The PALA NİSAN 2010 - SAYI 18

 

Embed or link this publication

Description

The PALA NİSAN 2010 - SAYI 18

Popular Pages


p. 1

The P.A.L.A Press Association of Lycée Attitudes FMV ÖZEL AYAZAĞA IŞIK LİSESİ Y I L : 2 S A Y I : 1 8 N İ S A N 2 0 1 0 SİNE-PALA İçerik Pala-Müzik Pala– Spor Meraklısına Sorular Kibrit Kutusu Sine-Pala Pala-Film Pala-Kitap Turizm Haftası Pala-Mizah Tekno-Pala Karikatür Kulübü Etkinlikler TEKNO-PALA PALA-KİTAP PALA-FİLM PALA-MİZAH PALA-MÜZİK

[close]

p. 2

SAYFA 2 Editörden Beyonce-Gaga Fırtınası Sevgili PALA okuyucuları, Lady Gaga ve Beyoncé'nin bir araya gelerek kaydettiği "Video Phone (remix)", enerjik video klibiyle dikkat çekiBu sayımızın dopdolu içeriğiyle sizler tarayor. fından beğenileceğini umuyoruz. Bu arada geçirdiğim küçük bir rahatsızlıkalbümü "I Am... Sasha FierBeyoncé'nin üçüncü stüdyo nedeniyle şiirimi biryer alan sayıya bırakıyorum. Sace"de dahaki "Video Phone", Lady Gaga'yı ağırlayan yepyeni remiksiyle birlikte sanatçının 23 Kasım'da piyasaya bırla bekleyiniz. :) Bu sayımızın arka kapasürmeyi planladığı "I Am….Sasha Fierce Deluxe Ediğınıtion"daayının ilk haftası “Kanser Haftanisan yer alıyor. sı” olması nedeniyle kanser konulu bir afişe Beyoncé ve Lady Gaga, aynı zamanda ayırdık. Ayrıca turizm haftası etkinliği çer-"Telephone" isimli bir şarkıya daha imza attılar. Lady Gaga'nın "The Fame çevesinde turizm konulu bir makaleyi sizler Monster" albümünde yer alacak şarkı merakla bekleniyor. için seçtik. Bu sayımızda Pala-Film ve Pala-Kitap bölümleri yeniliklerimiz arasında. Artık vazgeçilmezlerimiz olan Pala-Mizah ve Karikatür Kulübü köşelerimiz sizleri eğlendirmek için bekliyorlar. The PALA ekibi olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı en içten dileklerimizle kutluyoruz. Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu FMV Özel Ayazağa Işık Lisesi Okul Gazetesi PALA İmtiyaz Sahibi Ömer Orhan Sorumlu Müdür Yardımcısı Hakan Kulaber Sorumlu Öğretmen Zafer Yaz Editör Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu Yardımcı Editör Barbaros Albayrak Redaktör Zafer Yaz E-Mail: palabasvuru@hotmail.com Yazarlar Alara Bazlar Beliz Serdaroğlu E.Mümtaz Hacıpaşaoğlu Hande Göncer Oğuz Gürel Zafer Yaz

[close]

p. 3

Pala-Müzik Sonisphere Festival İstanbul’da! SAYFA 3 Geçtiğimiz yıl Hollanda, Almanya, İspanya, İsveç, Finlandiya ve İngiltere’de gerçekleşen, bu sene toplamda 11 ülkede gerçekleşmesi beklenen ve dünyanın en büyük festivallerinden biri olan Sonisphere Festival bu sene 2527 Temmuz tarihleriarasında Purple Concerts organizasyonu ile İstanbul’da da gerçekleşecek. Biletleri tükenmekte olan bu festivale gelecek isimler arasında Metallica, Rammstein, Alice in Chains, Slayer, Megadeth, gibi bir çok rock/metal grubu bulunmaktadır. Beşiktaş İnönü Stadyumu’nda gerçekleşecek olan bu festivalin biletleri biletix.com sitesinde bulabilirsiniz. Lady Gaga Hermafrodit Lady Gaga şüphesiz bu senenin en çok konuşulan ismi. Durmak bilmeyen klipleri ve akıl sır erdiremediğimiz tarzı ile her geçen gün daha da başarılı olan sanatçı bu aralar hermafrodit olduğu dedikodularıyla boğuşuyor. Bu durumu röportajında alayca bir şekilde yalanlayan Gaga, bu dedikodunun onu çok fazla üzmediğini söylüyor. Yeni albümüne şimdiden başlayan Gaga “ Albümün çekirdeğini çoktan oluşturdum. Şu anda konserlere devam ediyorum. Bu arada da muhteşem bir albüm hazırlığındayım. Şimdiye kadar yazdığım en iyi şarkılar bu albümde yer alacak." diyerek yeni bir patlamanın haberini verdi. Beyoncé ile birlikte kamera karşısına geçtiği "Telephone"un ardından yeni single hazırlıklarına da başlayan Lady GaGa, bir sonraki klibini "Alejandro" parçasına çekecek. Kliple ilgili ayrıntı vermekten çekinen Lady GaGa'nın klip için Steven Klein'la bir araya geleceği konuşuluyor. Alejandro'nun klibinin 'Telephone'un devamı niteliğinde olmayacağını belirten GaGa, yeni klibiyle yine herkesi şaşırtmak istiyor. Harikalar dünyasının Harika şarkıları Tim Burton’ın yönetmenliğini yaptığı “Alice Harikalar Diyarında” filminin vizyona girmesiyle eş zamanlı olarak yayınlanan filmin albümü ”Almost Alice” izleyiciler tarafında fazlasıyla beğenildi. Avril Lavigne, 3OH! 3, Plain White T's, Franz Ferdinand ve Tokio Hotel gibi ünlü sanatçıların ve grupların şarkılarına yer verildiği albüm almostalicemusic.com sitesinde demo halinde dinleyicilere sunuldu. En çok ilgi çeken şarkılar Avril Lavigne’nin seslendirdiği “Alice” ve Tokio Hotel’in Kerli ile hazırladığı “Strange” oldu. İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır

