MüSLüMAN KARDEşLER

 

Embed or link this publication

Description

MüSLüMAN KARDEşLER

Popular Pages


p. 1

mÜslÜman kardeler br svl toplum ÖrgÜtÜ mÜ cenap Çakmak Özet en önemli ve tartimali modern slamci akimlardan biri olan müslüman kardeler hareketi kendisi diindaki akimlarin ilham kaynai olmakla da slamci toplumsal aktivizmde önemli bir yere sahiptir ancak uzunca bir süredir faaliyetlerine devam etmesine ramen hvan ile ilgili tartimalar hiç bitmemitir kimine göre bir terör örgütü olan hvan kimine göre ise gerçek bir sivil örgütlenme ve geni sivil kitlelerin taleplerini siyaset alanina aktaran çok önemli bir aktördür bu çalimada siyaset terör ve sosyal aktivizm ile ilikileri balaminda müslüman kardelerin bir sivil toplum örgütü olup olmadii sorusunun cevabi aranmaktadir anahtar kelimeler müslüman kardeler sivil toplum slamci hareketler siyasi slam is muslim brotherhood a civil society organization abstract one of the most significant yet controversial modern islamist movements the muslim brotherhood is also important in that it has been the major source of inspiration to the contemporary islamist social activism however notwithstanding that it has been active for a long time the debate over the content and characteristic of the brotherhood has never ended while some refer to it as a pure terrorist organization some others tend to regard it as a true civil organization and an actor which transmits the demands by the masses to political space this study seeks an answer to the question as to whether the brotherhood is a non-governmental organization key words muslim brotherhood civil society islamist movements political islam phd rutgers university center for global change and governance akademik orta dou cilt 2 sayi 1 2007

[close]

p. 2

giri ortadou siyasetinin önemli aktörlerinden birisi olan müslüman kardeler ile ilgili deerlendirme ve görüler bu görü ve deerlendirmelerin sahiplerinin dünya görülerine ve hatta ilgi alanlarina göre önemli deiiklikler gösterebilmektedir kimine göre terörist bir örgüt olduuna dair en ufak bir kuku dahi olmayan hvan kimilerine göre modern sivil aktivizmin en önemli ve baarili temsilcilerinden birisidir Özellikle uluslararasi güvenlik ve stareji airlikli konular ile ilgilenen analistler müslüman kardeleri genelde terör örgütü kategorisinde ele almaktadir.1 buna karilik önemli bir kismi sosyolog olan sivil aktivizm hareketlerini inceleyen aratirmacilar kardeleri bir toplumsal hareket kapsaminda deerlendirme eilimi göstermektedir.2 1 Örnein bakiniz chuck morse the nazi connection to islamic terrorism adolf hitler and haj amin al-husseini lincoln ne iuniverse 2003 ss 35-41 harvey w kushner ed encyclopedia of terrorism londra sage publications 2003 ss 231-32 281vd dore gold hatreds kingdom how saudi arabia supports the new global terrorism washington dc ragnery publishing 2004 gus martin understanding terrorism challenges perspectives and issues thousand oaks ca sage publications 2003 stefan m aubrey the new dimension of international terrorism zürich vdf hochschulverlag 2004 ve samuel m katz jihad islamic fundamentalist terrorism minneapolis mn lerner publications 2004 2 daha detayli bilgi için bakiniz sana abed-kotob the accomodationists speak goals and strategies of the muslim brotherhood of egypt international journal of middle east studies cilt 27 no 3 1995 ss 321-339 janine a.clark islam charity and activism middle-class networks and social welfare in egypt jordan and yemen bloomington in indiana university press 2004 cenap Çakmak muslim brotherhood garry l anderson ve kathryn herr ed encyclopedia of activism and social justice londra sage publications 2007 brynjar lia the society of the muslim brothers in egypt the rise of an islamic mass movement 1928-1942 reading uk garnet 1998 richard p mitchell the society of the muslim brothers londra oxford university press 1969 barry rubin revolutionaries and reformers contemporary islamist movements in the middle east albany ny suny press 2003 john l esposito islam the straight path new york oxford university press 1998 ss 250vs quintan wiktorowicz introduction islamic activism and social movement theory quintan wiktorowicz ed islamic activism a social movement theory approach bloomington in indiana university press 2004 ziad munson islamic mobilization social movement theory and the egyptian muslim brotherhood sociological quarterly cilt 2 no 4 2001 ss 487-510 carrie rosefsky wickham mobilizing islam religion activism and political change in egypt new york columbia university press 2002 ve quintan wiktorowicz the management of islamic activism salafis the muslim brotherhood and state power in jordan 70

