The PALA KASIM 2010 - SAYI 22

 

Embed or link this publication

Description

The PALA KASIM 2010 - SAYI 22

Popular Pages


p. 1

FMV ÖZEL AYAZAĞA IŞIK LĐSESĐ YIL: 3 SAYI: 22 KASIM 2010 PALA-MÜZĐK Pala • • • Etkinlikler-1 Editörden Pala-Kitap Pala-Müzik Sine-Pala Pala-Mizah Bobi-Pala Pala-Tarih Palaskop Pala-Spor Anı-Pala Pala-Röportaj Pala-Kâşif Pala-Oyun • • • • • • The SĐNE-PALA PALASKOP PALA-RÖPORTAJ BOBĐ-PALA PALA-OYUN PALA-TARĐH • • • • • PALA-SPOR PALA-ETKĐNLĐK • Etkinlikler-2 PALA-KÂŞĐF

[close]

p. 2

SAYFA 2 Etkinlikler-1 Cumhuriyetimizin kuruluşunun 87. yıl dönümü okulumuzda görkemli bir törenle kutlandı. 03.11.2010 tarihinde Edebiyat-Sosyal Dersler Bölümü Doç. Dr. Ahmet Kuyaş’ın sunduğu “Atatürkçülük ve Atatürkçülüğün Günümüzdeki Etkileri” konulu seminer düzenledi. 29.10.2010 tarihinde "Dünya Gençleri 2010 Avrupa Kültür Başkenti Đstanbul'da Buluşuyor. Sırt Çantanda Neler Var ? " Projesi açılış töreni yapıldı. 09.11. 2010 tarihinde Robert Koleji Bizim Tepe Mezunlar Derneği Lokalinde Istanbul Rotaract- Interact 6. toplantısı gerçekleştirildi. Interact Kulübümüz 14 öğrencisiyle toplantıya katıldı. Projemizi yöneten öğrencilerimiz teker teker söz alarak tüm katılanlara 2010-2011 dönem proje konularını açıkladılar. 22.10.2010 tarihinde Edebiyat Sosyal Dersler Bölümü tarafından Ahmet Ümit’in kendini ve eserlerini tanıttığı bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşinin ardından Ahmet Ümit kitaplarını imzaladı. 22.11.2010 tarihinde RHS tarafından düzenlenen etkinlikte Aydın ILGAZ, 9. sınıf öğrencilerimizle " Rıfat ILGAZ 100 Yaşında Yeniden Işık Okullarında" konulu söyleşi yaptı. etkinlik sonrası Rıfat ILGAZ'ın kitapları ve Hababam Sınıfı’nın yazılış serüvenini anlattığı “Sınıf’ın Efsanesi” adlı kendi kitabı hakkında öğrencilerimizin sorularını yanıtladı. Zafer Yaz

[close]

p. 3

SAYFA 3 Editörden Merhaba Sevgili The Pala okuyucuları, Evet, The Pala okuyucuları, yanlış duymadınız! Yaptığımız anketin sonucunda, gazetemizin isminin değişmemesine karar vermiş olduk. Bu anketlere gösterdiğiniz ilgi ve alakadan ötürü müteşekkiriz. Bu ay bizim için çok önemli… Çünkü okulumuza isim veren, büyük önderin, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ölüm yıl dönümü (10 Kasım 193∞). Kendisini rahmetle anıyoruz. Aynı zamanda bu ay( 24 Kasım), bize artık ailemiz kadar yakın olanların, öğretmenlerimizin günü! Bu ay gazetemiz yine dopdolu! Ekibimize yeni katılan arkadaşlarımızın yazıları da artık aramızda… Artık daha güçlüyüz! (Siz de aramıza tek seferlik ya da düzenli olarak katılmak için geç kalmış sayılmazsınız :) ) Ayrıca bu sayımızda, artık okulumuzun demirbaşlarından biri olan Biyoloji Öğretmenimiz Kazım Ergenç, öğretmenlerimiz tarafından düzenli yazılmasını umduğumuz Pala-Anı bölümünü, kendi anılarıyla süsledi. Gazetemizde bunların dışında, tarih profesörü Ahmet Kuyaş’la yaptığımız röportajı, Koruyucu kitabının incelemesini, Harry Potter’ın yeni filmini, körling (Curling) sporunu, tarih köşemizi, aramıza yeni katılan Pala-Kâşif bölümünü ve yine her zamanki gibi Bobi-Pala, Pala-Müzik, Pala-Oyun ve Palaskop bölümlerini bulacaksınız. Keyifle okuyacağınızı umuyoruz. Sınav haftamızda, tüm arkadaşlarımıza başarılar diler, bizlerde büyük emekleri bulunan öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutlarız… Sevgilerimizle… Đyi okumalar... Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Okul Gazetesi PALA Đmtiyaz Sahibi Ömer Orhan Sorumlu Müdür Yardımcısı Serhat KURT Sorumlu Öğretmenler Zafer Yaz Pelin Eyüp Editör Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu Redaktör Zafer Yaz Selin Oruç E-Mail: palabasvuru@hotmail.com Yazarlar Berker Camcı Çağatay Celep Dilara Çerçi Dilara Işık Doruk Işık Ece Gökçek Elif Tahmiscioğlu E.Mümtaz Hacıpaşaoğlu Hande Göncer Kazım Ergenç Mert Erkangil Tarık Sert Uğur Koç Utkan Güder Zafer Yaz

