p. 3
dlm sayi 7 mayis 2010 daniman prof dr clâl ergenÇ edtÖrden keke chomsky de gençliinde türkçe örenmi olsaydi diyorum eminim o zaman çada dilbilim ngilizce ye göre deil türkçe ye göre ekillenmi olurdu dünyaca ünlü bir dilbilimci olan johan vandewalle nin bu sözü aslinda bizim dosya konumuzu da çok iyi anlatmaktadir türk dili gerek tamlama yapilariyla ve cümle yapilariyla gerek eklemeleriyle sözcük birleimleriyle kisacasi geni bir dilbilgisi yapisiyla dünyada birçok dilbilimciyi hayretler içinde birakmaktadir türkiye diinda da türkçenin eitimi ve öretimine gün geçtikçe daha çok önem verilmeye balanmitir biz de bu yilki dosya konumuzu türkçenin anadili olarak eitimi ve öretimi konusu olarak istedik dergimizdeki tüm makaleler arkadalarimizin çok emek vererek hazirladii çalimalardir almanya essen Üniversitesinde türkçenin eitimi ve öretiminde önemli isimlerden biri olan prof dr emel huber ile yaptiimiz söylei sayesinde bu konuyla ilgili çalimalarin almanyada nasil yürütüldüü hakkinda bilgiler edindik karikatürlerle zeka oyunlariyla ve fikralarla da dergimizi elenceli kilmaya çalitik derginin hazirlanma sürecinde yardimlarini esirgemeyen tüm dostlarimiza teekkür ederiz sevgiler ve saygilar 3 yayin sahb doç dr selçuk sever seÇc kurul bahriye kahvec suriye bozal bahtiyar makarolu meltem ayabakan derg sorumlusu bahriye kahvec suriye bozal grafk ve tasarim bahtiyar makarolu http linguistics-adit.tr.gg e-posta ankaradilbilim@gmail.com
[close]
p. 4
Çndekler cumhuryetn lk dlblmcs mustafa kemal atatÜrk kaybolmu br dln sÖzcÜkler gb abdÜlcanbaz i birakti arkasinda afazye m yakalandik duygusal zeka kurami br islik neler anlatablr altay dller teors ve altay dllernn karilatirmali sesblgs denzl azinda yÜkleme durumu i ve yÖnelme durumu prof dr emel huber le sÖyle tÜrkyedek anadl Öretmnde sorunlar ad durum ekler anadl Öretmnde tÜmcenn Öeler tÜmcecklern Öretm einstein in sorusu duyurular ktap tanitimi 5 8 9 10 11 15 17 21 24 28 32 36 44 53 54 56 4
[close]
p. 5
bahtiyar makarolu cumhuryetn lk dlblmcs mustafa kemal atatÜrk umhuriyetin ilk dilbilimcisi olan mustafa kemal atatürk sava yillarindan çikmi ve konutuu dilin çounun arapça farsça sözcüklerle kuatilmi olan bir millete yeni bir yazi sistemi ile çadalama yönünde iik tutmutur c %89u okuma-yazmadan yoksun birakilmi olan türk toplumunu bu cehaletten kurtaracak olan devrimlerine eitim ve öretim ile balayan mustafa kemal yapilacak bu devrimlerin halkin çounluunun anlayabilecei bir dil politikasi ile gerçekleebileceine inaniyordu cumhuriyetten önce planli ve programli ilerlemeyen dildeki sadeleme hareketleri bir devlet politikasina balanmami edebi görü ve tutumlarin ürünü olarak yürütülmekte genel konuma dilinin diinda bilim dili kanun dili ve terimler konusundaki eksiklikleri göz önüne alinmamaktaydi o güne kadar dili bir dilbilim yöntemi ile inceleyen eserlerden söz etmek de mümkün deildi oysa dil devrimi özü itibariyle çada deerler içinde bir kültür davasi olarak ele alinmaliydi bunun gerçekletirilmesi için de dil devriminin bilimsel temelde çok yönlü ve kapsamli bir programa balanmasi gerekiyordu bu bakimdan dil devriminin dayandii fikir temelini 1 yabanci etkiler altinda benliini kaybetmi olan dilimizin milliletirilmesi ona kendi yapi ve ileyiine uygun bir gelime yolunun dilbilimsel yöntemlerle çizilmesi 2 bilimsel aratirmalar ile türkçenin aslindaki güzelliin ve tarihi zenginliin ortaya çikarilmasi 3.türkçeye sözcük türetme ve terim üretme imkanlari bakimindan ileklik kazandirilarak uzun vadede zengin