[close]

p. 3

müslüman kardeler ile ilgili deerlendirmelerde ideolojik yönelimin etkili olduu durumlarda da doal olarak yukaridakinden çok daha keskin bir ayrim göze çarpmaktadir bu tür durumlarda toptanci bir yaklaim kendini göstermekte ve genelde de rasyonel olmayan deerlendirmeler dile getirilebilmektedir bu açidan bakildiinda müslüman kardelerin önemli ve etkin ama bir o kadar da tartimali bir aktör olduunu söylemek mümkündür Özellikle türkiyede kimilerince abartili bir ekilde yüceltilen slami hareketin temel referans kaynai olarak alinan kimilerince de bir terör odai ve iddeti amaçlarina ulamak için temel araç olarak kullanan bir örgüt eklinde lanse edilen hvani hiç üphe yok ki bu iki keskin yaklaim doru ifade etmekten epeyce uzaktir peki öyleyse nedir müslüman kardeler sivil toplum kavramsal Çerçeve ve metodoloji sivil toplum ile ilgili teorik çalimalar oldukça sinirli sayida olsa da paradoksal bir ekilde literatürde sivil toplum aktörlerine atifta bulunan çok sayida terim ve tanim bulmak mümkündür bu kavramlar içerisinde hiç üphe yok ki hükümet dii örgüt non-governmental organization ngo en fazla kabul görmü olani ve kullanilanidir ngo terimi ilk kez 1945te birlemi milletlerin bm bm tüzüünde un charter hükümetler arasi özellemik kurumlarin ve uluslararasi özel nitelikli kurumlarin katilim prosedürleri arasindaki farki belirtmek ihtiyaci üzerine ortaya çikmitir.3 fakat ngo teriminin ilk kez kullanildii yazili metin olan bm tüzüü kavrami tanimlamamitir.4 albany ny suny press 2001 müslüman kardelerin nitelii ve hangi kategoride ele alinmasi gerektii konusundaki kafa kariiklii ve belirsizliin ilginç bir örnei de öyledir ayni yayinevi sage publications londra tarafindan yayinlanan iki ansiklopedinin birinde kushner ed encyclopedia of terrorism hvan bir terör örgütü olarak ele alinirken dierinde anderson ve herr ed encyclopedia of activism and social justice ise aktivist bir hareket olarak adlandirilmaktadir 3 peter willetts what is a non-governmental organization http www.staff.city.ac.uk/p.willetts/cs-ntwks/ngo-art.htm eriim 24.10.2003 bu tabi ki bu tarihten önce ngo olmadii anlamina gelmemektedir her ne kadar bazi bilim adamlari ngolarin yirminci yüzyilda önem kazanmaya baladiini iddia etse de bu tür kurumlarin en azindan 200 yil öncesinde dahi var olduunu söylemek mümkündür bakiniz steve charnovitz two centuries of participation ngos and international governance michigan journal of international law cilt 18 no 1 1997 s 186 4 rachel brett the role and limits of human rights ngos at the united nations political studies cilt 43 no 1 1995 s 96 71

[close]

p. 4

belirtmek gerekir ki bm tüzüünün kavrama bir tanim getirmemesi tamamen kavramin özünde tanimlanmasinin zor olmasindan kaynaklanmaktadir bu nedenle de sosyal bilimlerde yaygin olarak kullanilan birçok kavramda olduu gibi ngo kavrami da genel olarak kabul edilebilecek bir tanimdan yoksundur otoriter bir tanim eksikliine karilik kavram farkli durumlarda çok farkli anlamlarda kullanilabilmektedir.5 bununla birlikte ngolari tanimlamada esasinda iki temel yaklaimdan hareket edildii iddia edilmektedir hukuki bir yaklaim benimseyenler daha çok ngolarin ulusal ve uluslararasi hukuki düzendeki statüsüne vurgu yaparken sosyolojik paradigma daha çok ngolarin uluslararasi düzendeki etkisini öne çikarma eilimindedir.6 hukuki bakiin problemli olduunu söylemek mümkündür zira ngolarin uluslararasi hukuka göre statüleri halen oldukça belirsizdir bir iki istisna diinda diinda da ngolarin rolünü ve yasal çerçevesini düzenleyen herhangi bir uluslararasi mekanizmadan söz etmek mümkün deildir.7 yukarida kisaca sözü geçen tanim ve statü ile ilgili belirsizliklere karin çok sayida ngo tanimina rastlamak mümkündür bir tanimlamada ngolar kendi kendini yöneten özel nitelikli kar amaci gütmeyen ve dezavantajli gruplarin hayat kalitesini yükseltme hedefine odaklanmi örgütler olarak tanimlanmaktadir bu kurulular hükümetin bir parçasi olarak faaliyet göstermemekte ve kamusal kontrol altinda bulunmamaktadir.8 bir baka tanimda ise ngo siyasi iktidari elde etmek para kazanmak ya da yasadii eylemler diinda ortak bir amaç için sürekli temelde birlikte hareket eden kiilerin oluturduu baimsiz gönüllü birlik olarak tanimlanmaktadir.9 sivil toplum konusundaki çalimalari ile bilinen diane otto ngo terimindeki sivil ve hükümet diilik vurgusuna dikkat çekmektedir ottoya göre ngolar devletlerden çok halklari ilgilendiren deerleri temsil etmeyi hedeflerler bunlarin arasinda en önemlileri insan haklari irk ve cinsiyet 5 6 willetts what is a non-governmental organization kerstin martens mission impossible defining nongovernmental organizations voluntas international journal of voluntary and nonprofit organizations cilt 13 no 3 2002 ss 271-285 7 Örnein european convention on the recognition of the legal personality of international non-governmental organisations uluslararasi hükümet dii Örgütlerin yasal kiiliklerinin taninmasi avrupa sözlemesi strasbourg 24.iv.1986 8 peter van tuijl ngos and human rights sources of justice and democracy journal of international affairs cilt 52 no 2 1999 s 495 9 willetts what is a non-governmental organization 72