[close]

p. 4

Pala-Kitap Koruyucu “Herkesin seçim hakkı vardır. Bazılarının hatası yanlış olanı seçmektir.” SAYFA 4 Sevgili PALA okuyucuları, bildiğiniz gibi bir yıllık eğitimimizin ilk çeyreğini geride bıraktık, ikinci sınav kuşağı da yaklaşıyor, bu yüzden yazıma başlamadan önce hepinize geçmiş olsun demek istiyorum. Aşağıda PALA’ya yazdığım ilk yazıyı göreceksiniz, kitap ile ilgili kısa bir özet ve kendi yorumum. Kitabın özetini yazarken hikayeyi bozmamak için çok uğraştım fakat arada hatalar olabilir. Acemiliğime verin artık. Kitabın ana karakteri Julie, Jim’in ölümünden sonra, içinde yavru köpek bulunduran bir paket ve kocasının ona yazdığı bir mektup alır. Mektuba köpeği ona yalnız kalmaması için aldığını yazmış, hemen altına da bir not iliştirilmiştir: “...Her zaman yanında olacağım.” Köpeğin bir hayvandan farkı olmadığını düşünen Julie için bu kelimeler bir anlam taşımamaktadır fakat hikaye ilerledikçe Julie görünenden çok daha fazlası olduğunu anlayacaktır... Yıllar geçer, Julie hayatına devam etmeye karar vermiştir. Tam bu sırada Richard ile tanışır. Richard fotoğraf tutkusu olan yakışıklı, zengin, başarılı bir iş adamıdır. Fakat bir yanda da Mike vardır. Lise mezunu, saf ve iyi kalpli Mike, aynı zamanda da yıllardır ona aşıktır. O da Mike’tan hoşlansa da, bunu Jim’e karşı ihanet saydığı için hiçbir zaman belli etmez. Peki, sonunda kimi seçecektir? Bunu öğrenmek için okumanız gerekecek. Nicholas Sparks diğer kitaplarında da olduğu gibi bu kitabında da aşk, aksiyon ve dramı mükemmel bir şekilde harmanlayıp bize sunmuş. Konu aşk olunca çoğu kişinin ön yargıyla yaklaşacağını biliyorum fakat seveceğinizi garanti edebilirim. Örnek olarak, aşk romanlarından son derece nefret eden ben, bu kitabı nasıl başladıysam aynı heyecan ve ilgi ile bitirdim. Eğer Alacakaranlık serisini sevdiyseniz, bu kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Berker CAMCI

[close]

p. 5

SAYFA 5 Pala-Müzik Alaturka Ateşi Yılın en heyecan verici albümlerinden Bir Nev-i Alaturka'nın yanı sıra eski ve yeni şarkılarından oluşan repertuarı ile Nev, Jolly Joker Balans sahnesinde yerini alıyor. Kendine has bir dinleyici kitlesine sahip olan Nev'in, eşsiz Türk Sanat Müziği eserlerini rock, tango, latin ve rembetika tınılarıyla yorumladığı Bir Nev-i Alaturka, kimi zaman hüzünlü kimi zaman coşkulu ama muhabbetin eksik olmadığı yolculuklara çıkarıyor. Kimi zaman hüzünlü kimi zaman coşkulu ama muhabbetin eksik olmadığı yolculuklara çıkaran Bir Nev-i Alaturka performansında Nev’e, sahnede sürpriz isimler eşlik edecek. Bu özel buluşma için Nev, alaturka şarkılardan oluşan çok özel bir repertuar hazırladı. Nev 13 Kasım Cumartesi akşamı Jolly Joker Balans sahnesinde sevenleriyle buluştu. Micheal Jackson Dönüyor Michael Jackson’ın yakın zaman önce kaydedilmiş tamamen yeni kayıtlarından oluşan ve büyük merakla beklenen “Michael” isimli albümü 14 Aralık’ta Sony Music etiketiyle yayımlanıyor. Bir sonraki albümü için her zaman hazırlıklı olan Pop Müziğin Kralı’nın yaratım süreci hiç durmak bilmiyordu; dünya çapındaki birçok hayranının henüz haberi bile yokken, Michael Jackson New Jersey’deki bir arkadaşının evinden, Las Vegas’taki stüdyolardan ve çok özel bir grup müzisyenle Los Angeles’a kadar birçok yerde durmaksızın yeni şarkılar yazıyor ve kaydediyordu. Şimdi, “Michael” albümünde yer alacak şarkılar için anlatılacak eşsiz hikâyeler arasında, hayranları bu sanat adamının nasıl çalıştığını ve iç dünyasını akılları baştan alan bir açı ile görebilecekler ve yakın zaman önce kaydettiği şarkılarını duyma şansına erişecekler. Michael Jackson’ın albümde yer alacak 'Breaking News' isimli yakın zaman önce tamamlanan ve daha önce duyulmamış şarkısı, 2007 yılında New Jersey’de kaydedildi. Resmini gördüğünüz Michael albümünün kapak görseli Kadir Nelson isimli ressam tarafından 2009 yılında yapıldı. Tablolarında hikâyeler anlatmasıyla ün salan Kadir, bizi Michael Jackson’ın hayatındaki önemli dönüm noktalarının ve önemli insanların arasında bir yolculuğa çıkarıyor. 52. Grammy Adayları Seçildi Dünyanın en prestijli müzik ödüllerinden olan Grammy Ödülleri için 2009 adayları belli oldu. Tüm dünya tarafından merakla beklenen adayların açıklanmasından sonra gözler 31 Ocak 2010′da Los Angeles’ta verilecek ödüllere çevrildi. Toplamda 109 ödülün dağıtılacağı törenlerde, Grammy Ödülleri‘ne damgasını vuracak sanatçı 10 adaylıkla Beyoncé gibi gözüküyor. Beyoncé‘yi 8 adaylıkla Taylor Swift izlerken, Black Eyed Peas, Maxwell ve Kanye West’in 6 dalda adaylığı bulunuyor. 2009′a damgasını vuran Lady Gaga ile birlikte Jay-Z ve David Guetta ise 5 dalda aday gösterildi. Berker CAMCI