[close]

p. 4

SAYFA 4 52. Grammy Ödülleri 1 Şubat gecesi bu çılgın tören birçoğumuzun uykusu sırasında gerçekleşti. Los Angeles, Kaliforniya'daki Staples Center'da yapıldı ve CBS üzerinden canlı olarak yayınlandı. 15. sayımızda Beyoncé’nin gecenin yıldızı olacağını söylemiştik, önsezilerimiz bizi yanıltmadı. 10 dalda aday olup 6 tane ödül kazanan Beyoncé verdiği performans ile bu ödülleri ne kadar hak ettiğini bizlere tekrar kanıtladı. Gecenin ikinci yıldızı ise aldığı 4 ödülle Taylor Swift oldu. Müzik severler bu durumu biraz eleştirseler de, Taylor aldığı ödüller ile ne kadar gururlu olduğu yüzündeki gülümsemeyle bize gösteriyordu. Bon Jovi, Slash gibi eskilerin ünlü rock müzisyenlerinin de performans verdiği bu tören bize unutulmaz bir gece yaşattı. Kazananlar: Yılın Kaydı: ''Use Somebody'', Kings of Leon Yılın Albümü: ''Fearless'', Taylor Swift Yılın Şarkısı: ''Single Ladies (Put A Ring On it)'', Beyonce Knowles Yılın En İyi Pop Albümü: ''The E.N.D.'', The Black Eyed Peas Yılın En İyi Kadın Pop Şarkıcısı: ''Halo'', Beyonce Knowles Yılın En İyi Erkek Pop Şarkıcısı: ''Make It Mine'', Jason Mraz Yılın En İyi Rock Albümü: ''21st Century Breakdown'', Green Day Yılın En İyi Rock Şarkısı: ''Use Somebody'', Kings of Leon Yılın En İyi R&B Albümü: ''BLACKsummers'night'', Maxwell Yılın En İyi R&B Şarkısı: ''Single Ladies (Put A Ring On It)'', Beyonce Knowles Yılın En İyi Rap Albümü: ''Relapse'', Eminem Yılın En İyi Rap Şarkısı: ''Run This Town'', Jay-Z, Rihanna ve Kanye West Yılın En İyi Rap/Sung Uyumu: ''Run This Town'', Jay-Z, Rihanna ve Kanye West Yılın En İyi Country Albüm: ''Fearless'', Taylor Swift Yılın En İyi Kadın Country Şarkıcısı: ''White Horse'',Taylor Swift Yılın En İyi Erkek Country Şarkıcısı: ''Sweet Thing'',Keith Urban Yılın En İyi Country Şarkısı: ''White Horse'', Liz Rose & Taylor Swift Yılın En İyi Latin Pop Albümü: ''Sin Frenos'', La Quinta Estacion Yılın En İyi Çağdaş Jazz Albümü: ''75'', Joe Zawinul & The Zawinul Syndicate 109 kategoride adayların ve kazananların tam listesi www.grammy.com sitesinde yazılı sevgili okurları. Beliz Serdaroğlu Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz

[close]