bir kültür dili durumuna getirilmesi eklinde üç ana ilkede özetleyebiliriz atatürk türk dilini yönlendirmek üzere verdii direktiflerde sosyoloji ve dil gerçeinden hareket ederek dil ile millet ve dil ile kültür arasindaki bai hep ön planda tutmutur Çünkü dil ile toplum toplumun belirli ölçüler ile ekillenmesi ve bir topluluun millet niteliini kazanabilmesine her eyden önce o millete has gelimi milli bir dilin varliina balidir dil bir milletin duygu ve düünce tarzi tarihi ve toplumsal akii ile birlikte yol aldiindan o milletin ayrilmaz bir parçasidir ve millet bütünlüünün gelecei de yine dil ile güvence altina alinabilmektedir bu gerçekler atatürk tarafindan u veciz sözlerle dile getirilmitir millî his ile dil arasindaki ba çok kuvvetlidir dilin millî ve zengin olmasi millî hissin gelimesinde balica etkendir türk dili dillerin en zenginlerindendir yeter ki bu dil uurla ilensin Ülkesini yüksek istiklâlini korumasini bilen türk milleti dilini de yabanci diller boyunduruundan kurtarmalidir 5
[close]
p. 6
atatürk türk toplumunun kendine özgü yapisini korumak için bir yazi devrimi yapilmasi gerektii görüünü mahalle mektebinde oturduu siralarda benimsemitir atatürk ün yazi devrimi konusunda dayandii gerekçe arap dilinin ihtiyaçlarindan domu olan arapça yazi sisteminin türk dilinin ihtiyaçlarini karilayamamasi bunun sonucu olan okuyup yazma güçlüünün sosyal ve kültürel gelimelerin önünü tikami olmasidir arap dilinin ses yapisi ile türk dilinin ses yapisi arasindaki sistem ayriliindan kaynaklanan bu uyumazlik yüzünden türk dili arap alfabesine ayak uyduramami ve imlânin sözcük kaliplari halinde klâsikletii devirden balayarak birçok sorunlar ortaya çikmitir atatürk konuma ve demeçlerinin çounda bu hususlari açiklikla dile getiriyor ve diyor ki bilirsiniz ki dünyada her kavmin mevcudiyeti kiymeti hakki hürriyet ve istiklâli malik olduu ve yapacai medeni eserlerle mütenasiptir orantilidir medeni eser vücuda getirmek kabiliyetinden mahrum olan kavimler hürriyet ve istiklâllerinden tecrit olunmaya koparilmaya mahkûmdurlar atatürkün amaci arapça farsça sözcükleri atip yerine fransizca ngilizce sözcükler doldurmak 1000 yil önceki hatayi tekrarlayip yeni bir osmanlica daha ortaya çikarmak deildi türk dilinin kurtulu savainda türkçe yeniden geliip serpilmeye balarken onu bati dillerinin youn etkisinden korumak türk dilini yeni boyunduruklar altina sokmamak gerektiini düünüyordu atatürk tarihin dile dilin de tarihe yön verecei görüünde idi medeniyeti incelenen türk kavimlerinin dil hazinesi ihmal edilemezdi Çankaya kökünde yapilan görümeler sirasinda atatürk orada bulunanlara dil ilerini düünecek zaman geldi ne dersiniz sorusunu ortaya atarak türk tarihi tetkik cemiyetine karde bir de türk dili tetkik cemiyeti daha sonraki adi ile türk dil kurumu kurulmasi kararini vermitir böylece 12 temmuz 1932 tarihinde bu cemiyetin kurulmasi ile dil devrimi resmi olarak balatilmi oldu fakat atatürk sadece kurumsallama ile türkçenin halka indirgenemeyeceini biliyordu bu nedenle ülke çapinda bir okuma yazma seferberliine öncü oldu bir karatahtayla yollara dütüü bu seferberlik sirasinda ömrünün en keyifli anilarini yaadi herhalde Çünkü öretmenlik tutkusu vardi onda asil uraiminin öretmenlik olmasi gerektiini söyler yakinlarina ben ratè seçkin bir öretmenim sözleriyle duygularini iletirmi atatürkün seferberlii baarili da oldu 1930da memlekette ilk kez okuma yazma orani %95e kadar yükseldi atatürk fizik kimya zooloji botanik vb bilim dallarina terimler oluturmaya öncülük