[close]

p. 6

Sine-Pala David Yates ‘in yönettiği , senaryosunu J.K. Rowling ve Steve Kloves’ ın yazdığı “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nın 1. bölümü 17 Kasım 2010 tarihinden itibaren Türkiye ve bütün dünyayla birlikte vizyona girdi. Bu haber tabii ki Harry Potter serisinin hayranlarının sinemalara akın etmesini sağladı. Filmin “imdb”deki puanının 8,3 olduğunu düşünürsek filmin başarılı bir film olduğunu söyleyebiliriz ve hala gitmeyenler için filmi kesinlikle tavsiye edebiliriz. ''Ölüm Yadigarları öyle yoğun ve zengin bir metin ki onu hakkıyla perdeye taşımanın tek yolu ikiye bölmekti.''-D.HEYMAN ''Böylece karakterleri daha geniş şekilde ele alabilecek ve onlara daha uygun bir şekilde veda edebilecektik.''S.KLOVES ''Đlk bölüm dinamik, son derece adrenalin yüklü, canlı ve yollarda geçiyor.''-D.YATES Bu bölümde önceki filmlerde olduğu gibi Voldemort gene kötü adam , Harry ve ekibi gene onu durdurmaya çalışıyor ama kötü bir durum var . Dumbledore öldü. Hortkuluklar ortada yok . Zümrüdanka yoldaşlığına üyelerin sayısı giderek azalıyor . Büyük bir savaş başlamak üzere ve bunlar olurken de Voldemort ‘un gücü giderek büyüyor . Bütün bunları da ele alırsak Harry yoluna 1- 0 yenik başlıyor. SAYFA 6 Bu filmde Harry daha mücadeleci ve cesur bir karakterle karşımıza çıkıyor ve filmin daha başında Voldemort Harry’yi ele geçirmek için bir tuzak hazırlıyor ve maalesef ateş kadehinden beri tanıdığımız Deli Göz ölüyor ve birçok da yaralanan oluyor. Harry güvenli bir yere kaçırıldıktan sonra hıncını alamayan Voldemort sihir bakanlığındakileri öldürüp kendi büyücülerini başa getiriyor. Bu sayede sadece büyücülerin içinde bulunduğu dünya tasarısının ilk temellerini atıyor. Ama saldırıların ardı arkası kesilmek bilmiyor. En sonunda Harry , Ron ve Hermoine çareyi Londra’da bizim gibi insanların yaşadığı caddelere giderek , insanların arasına karışarak buluyorlar. Amaçlarının Hortkulukları bulmak olduğu düşünüldüğünde nereden başlayacağını bilmeyen bu üç genç geniş bir maceraya atılıyorlar. Sürpriz ölümler oluyor ve büyük kavgalar kopuyor. Bu kavgalar sonucunda tek sahip oldukları şeyin arkadaşlıkları olduğunu daha iyi kavrıyorlar. Ron ve Hermoine arasında alevler iyice kızışıyor ve Harry’nin büyük aşkı ondan dünyayı kurtarmasını bekliyor. Dumbledore ölse bile onlara hala yardımı dokunacak bilgiler vermeye devam ediyor. Bunu yazdığı vasiyetiyle yapıyor. Harry hortkulukları bulurken aslında unutulmuş bir efsaneyi de ortaya koyuyor. “Ölüm Yadigarları “ efsanesi . Voldemort’u engellemek için artık ölüm yadigarlarındaki geçen nesneleri de bulmak zorunda kalıyorlar ama Voldemort zaten en önemlisine Harry ‘i öldürmek için kullanacağı o nesneye filmin sonunda sahip oluyor. Hande Göncer