[close]

p. 5

eitlii çevrenin korunmasi sürdürülebilir kalkinma katilimci demokrasi toplumsal çeitlilik ve toplumsal ve ekonomik adalet gibi normatif yani oldukça belirgin konular yer almaktadir.10 yine sivil toplum literatürünün önde gelen isimlerinden martens ngo kavraminin tanimlanmasina hasredilmi çalimasinda ngolari ulusal ya da uluslararasi düzeyde ortak amaçlari gerçekletirmek amaci ile oluturulan baimsiz toplumsal örgütler olarak tanimlamaktadir.11 ancak bu tanim pek birey ifade etmemektedir ya da o kadar geni bir tanimlamadir ki belirgin bir çerçeve çizmeye olanak vermemektedir ancak belirtmek gerekir ki burada konua özgü zorluk genel olarak kabul edilebilir bir tanimin gelitirilmesini neredeyse olanaksiz kilmaktadir bununla birlikte herkesin üzerinde mutabik kalacai bir tanim bulmak zor olsa da bir örgütü ngo yapan bazi asgari özelliklerden söz etmek mümkündür ancak burada da temelde ngolarin ne olduundan ziyade ne olmadii üzerinde daha fazla durulmutur buna göre ngolar siyasi parti çikar ya da baski grubu olmayan örgütlerdir buradan devamla bir örgütün ngo olarak kabul edilmesi için kar amaci gütmemesi bir suç örgütü olmamasi ve en önemlisi de iddet yanlisi olmamasi gerektii vurgulanmitir.12 sivil toplum örgütleri konusundaki en otoriter isimlerden biri olan peter willetts bir örgütün bmnin ngo tanimi çerçevesinde deerlendirilebilmesi için asgari alti özellikten söz etmektedir birincisi söz konusu örgüt bmnin çalimalari ve hedefleri ile paralel çaliiyor olmalidir kincisi temsili olmali bir merkeze ve çalianlara sahip olmalidir Üçüncüsü kar amaci gütmemelidir dördüncüsü iddetten kesin ve açik bir ekilde kendini uzak tutmalidir beincisi devletlerin iç ilerine kariir bir görüntü vermemelidir altincisi herhangi bir hükümetler arasi anlama ile kurulmu olmamalidir.13 yukaridaki açiklamalardan hareketle herhangi bir ngonun en önemli özelliinin hükümet kontrol ve etkisinden baimsizlii olduu sonucuna varmak mümkündür tam da bu nedenle hükümet diilik vurgulanmakta ve hatta örgütü nitelendirmede hükümet kontrolünün olmayii belirleyici olmaktadir ancak burada da baka bir sorun ortaya çikmaktadir bir örgütü ngo olarak adlandir10 diane otto nongovernmental organizations in the united nations system the emerging role of international civil society human rights quarterly cilt 18 no 1 1996 s 112 11 martens mission impossible defining s 282 12 willetts what is a non-governmental organization 13 peter willetts transnational actors and international organizations in global politics john b baylis ve steve smith ed the globalisation of world politics 2 baski oxford and new york oxford university press 2001 ss 356-383 73

[close]

