevilen ve bilinen bir şarkısı varken başka bir şarkısını seslendirmesi seyircilerden çok tepki aldı. Sahne sırası Aylin Aslım’daydı. Konserin oluşmasında ve tanıtılmasında çok katkısı var kendisinin, nitekim sahneye çıktığında da sesi titriyordu. Uzmanların “piyanoya en yakışan ses” tespitinin hakkını verdi gerçekten o sahnede. Sırada Feridün Düzağaç vardı. Sahne önünden en arkadaki çimenlere kadar herkes hep bir ağızdan eşlik etti şarkılarına. Feridün Düzağaç’tan sonra Ete Kurttekin, Öztürk ve 4x4 fazla ilgi görmedi. Artık hava kararmıştı ve sahne Demir Demirkan’ındı. Sahneye doğaçlama gitar solosuyla giren Demir Demirkan’ın “Zaferlerim” ve “Kahpe” performansı, işte müzik, işte sahne performansı budur, dedirtti. Emre Aydın da çok rağbet gören isimlerdendi, Melis Danişmend, Aslı ve Haluk Levent’in performansı da muazzamdı. Malt ve Pamela’nın ardından artık seslerimiz kısılmıştı. Gripin gerek duygusal konuşması gerekse mükemmel performansıyla sağlam bir alkışı hak etti. Ve sahne Duman’ındı... Arkamı döndüğümde konser alanında yaklaşık 9.000 kişi vardı, herkes kendinden geçmişti. Duman’dan sonra artık takatim kalmadığı için dönmeye karar verdim fakat konser Özge Fışkın, Yüksek Sadakat, Moğollar, Kurban, Redd, Mor ve Ötesi ve Ogün Sanlısoy ile devam etti ve Şebnem Ferah’la son buldu. Bıraktığım gruplara bakınca artık tükenmişliğimin ne seviyeye gelmiş olduğunu tahmin etmek pek güç olmasa gerek. Videolarına bakılırsa hepsi gerçekten çok iyiymiş. Konserde akılda kalanlar, ince sesli fakat güzel görünümlü sunucunun ‘Küçükçiftlik Park’ diye bağırışları, Şebnem Ferah’ın yeni saç stilinin iticiliği, Direc-t’in Fatih Ürek coverı, Metin Uca’nın siyasi söylemleri, Okan Bayülgen’in gelişi, Haluk Levent’in Vanlı bir çocuğun poşisiyle sahne alması ve mükemmel müzikti. Tüm sanatçıların ve 500 küsur gönüllü görevlinin bilet alarak girdiği bir organizasyon olması, 4 kamyon yardım, 500 bin TL'yi aşkın paranın toplanması ve bu parayla Van’da bir ya da iki adet ilköğretim okulunun yapılacak olması kelimeleri kifayetsiz kıldı. Saatlerce soğukta beklemeye ve yorgunluktan ölmeye kesinlikle değdi. Okulumuzdan birkaç mezun hariç kimseyi görememek üzücüydü. Müzikli günler… Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU

[close]