[close]

p. 7

SAYFA 7 Pala-Mizah Kaynak: Muhtelif Zafer YAZ

[close]

p. 8

SAYFA 8 Bobi-Pala PALA

[close]

p. 9

SAYFA 9 Kaynak: bobiler.org Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu

[close]

p. 10

SAYFA 10 Pala-Tarih KÖYLÜ MĐLLETĐN EFENDĐSĐDĐR Atatürk hakkında fazla duyulmayan bir şeyi size aktarmak istedim. Bunun için annemin kütüphanesinde bulunan kitapları ve dergileri karıştırdım. Uzun süre uğraştıktan sonra Bütün Dünya Dergisi’nin Kasım 1998 sayısını Atatürk’e ayırdığını gördüm. Orada Hanri Benazus tarafından kaleme alınan anekdot beni çok etkiledi. Bu yüzden bunu size de aktarmak istedim. Yazının başlığı şöyleydi: “ATATÜRK KÖŞK’TEN KAÇTI, “HALĐL AĞA GERÇEĞĐ ĐLE YÜZYÜZE GELDĐ”. “Gel yardım et bana, Nuri... Kaçalım köşkten...” “Tamam, sen planı hazırla, ben uygulamasını yaparım.” Böylece Atatürk ve Nuri Conker Florya Köşkü’nden kaçtılar. Yolda giderken Atatürk çift süren bir köylüyü gördü. Adam yaşlıydı. Çiftin bir yanında merkep, bir yanında öküz koşuluydu. Eşit güçle çekilmediği için saban yalpalıyordu. Arabadan indiler. Atatürk köylüye seslendi: “Kolay gelsin Ağa!” “Đşler nasıl Ağa? Bu yıl mahsulden yüzünüz güldü mü? Köylü isteksizce: “Tanrı’nın gücüne gitmesin bey bu yıl yufkaydı mahsul.” “Bakıyorum, sabanın bir yanında öküz, bir yanında merkep koşulu. Öküzün yok mu senin?” “Var olmasına vardı ya, hıdrellezde vergi memurları sattılar.” “Hiç vergi memurları köylünün üretim aracını satarlar mı? Olmaz böyle şey! Muhtara şikâyet etseydin?” Köylü güldü: “Muhtar başında deel miydi memurun, a bey?” “Kaymakam’a gitseydin.” “Sen de benle gönül mü eyleyon beyim? Kaymakam’ın haberi olmadan burada kuş bile uçmaz.” “Ee, peki, Đstanbul şuracıkta. Geleydin Vali’ye anlataydın derdini.” Köylü iyiden iyiye gülüyordu. “Bırak şu sağarı Allasen, biz onun buralardan gelip geçtiğini çok gördük. Yakasına yapışsak acaba derdimizi duyurabilir miyiz?” “Adın ne senin?” “Halil” ... “Peki, Halil Ağa, bir Başvekil Đsmet Paşa var bilir misin?” “Bilmez olur muyum, beyim?” “Tamam, öyleyse hemen her hafta Florya Köşkü’ne iniyor. Bir gün bekleseydin de derdini, dökseydin.” “Sen benim konuşmamdan hoşlaştın, gönül eyliyorsun. Ama bak şimdi, tutalım gittim vardım, tutalım ki kodular, koskoca Đsmet Paşa’mızı göstermezler ya. Tut ki gösterdiler o sağarın sağarı! Heç işitmez beni.” “Ee, Atatürk koca yaz şuracıkta oturup duruyordu. Gitseydin, çıksaydın önüne, anlatsaydın halini.” “Sen ne diyon bey? Atatürk’ümüzün yüzünü görmek için peygamber gücü gerek. Tut ki gördük. Yiyip içmeden, işinden gücünden başını kaldırıp bizim öküzün arkasından mı seğirecek?” “Senden hoşlandım Halil Ağa. Açık yürekli bir vatandaşsın. Ama yine de söylüyorum hakkını kimsede bırakma.” “Meraklanma beyim fakat bu Devlet Baba’ya borçtur. Ödenmesi gerek.” Arabaya binip geri döndüler. Atatürk bakanları, milletvekillerini ayrıca Vali’yi ve Đsmet Paşa’yı da çağırttı. Sonra Nuri Conker’den kim olduğunu söylemeden Halil Ağa’yı getirmesini istedi. Akşam yemekte Đsmet Paşa, Vali, bakanlar hepsi konuktu. Sonra Halil Ağa geldi. Bakanları karşısında görünce dizlerinin bağı çözüldü. Atatürk onu karşıladı ve bakanlara sabahki olayı anlattı. Sonra şöyle dedi: “Şimdi gerisini Halil Ağa ile birlikte tekrarlayacağız.” Halil Ağa önce çekindi ama Atatürk’ün ısrarı üzerine söylediklerini tekrar etti. Atatürk en son kendisi hakkında sorduğu soruyu tekrarladı. Halil Ağa ise: “Hiç bırakır mı aslan paşam benim. Tarlama dek gelip, halimi dinler.” “Bırak bunları Ağa dediğini tekrarla.” “Đşte bunu demem Paşam! Ağzıma ataş doldur, işte bunu demem!” PALA