p. 6

mak için bu örgütün hükümetten ne kadar uzak olmasi gerektii üzerinde bir karar birliine ulamak mümkün gözükmemektedir.14 daha da önemlisi ngolari ne olmadiklari üzerinden açiklamak neyin ngo olduunu belirlemede çok az fayda salamaktadir.15 bu nedenle de terimin kaçinilmaz olarak tatmin edici olmaktan uzak olduu deerlendirmesi yapilmaktadir.16 ngo terimi ile ilgili çok daha temel bir eksiklik de terimin sivil toplum kavrami yerine kullanilmak için pek de uygun olmamasidir kimi aratirmacilara göre ngo her zaman sivil toplumu temsil etmemektedir zira sivil toplum piyasa ve devlet diindaki bütün örgüt ve oluumlari içine alan geni ve kapsayici bir kavramdir.17 ayni eksiklie iaret eden charnovitz de sivil toplum kavraminin kullaniminin giderek yayginlatiini ve buna bali olarak da ngo teriminin gittikçe daha fazla kii tarafindan terkedildiini savunmaktadir.18 Özellikle bu eilimin bir sonucu olarak da ngo kavramina karilik gelen bütün oluumlari sivil toplum olarak isimlendirmenin yayginlatii gözlenmektedir.19 yukaridaki kavramsal çerçeve denemesi göstermektedir ki sivil toplum literatürü ­içerik bakimindan oldukça zengin olmakla birlikte genel kabul gören ve pratik fayda salayan tanimlamalar açisindan oldukça problemlidir bu nedenle de herhangi bir oluumun sivil toplum kapsaminda yer alip almadiini belirlemek için kullanilabilecek objektife yakin bir ablon bulunmamaktadir bununla birlikte en azindan birkaç genel kriter sivil toplum ile ilgili çok geni ve mulak çerçeveyi biraz da olsa sinirlandirmakta ve sinirlarini belirginletirmektedir bu kriterlerden en az tartimali olani siyaset dii liktir buna göre bir oluumun sivil toplum olarak adlandirilmasi onun siyaset dii bir aktör olmasi ile dorudan ilintilidir ancak hiç üphe yok ki bu genel kriter ile ilgili tartiilicak çok sayida konu mevcuttur Örnein hükümetten ya da bir siyasi partiden parasal ya da psikolojik destek almak sivil toplum örgütü olarak isimlendirilmenin önünde bir engel midir ya da örnein bir siyasi seçimde belli bir partiye açik destek veren bir örgütlenme biçimini sivil toplum kategorisine sokmak mümkün müdür bu tür sorulari arttirmak oldukça kolay 14 15 bakiniz brett the role and limits of human rights s 96 otto nongovernmental organizations in the united nations system s 110 16 brett the role and limits of human rights s 96 17 thomas carothers think again civil society foreign policy ki 1999-2000 s 19 18 charnovitz two centuries of participation s 189 19 chadwick f alger strengthening relations between ngos and the un system towards a research agenda global society cilt 13 no 4 1999 s 395 74

[close]

p. 7

olsa da pratik açidan sivil toplum tartimalarindan fayda salayacak en somut kriter siyasi parti olarak örgütlenmemi olmak tir kinci genel kriter ise iddete bavurmamak ve iddeti tevik etmemektir siyasi parti olmadiklari açik olan terör örgütleri bu kritere göre doal olarak sivil toplum alaninin diinda kalmaktadir benzer ekilde organize suç örgütlerini de sivil toplum kapsami diinda deerlendirmek de üzerinde fikir birliine kolayca varilabilecek bir yaklaimdir ancak doaldir ki uygulamada iddeti tevik etmek konusu problemli olabilmektedir iddete bavurma somut bir kriter olmakla birlikte iddeti tevik her zaman kolaylikla tespit edilemeyebilmektedir Üçüncü önemli kriter ise sosyal fayda odakli örgütlenmedir buna göre sivil toplum aktörleri normatif yani air basan toplumsal aktörlerdir bu nedenle de örgütlenmeleri kar ya da maddi çikar odakli deildir bu açidan sivil toplum örgütleri örnein irketlerden ya da belirgin bir amaç uruna özellikle siyasi iktidar üzerinde baski unsuru yaratmayi hedefleyen baski ve çikar gruplarindan ayrilir te bu çalimada misirda kurulan ve daha sonra da dier arap ülkelerine yayilan müslüman kardeler hareketinin sivil toplum tanimina uygun bir örgütlenme olup olmadii sorusuna bu üç temel kriter açisindan cevap aranmaktadir her ne kadar sivil toplum literatürü ve tartimalari çok daha kapsamli bir çerçeveyi gerektirse de sözü geçen kriterler çerçevesinde yapilacak bir inceleme en azindan asgari düzeyde kabul edilebilir bir sonuç ortaya koyabilecektir bir baka deyile bu üç temel kriterden en azindan birine uygun olmadii açik olan bir örgütlenme türünü sivil toplum kategorisi çerçevesinde ele almamak itiraz edilmesi pek de mümkün olmayan bir yaklaim olacaktir müslüman kardeler hareketini terörist bir oluum olarak tanimlayan yaklaimlarin yanisira bu hareketin ortadoudaki demokratik deiimin potansiyel bir dinamii olabilecei yönündeki düüncelerin varliindan hareketle bu çalimada müslüman kardelerin hangi kategoride ele alinabilecei ile ilgili tartima terör örgütü/sivil toplum aktörü balaminda yürütülmütür bu tartima özellikle iddet kriteri dikkate alindiinda yukarida bahsi geçen üç kriter çerçevesine de uygun dümektedir tarih kisaca dini-siyasi bir tekilat ve hareket olarak tanimlanabilecek olan müslüman kardeler Örgütü 1928 yilinda misirin smailiye kentinde hasan el-benna tarafindan cemiyyetül hvanul müslimin adiyla kurulmutur balangiçta sadece misirda faaliyet gösteren örgüt daha sonra dier 75