ederek terimleri de kendisine ait olan 48 sayfalik bir geometri kitabi hazirlamitir bu terimler 1938 yilinda okul kitaplarina geçmitir böylece osmanli türkçesinden gelen mustatîl tamamlayan zaviye hatti munassif muhit-i daire gibi terimlerin yerini dikdörtgen tümey açi açiortay çember gibi türkçe terimler almitir atatürk kurduu çada türkiye cumhuriyetini olutururken bir çok farkli bilim dalinda yaptii incelemeleri kullanmitir farkli açilardan yaptii aratirmalarda okuduu bu kitaplar türkiye cumhuriyetinin temel yapi talaridir atatürkün ahsi kitaplari Çankaya kökündeki 1903 kitap anitkabir müzesi nkilap kulesinde sergilenen 2092 kitap ve dier süreli yayinlarla birlikte 10.000 in üzerinde kaynaktan olumaktadir bu dermenin belli bali 6
[close]
p. 7
konulara göre dailimi öyledir tarih 885 askerlik 261 siyasal bilimler 204 hukuk 181 din 161 dil-dilbilim 154 ekonomi 144 felsefe-psikoloji 121 sosyal bilimler 81 ve dierleri ahsi kütüphanesinde bulunan kitaplarin sayisi atatürkün dil ve dilbilime ne kadar merakli olduunu bunun yani sira devletin temellerini olutururken dil çalimalarina ne kadar gereksinim duyulduunu göstermektedir atatürk ölümünden kisa bir süre önce yazdii vasiyetname ile mal varliini türk dil kurumu ile türk tarih kurumuna birakmitir bu iki kurumun bütçesi bugün de atatürk ün mirasindan karilanmaktadir bu miras bugün türkiye nin en büyük bankalarindan biri olan türkiye bankasi sermayesinin %28,9 unu oluturmaktadir Ölüm döeinde üç gün komada kalan mustafa kemalin kendine geldikten sonraki son sözleri unlardir arkadalara selam dil çalimalarini sakin gevetmeyin türk milletini çada bir medeniyet haline getiren atatürkü kendi ürettii sözcük ile aniyoruz komutanimiz mustafa kemal atatürk kaynakÇa altun m 2004 alfabe deiiminin tarihsel geliimi Üzerine bir deerlendirme cumhuriyetimizin 81 yili armainina sakarya Üniversitesi atatürk lkeleri ve nkilap tarihi aratirma ve uygulama merkezi sakarya atatürk m k 2009 nutuk alfa yayinlari stanbul atatürkün Özel kitaplari eriim adresi http www.tsk.tr/anitkabir/kutup/a.htm Özdemir h 2006 cumhuriyet tarihinde hukuk dilindeki gelimeler doktora tezi ankara Üniversitesi enalp l 2002 atatürkün kütüphanesi sayi 6 türk kütüphanecilii dergisi türk dil kurumu tarihçesi eriim adresi www.tdk.gov.tr urgan m 1998 bir dinozorun anilari 20 baski yapi kredi yayinlari stanbul 7
[close]
p. 8
meltem ayabakan kaybolmu br dln sÖzcÜkler gb dil bir toplumu toplum yapan öelerin bainda gelir Çünkü toplum bireylerle bireyler düüncelerle düünceler ise sözcüklerle varliklarini sürdürebilirler geçenlerde dinlediim bir arkida u sözler dikkatimi çekti kaybolmu bir dilin sözcükleri gibi köksüz basiz durmayi örendim gerçekten durum böyle miydi kaybolmu bir dilin sözcükleri köksüz ve basiz durabilirler miydi ne demekti kaybolan dil bir dil neden kaybolur Öncelikle bu sorulari cevaplayalim u an yeryüzünde 6912 dil konuulmaktadir birçok kii bu sayiyi duyduunda çok airir fakat daha airtici ve ürkütücü olani ise bu dillerin 2511inin yok olma tehlikesiyle kari kariya oluudur 20 ubat 2009da birlemi milletler eitim bilim ve kültür Örgütünün unesco yayimladii tehlike altindaki diller atlasina göre hindistanda 196 abdde 192 endonezyada 147 Çin ve meksikada 144 rusyada 136 dil yok olma tehlikesi altinda türkiyede ise 15 dil tehlikede ve yine atlasa göre türkiyede kaybolan dil sayisi 3 bu diller kapadokya yunancasi mlahso ve ubihçadir kapadokya yunancasi konuulduu dier yerlerde de ayni tehlikeyi yaamaktadir mlahso brahim hannanin 1995te ölmesiyle