[close]

p. 11

SAYFA 11 ... Halil Ağa’nın gözlerinden yaşlar inmeye başladı. Taş kesilmişti ama Atatürk sözlerine devam eder: “Şu karşında gördüklerinden biri Başbakan ötekileri bakan. Memlekete göz kulak olacak diye bu makama getirilmişler.” “Ee, hakça söyle bakalım Halil Ağa. Sen efkâr dağıtmak için bu beylerle konuşmak için içmez misin? Ama sonra Halil Ağa tutar sana ne der.” ... “Hadi bakalım Halil Ağa sağlığına içelim.” “Yunan’ı denize döktün Paşam, bayrağımızı başucumuza diktin. Benim gibi bir köylü parçasını sofrana alıp içirdin. Nideyim ben şimdi? Bırak ki oh paşam, ayağını öpem.” Halil Ağa gittikten sonra Atatürk sofradakilere döner: “Efendimizin halini gördünüz mü beyler? Devlet size böyle davransa, siz ne yaparsınız? Mübarek millet bu, adam millet bu. Şimdi bu adam milletin karşısında ‘adam’ olmak bize düşüyor beyefendiler!” MEĞERSE BĐZĐM “BOĞAZ” ĐNEK GEÇĐDĐYMĐŞ Birkaç hafta önce yabancılar geldi geçti okulumuzdan. Hepsi farklı farklı ülkelerden, farklı farklı kültürlerden... Bazılarımızın evinde kaldılar, bazılarımız onları görmedi bile ama ben konuk edenler grubundaydım. Şansıma 16 yaşında Claudia adında Đtalyan bir kız düştü. Eeee. E’si bizim kız okuldan eve dönerken Boğaz’ı gördü ve Boğaz’a hayran kaldı. O anda aklıma Boğaz hakkında neler bildiğimi sordum. Aklım bana hiçbir şey bilmediğimi söyledi. Evet, bilgi sahibi olduğumu söyleyemem. Ben de eve döndüğümde kitapları karıştırdım ve tozlu raflarda annemin yakın bir arkadaşının bana hediye ettiği kitabı buldum. Bu kitap Murat Belge’nin Đstanbul Gezi Rehberi idi. Hemen Boğaziçi bölümünü açtım ve okumaya başladım. Hadi şimdi birlikte okuyalım neymiş bu Boğaziçi. Boğaziçi’nin ilk adı Bosphoros’tur. Hani şu Claudia’nın hiç söyleyemediği Đngilizce sözcük değil mi? Bu bileşik sözcük “bous”(inek) ve “phoros”(geçit) kelimelerinden türemiştir. Kısacası Đnek Geçidi. Aa Đnek Geçit'i ile bizim Boğaz’ın ne alakası var? Đşte burada mitoloji giriyor işin içine. Zeus’u hepimiz az çok tanırız. Ne kadar çapkın olduğunu da biliriz. Yine Đo adında güzel bir kızı baştan çıkarmıştır ama karısı Hera’dan da korkmaktadır. Bu yüzden Zeus Đo’yu inek biçimine sokar. Koskoca Tanrıça Hera bunu anlamaz mı? O da Đo’ya ebediyen eziyet etmesi için bir atsineği yollar. Đo bu sinekten kurtulmak için Boğaz’a atlar ve Asya’dan Avrupa’ya geçer ama Avrupa’da da sinek onu bulur. Đşte Bosphoros buradan gelir. Bu hikâyeyi okuduktan sonra Boğaz’ın ismi buradan geliyor ama Boğaz’ın bağladığı Asya ve Avrupa nereden geliyor diye soruyorum kendi kendime. Europa’da Đo gibi Zeus’un kalbini çalar ama Đo gibi yıllarca acı çekmez. Bir ilkbahar sabahı Zeus uykusundan yeni uyanmış Europa’yı görür ve ona âşık olur. Olanlardan habersiz olan Europa o sırada arkadaşlarını gördüğü garip rüyayı anlatır. Rüyasında iki kıtanın Europa’yı paylaşamadığını görmüştür. Asya Europa’yı kendinin doğurduğunu söyler ve onu ister. Diğer kıta ise (Avrupa ama adını daha almamış) Zeus’un Europa’yı kendine verdiğini söyler. Daha sonra Europa ve arkadaşları çiçek toplamaya giderler. Zeus da boğa kılığında yanlarına gelir ve Europa’yı sırtına alır. Sonra da Girit’e kaçırır. Đşte böyledir Avrupa’nın hikâyesi. Bu sayıda tarihi biraz ihmal ettim ve mitolojiye kaptırdım kendimi söz gelecek sayı telafi edeceğim. Elif Tahmiscioğlu