[close]

p. 8

bazi ortadou ülkelerine de yayilmitir.20 hatta özellikle arap kimlii baskin olan bazi afrika ülkelerinde de müslüman kardeler etkili olmutur.21 misirdaki örgütlenmesini çok kisa bir süre içinde tamamlayan hvan mensuplari ubelerde camilerde ve halka açik yerlerde halka hitap ederek amaçlarini ve davalarini anlatmilardir burada özellikle ilk müslümanlarin cihat yöntemleri ile hvan mensuplarinin kullandiklari yöntemlerin benzerlii oldukça dikkat çekicidir böylece hvan ilk devir müslümanliina yaptii vurgunun sözde olmadiini göstermitir hvan 1930lu yillarin ortalarindan itibaren misir diinda suriye sudan Ürdün kuveyt yemen pakistan kuzey ve orta afrika ile avrupanin bazi ülkelerinde ube açmi bunun yani sira buralarda farkli isimler altinda çeitli örgütlerin ortaya çikmasinda da büyük bir rol oynamitir Özellikle arap dünyasinda ve araplar arasinda sempati kazanan ve etkinliini arttiran hvan buna karilik arap olmayan topluluklar içinde geliememitir bunun yani sira sünni nitelii oldukça baskin olan hvan ii dünyasinda da doal olarak etkili olmamitir ii ranin müslüman kardeleri destekledii öne sürülmüse de bunun doruluu oldukça tartimalidir ayrica böylesi bir destek olmusa bile bu tamamen siyasi bir giriim olarak görülmeli ve hareketin ii toplumu içinde etkili olduu ve kabul gördüü anlamina gelmemelidir hareket geniledikçe hareketin faaliyet alani da genilemitir Örgütün kurucusu el-benna önce merkezi kahireye taimi daha sonra da mahalle camilerinin ve dini eitim veren ve okuma-yazma öretilen eitim kurumlarinin inasi halka açik küçük hastanelerin ve dispanserlerin kurulmasi küçük iletmelerin faaliyete geçirilmesi gibi birbirinden farkli ama birbirini destekleyen giriimlerde bulunmutur Özellikle ilk dönemlerinde halk ile dorudan temasa büyük önem veren hvan bunda da büyük baari salamitir halk ile temasi salayacak ekilde faaliyet alanlarini zenginletirmi ve böylece kendisine toplumsal bir taban oluturmutur 20 müslüman kardelerin misir diindaki faaliyetlerinin ve etkinliinin konu edildii çalimalara birkaç örnek unlardir marion boulby the muslim brotherhood and the kings of jordan 1945-1993 atlanta scholars press for the university of south florida 1999 ziad abu-amr islamic fundamentalism in the west bank and gaza muslim brotherhood and islamic jihad bloomington in indiana university press 1994 h görgün misir diindaki hvan-i müslimin hareketi diyanet leri ansiklopedisi stanbul türk diyanet vakfi cilt 21 2000 ss 583-86 ve gold hatreds kingdom how saudi arabia supports 2004 21 b.g martin muslim brotherhoods in nineteenth-century africa cambridge cambridge university press 1976 76

[close]

p. 9

1948de ube sayisi sadece misirda 2000 sudanda ise 50ye ulamitir.22 hvanin hem kurumsal olarak büyümesi hem de üye sayisinin artmasi günümüze kadar devam etmitir dönemsel olarak bazi zorluklar yaamisa da müslüman kardeler geleneksel etki bölgelerinde hiçbir zaman sempatisini ve etkinliini tam olarak kaybetmemitir böylece balangiçta birkaç yakin dosttan olumu küçük bir kulüp iken bugün üye ve sempatizanlarinin sayisi milyonlara ulamitir.23 bununla birlikte bu milyonlarin ne ifade ettii oldukça tartimalidir bu sayinin önemli bir kisminin sadece kâit üstünde bir üyelikten baka bir ey ile harekete bali olmadii bir gerçektir bu derece zayif bir balanti hareketin gerçek baarisi ya da etkinlii konusunda önemli bir ipucu vermektedir hareketin çekirdek aktivist kadrosu her zaman hareketi canli tutmaya yeterli ise de toplumsal tabaninin görece zayiflii hareketi birçok açidan sinirlandirmaktadir müslüman kardeler hareketinin temel Özellikleri ve deolojisi müslüman kardelerin ne olduu sorusuna verilebilecek kisa ve kestirme ­daha da önemlisi herkesin kolaylikla kabul edebilecei bir cevap ne yazik ki yoktur hvanin bir terör örgütü olup olmadii tartimasi bir tarafa birakilsa bile bu oluumun hangi kategoride ele alinacai konusu da oldukça tartimalidir.24 oldukça formel ve detayli üyelik prosedürleri dikkate alindiinda kurumsal yani oldukça güçlü ve içine kapanik bir örgüt olarak tanimlanmasi mümkün olan hvan gerek faaliyetleri gerekse de amaçlari açisindan deerlendirildiinde ise bambaka bir sifat ile tanimlanabilir hale gelmektedir bu karmaaya karin etkinlii ve ulatii kitle dikkate alindiinda kardelerin bir toplumsal hareket olduu görüü daha makul gözükmektedir.25 Üyelik prosüderlerinin detayli olmasi ve güçlü bir kurumsal altyapiya 22 brahim b ganim hvan-i müslimin diyanet leri ansiklopedisi stanbul türk diyanet vakfi cilt 21 2000 s 580 23 ibid s 581 24 esasen hareketin kendisi de geni kitlelerin hareket ile ilgili düünce ve kanaatlerinin net olmadiinin farkindadir büyük bir ihtimalle bu nedenden ötürü hvanin ingilizce internet sayfasinda hareketin algilanmasi ile ilgili bir anket yapilmaktadir anketin imdiye kadar gösterdii sonuç hareket ile ilgili kafa kariikliinin önemli boyutlarda olduunu göstermektedir ankete katilanlarin yaklaik yarisi 50,70 hareketi ilimli olarak tanimlarken yüzde 10u airi yine yaklaik yüzde 10u ilimli imi gibi gözüken airi olarak gördüünü ifade etmitir yüzde 20si ise hvanin niteliinin belirsiz olduu görüünde olmutur bakiniz http www.ikhwanweb.com eriim 06.06.2006 25 john l esposito islam and politics syracuse ny syracuse university press 1984 özellikle bölüm 4 77