p. 5

SAYFA 5 Pala-Spor En Fakir Lider! Bursa ile Avrupa'nın önde gelen 8 liginin lideri arasında önemli bir fark ortaya çıktı. Timsah 34 milyon Euro'luk bütçesiyle dikkat çekerken Real Madrid 473, Manchester 376, İnter 354 milyon Euro Süper Lig'de kısıtlı bütçesine rağmen Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın önünde zirveyi kapan Bursaspor, Avrupa'nın en fakir lideri oldu. Yeşil-Beyazlılar'ın Avrupa'nın önde gelen 8 liginin lideriyle arasındaki bütçe farkı büyük dikkat çekiyor. ÜLKE TAKIM DEĞERİ İspanya: Real Madrid 473.500.000 İngiletere: Manchester United 376.750.000 İtalya: İnter 354.250.000 Almanya: Bayern Münih 243.850.000 Fransa: Bordeaux 139.600.000 Portekiz: Benfica 124.050.000 Rusya: Rubin Kazan 82.250.000 Hollanda: Twente 53.050.000 Türkiye: Bursaspor 34.800.000 THE P.A.L.A NBA'da heyecan tüm hızıyla devam ederken, Milwaukee Bucks evinde Utah Jazz'ı 95-87 yendi. Türk derbisinde milli basketbolcularımızdan Mehmet Okur 20 sayı ile karşılaşmayı tamamlarken, Ersan İlyasova attığı 14 sayı ile takımının galibiyetinde büyük rol oynadı.. Milwaukee'deki Bradley Center'da yapılan maçta, Bucks'da oynayan milli basketbolcu Ersan İlyasova, 14 sayı 8 ribauntla oynadı. Jazz'da forma giyen Mehmet Okur da 20 sayı, 11 ribauntla ''double-double'' yaptı. Bucks'da İlyasova'nın 25 dakika oynadığı maçta John Salmons 24 sayıyla takımının en skorer ismi oldu. Milwaukee ekibinde Brandon Jennings de 23 sayı kaydetti. 16 sayı 12 ribauntla oynayan Andrew Bogut takımın en skorer 3. oyuncusu oldu. Mehmet Okur'un 41 dakika oynadığı Jazz'da Carlos Boozer sahanın en skorer ismi oldu. Boozer, 26 sayı 14 ribauntla ''double-double yaptı. Jazz'da CJ Miles, attığı 17 sayıyla Boozer ve Okur'dan sonra takımın en skorer 3. ismi oldu. Karşılaşmanın ilk çeyreği 25-22, devre 48-40 Milwaukee Bucks üstünlüğüyle sonuçlandı. 3. çeyreği 71-63 önde kapayan Bucks, maçı 95-87 kazandı.

[close]

p. 6

Meraklısına Sorular Sevgili soru severler, sorularımızın çözümlerini bir sonraki sayıyı beklemeden cevapladığınız için teşekkürler. eski soruların cevapları ve yeni sorularla karşınızdayız. Kolay gelsin SAYFA 6 1. 9 adet 9 rakamını kullanarak istediğiniz dört işlemi yapmak kaydıyla 100 rakamını elde edebilir misiniz? 2. 3 fare 3 fındığı 3 dakikada yerse 100 fare 100 fındığı kaç dakikada yer? Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez. 3. İçleri dolu gaz sobası, bir de odun sobası vardır. Elimde de bir kibrit vardır. Sobalardan biri bir odada diğeri de öbür odadır. Her iki odadaki sobayı da yakmak ve odaları ısıtmak istiyorum. Acaba önce hangisini yakmam gerekir? 4. Bir şoför yanındaki çocuk için :” Bu benim öz oğlum, fakat ben onun babası değilim.” derse bu olayı nasıl açıklarsınız? Geçen sayının cevapları: 1. 10 13 7 20 16 11 17 6 19 8 14 9 15 …. 18 12 15 2. 36-37-38-39 3. 24 Zafer Yaz

[close]