[close]

p. 12

Palaskop SAYFA 12 Koç (21 Mart-20 Nisan) Düşüncelerinizi çok daha aktif ve inandırıcı biçimde ortaya koyabileceğiniz olanaklara işaret ediyor bu ay. Sözlerinizi esirgemeyeceksiniz. Yeni insanlar ve değişik görüşler hayatınıza canlılık katıyor. Ani düşüncelerle yola koyulabilirsiniz. Özgürlük arayacaksınız. Yine bu dönemde ortaklaşa işlere odaklanabilir, sakin bir şekilde , endişelerin esiri olmadan hareket etmeye çalışmalısınız. Bu ayda aldığınız enerji ile değişik heyecanlar peşinde koşabilir ve ilişkinizi renklendirecek olanaklardan yararlanabilirsiniz. Boğa (21 Nisan-21 Mayıs) Son derece gergin olacağınız bu dönemde karar vermekte zorlanabilir ve yapacağınız işlerde başkalarının onayına ve desteğine daha çok ihtiyaç duyabilirsiniz. Geçmişe takılı kalmadan hareket etmek, duygularınızı dengede tutmak ve sabırlı olmak durumundasınız. Bu ay yıldızların karşıt konumu motivasyon eksikliğine neden olurken başarı grafiğinizde düşüş gözlemlenebilir. Enerjinizin düşük olduğu bu dönemde ders çalışmakta zorlanabilir ve farklı heyecanlar peşinde koşabilirsiniz. Başarılı olmak için dikkatinizi toplamalı, düzenli çalışmalı ve hiçbir şeyi şansa bırakmamalısınız. Đkizler (22 Mayıs-21 Haziran) Bu ay çok çalışacak, çok yorulacak yeni birlikteliklere adım atacaksınız. Boş durmak yok, haydi iş başına. Bu ay hem büyük fırsatlar hem de bazı gerginlikler getirmekte. . Başkalarının görüş ve inançlarına açık durumdasınız ancak bu alanda tartışmalar ya da bazı karşıtlıklar da söz konusu olabilir. Olayları aşırı kişiselleştirmemeli, öfkenize sahip çıkabilmelisiniz. Bu dönemde zaman uğraşlar ve tamamlanması gereken görevler yüzünden zayıf düşebileceğiniz sağlığınıza daha fazla özen göstermeniz gerekebilir. Başarılı olmak için dikkatinizi toplamalı ve düzenli çalışmalısınız. Yengeç (22 Haziran-21 Temmuz) Bu sıralar ilişkilerinizde duygusal yönünüz ağır basıyor. Uzun ilişkileriniz size güven kazandırıyor.Kısa sürede güler yüzlülüğünüz sayesinde arkadaşlıklar edinebiliyorsunuz.Bakıra olan ilginiz sizin çabuk bağlanan bir karaktere sahip olduğunuzun göstergesi.Okul ve derslerinizde bu ara zorlandığınız için destek almanız şart. Aslan (24 Temmuz-23 Ağustos) Yaptığınız geziler sayesinde arkadaş çevreniz genişleyebilir.Sosyal çevrenizle olan ilişkiniz sizi rahatlatıyor. Bu ara derslerinize çok önem vermişsiniz fakat beklediğiniz sonuca ulaşamamak sizi hırslandıracak. Aşk hayatınız şu an duraksamış fakat dikkatli olun çevrenizde size ilgi duyanları fark etmeye çalışın. Başak (24 Ağustos-23 Eylül) Karmaşık bir durumdasınız. Bu yüzden ne başarıda ne de aşkta istediğiniz konumda değilsiniz. Elde ettiklerinizden çabuk sıkılmanız her an farklı ortamlarla ve kişilerle olmak istemenize neden. Elde ettiğiniz arkadaşlarınızla aranız açılmış, biraz daha dikkatli olun. Đletişimde biraz daha ciddiyete yer vermelisiniz. Verdiğiniz sözleri tutmaya gayret gösterin.

[close]