kaybolmutur ubihça da bu dilin son temsilcisi olan tevfik esençin 1992de ölmesiyle kaybolan diller arasina girmitir fakat ubihça dier kaybolan dillere göre daha anslidir 1925te atatürkün çarisiyla türkiyeye gelip alti ay boyunca stanbul Üniversitesinde ders veren ve türkiyeden ayrildiktan sonra da dil çalimalarina devam eden fransiz uzman georges dumézil esenç hayattayken ubihçanin özelliklerini kayit altina almiti böylece bu dili konuan kimse kalmamasina ramen george dumézil sayesinde bu dilin özellikleri kayit altina alinarak sözcüklere nasil köksüz ve basiz durabilecekleri öretilmiti ne yazik ki birçok dil ubihça kadar ansli deil ya da biz yeterince duyarli deiliz unutmamaliyiz ki bir dilin kaybolmamasi için o dilin konuulmasi ve sonraki kuaklara öretilmesi gereklidir dünyadaki birçok ülkede tehlike altindaki diller için koruma programlari yürütülmektedir fakat türkiyede yürütülen bir dil koruma programi yok bu eksikliin giderilmesi dillerin kaybolmamasi ve sözcüklerin köksüz basiz kalmamalari dileiyle kaynakÇa 1 unesco 2009 tehlike altindaki diller atlasi 2 batur,e ntv tarih kait Üzerinde 3:68-69 3 selçuk,s 2009 Önce dil stanbul:truva yayinlar 8
[close]
p. 9
lke mge ÖztÜrk-elif kÂtp abdÜlcanbaz i birakti arkasinda turhan selçuk 1943te akbaba dergisinde baladii karikatürcülüünü cumhuriyet gazetesinde sürdürüyordu karikatürcüler derneinin de kuruculari arasinda yer alan selçuk türkiyede özellikle siyasal mizahin ustalarindan biri olarak kabul ediliyordu yeni stanbul yeni gazete akam milliyet cumhuriyet gazetelerinde ve akis yön devrim toplum vb dergilerde çizdi lk bata aziz nesin ve rifat ilgazdan abdülcanbaz i çizerken aldii yardimla canlandirdii ve 1957 yilinda milliyet gazetesinde ilk kez yer alan abdülcanbaz büyük baari kazanir aziz nesinin isim babaliinda daha sonra da rifat ilgazin senaryolarinda uyanik bir turist rehberi olarak doan abdülcanbazi batan yaratir turhan selçuk Çünkü kültür emperyalizmine kari amerikali turistlerin kaziklanma hikâyesiyle yetinmek istemez 1950lerin sonlarindaki önemli sorunlardan kiralik ev bulma derdinden abdülcanbaz da nasibini alir ev aramaktan yorgun düünce girdii bir köpek kulübesinde uykuya dalan abdülcanbaz rüyâsinda da kendini ve dönemini bambaka görür abdülcanbaz maceralari boyunca bu rüyâdan uyanmaz orada dürüst bir stanbul beyefendisi ni canlandirir ve yaanilanlar da rüyâdan ibaret olunca zamanin mekânin sinirlarina bali kalmaz bu stanbul beyefendisi öncelikle tiyatroya ve sinemaya uyarlanir daha sonra da 1991de ptt tarafindan basilan pullarda resmedilir turhan selçukun 1992de diileri bakanliinin önerisi üzerine hazirladii nsan haklari konulu karikatür sergisi avrupa konseyinin önerisiyle ilk kez strazburgda açilir 1997ye kadar avrupanin çeitli kentlerinde ve güney afrikada dolair turhan selçukun çizgileriyle can bulur abdülcanbazin düleri hep kötüler kazanacak deil ya bu dülerde bu sefer kötüler yenilir iyiler kazanir abdülcanbaz da ezene kari ezilenin yaninda durarak osmanli tokadi ni namussuzlara atar onun çizdii bütün karakterlerin yansimasi gerçek hayatta vardir toplumun bütün siniflarinin temsilcilerini tiplemelerle aktarir ama hepsinin diinda öyle bir karakter yaratmayi düler ki ileri olanin deerlerini savunurken gericileri de alt edecek bu karakterin yerini bir gün canlanmasini bekleyerek hayal gücüyle doldurur arkasinda yalnizca abdülcanbazi deil düleri ve kahramanlari da birakti sarsilmayan deerlerin karikatürlerini abdülcanbazi tututurdu elimize ve gitti 9
[close]
p. 10