p. 8

SAYFA 8 GALATASARAY LĐDERLĐĞE OTURDU 7 Aralık akşamı Türk Telekom Arena’da oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde 3-1’lik skor ile galip gelen Galatasaray 14.haftayı lider olarak tamamladı. Maçın başında birçok pozisyondan yararlanamayan Galatasaray üstün oynadığı dönemde golü Eboue ile 32.dakikada buldu. Golden sonra da baskısını azaltmayan Galatasaray, 40.dakikada Bilica’nın büyük hatası ve Elmander ile golü buldu. Đkinci yarıya Fenerbahçe üstün başlasa da kornerden gelen topu Felipe Melo dizi ile gol atınca Fenerbahçe’nin bütün umutları sona erdi. Fenerbahçe’nin bu maçtaki tek tesellisi 90+2’de Alex ile attığı gol oldu. EL CLASĐCO’DA SONUÇ DEĞĐŞMEDĐ Đspanya La Liga’nın 16. haftasında oynanan El Clasico bütün dünyanın merakla beklediği maç 9 Aralık akşamı Santiago Bernabeu’da oynandı. Maça hızlı başlayan Real Madrid 32. saniyede Benzema ile golü buldu ancak bu dakikadan sonra Barcelona’nın daha çok kaleye gelmesiyle Alexis Sanchez beraberliği sağladı. Đkinci yarının başlarında Xavi’nin uzaktan şutu Marcelo’ya çarpıp ağlara giderek Barcelona’nın 2-1 öne geçmesini sağladı. 55. dakikada öne geçen Barcelona 65. dakikada Fabregas’ın golüyle 3-1’lik skoru tayin etti. NBA’DE LOCK-OUT SONA ERDĐ Dallas Mavericks’in şampiyon olarak tamamladığı sezonun ardından maddi sıkıntılar ile karşılaşan NBA Yönetimi oyuncuların sözleşmelerinde gerekli kısıtlamalar konusunda anlaşmak için lokavt başlattı. 1 Temmuz’da başlayan lokavt geçtiğimiz ayın son günlerinde sona erdi. Yeni sezon 25 Aralık’ta geçen sezonun finalistleri Dallas Mavericks-Miami Heat maçıyla başlayacak. HAZAL SARIKAYA’DAN YENĐ TÜRKĐYE REKORU Okulumuzun 10-D sınıfında öğrenci olan Milli Yüzücü Hazal Sarıkaya, Polonya’da düzenlenen 15.Avrupa Kısa Kulvar Şampiyonası’nda 50 metre sırt üstü yüzme dalında kendisine ait olan 28.55’lik Açık Yaş Türkiye rekorunu 22 salise geliştirerek 28.33 yapmıştır. Milli yüzücümüzün başarılarının devamını dileriz. Can ÖZBALKAN

[close]

p. 9

SAYFA 9 2010-2011 eğitim öğretim yılı içinde matematik dalında 2, kimya ve biyoloji dallarında birer proje hazırlayan öğrencilerimiz verimli bir yıl geçirdiler. Matematik ve kimya dallarında hazırlanan projelerimiz TÜBĐTAK Orta Öğretim Okulları Arası Proje Yarışmaları’nda Đstanbul Avrupa Bölge Finalleri’nde sergilenmeye değer bulundular. Sarıyer Đlçe Milli Eğitim Müdürlüğü her yeni eğitim öğretim yılı başında, bir önceki yıl Đstanbul, Türkiye ve uluslar arası yarışmalarda dereceye giren veya başarılı bulunan Sarıyer ilçesindeki tüm okulların öğrencilerine yönelik “PROJE ŞENLĐĞĐ” düzenlemektedir. 8-9 Aralık 2011 tarihlerinde Darüşşafaka Lisesinde gerçekleştirilen SARIYER ĐLÇESĐ PROJE ŞENLĐĞĐ’ne öğrencilerimiz Sercan ALKAN, Can ZABCI, Semih BAYRAKTAR, Dora KEZER ve Emre ÖRENDĐL ile katıldık. Sarıyer Đlçe Kaymakamı, Belediye Başkanı ve Milli Eğitim Müdürünün katıldığı açılış töreninde, çeşitli proje konusu ile başarılara imza atmış çok sayıda gencin olması, biz öğretmenlerin ilerinin Türkiyesi’ne umut ve gururla bakmasına vesile oldu. Tabii ki Ayazağa Işık Lisesinin bilime gönül vermiş öğrencilerinin törende kendilerini ve projelerini kısaca tanıtmaları bizler için ayrı bir övünç kaynağı oldu. Ayazağa Işık Lisesi yıllardır süren geleneği ile bilimsel proje çalışmalarına önümüzdeki yıllarda da artan sayıdaki öğrencilerimizle devam edecektir. Serap GÖGÜŞ