p. 7

SAYFA 7 Kibrit Kutusu Yaz mevsimi kapıya dayandı! Eminim ki, hala birkaçımız fazla kilolarını vermek için uğraşıyordur. Peki, sizce uyguladığınız diyet ne kadar yararlı? The P.A.L.A ekibi olarak bu sayımızda size çokça yapılan hatalardan bahsedeceğiz. “Zayıflamak için ortalama günlük ihtiyacımızdan daha az kalori almalıyız.” Bu cümle herhalde diyete başlamadan önce duyduğumuz ilk şeydir. Peki, doğruluğundan ne kadar eminiz? Vücudumuz zeki bir organizmadır, siz az yediğiniz sürece o metabolizma hızını düşürerek durumu eşitlemeye çalışır. Diyet yapmak, sizin için cehenneme dönüşür ve hem psikolojik olarak hem de fiziksel olarak zayıflamanızı engeller. Peki, metabolizma hızımızın düşmesini engellemek için tam olarak ne yapmalıyız? 1. Kesinlikle kahvaltımızı etmeliyiz. Kahvaltı etmediğimizde, vücudumuza açlık çektiğimize dair mesaj gönderilir. Çünkü geceden beri bir şey yemediğimiz için, 10 saatten fazlaca bir süre bir şey yememiş oluruz. Böylece metabolizmamız, vücudumuzu korumak adına yavaşlar. 2. Geç saatte yemek yememeliyiz. Araştırmalar, kuvvetli bir kahvaltı ve öğle yemeği ile hafif bir akşam yemeği yiyerek kilo verebileceğinizi gösteriyor. Akşam yemeğini olabildiğince erken bir saatte, mümkünse yatmaya gitmeden en az 4 saat önce yemeliyiz 3. Ara öğünleri de beslenme programınıza dâhil etmeliyiz. Meyve, sebze ve tahıl gibi karmaşık karbonhidrat grubunda yer alan besinler, metabolizmamızı hızlandırır. Ayrıca ara öğün yersek, fazla acıkmayacağımız için, ana öğünlerimiz de küçülmüş olur. Unutmamalıyız, ne kadar aç olursak, yediklerimiz ve miktarları üzerindeki kontrolümüz de o kadar azalmış olur. 4. Günde en az 2 litre su içmeliyiz. Çünkü metabolizmamız düzgün çalışmak için bol miktarda suya ihtiyaç duyar. Yanımızda bir şişe su taşıyarak gün içerisinde bolca içmeliyiz. 5. Spor metabolizmayı hızlandırmanın en önemli yoludur. Yapılabilinecek egzersizlerden en çok önerilen yürüyüştür. Dakikada en az 100 adım olmak üzere her gün düzenli olarak yapılan yürüyüş hem zayıflamaya, hem de sağlığımızı korumaya yardımcı olur. 6. Haftada 2-3 gün ağırlık çalışması yaparak, kaslarımızı çalıştırmalıyız. Aerobik egzersizler yağ yakar, ağırlık çalışması ise vücudunuzun sıkılaşarak şekillenmesini sağlarken, metabolizma hızını da artırır. 7. Aktif olmanın yollarını aramalıyız. Evimiz okula yakınsa servis kullanmamak, eğer uzaksa servisten daha erken inerek yürümek, asansörü kullanmamak, evi toplarken, bir sürü eşyayı bir seferde değil de, birkaç seferde taşımak gibi basit ama etkili yollar ile kendimizi yorabiliriz. Anlayacağınız işimizi zorlaştırmalıyız! Belki aktif olmak için önce bilgisayarımızın önünden kalkmalıyız, ne dersiniz? Belki bu önerilerimizi uygulayarak yaşadığınız diyet cehennemini sağlıklı yaşam kavramına dönüştürebiliriz. Unutmamalıyız ki, kilo veren bedenimiz değil, beynimiz. Eğer siz kendinizi çok şartlarsanız asla kilo veremezsiniz. Diyetinize alışmanız lazım, yoksa ilk tartıya çıktığınız an veremediğiniz kilolar sizi fazlasıyla hayal kırıklığına düşürür. Sizin de gördüğünüz gibi The P.A.L.A. ekibi olarak sevgili okurlarımızı yaza kadar forma sokmadan rahatlayamayacağız. THE P.A.L.A Beliz Serdaroğlu

[close]

p. 8

Sine-Pala SAYFA 8 PRECIOUS (ACI BİR HAYAT ÖYKÜSÜ) Hayat zor . Hayat kısa . Hayat acı dolu . Hayat renkli . Hayat değerli... Daha 16 yaşındayken babası tarafından taciz edilen Precious ikinci kez hamiledir ve ne yapacağını bilmemektedir. Bunun üzerine yaşadığı hayat şartları da gelince hayat daha da zorlaşır. Ailesi tarafından uygulanan şiddet, dışlanmışlık duygusu umutlar tam bir savaştır yaşamak için. Babası da AIDS’ten ölünce Precious hayatı güzel görmeyi bırakır; çünkü Precious’da da bu hastalık ortaya çıkmıştır. Peki Precous neyi tercih edecektir? Onu seven büyükannesi ve çocukları için kalmayı mı yoksa hayatla vedalaşmayı mı? Filmin bazı yerleri sıkıcı gelebilir, oyunculuk performansı hakkında tek bir elime bile etmiyorum. Son bir tavsiye daha, izlerken yanınızdan mendil kutusunu ayırmayın :) Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak ya da sağlak olabilirler.

[close]

p. 9

SAYFA 9 Bildiğiniz veya şimdi öğreneceğiniz gibi 27 Mart, "Dünya Tiyatrolar Günü’ydü". Ben de bu yüzden size güzel mi güzel iki tiyatro anlatacağım . SinePala’da ilk kez iki tiyatro yer alacak. Birincisi “Gazino Bülbülü” adlı tiyatro oyunumuz. Abdullah Şahin taraftan yönetilmektedir. Ben de bu adamı tiyatrosuna gitmeden önce fazla tanımazdım . Hatta birazcık da ön yargım vardı; ama hepsi boşunaymış . 1. yarıda normal bir oyun gibi seyrediyorsunuz hatta daha fazla şeyler de bulabilirsiniz ama 2. yarı kesinlikle anormal çünkü acayip bir oyunculuk sergiliyorlar sonrası da malum gülmeyi durduramıyorsunuz. Bir ara nefes alamadığımı hissettim desem yalan olmaz. Peki bu tiyatronun konusu nedir? Bir çapkın adam (Doğan Bey) ve iki kadın. Tahmin ediyorsunuzdur herhalde neler olacağını; ama işler fena karışmadan olmaz. Çünkü bu adamımızın askerlik arkadaşı Abdullah Şahin olunca ve onları ziyarete gelince daha bitmedi bir de Serap Hanım (Doğan Bey’in eşi) Arzu Maşallah 'ı (Doğan Beyin sevgilisi) çağırınca komedi üstüne komedi bulabilirsiniz. Komedi tutkunları için kaçırılmayacak bir oyun. :) İkinci tiyatromuz :Temiz Ev. Brezilyalı hizmetçi (Matilda) temizlik yapmaktan nefret etmektedir; ama başka bir çare yoktur. Çünkü bunun için para alıyordur. Evin hanımının kardeşi de takıntı derecesinde temizlik yapmaktadır. Arada böyle zıtlıklar olunca evin hanımın kız kardeşi temizlemeye başlar. Hem evi temizleyip hem de dedikodu yapmaktan büyük zevk alan ikili yavaş yavaş evin beyinin (Charles) kirli çamaşırlarını ortaya dökmeye başlar. Charles kendisinden yaşça büyük bir kadına aşık olmuştur. Günler geçerken Matilda iki evin arasında dolaşmaya başlar. Birinci ev gene doktor olan Charles'ın eski eşinin kaldığı ev . Diğer ev Charles'ın aşık olduğu kadınla kaldığı ev ve işte en önemli soru hayatın esprisi sizce nedir? Çünkü hayat aslında espriler üzerine kurulu bir makettir. Aşk da sadece mükemmel espriyi bulmakla ilgilidir. Dünyada mükemmel espriyi bulmanız dileğiyle... Hande Göncer