lke mge ÖztÜrk afazye m yakalandik alanyazinda afazi terimi beyindeki bir hasara bali olarak sözlü ve yazili dil kullanimi yeteneinin tam ya da kismen yitirildii durumlar için kullanilmaktadir 1 afaziye neden olabilecek en temel durum beyinde hasara yol açabilecek bir darbenin gerçeklemesidir bu darbenin sonrasinda ise kii sözcükleri doru kullanamaz sözlükçesindeki sözcükleri sözdizimine uygun siralayamaz kendine söylenenleri anlamlandiramaz afazinin neden olduu ilev bozukluklarina daha fazlasini da ekleyebiliriz afaziye yakalanmak için somut bir beyin sarsintisi geçirmek gerekmiyor sosyal travmalar da afaziye yol açiyor olmali aksi takdirde toplumla ba kurmak zor bir ey deil karisindaki bireyin ne söylediini dinlemeyen anlamaya çalimayan bir toplum olmaya baladik bu durum öylesine bir döngü içerisinde gerçekleiyor ki bütün bireyler benmerkezci hareket eder hale geldi yalnizca tek bir söz var -kendi sözleri tek bir doru var -kendi dorulari gittikçe bireyselleiyoruz bireysellemenin sonuçlariyla afazinin neden olduu ilev bozukluklarini eletirebiliriz her iki tarafta da sözcükleri bulmada güçlük konumada anlailmazlik anlamlandirmada bozukluk yaanmaktadir herkes kendi dilini konutuu için de ortak dil kaybedilmektedir bireyin örendiklerinin soyuttan çikip somuta yönelmesiyle afazinin saaltimi balar saaltim ise kaybedileni dar bir düzlemde deil hayat içinde düzelterek gerçeklemelidir bir anda bütün unutulanlar geri gelmeyecektir bu yüzden de bizim sabirli olmamiz gerekmektedir saaltimda uzun bir süreç rol oynamaktadir bu süreç temel kavramlardan balayarak bu kavramlarin bir zorluk hiyerarisi içerisinde gelitirilmesi ve beynin uyarilmasi yoluyla örenilenin gerçek hayata aktarilmasi eklinde gerçeklemektedir bireyin gelimeye balayan dil ilevlerinin yani sira olumlu tutum kazanmasi sosyal ilikilerinin düzenlenmesi duygusal tutarlilik göstermesi gibi davranilarinda iyileen deiiklikleri gözlemlemek bizi saaltimin doru ilerledii sonucuna ulatirir bireyler birbirleriyle olan ilikilerini asla kesintiye uratmamalidir neyin doru neyin yanli olduu konusundaki çözümleme bireylerin dorudan iletiimleri sayesinde gerçekleir bu baarildii ölçüde afazinin yayilmasinin önüne geçilebilir 1 tanrida o 1993 afazi gata basimevi ankara 10
[close]
p. 11
bahtiyar makarolu duygusal zek kurami duygusal zekâ duyguyu doru olarak algilamak deerlendirmek ve ifade etmek için gerekli olan bir yetenektir düünceyi hizlandirarak duygulara ulama ve onlari oluturma yeteneidir bu kavram saloyev ve mayer tarafindan ortaya atilmi goleman tarafindan tanitilip geniletilmitir duygusal zekâ çalimalarinin temeli thorndikein sosyal zekâ kavramsallatirmasina dayanir thorndike sosyal zekâyi dierlerini anlama yetenei olarak salovey ve mayer duygusal zekâyi sosyal zekânin bir unsuru olarak tanimlar onlara göre duygusal zekâ kiinin kendisinin ve dierlerinin duygularini gözleme bunlari ayritirabilme ve duygulara ilikin bilgisini düünce ve eylemlerine yön verecek biçimde kullanabilme yeteneidir duygusal zekâ kavrami son dönemde zekâ literatürünün üzerinde en çok durduu baliklardan biridir kendi duygularinin farkinda olmak ve bunlari yönetebilmek kendini motive edebilmek empati ve sosyal beceriler vasitasiyla etkili ilikiler yürütebilmek gibi nitelikler duygusal zekâya dayalidir duygusal zekâ geleneksel zekâ kavraminin ziddini deil onun tamamlayici bir boyutunu ifade etmektedir duygusal zekânin tanimlanmasi ve ölçülmesi konusundaki ve duygusal zekâ kavraminin yaam baarisinin çeitli yönlerini kestirmede