p. 13

SAYFA 13 Terazi (24 Eylül-22 Ekim) Yaşadığınız karmaşık olayların derslerinize yansımaması için elinizden geleni yapacaksınız. Tatil dönüşü arkadaşlarınızda göreceğiniz değişiklikler karşısında üzüleceksiniz. Yeni çevrenizle elde ettiğiniz arkadaşlık sosyalleşmenizi sağladı ve şimdi aşk hayatında da yeni çevrenizden yardım alacaksınız. Siz onu bulamasanız bile aşk sizi kısa zamanda bulacak. Ön görüşlü yaklaşmamalısınız. Akrep (23 Ekim-22 Kasım) Neşeli ve sevimli haliniz insanları çabuk etkilemenizi sağlıyor.Hiçbir şey için geç değil. Đnatçı ve kendine güvenen kişiliğiniz sayesinde hayatınızı yeniden şekillendireceksiniz. Đnsanları konuşmalarınızla etkileyeceksiniz. Aşk hayatınızda da durum pek farklı değil. Okula ve derslere karşı ilginizi artırmalı ve kayıplarınızın üstesinden gelmelisiniz. Yay (23 Kasım-22Aralık) 6. hissiniz çok kuvvetli. Sezilerinize kulak vermeli ve kalbinizin sesini dinlemelisiniz. Aşk hayatınıza biraz zaman vermelisiniz. Geçmişte yaşadıklarınızı artık unutmalı ve yeni başlangıçlar yapmalısınız. Aklınız sürekli sosyal yaşamınızla dolu olduğu için derslere pek önem vermediniz ama başarı grafiğiniz hızla artacak. Arkadaşlarınızla dertleşmeniz sizi çok rahatlatıyor ve onların derdini dinlemekte hoşunuza gidiyor. Tabii bu kişileri seçerken seçici olmanızı öneriyorum ki gelecekte başınıza işler açılmasın. Oğlak (23 Aralık-20 Ocak) Bu ayda yıldızların konumu duygu ve hislerinizi artırıyor, sosyal ilişkilerinize hareketlilik getiriyor, sosyal faaliyetlere katılımınız artabilir fakat yine de eğlenceye kendinizi çok kaptırmamalısınız. Bu ay karışık düşünceler içinde kaybolabilirsiniz dikkat edin , kendinizden çok başkalarının mutluluğu için çalışabilir, okuldaki çalışmalara ve evrensel konulara ilgi duyabilirsiniz. Duygusal anlamda hassas bir aydasınız içinize kapanmak yerine sorunlarınızı arkadaşlarınızla paylaşmanız sizi çok daha mutlu edecektir. Yaşanan belirsizlikler ve engellenmişlik hissi canınızı sıkabilir. Kova (21 Ocak-19 Şubat) Bu ayda okul hayatınızı ve sosyal ilişkilerinizi etkileyen kozmik enerjiler var. Okul ve sosyal ilişkiler açısından olanakların bol olduğu bu dönemde karşınıza çıkan fırsatları iyi değerlendirerek kazançlı işler yapabilir ve iyi gelişmeler yaşayabilirsiniz. Yeni sorumluluklar almanın yanında , olumlu düşünceler ile hareket etmelisiniz. Bu ay bir yandan ders yoğunluğu, diğer yandan sosyal ilişkilerinizde hareketlilik olacaktır. Atılımda bulunarak istediğiniz başarıyı elde edebilirsiniz. Bu ay başarılı olmak için düzenli çalışmalı, hiçbir şeyi şansa bırakmamalı ve sosyal faaliyetlerinizi azaltmalısınız. Balık (20 Şubat-20 Mart) Bu ay derslerinizde başarılı olacağınız ve ufkunuzu aydınlatacak olanaklardan yararlanacağınız bir ay. Bu ay yıldızların konumu yeni yerler görmek, fırsatları değerlendirmek açısından hareketli bir dönemi gösteriyor ve size başarı vaat ediyor. Hedeflerinize ilişkin konularda fazlasıyla cesur ve girişimci davranabilirsiniz. Yeni kişilerle karşılaşmak, başkalarının görüşlerinden yararlanmak size pozitif sonuçlar getirecek. PALA Dilara Çerçi / Dilara Işık

[close]