[close]

p. 10

SAYFA 10 21.12.2011 tarihinde EYP, Münazara, Tiyatro ve Basın Yayın (The PALA ) kulüplerinin katılımıyla okulumuzda LÖSEV yetkilisi Seda ALAKAYA’dan LÖSEV hakkında bilgi aldık. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında LÖSEV’e yardımda bulunma kararı almıştık bu karar doğrultusunda Sayın Seda Hanım’a bu kararımızı bildirdik. Yapılan bilgilendirme söyleşisinde LÖSEV yararına okulumuzda yapabileceğimiz etkinlikler, faaliyetler hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Kulüpler olarak çeşitli organizasyonlarla Ankara’da bulunan LÖSEV Köyü’ne yardımda bulunma kararı aldık. Okulumuzun bu tür durumlarda gösterdiği hassasiyeti bilerek yapacağımız yardım kampanyalarında bize tam destek vereceği inancındayız. Kampanyalarımıza katılacak ve destek vereceklere şimdiden teşekkür ediyoruz. (Zafer YAZ) 1998 yılında Ankara’da 30 lösemili çocukla çalışmalarına başlayan ve bugün kayıtlı lösemi çocuk hasta sayısı 10.000’e yaklaşan LÖSEV (Lösemili Çocuklar Vakfı), çocukların ücretsiz tedavilerinin yanı sıra ailelerin maddi-manevi desteklenmeleri, anne eğitimleri gibi yüzlerce çalışmayı çatısı altında toplamış, ulusal ve uluslararası platformda başarılı projelere imza atmış bir vakıftır. Vakıf tüm nakdi ve ayni yardımlara ek olarak Ankara’da 2000 yılından bu yana faaliyet gösteren LÖSANTE Lösemili Çocuklar Hastanesi’nde, tedavisi 3 yıl süren ve son derece pahalı olan lösemi hastalığı ile mücadelede, % 90’a varan tedavi başarısını yakalanmıştır. LÖSANTE gibi tamamen ücretsiz eğitim veren Türkiye’nin ilk ve tek olan Özel Lösemili Çocuklar Okulu, MEB’e bağlı olarak Ekim 2008 tarihinden itibaren lösemiyi yenmiş çocuklarımıza eğitim olanağı vermektedir. LÖSEV, Ankara’ya tedavi için gelen lösemili ve kanserli aileler için sağlık ve sosyal tesislerden oluşan ve kanser araştırma laboratuvarını da içeren Lösemili Çocuklar Köyü ile bir ilke imza atmış ve tüm hizmetlerini bir çatı altına toplamıştır. LÖSEV, sadece çocuğu değil bütün bir aileyi etkileyen tedavi sürecinde sağlık ve eğitim hizmetlerini “Lösemili Aile” anlayışıyla sürdürmektedir. Bu nedenle; 2002 yılında kurulan Anne Atölyeleri’mizde çocukları lösemi tedavisi gören annelerimize meslek edindirme çalışmaları başlatılmıştır. Annelerimiz bu çalışmalar kapsamında edindikleri becerilerle el emeği, göz nuru ürünler hazırlamaktadır. DÜKKÂN markalı bu ürünlere internet üzerinden (www.ispanak.com.tr)adresinden , alışveriş merkezlerinde bulunan LÖSEV satış stantlarından ulaşabilirsiniz. Satıştan elde edilen gelir yine çocuklarımızın tedavisine aktarılmakla birlikte annelerimizde ufak da olsa gelir elde etmektedirler. Böylece bir meslek sahibi olmaları sağlanmaktadır. Bunun dışında LÖSEV önderliğinde 78 ülke ve 132 kuruluş tarafından kabul edilmiş, Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası, her yıl mayıs ayının sonunda tüm dünyada kutlanmakta ve kansere karşı dikkat çekilmektedir. Tüm bu çalışmaları değerli bağışçı, gönüllü ve duyarlı firmaların katkıları ile gerçekleştiren LÖSEV hakkındaki tüm bilgilere www.losev.org.tr adresinden ulaşabilir hatta siz de bir LÖSEV gönüllüsü olabilirsiniz. (Seda ALAKAYA) THE PALA Zafer YAZ / Seda ALAKAYA