[close]

p. 10

Pala-Film Supernatural SAYFA 10 Dizi 22 yıl önce Lawrence, Kansas’da başlıyor. Mary ve John Winchester iki oğluyla beraber güzel bir hayat sürmekteydiler ta ki o geceye kadar. Mary iki oğlunu da uykuya yatırdıktan sonra küçük oğlu Sam’in odasından gelen seslere uyanır, kocası yatakta yoktur. Odaya girdiğinde Sam’in beşiğinin önünde kocasını görür ve rahatlar tam o sırada koridordaki lambanın tutukluk yaptığını fark eder ve düzeltmek için lambanın yanına gider lambaya birkaç kez vurduktan sonra lamba düzelir, fakat alt kattan televizyon sesi gelmektedir, merdivenden iner ve kocası tam da oradadır. Koşarak küçük oğlu Sam’in odasına girer ve çığlık duyulur. Kocası odaya koşar ve hiçbir şey göremez oğluna bakar Sam gayet iyidir, fakat birden Sam’in yatağına bir damla kan düşer kanın nerden geldiğini öğrenmek için kafasını kaldırır ve karısı oradadır. Karısının sanki yer çekimi yokmuş gibi tavanda durduğunu görür. Karısı birden yanmaya başlar. John Sam’i ondan birkaç yaş büyük ağabeysi Dean’e verip ikisinin de evden hemen çıkması gerektiğini söyler. Karısını kurtarmaya çalıştıysa da başaramaz. THE P.A.L.A Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır. Belki pek çoğunuz Warner Bros’un televizyon kanalını biliyorsunuzdur. Gossip Girl, 90210, Smallville, One Tree Hill ve Melrose Place gibi ünlü dizilerin yayınlandığı bu kanalda dikkat çeken başka bir isimse Supernatural. Eğer doğaüstü, fantastik şeylerden ve biraz da korkudan hoşlanıyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim. İlk bölümle sizleri ekran başına kilitleyen bir dizi. Fazla uzatmadan size konusunu anlatayım.

[close]

p. 11

SAYFA 11 22 yıl önce o gece orda olan adamın bir iblis olduğunu öğrenen John Winchester, karısını öldüren bu yaratığın peşine düşer. Fakat kötü olan tek şeyin bu iblis olmadığını kısa sürede öğrenir. Dünyamızda birçok yaratık vardır. Bunlardan bazıları sorunları olan ruhlar, cadılar, vampirler, kurt adamlardır (Dizide birçok mitolojik eserden yararlanılmış. Cidden ilginç şeyler görebilirsiniz ve bu yaratıkların çoğu uzun suren uğraşlarla mantıklı hallere sokulmuş.). Bu tür yaratıkları avlayan insanlara avcı denilir. John 22 yıl içinde en iyilerinden biri olmuştur, oğullarını da bir avcı olarak büyütmüştür bundan her ne kadar mutlu olmasa da hayatları budur artık. Sam bu hayata hiçbir zaman alışamamıştır, bu yüzden üniversiteye gidip hukuk okumaya karar verir. Babası uzun bir süre avdan gelmeyince endişelen Dean kardeşi Sam’i de yanına alarak yollara düşer. İlk iki sezonda bölümler arasında pek bir bağ bulamayabilirsiniz, fakat 3. sezonda her şey birbirine bağlanmaya başlanıyor. Oldukça sürükleyici bir dizi. Vakti olanlar için tavsiye ederim. Dizi ülkemiz televizyonlarında yayımlanmadığı için en rahat Diziport.com’dan izleyebilirsiniz keyifli seyirler... Alara Bazlar