ne kadar etkili olduu konusundaki tartimalar halen devam etmektedir bu anlamda baskin olan iki yaklaim yetenek olarak duygusal zekâ ve özellik olarak duygusal zekâdir duygusal zekâ genellikle duygusal bilginin bilisel ilemlenmesini içeren bilisel yetenek olarak karakterize edilmektedir bu model duygusal zekâyi ölçümlerinde yetenek temelli testleri kullanan geleneksel zekâ gibi ele alir Özellik olarak duygusal zekâya göre ise duygusal zekâ duygu balantili algilari ve kiilik hiyerarisinin alt düzeylerindeki mizaçlari içerir yetenek olarak duygusal zekâ geleneksel zekâ ile balantili görülürken özellik olarak duygusal zekâ ise kiilikle daha ilikili görülmektedir Özellik olarak duygusal zekâ optimizim mutluluk sosyal yeterlik ve benlik saygisi gibi yüzleri içerir ayrica özellik olarak duygusal zekâ yapisi ayni zamanda sosyal bili literatüründe de görülen birçok görüü de kapsar 11
[close]
p. 12
alanyazinindaki çalimalar incelendiinde duygusal zekânin iki temel yaklaimla ele alindii görülmektedir yetenek modeli ve karma özellik model bu modeller cobb ve mayer 2000 tarafindan u ekilde tanimlamaktadir yetenek modeli duygusal zekâyi bir yetenekler grubu olarak tanimlamaktadir ve duygusal zekânin önemi ve duygulardan yararlanarak mantik yürütmenin potansiyel kullanimlari üzerinde durmaktadir karma Özellik model yetenek modeline göre daha popüler bir yönelimdir duygusal zekâ yeteneini sosyal beceriler özellikler ve davranilarla harmanlayan bu modeller duygusal zekânin bizi ulatirabilecei baarilara ilikin parlak vaatlerde bulunmaktadir duygusal zekâ bir insanin sadece hisleriyle davranmasi iyi ve kolay bir insan olmasi hissettiklerini bastirmasi ve deitirmesi anlamina gelmemektedir bu sebeple duygusal zekâ kavraminin tam olarak anlailabilmesi için bazi önemli noktalarin bilinmesi gerekmektedir bunlar · duygusal zekâ iyi davranmak deildir bireyler bazen iyi insan olmak adina yaadii duygulari gizleyerek ya da onlari yok sayarak dier insanlarin ho karilayacai tepkiler vermektedir bu durum gerçekten yaanan duygularin ifade edilememesine gerçek duygularin bastirilarak farkli zaman ve farkli ekillerde ortaya çikmasina neden olmaktadir · duygusal zekâ hisleri baibo birakmak anlamina gelmez tam aksine duygusal zekâda amaç hislerin ve duygularin etkili bir biçimde ifade edilip yönetilerek insanlarin ortak amaçlari dorultusunda birlik ve uyum içerisinde çalimalarini salamaktir · duygusal zekâ yeterlilikleri konusunda doutan gelen cinsel bir farklilik söz konusu deildir her birey kadin ya da erkek olsun güçlü ve zayif noktalari bulunan farkli görüntülere sahiptir toplumsal örenmelerle ve cinsiyetlere ait farkli roller araciliiyla cinsiyetlere özgü deiik görüntü ortaya koymak olasidir bu açidan kadin ve erkeklerin duygusal zekâlarina yönelik yapilan aratirmalarda kadinlarin duygularindan daha çok haberdar oldugu daha fazla empati gösterdikleri kiilerarasi ilikilerde de daha becerikli olduklari ortaya konulmutur duygusal zekâ ve iq nun karilatirilmasi duygusal zekâ iqya bir alternatif deil ancak bir ilavedir en iyi olabilmek için zekânin her iki türüne de ihtiyaç var klâsik zekâ aratirmalari bilgiye dayali becerinin tek baina zeki davraniini açiklamaya gücünün yetmeyecei noktasinda birlemilerdir sternberg deneyine katilanlara zeki insan i tarif etmelerini istediinde katilimcilar en önemli maddeler arasinda insani tanima pratiini saymaktadirlar zekâ da duygusal zekâ da birbirinden tamamen ayrilmasi mümkün olmayan karmaik kabiliyetlerdir duygusal zekâ 12
[close]