[close]

p. 11

SAY Okulumuzda, 23-26 Kasım tarihleri arasında telaşı hepiniz fark etmişsinizdir. Kapıda genişçe bir karşılama masası, gelen yabancı insanlar… Yüzlerce soru, tek cevap. Spectrum Of Education! Ne peki bu Spectrum Of Education? Sırbistan’dan Amerika’ya, Finlandiya’dan Rusya’ya, Đngiltere’den Güney Afrika’ya, Romanya’dan Almanya’ya birçok akademisyen ve öğretmenin katılımıyla gerçekleşen bir eğitim semineri. Bu seneki teması Kültürlerarası Eğitim olan bu konferanslar kapsamında 4 farklı ülkeden 50'ye yakın öğretmen, öğretim görevlisi, AFS çalışanı ve gönüllüsünü Đstanbul’da misafir ettik. EFIL ve AFS Đtalya Yönetim Kurulu Üyesi Roberto Ruffino ve dünyaca ünlü konuşmacı/ yazar Marc Prensky gibi isimler de aramızdaydı. Şahsen, görevli öğrencilerden biri olarak, seminerlerden fazlasıyla keyif aldığımı ve kendime pek çok şey kattığımı düşünüyorum. Eminim ki, düzenlenen öğretmenler günü kutlamaları, grup yemekleri ve Boğaz turu da en az seminerler kadar keyifliydi. Önümüzdeki senelerde hepinizin katılımı dileğiyle... Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU

[close]

p. 12

SAYFA 12 Merhaba sevgili The PALA okuyucuları. Bu ay gazetemizde Türkiye iş âleminin duayenlerinden Koç Holding Onursal Başkanı Sayın Rahmi Koç’u ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. 13 Aralık akşamı saat 20.00 de okulumuz Đnteract Kulübü ve The PALA ekibinden birkaç arkadaşla Rotary Kulübü’nün Taksim’de Hyaat Regency Oteli’nde düzenlediği davette hazır bulunduk. Sayın Rahmi Koç ile açık oturumu ve sohbet tarzı geçen röportajımızdan belli bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendileri lütfedip sorularımıza cevap vermekle kalmayarak gazetemiz hakkında da bilgi aldılar. Öncelikle Rotary Kulübü’nden biraz bahsedeyim. Rotary Kulübü, üyeleri arasındaki diyaloğu ve dayanışmayı pekiştirip ticari, sosyal ve siyasal alanlardaki etkinliğin artırılması amacıyla 23 Şubat 1905’te kurulan, sosyal dayanışmada önemli bir rol oynayan bir kuruluş. 18 yaşına kadar üyelerine Đnteract, 18-30 arasına Rotaract, 30 yaş ve üstüne Rotaryen adı verilir. Toplum hizmeti üzerine gönüllü bir kuruluştur, başka bir deyişle. Yaptığı etkinliklerin gelirleri ve buldukları sponsorlar vasıtasıyla yardımlar yapar, uluslararası eğitimler düzenler. Sayın Rahmi Koç da 76-77 dönemlerinde Đstanbul Rotary Kulübü’nün başkanlığını yapmıştır. Mümtaz: Dünyada örnek aldığınız kişiler kimler? Sizce gençler iş hayatında başarılı olmak için neler yapmalı? Vatanına, milletine hayır yapmış her insan bence örnek alınası insandır. Henry Ford veya Dostoyevski’yi örnek gösterebiliriz bunlara. Ama bence, para kazanmak haricinde ARGE (Araştırma-Geliştirme), yatırım, şirket ortaklarına düzgün temettü dağıtmak, medeni şekilde çalışmayı temin etmek ve hayır işleri yapmak lazım. Yapılacak çok şey var… Gençler merdivenleri tek tek çıkmaktansa hızlı ilerlemeyi seçiyorlar, lakin ne kadar hızlı çıkılırsa o kadar hızlı düşülür. Karar vermek lazım! Profesyonel olarak bir yerde mi çalışacaksınız yoksa girişimci mi olacaksınız? Ya patronunuza uyacaksınız ya da elinizi taşın altına koyacaksınız. Herkes planını önüne koyup karar vermeli. Kerim: Bu kadar büyük bir şirketin kontrolünü nasıl elinizde tutuyorsunuz? Đş büyüyünce kontrol elden kaçar. Profesyonel idareciler kullanmak lazım, en iyi kimse, onu bulup ikna edeceksin. Kârdan hisse vereceksin, düzgün idare ettiği sürece işine karışmayacaksın. Bunun aksi çalışmayı zayıflatır ve insanları bezdirir. Güvenmekte büyük fayda var çünkü patron, şirket orkestrasının şefidir. Bu bir, takım çalışmasıdır. Programını kurarsın, hedeflerin tuttuğu sürece karışmazsın. Az adam değiştirmelisin, kendi kültüründen yetişmiş, seni bilen insanlarla çalışmalısın. THE PALA