[close]

p. 12

Pala-Kitap SAYFA 12 Vitaminlerin hepsi faydalı ve gereklidir. Her birinin görevi farklıdır. Kitaplar da öyledir. Her biri faydalı ve gereklidir. Her biri insanı farklı yönüyle tamamlar. Onu insan yapan değerler bütününe katkıda bulunur. Bitirmek istemediğiniz kitap mutlaka olmuştur. Hatta elinize bile almak istemediğiniz. Açlık Oyunları ve Ateşi Yakalamak kitapları da bu türden kitaplar. Ancak zannettiğiniz gibi onları okumak sizi sıktığı için değildir elinize almak istememeniz, sizi içinde yaşattığı bu büyülü rüyanın bitmesini istememenizdir sebep. Sayfaları çevirdikçe kitabın biteceği gerçeğine yaklaşmak sizi kitabı elinize alırken düşündürür. Ama yine de kaçınılmaz sona yaklaşırsınız; çünkü Stephen King’in dediği gibi bağımlısı olmuşsunuzdur. Kitabın konusu hakkında bilgi verelim biraz da. Bir zamanlar Kuzey Amerika olarak bilinen bir yerin yıkıntıları içerisinde Panem ulusu yaşamaktadır. Başkent Capitol'ün etrafında 12 bölge bulunmaktadır. Capitol şiddetli ve acımasızdır ve bölgeler bir hat boyunca sıralanmıştır. Onların her biri her yıl yapılan Açlık Oyunları’na katılmak zorundadır. Yarışma için her bir bölgeden yaşları 12 ile 18 arasında değişen birer erkek ve bir kız çocuğu göndermek durumundadır. Açlık oyunları TV'den canlı yayınlanan ölümüne bir kavgadır. On altı yaşındaki Katniss Everdeen annesi ve 12 yaşındaki kız kardeşi ile yaşamaktadır. Oyunlarda kız kardeşinin yerine geçerek ölüm cezasını üzerine alır. Ancak Katniss daha önce de ölüme çok yaklaşmıştır ve bu kez kız kardeşi için ikinci kez hayatta kalma mücadelesi verecektir. Gerçekten ne anlama geldiğini bilmeden bir yarışmacı olmuştur. Eğer bu mücadeleyi kazanırsa hayatta kalma seçeneğini başlatmış olacaktır. (Arka Kapak) Kitapta olaylar Katniss Everdeen’in bakış açısıyla anlatılıyor. Olayları onun bakış açısıyla yakalıyor onunla öğreniyor ve yaşıyorsunuz. Böylelikle merak unsuru ve gerilim en üst seviyede muhafaza ediliyor kitapta. Kitabın kurgusal yönden mükemmeliyeti sizi içine çektiği hayal dünyasını tamamen algılamanızı sağlıyor. Sanki uzun zamandır o dünyada varmışsınız havasını estiriyor kitap. THE P.A.L.A Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir.

[close]

p. 13

SAYFA 13 Kitaptaki başlıca üç karakteri tanıtayım sizlere: Katniss Everdeen:16 yaşında, siyah saçlı, gri gözlüdür. Babası madencidir ve babası ölünce ailesini ayakta tutmak için avlanmak, parası olmadığı için değiş tokuş yapmak durumundadır. babası ölünce hayattan kopmuştur. 11 yaşından beri annesine ve kardeşine o bakmaktadır. Daha sonra açlık oyunlarına kız kardeşi Primrose seçilince, onun yerine açlık oyunlarına katılır. Ok atmakta çok ustadır ve bitkileri tanır. Peeta Mallark:16 yaşında, sarı saçlı, mavi gözlüdür. Babası fırıncıdır. Hayatı boyunca hiç avlanmamış ve ailesine bakmak durumunda kalmadan, rahat içinde yaşamıştır. Fırıncıda çalışırken sürekli ağır ekmek sepetlerini kaldırdığı için güçlü kollara, pastaları süslediği için de iyi bir kamuflaj yeteneğine sahiptir. İki tane ağabeyi vardır. Açlık oyunlarına seçilince, kimse onun yerine geçmeye gönüllü olmamıştır. Katniss'e aşıktır. Aşkını ilk defa Capitol'de açıklar. Gale Hawthorne: Gale, aynı Katniss gibi, siyah saçlara ve gri gözlere sahiptir. 18 yaşındadır. Avcılıkta, ok atmada, iz kaybettirmede en iyisidir. Babası Katniss'in babasıyla beraber maden kazasında ölünce, üç erkek kardeşine ve annesine bakmak için avlanmak ve değiş tokuş yapmak zorundadır. Zaman içinde Katniss'le iyi anlaşmaya başlarlar ve dost olurlar. Evlerine beraber yiyecek götürürler. Katniss'e aşıktır. Katniss ise duygulaSerinin ikinci kitabı “ Ateşi Yakalamak” Katniss Everdeen’in Capitol’ün planlarını bozması nedeniyle onun için hazırlanmış hiç de hoş olmayan bir sürprizle başlıyor. Aynı gerilim, aynı macera ve aynı heyecan. Üstelik müthiş bir heyecanın doruğunda biten bir kitap “Ateşi Yakalamak”. “Bu serinin üçüncüsü nerede, hemen okumalıyım.” dedirten bir son, sizin üçüncüsü ağustosta çıkacak “Galipler” kitabı için deyim yerindeyse gün saymanıza hatta sayıklamanıza neden oluyor. Bu seri için sizlere tavsiyem bütün işlerinizi bitirdikten sonra bu seriye başlamanız. Aksi taktirde her işiniz yarım kalabilir. Seri hakkında söyleyebileceğim tek olumsuz eleştiri - siz de okuyunca aynı eleştiriyi yapacaksınız eminim - çabuk bitmesi… Kitabı elinize alın ve AÇLIK OYUNLARI BAŞLASIN… İyi okumalar... Zafer Yaz