[close]

p. 10

sahip olmasi böylesi bir adlandirmanin önünde bir engel tekil etmemektedir zira hareket en azindan teorik ­ve büyük ölçüde de pratik olarak bütün müslümanlara açiktir bu çerçevede hareket belli bir mezhebe etnik gruba milliyete kabileye toplumsal sinifa vb aidiyete bakmamaktadir hatta kiinin dindarlik düzeyi bile harekete üye olmada belirleyici bir kriter olmamaktadir kisacasi müslüman olmak harekete katilmada aranan tek ve yeterli kriterdir müslüman kardeler hareketinin üyelerine göre hvan siyasi bir parti ya da hayirsever reformist bir topluluktan çok daha kapsamlidir hareketin önderi hasan el-bennaya göre hvan dünya çapinda bir manevi örgüttür yine bennaya göre bu örgüt kuran ve sünnete bir çaridir davet sünnete uygun bir yöntemdir özü ruhun saflii olan bir gerçekliktir siyasi bir örgüttür atletik bir örgüttür ekonomik bir giriimdir ve toplumsal bir kavramdir bu hereyi kapsayan tanimlama hiç üphesiz ki bir abartidir hareketin siyasetten ekonomiye toplumsal sorunlardan sportif etkinliklere kadar birçok alanda faaliyeti varsa da bu hareketin hayatin bütün sahalarina nüfuz ettii anlamina gelmemektedir Öyle olsa bile hareketin kimliini ve niteliini belirleyici kilan sadece birkaç belirleyici özellii vardir müslüman kardeler temelde kentsel ve ideolojik olarak muhafazakâr bir orta sinif hareketidir kentli orta sinif baindan itibaren hvanin merkezinde yer almitir bunda ngiliz kontolü altinda orta sinifin statüsünü kaybetmi olmasinin önemli bir etken olduu göze çarpmaktadir.26 hareketin üye profiline bakildiinda özellikle fakir kesimden youn katilimin olduu gözlense de harekete momentum kazandiran temelde orta sinif mensubu eitimli kiilerdir bunun pratikteki yansimasi ise özellikle hareketin içindeki fakir kesimin aktivist olmaktan uzak olmasidir unu da belirtmek gerekir ki hareketin içinde belirgin hatlar ile birbirinden ayrilmi siniflardan bahsetmek mümkün deildir zira hareketin kendisi bir yönüyle böylesi bir ayrimaya tepki nitelii taimaktadir ancak bu yine de aktivist olmaya daha yatkin olan orta sinifa mensup eitimli bireylerin harekete yön verdikleri27 gerçeini deitirmemektedir bunun yani sira özellikle kurucu ve yönetici kadronun batili yaam tarzindan ve batili fikirlerden etkilendikleri de göze çarpmaktadir bunda hiç üphesiz özellikle hareketin fikir babalarinin bati kurumlarinda ­ya da batili tarzda eitim görmelerinin çok büyük bir etkisi vardir hareketin ortaya çiktii 20 yüzyilin bainda slam dünyasinda yaanan gerek teknolojik gerekse düünsel zayiflik ve gerilik buna karilik bati dünyasinin slam dünyasina göre açik üstünlüü hareketin önderlerini büyük ölçüde etkilemi 26 27 clark islam charity and activism middle-class networks s 16 ibid s.17 78

[close]