[close]

p. 13

SAYFA 13 Kübra: Đş ahlakı ve iş disiplini konusunda neler söylemek istersiniz? Her şeyin disiplini vardır kendine göre, belli bir düzeni vardır kendi içinde. Burada “Cooperate Government” kavramı devreye giriyor. Düzgün çalışmalı, etrafla iyi geçinmeli, toplantılara hazır gelmelisiniz, bütçe belirlemesini iyi yapmalısınız. Gece gündüz değil, verimli çalışmalısınız. Vergileri düzgün ödemeli, hep beraber ilerlemelisiniz. Mümtaz: Yeni sektörlere girerken nelere dikkat ediyorsunuz? Turgut Özal döneminden önce 110 şirketimiz vardı. Getirdiği yenilikler bizi yeni sektörler seçmeye yöneltti. Biz de kendimizi 4,5 sektörde sınırladık. Otomotiv, beyaz eşya (ev aletleri), enerji ( elektrik üretimi, petrol rafinerisi, gaz dağıtımı, istasyonda oto gaz satımı), finans (bankacılık, sigortacılık), turizm (tersaneler, uçak-helikopter kiralama, inşaat şirketi, Koçtaş). Şirket stratejimizi bir sektörde 1. ya da 2. değilsek sektörden çıkmak üzere değiştirdik. Bankada 4. yüz şu an sadece, onda da en kısa zamanda ilk 2'nin içinde olmayı hedefliyoruz. Mümtaz: Peki, ya yeni sektörler? Yeni işlere girmeye de devam ederiz özelleştirmeler veya ilginç gelen projeler olduğu sürece. Bir yatırım 5 senede kendini döndürmeye başlayacaksa, tamamdır. Murathan: Gelecekle ilgili bireysel hedefleriniz nelerdir? Her dakikanın tadını çıkarmak, sağlıklı yaşamak ve herkes gibi sağlıklı ölmek. Barbaros: Ailenizle neler yaparsınız, nasıl zaman geçirirsiniz? Torunlarımı çok sık göremiyorum, mümkün oldukça birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum. Ayda bir kesinlikle evde yemek yeriz, tüm aile hep beraber. Programlarımız senelik hatta iki seneliktir, her şey önceden bellidir, tabii ki programda acil değişiklikler olabilir.

[close]