[close]

p. 14

Turizm Haftası İnsanların türlü amaçlarla yaptıkları gezilere turizm denir. SAYFA 14 Turizm; başka yerleri görmek, tanımak, eğlenmek, dinlenmek ve alıveriş etmek için yapılan gezilerdir. Bu gezilere katılanlara turist denir. Turizm; iç ve dış turizm olarak ikiye ayrılır. İnsanlar ülke içinde dinlenmek, eğlenmek, alışveriş etmek, gezip görmek için, sürekli yaşadıkları kentin dışına çıkarlar. Başka yerlere giderler. Buna iç turizm denir. Dış turizm ise ülkeler arasında yapılan gezilerdir. Yabancı turist, ülkemize hangi amaçla gelirse gelsin para harcayacaktır. Turistin harcadığı paraya döviz denir. Döviz, yabancı ülke parasıdır. Ülkemizde üretilmeyen ilaç, makine; gereksinme duyduğumuz petrol ve benzeri mallar yabancı ülkelerden alınır. Bunların satın alınabilmesi için dövize gereksinmemiz vardır. Dövizi ürünlerimizin ve ürettiğimiz malların dış ülkelere satışından ya da turizmden sağlarız. Görülüyor ki ülkemizin kalkınmasında turizmin çok önemli bir yeri vardır. Turist, dinlenmek, eğlenmek, görmek istediği yere çabuk, kolay ve rahat gitmek ister. Bunun için yollarımızın bakımlı, konaklama yerlerinin iyi olması gerekir. Yurdumuz turistlerin ilgi duyduğu bir ülkedir. Yurdumuz kuzey yarımkürede Asya ile Avrupa kıtaları arasında bir köprü durumundadır. Ülkemizin üç yanı denizlerle çevrilidir. Ilıman iklim kuşağındadır. Bitki örtüsü bakımından zengindir. Yurdumuzda dört mevsimin özellikleri görülür. Türkiye’miz aynı zamanda tarihi anıtlar yönünden de çok zengindir. Anadolu’muzda çeşitli uygarlıklar yaşanmıştır. Bu uygarlıkların kalıntıları günümüze dek gelmiş ve korunmuştur. Yurdumuz, turizm zenginlikleri bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Bir ülkede turizmin gelişmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi zorunludur. Yolların güzel olması, ulaşım araçlarının gelişmiş olması, konaklama yerlerinin bol, rahat ve temiz olması gereklidir. Turist yatacağı yerin temiz olmasını ister. Ülkemize turist gelmesini istiyorsak, onlara karşı güler yüzlü, iyiliksever, temiz, hoşgörülü olmalıyız. Turistler konuklarımız sayılır. Konuklarımızı rahat ettirmek için her çabayı göstermeliyiz. Turizmi daha iyi anlayıp değerlendirebilmek için, turizmin tanımında geçen görmek, tanımak, eğlenmek, dinlenmek sözcüklerinin anlamı üstünde iyice düşünelim. Görmek : İnsanlar, bulundukları yerden uzakta da olsa anıtları, kentleri, tarihsel kalıntıları, doğa güzelliklerini, sanat yapılarını yakından görmek ister. İnsanların, bu özlemlerini düşünerek müzeler kurmalı, görülmeye, incelemeye değer kalıntıları ortaya çıkararak onları sergilemeli, bunları görmek için gelen turistlere yardımcı olmalıyız. Tanımak : Turist, bir ülkeyi bir yöreyi tanımak ister. Orada yaşayanların törelerini, göreneklerini, yaşamlarını bilmek ister. Bu istek insanlar arasında sevgi, arkadaşlık, dostluk bağlarının doğup gelişmesini sağlar. Aslında turizm yalnız ekonomik yararlar sağladığı için değil, insanlar arasında dostluk duygularının doğup gelişmesine yardımcı olduğu için de yararlıdır. Eğlenmek : Dinlenmenin bir çeşididir. Zamanı iyi güzel ve hoş geçirmektir. Eğlence yerlerinin temiz, iyi, ucuz, güzel olması turistin o yerde uzun süre kalmasını sağlar. Dinlenmek : Çalışmaya ara vererek, yorgunluğu gidermektir. Çalışanların belirli bir süre dinlenmek haklarıdır. Bu hak yasalarla güvence altına alınmıştır. Ülkemize dinlenmek için gelen turiste her kolaylığı göstermeli, onları rahat ettirmeliyiz. THE P.A.L.A İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500-700 litre oksijen, 2 kilogram yiyecek tüketir.