p. 14

SAYFA 14 Pala-Spor (Körling) Körling ( orijinal adıyla Curling ) son yıllarda dünyada en hızlı yayılan buz üstü sporlarından birisidir. Đlk olarak 16. yy’da Đskoçya’da ortaya çıkan körling, o yıllarda donmuş göller üzerinde oynanmaktaydı. Đlerleyen yıllarda Avrupa’ya sıçramış olan körling, günümüzde olimpik bir spor olarak kış olimpiyatlarının en önemli sporlarından birisi haline gelmiştir. Günümüzde Avrupa Şampiyonası’na 50′ ye yakın takım katılmaktadır. Türkiye’de pek yaygın olmayan körling sporunun yaygınlaştırılması ve resmi müsabakalarda milli takımımızın da yer alması amacıyla 2003 yılında körling federasyonu kuruldu. Şu ana kadar ülkemizde pek fazla reklamı yapılamamasına rağmen, Erzurum’da gerçekleşecek olan 2011 Kış Olimpiyatları nedeniyle Türk halkının büyük ilgi göstereceği tahmin edilen körling, adını bir sinema filmiyle beraber duyurmaya çalıştı. körling sporunun Türkiye’de bilinmemesinden yakınan körling severlerin yüzünü güldüren SüpüRR adlı film, içinde körling sporunu konu edinen ilk Türk filmi... Buz Pisti Rink ve Ev Körling oyunu için hazırlanmış buz pistine rink adı verilir. Rink, ucuna çemberler çizilmiş oyun alanıdır. Bu çemberler Körlingin amacını oluşturur. Đç içe geçmiş 3 çemberden oluşan hedeflere ev adı verilir. Bir evin çapı 3,66 metredir. Oyuncular taşlarını bu çemberlerin merkezlerine en yakın noktalara atmaya çalışırlar. Ev’ler, rinki enine kesen merkezi çizgi ve boyuna kesen tee çizgisi ile dört eşit daire dilimine bölünür. Bu çizgilerin kesişmesiyle çemberin merkezinde ‘düğme’ oluşur. Bu çizgiler oyunun puanlaması için kolaylık sağlar. Đç içe geçmiş çemberlerin en dış kısmı ev’e dahil olmaz, yani oyuncu taşını bu kısma attığında puan kazanmaz. Rinki enine kesen merkezi çizgilerin ilerisinde, düğmeden 3.66 metre uzaklıkta çentik bulunur. Çentik, oyuncuların atış yapmaları için itici destek sağlar. Sabit veya hareketli olabilen çentikler, rinkin iki ucunda bulunur. Atıcı pozisyonda oynayan oyuncu çentikten destek alarak atışını gerçekleştirir. Pistin Hazırlanması Rink sıradan bir buz pistinde oynanmaz. Oyun başlamadan önce çakıl adı verilen kum tanesi büyüklüğündeki buz parçaları rinke serpilir. -6 derecelik buz pistinin sıcaklığı daima korunmaya çalışılır. Oyunun aracı süpürgeler bu çakılları süpürür, buzun üstünü ısıtır ve taşın hızlanmasını sağlar. Taş hedeften uzağa doğru yönelirse süpürge ile taşın önündeki alan süpürülür, taşa hız kazandırılır, süpürge ile yön verilir ve eve doğru ilerlemesi sağlanır. Evlerin önündeki 6,4 metrelik alan oyun alanıdır. Buraya hog ismi verilir. Oyuncular oyun alanında rahatça hareket edebilmek için ayakkabılarına kaydırıcı eklerler. Ayakkabının tekinin altına yapıştırılan kaydırıcı sayesinde oyuncu çentikten destek alarak atışını yapabilir ve kayabilir. Kaydırıcı genellikle teflon tabandan oluşur. Ayakkabının diğer eşinde ise kauçuk bir hat bulunur ve bu da çekişi kolaylaştırmaya yarar. PALA

[close]

p. 15

SAYFA 15 Süpürgeler Körlingin vazgeçilmez aracı süpürgelerdir. Süpürgeler pistteki çakılları süpürür, taşın sürtünmesini azaltarak hedefe şaşmadan gitmesini sağlar. Oyun kaptanı skip, süpürgesiyle birlikte atıcılara taşlarını atması gereken doğrultularıda gösterir. Süpürge ayrıca oyuncunun atış sırasında dengesini sağlamasına da yardımcı olur. Süpürgeler de körling oyununun gelişme sürecinde değişikliğe uğramıştır. Önceleri mısır püsküllerinden olan süpürgeler daha sonra yerini fırçalara bırakmıştır. Körling süpürgesi kayanın önünde buzu süpürüp güzergahını kaybetmemesi için kullanılır. Taşlar Körling taşları veya diğer adıyla kayalar 19,96 kg ağırlıktadır. Buz üzerinde yön verilmesi zor olan kayaların üzerinde atış yapıldığında dönmesini sağlayan taşıma sapı bulunur. Sapların renkleri de ayrıca hangi taşın hangi takıma ait olduğunun anlaşılmasına kolaylık sağlar. Sap, taşın boyunca döndürüldüğünde ‘in turn’ olur. Eğer sap taştan uzağa döndürülürse ‘out turn’ olur. Taşın alt yüzeyi konkavdır ve bu küçük alan çakıl yüzeyde zorluk yerine kolaylık sağlar ve taş hedefe doğru yol alır. Körling Taşı Körlingde Atış Yapılması Kaya hog çizgisi aşılmadan elden yollanır. 3 oyuncu taşlarını piste fırlatırken kaptan yani skip onları yönlendirmek için hazır bekler. Skip atışını yapacağı sırada 3. oyuncu geçici skip olarak görev yapar ve oyunun devamlılığı sağlanmış olur. Oyuncu atışını yapar, skip onu yönlendirir. Diğer oyuncular bu sırada kayalarını hedefe doğru yönlendirmeye çalışırlar ve süpürgeleriyle yön verirler. Körlingde toplam 10 oyun oynanır ve 73 dakika sürer. Her iki takımın da birer dakika mola hakkı vardır ve oyun genel olarak 75 dakikada tamamlanır. Oyun sona erdiğinde eğer eşitlik varsa 10 dakikalık uzatmaya gidilir ve üstünlük sağlanmaya çalışılır. Puanlama Körlingte puanlama oldukça basittir. Amaç kayaları eve en yakın noktaya atmaktır. Oyun sona erdiğinde rakibin eve en yakın taşından daha yakın olan taş 1 puan olarak değerlendirilir. Eve rakibin taşından daha uzak olanlar değerlendirilmeye alınmaz. Böylelikle en çok puanı alan takım galip gelmiş olur. Mert Erkangil

[close]

Comments

no comments yet