p. 14

SAYFA 14 Đgal: Sıradan bir iş gününüzü anlatabilir misiniz? 6.30-7.00 gibi kalkar, 8.30 gibi kahvaltı ederim. 9.00’da holdinge hareket ederim, 9.20 gibi varırım. Öğleye kadar çalışırım, toplantılar 19.00 gibi biter, sonra davet, ziyafetlere giderim. Cumartesileri müzeyle meşgul olurum. Pazar günleri 10.00'dan yarıma kadar golf oynarım. Papatya çayı eşliğinde öğlen uykusuna geçerim. 16.30 gibi sekreterim gelir, 19.00’a kadar çalışırız, yemek yeriz, maç varsa izleriz, sonra o gider, ben de uyurum. Mümtaz: Dünya turu ve müze fikri nasıl ortaya çıktı? 1956 senesinde Henry Ford müzesine gittim. Henry Ford otomobillerle başlamış müzesine, tayyare, buharlı trenle devam etmiş. Amerikan kültürü ve yaşamı derken, Thomas Edison’un laboratuarını finanse etmiş, sonrasında tüm laboratuarı müzeye taşımış. Ben de ondan etkilendim. Yavaş yavaş topladık, ev, depo derken en sonunda müze açtık. Dünya turunu valla bende bilmiyorum, çıktık 8600 km yol yaptık, yaklaşık 2 sene sürdü. Đstanbul’a 6 kere uçakla gittik, Đstanbul’dan geldik, sonra aynı noktadan devam ettik. Đgal: Beğendiğiniz karikatüristler kimler? Turan Selçuk, Cemal Nadir Güler, Ali Ulvi. Emre: Türkiye’deki işsizlik oranı göze alındığında, iş arayanlar arasından seçimi nasıl yapıyorsunuz? Bu ülkenin Đş ve Đşçi Bulma Kurumu’nun kapısında “Đşi olmayan giremez.” yazıyor. Đş arayan çok, ama aradığınız elemanı bulmak zor. Söylediğim gibi, içeriden yetiştirmekte fayda var. Murathan: Rotary sizin için ne ifade ediyor? Büyük şehirlerde fazla mânâ ifade etmiyor. (Londra’daki Rotary Kulübü ziyaretinde bu kanıya varmasına sebep olan anıyı anlatıyor) Rotary daha küçük şehirlerde oraları tanımayan, bilmeyen işadamları için fevkalade bir teşkilat. Her türlü konuda devamlı yardım üreten bir teşkilat. Rotary’i çok önemli ve faydalı bir dernek, sosyal anlamda bir araya geliş olarak görüyorum. Mümtaz: Eğer Koç ailesinin bir ferdi olarak dünyaya gelmeseydiniz, sizce bugün bulunduğunuz yerde olur muydunuz? Başka bir deyişle, eğer ‘Bir Koç olmasaydınız, yine de bir Koç olur muydunuz?’’ Koç ailesine bağlılığımız çok fazla. Adımızın devamı için uğraşıyoruz, çizgimizi bozmama çabasındayız. Forbes’un ‘Dünyanın 500 Şirketi’’ sıralamasında 172.yiz, bu listede daha da ilerlemek niyetinde ve eğilimindeyiz. Şirkete dâhil olduğumda ciromuz 500.000 dolar iken, şimdi 60.000.000.000 dolar. Tabii ki bu benim olduğu kadar bütün “Koç Ailesi”nin de başarısı. Son olarak, fotoğraflarımızı çeken Hakan Mustafa Tunç ve Kübra Akbalık’a, bizleri yalnız bırakmayan Đnteract Kulübü Danışman Öğretmenimiz Hande Acarman’a, sorularıyla röportajımıza katkıda bulunan arkadaşlarımız Emre Örendil, Kübra Akbalık, Barbaros Albayrak, Murathan Kendirci, Kerim Serttürk ve Đgal Hekim’e teşekkürü borç bilirim. Editörlük kariyerimdeki en saklanası çalışmaydı, hep hatırlayacağım bir gece olacağına ve torunlarım için bile bir gurur kaynağı olacağına şüphe yok. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. (Bir şeyi de belirtmeden geçmeyeyim, ses sistemindeki aksaklık nedeniyle tüm cümleleri kalemle not almak durumunda kaldım, o yüzden bazı cümlelerde ufak değişiklikler olabilir, mazur görün.) Erdem Mümtaz HACIPAŞAOĞLU / Kübra AKBALIK / Hakan Mustafa TUNÇ

[close]

p. 15

SAYFA 15 Hayat içindeki ayrıntılardan ve verdiğimiz değerlerden geçer mutluluk, paylaşım ve farkındalık içeren bir bakış açısı, kişiyi hayat yolunda mutlu kılacaktır. Yaşadığı coğrafyanın farkında olan birey, doğaya karşı da duyarlı ve yardımcı olacaktır. Ben ve öğrencilerim böyle bir istekle çalışmaya başladık ve 2. yılımızda TEMA çalışmalarımıza sizlerin de desteğinizi hissettik hep… 2 yıldır benimle çalışan öğrencilerim, yaptığımız çalışmalar ve aldığımız eğitimler ile ilköğretim öğrencilerimizi eğitmeye başladılar. Genç Tema Lise Teşkilatı öğrencilerimiz: Kübra Akbalık, Đrem Akman, Elif Özge, Dilara Demir ve Kerimcan Maltepe 20.12.2011 tarihinde okulumuzun ilköğretim öğrencilerine –yaklaşık 300 kişilik bir gruba- “Toprak-Erozyon” eğitimi verdiler. Pelin GÜZEL

[close]

Comments

no comments yet