p. 11

olmalidir bugün artik iyice kaniksanmi olan bati tahakkümü o dönemde slam dünyasini kurtarma peinde koan müslüman aydinlar üzerinde büyük bir travma yaratmitir bu travma bir taraftan batiya öykünmeyi bir taraftan batiya kari tepkili olmayi da beraberinde getirmitir böylece paradoksal bir ekilde hareketin temeli bati karitlii üzerinde kurulurken hareket açisindan batinin özellikle teknolojik geliimi gipta ile takip edilir olmutur bununla birlikte hareket batiyi her zaman emperyalist olarak görmütür hareketin emperyalizm karitlii tamamen geleneksel dini temellere dayanmaktadir böylece batili nitelikteki araçlari kullanmakla modern bir hareket olarak ortaya çikan hvan peygamber ve arkadalarinin yaadii dönemi ve o dönemin belirleyici ilke ve yönelimlerini referans almakla da selefi bir hareket olduunu ortaya koymutur bununla birlikte hvanin selefilii günümüz köktendinci terör örgütlerinin ideolojik altyapisini oluturan ortodoks kati ve otoriter günümüz selefi anlayiindan aslinda oldukça farklidir radikal dilayici ve marjinal selefilerin aksine hvan daha ilimli kapsayici ve tabana yayilmitir nitekim Ürdünde faaliyetlerini sürdüren slamci hareketler ile ilgili olarak yapilan bir çalimada selefiler ile müslüman kardeler ayni kategoride deerlendirilmemitir.28 müslüman kardeler ne tür olursa olsun ulusal hareketler ile diyalog içine girmeyi reddetmektedir hvan prensip olarak hangi ülkede olursa olsun slamin etkin hale gelmesi ile ilgilenmektedir bir baka deyile ülkenin kendisi hvan için önemli deildir bu hiç üphesiz hvanin selefi nitelii ile yakindan ilgilidir bununla birlikte milliyetçilii reddetse de hvanin aslinda milliyetçi bir yani da vardir dorudan misir siyasetinde etkin roller üstlenmesi ve misirin ulusal sorunlari ile daha fazla ilgilenmi olmasi bu çerçevede dikkate alinmasi gereken önemli örneklerdir bunun yanisira misir siyasetinde önemli sayilabilecek devrimlerde ve milliyetçi içerikli siyasi hareketlenmelerde hvan süreci etkileyen bir aktör olmutur.29 bennaya göre slami düünce ilk nesil müslümanlar tarafindan temsil edilmitir o dönemde kuran prensiplerine siki bir balilik vardi ve asil milliyet slamdi dolayisiyla baka millet arayii ya da ayrimi müslüman kardelerin ideolojik yönelimi bakimindan anlamsizdi zaten hareket bütün 28 quintan wiktorowicz the salafi movement in jordan international journal of middle east studies cilt 32 no 2 2000 ss 219-40 bununla birlikte 1970li ve 80li yillarda suudi arabistanda hakim olan ve airi nitelikteki selefi vehhabi hareket ile müslüman kardeler arasinda yakinlama yaanmitir bakiniz gold hatred s kingdom how saudi arabia supports s 101 29 christina phelps harris nationalism and revolution in egypt the role of the muslim brotherhood the hague mouton and co 1964 79

[close]

p. 12

müslümanlarin karde olduklari ilkesinden yola çikarak aslinda modern milliyetçilii reddeder bir tavir ortaya koymutur böylesi bir çikiin ardindan bati kaynakli modern milliyetçilii benimser ya da onaylar bir tavir hareketin kendisi ile çelikiye dümesi anlamina gelebilecektir ancak hvanin milliyetçilii reddeden tavri pratikte fazla sonuç vermemitir her ne kadar hareketin mensuplari hiçbir zaman milliyetçi bir tutum benimsememise de hareket temelde sadece arap dünyasinda etkili olabilmitir arap dünyasinda da özellikle ortaya çiktii misirda etkinliini kanitlayabilmitir buna karilik dier slam ülkelerinde ortaya çikan slami hareketleri ­en azindan düünsel anlamda etkilemeyi baarmisa da hvanin arap dünyasi diinda neredeyse hiçbir etkinlii ve hatta giriimi olmamitir hvana göre slamin hükümleri ve öretileri insanlarin dünya ve ahiret ilerini düzenler slam hem inanç hem ibadet hem de devlettir yine hvana göre slam hayati bütün yönleri ile kuatmaktadir Örnein hareketin liderlerinden el-tilmisaniye göre slam manevi ya da maddi toplumsal ya da bireysel siyasi ya da deil her eyi kapsamaktadir.30 hvan öretilerinde kitap kuran ve sünnete peygamberin söz ve davranilari ayri bir vurgu yaparak slami ilk devir müslümanlarinin sahabe tabiin ve selef-i salihin anladii ekilde anladiini söyler bu yukarida da kisaca deinilen selefi özellik ile ilgilidir slam dünyasinin geri kalmiliini büyük ölçüde ilk devir slamindan kopmaya balayan müslüman kardeler mensuplari peygamber dönemi referans alindii takdirde slam dünyasinin kurtulacai görüündedir bununla birlikte hvan yüzyillar boyunca oluan slami gelenei tamamen reddetmemektedir hvanin özenle üzerinde durduu konu ilk devir müslümanlarinin tavir ve yaantilarinin çada müslümanlarca benimsenmesi gerektiidir yoksa örnein o dönemin artlarina göre benimsenmi bazi spesifik hukuk kurallarinin günümüzde de aynen uygulanmasi gerektii gibi hiçbir pratik faydasi olmayan konular üzerinde durmamaktadir hvana göre ilk devir müslümanlarinda olup da günümüz müslümanlarinda olmayan en önemli özellik cihada verilen önemdir hvanin ideolojisinde çok önemli ­ve hatta merkezi bir yeri olan cihad hvana göre günümüz müslümanlarinca terkedilmitir bu terkedi de slam dünyasini geri birakmitir zira cihadin müslümanin hayatindan çikmasi bencillii körüklemitir hâlbuki cihad fikri bireyin bir bütün olarak slam dünyasini önemsediini ve onun için bireyler yapmasi gerekiini telkin eder bu nedenle de kiiyi toplumla bütünletirir ve devamli canli tutar ancak belirtmek gerekir ki müslüman kardeler cihadi sadece silahli mücadele olarak ele almamakta ve ilk devir müslümanlarinin kavrama atfettikleri anlamdan yola çikarak 30 abed-kotob the accomodationists speak goals and strategies s 323 80