[close]

p. 15

SAYFA 15 Sonuç olarak ülkemizin doğal zenginliklerini, anıtlarını, tarihi kalıntılarını, müzelerini görmek güneşinden, denizinden, kaplıcalarından yararlanmak, dinlenmek, eğlenmek için gelen turistlere yardımcı olmalıyız. Turistleri rahatsız etmeyelim. Değişik giysilerini ve davranışlarım hoşgörü ile karşılayalım. Turistlerin karşılaştıkları güçlükleri yenmek için yardımcı olalım. Turistik eşya satımında eşyanın gerçek değerini isteyelim. Bize yapılmasını istemediğimiz hareketlerin turistlere yapılmasını önleyelim. MAVİ KIYILAR Yurdumuzun Antalya’dan Alanya’ya kadar uzanan kıyısındaki güzelliklerini dünyanın hiç bir yerinde göremedim. Burada tabiat insanoğluna hiçbir yerde rastlanmayan bir bağışta bulunmuş : «İşte sana yeryüzünde bir cennet! »demiş. Bu kıyılarda tarih boyunca, buraların güzelliklerini anlayan insanlar oturmuş, ilkçağlarda « yaprak ve çiçek ülkesi » anlamına gelen bir kelimeyle adlandırılan bu bölgede birbiri yanında ve birbirinden bayındır yüzlerce şehir kurulmuştur. Roma çağının sonlarına kadar bu şehirler, binlerce seyirci alan mermer tiyatroları, stadyumları, su kemerleri, heykellerle süslü sokaklarıyla birbirleriyle yarışırlarmış. Selçuklular devrinde de Antalya, hele Alanya güzel anıtlarla donatılmış. Anadolu’nun bu parçası, bu gün hem tabiatı, hem tarihî eserleri bakımından Akdeniz kıyısında, başta gelen bir bölgedir. Bayramdan bayrama Antalya’ya bir turistik gezi düzenlenir. Yazın uçaklar işler. Her gün İstanbul’dan, Bursa’dan, Ankara’dan otobüsler gelir. Yollar da güzeldir. Ama bütün bu taşıt imkanları Antalya – Alanya kıyılarını gereğince değerlendirmeye yetmez. Antalya, Türkiye’nin turistik bir merkezi olmak için bekler, durur. Antalya ve çevresi için bir turizm kampanyasına girişmemiz gerekir, bu, bize önce döviz sağlar. Sonra, dünyanın en güzel kıyılarının Türkiye’de bulunduğunu duyurmak olanağını kazandırır. Antalya, Alanya, Side, Perge ve Manavgat’ı görememiş insanlara kızmıyorum. Çünkü oraların güzelliklerini duymamış, resimlerini görememiş olabilirler. Bu konuda bizim kusurumuz var demektir. Çünkü oraları iyi tanıtamamışız. Antalya’nın Kale mahallesinde gezmek, iki yanı mimarlık eserleriyle süslü daracık sokaklarında dolaşmak ne kadar güzeldir! Sonra Antalya limanından masmavi Akdeniz’in, sarı, yeşil, kırmızı çizgiler çizen kayalıkların güzelliğine doyum olmaz. Ağaçlarda yüz binlerce portakal, limon, mandalina, turunç sarkan bahçeleri görmek, Düden Şelalesi önünden motorla yüzlerce kez geçmek insanı usandırmaz. Antalya’ya geldiğimizin ertesi günü hemen Alanya’ya gittik Alanya’yı kendilerine kışlık başkent seçmişler. Alanya’da kadınlar yeşil, kırmızı, beyaz çizgili ipekten bir çeşit kumaş dokuyorlar. Onlardan birkaç tane aldım. Bu dokumadan etekler yapılsa Avrupalılar şaşkınlıktan parmaklarım ısırırlar. Azra ERHAT (Mavi Anadolu’dan) Azra Erhat 1915 doğumlu deneme ve inceleme yazarı, eski Yunan ve Roma dilleri uzmanı, filolog, arkeolog, çevirmen ve düşün kadını. Özellikle eski Yunan klasiklerinden yaptığı çevirilerle tanınmıştır. A. Kadir ile birlikte gerçekleştirdiği İlyada ve Odissea çevirileri referans kabul edilir. İlk çevirileri tercüme dergisinde çıktı. Sofokles, Aristofanes gibi yazarların eserlerini Türkçeye kazandırdı. Yine çok yakınındaki Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte çevirdiği Hesiodos’un Theogonia ve "İşler ve Günler" adlı yapıtlarıyla Hesiodos üzerine araştırmaları, 1977’de "Hesiodos, Eserleri ve Kaynakları" adıyla basıldı. Bu üç isim bir arada "Mavi Yolculuk" terimini Türk ve dünya literatürüne kazandırdılar.

[close]

Comments

no comments yet