p. 13
bireyin zekâ yetisini tamamiyla ortaya çikardiindan goleman duygusal zekâyi zekâ için temel art olarak görmektedir klasik zekâ aratirmalari özellikle iqnün yani bilgiye dayali becerilerin tek baina zeki davraniini açiklamaya yetmeyecei noktasinda birlemilerdir sistemli aratirmalar bilisel beceri ile sosyal zekânin birbirinden farkli olduunu ve güncel yaami yönlendirmede oldukça önemli olduunu göstermitir bilisel zekâ ve duygusal zekâ birbirlerinden tamamen ayrilmasi mümkün olmayan karmaik yeteneklerdir Çünkü duygusal zekâ bireyin zekâ yetisini tamamiyla ortaya çikardiindan zekâ için temel art olarak kabul etmektedir Önceki iq varsayimlarinin matematik ve dil gücü gibi dar bir alanla sinirli kildii ve yaamdaki baariyi göstermekten uzak olduu sonucuna varilmitir duygusal deneyimler kiisel özel birçok farklilik arz eden ve bilimsel açidan ele alinmasi güç olgulardir fakat örgüt içerisinde duygusal zekânin bireysel özelliklerinin kontrol altina alinmasi ve örgütsel amaçlarin ön plana çikarilmasi gerekir Örgüt bir gruptur ve kolektif tepkiler bir bütün olarak yer almalidir bu nedenle bazi temel ölçme araçlari örgüt içindeki duygusal zekâyi belirlemek için gelitirilebilir Örgütsel duygusal zekâ düzeyi ile ilgili genel bilgiler elde edilebilir duygusal zekânin tanimladii bireyin kendini tanimasi kontrol etmesi ve motive etmesi isteklerini erteleyebilmesi duygusal deiimlerini kontrol etmesi engellemeler karisinda direnebilmesi dier kiilere anlayila yaklaabilmesi onlarin en derin duygularini sezinleyebilmesi etkin ilikiler kurup sürdürebilmesi yetenekleri örenilebilir psikolojik ve sosyal becerilerdir ve bu beceriler sayesinde birey yaamdaki baarisini ve doyumunu en üst düzeye çikarabilmektedir bilim adamlari duygusal zekânin iq gibi kader olmadiini her yata gelitirilebileceini ifade etmektedirler bu da duygusal zekânin önemini bir kat daha artirmaktadir deniz ve yilmaz 2004in Üniversite örencilerinin duygusal zekâ yetenekleri ve yaam doyumlari arasindaki iliki üzerine yaptii çalimada üniversite örencilerinin yaam doyumlari ile duygusal zekâ boyutlari kiisel beceriler kiiler arasi beceriler uyumluluk boyutu stresle baa çikma boyutu genel ruh durumu boyutu ve toplam duygusal zekâ puanlari arasinda anlamli düzeyde pozitif yönlü ilikiler bulunmutur yaam doyumunun duygusal zekânin önemli bir özellii olduu aratirma sonucunda elde edilen bulgularda görülmütür zeidner ve di 2009 yukaridaki açiklamaya paralel olarak duygusal zekânin bireylerin etkili baa çikma becerilerinin merkezini oluturduunu belirtmektedir yüksek düzeyde duygusal zekâya sahip bireyler duygularinin farkinda olma ve deerlendirme 13
[close]
p. 14
özelliine daha fazla sahip olduklari için problemlerle baa çikmada daha baarilidirlar ayrica duygularini nerede ve nasil etkili biçimde ifade edeceklerini bilmektedirler kaynakÇa acar f 2002 duygusal zekâ ve liderlik e.Ü sosyal bilimler enstitüsü dergisi Çakar u ve arbak y 2004 modern yaklaimlar iiinda deien duygu-zekâ likisi ve duygusal zekâ dokuz eylül Üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü dergisi sayi 6 deniz m e ve yilmaz e 2004 Üniversite Örencilerinin duygusal zekâ yetenekleri ve yaam doyumlari arasindaki liki xiii ulusal eitim bilimleri kurultayi eriim adresi http www.pegema.net/dosya/dokuman/239.pdf 28.03.10 ergin t 2003 bilisel deerlendirme sistemi cognitive assessment system-cas be ya Çocuklari Üzerinde geçerlik güvenirlik ve norm Çalimasi doktora tezi stanbul Üniversitesi köksal a 2007 Üstün zekâli Çocuklarda duygusal zekâyi gelitirmeye dönük program gelitirme Çalimasi doktora tezi stanbul Üniversitesi Ömercikliolu h 2006 4-7 ya arasi Çocuklarin sayi kavramlarinin piagetnin birebir eleme deneyleri le ncelenmesi yükseklisans tezi marmara Üniversitesi titrek o 2004 eitim fakültesi Öretim Üyelerinin duygusal zekâ yeterliklerini yaaminda kullanma ve akademik baari düzeylerine likin karilatirmali bir aratirma doktora tezi ankara Üniversitesi yaylaci g Ö 2006 kariyer yaaminda duygusal zekâ ve letiim yetenei hayat yayinlari stanbul zeidner m matthews g ve roberts r d 2009 what we know about emotional intellegence mit press london dil yapilmasi için herkesin bir ta koyduu ehirdir ralph waldo emerson soru 1 bekta 3 fenerbahÇe 1 galatasaray 0 trabzonspor stanbulspor 1 genÇlerbrl 5 soru iaretinin yerine hangi rakam gelmelidir 14
[close]
p. 15
meltem ayabakan br islik neler anlatablr genel anlamiyla islik dudaklarin büzülmesi veya parmain dil üzerine getirilmesiyle çikarilan keskin sestir uzaimizda olan birilerinin dikkatini çekebilmek sesimizi daha rahat duyurabilmek için kullaniriz daha çok kimi zaman da mutlu olduumuz için islik çalmak isteriz bu ve bunun gibi daha birçok nedeni vardir isliin kullanilmasinin peki islikla konuulur mu sözcükler islikla anlatilabilir mi bu soruya birçoumuz nasil böyle bir ey olur ki islikla nasil konuulur ki diye yanit verebiliriz ama bu soruyu giresunun kuköy sakinlerine sorduumuzda isliksiz konuulur mu cevabini aliriz 1400lü yillarda türk boylarinin karabörke gelmesiyle baliyor isliin sözcüklerle bütünleme hikayesi karabörkün corafi yapisi nedeniyle bu bölgeye yerleen insanlar islikla haberlemeye balamilardir arazinin engebeli ulaim ve haberlemenin de zor olmasi nedeniyle islik dili gelimi ve bir konuma dili haline gelmitir dünyada yaklaik 60 yerde konuulan islik dili türkiyede yalnizca giresunun Çanakçi ilçesi karabörk beldesi ve kuköy halki tarafindan konuulmaktadir daha önceki yillarda giresunun baka bölgelerinde ve trabzonun bazi bölgelerinde de konuulan islik dili zamanla teknolojinin de etkisiyle bu bölgelerde önemini yitirmitir ama kuköy de bu kültürel mirasa sahip çikilmi ve islik dili kuaktan kuaa aktarilmitir islik dilinin ya da bölge halkinin deyimiyle kudilinin kefi 1960 yilina dayanmaktadir bu yillarda türkiyenin belirledii hedef 10 yilda türkiyede okulsuz köy kalmamasiydi bu hedef dorultusunda kuköyün öretmeni ve halkin da çabalariyla 1963 yilinda mobil irketi tarafindan köye bir okul yapilmitir okulun açilii için bölgeye gelen yerli ve yabanci gazeteciler gördükleri bu konuma biçimlerini gazetelerine haber yapmilar mobil gazetesi yani gazete new york times londay sunday times stars and stripes panoroma italy ve revue nederlends gibi birçok gazete kuköyden bahsetmi bunun üzerine bölgeye türkiyeden ve dünyadan bilim insanlari gelmeye balamitir bu kiilerin bainda prof dr doan aksan prof r o rusnel strasbourg Üniversitesinden a moles ch lorey j bastian stanbul Üniversitesinden Özcan bakan ve örencileri gelmektedir yapilan çalimalar islik dilinin bir grup dili olduunu ve bütün sözcüklerin 6 seste gruplandiini belirlemitir türkçedeki hemen hemen bütün sözcükler islikla ifade edilebilmektedir türkçedeki islik dilinde bütün anlama i ö o ünlüleri ve f ç k ünsüzleri ile salanmaktadir Örnein imece iföçö ben föç söyle çöççö eklinde söylenmektedir islik dilinde bu 6 ses ifrelenerek bu tür sözcükler oluturulmaktadir islik dili sözcükleri birbirine çok benzemesine ramen genelde birbirinden ayrilmaktadir ayrica 15
[close]