[close]

p. 13

slam toplumunun gelimesi için gerekli her türlü gayreti sarfetme eklinde tanimlamaktadir hvan iddet ve hedefleri müslüman kardeler ile ilgili yapilmi bir çalimada hareketin alti ilkesinin olduu belirtilmitir birincisi kuranin kesin bir açiklamasini yaparak onun yanli yorumlanmasini önlemek ikincisi misiri ve tabi ki dier slam milletlerini kuran ilkeleri etrafinda birletirmek üçüncüsü müslümanlarin ekonomik refahini yükseltmek dördüncüsü sosyal adaletsizlii giderici önlemler alarak duyarsizlii fakirlii ve hastaliklari en aza indirmek beincisi slam dünyasini yabanci hâkimiyetinden kurtarmak ve altincisi da slami prensipler çerçevesinde evrensel barii salamaktir.31 hareketin temel hedefleri kuruluundan beri aai yukari ayni kalmitir el-bennanin temel hedefi yeni bir inananlar nesli ina etmekti bu nesil daveti benimseyecek ve dierlerine de model olacaktir böylelikle de bennaya göre müslüman dünyasi yabanci hâkimiyetinden kurtulacak ve özgür bir slam devleti kurulacaktir ancak slami bir devlet talep etmelerine ramen hvan demokrasi özgürlük gibi totaliter bir yönetim taraftarlarina uygun olmayan terimlere sikça atifta bulunmaktadirlar hvana göre slami bir yönetimde demokratik kurumlar sorunsuz bir ekilde fonksiyonlarini yerine getirebilirler bu nedenle de slam ile demokrasinin uyumlu olmadii tezi büyük ölçüde geçersizdir.32 ayrica belirtmek gerekir ki bennanin slam devleti ya da slam milleti hedefi bireylerin kalp ve ruhlarinin dönümesi üzerinde bina edilmitir bu nedenle de hvan ve el-benna için iktidarin ele geçirilmesi ve müslüman kardelerin yönetimde bulunmasi asil hedef deildir müslüman kardelerin lider kadrosu çok defa slam milletinin kendi hareketleri tarafindan yönetilmesinin art olmadiini ifade etmitir kisaca ifade etmek gerekirse günümüzde müslüman kardeler hareketi için temel hedef hala slami kanunlar ile yönetilen bir slami devletin kurulmasidir ancak bu devlet mutlaka hvan tarafindan yönetilmek zorunda deildir.33 bu nedenledir ki imdiye kadar hvanin genel eilimi ve stratejisi kendi hedeflerini gerçekletirmek için mevcut siyasi sistem içinde ve sistem ile uyumlu bir ekilde hareket etmek eklinde kendini göstermitir.34 bu da onlari daha ilimli davranmaya sevk etmekte ve radikal tutumlardan uzaklatirmaktadir bunun pratikteki yansimasi ise iddetin bir yöntem olarak di31 32 ibid ibid ss 325-26 33 ibid s 324 34 ibid s 328 81

[close]

p. 14

lanmasidir hvan iddetsizlie özel ve sürekli bir vurgu yapmitir.35 Özellikle hasan el-benna iddet kullanilmamasina özel bir önem atfetmitir cihadi hareketin merkezine yerletiren el-benna iddetsiz cihadi yöntem olarak benimsediini göstermitir daha sonraki dönemlerde el-bennayi takip eden hvan liderliinin genel çizgisi de iddeti dilamak eklinde olmutur Örnein cihadin her müslümanin görevi olduunu vurgulayan el-tilmisani inançlarinin saldiriyi reddettiinin altini çizmitir yine hvan önderlerinden dr ahmet el-malt cihadin hvan için en önemli yöntem olmaya devam ettiini ancak cihadin iddet deil konuma ve diyalog gerektirdiini dile getirmitir bu çerçevede yine belirtmek gerekir ki toplumsal ve siyasal deiimi salasa da hvan iddet içeren devrimlere ve devrim giriimlerine karidir devrimci deiimi talep eden radikal gruplarin aksine hvan iddet içermeyen ve mevcut siyasi sistem içinde tedrici deiimi salayan yöntemlerden yana bir tutum takinmaktadir.36 Örnein hareketin eski liderlerinden Ömer el-tilmisani kendilerinin iddet içeren devrimi düünmediklerini ve devrimin yararina ve sonuç vereceine inanmadiklarini ifade etmitir.37 yine ortadou siyaseti konusunda en yetkin isimlerden biri olan barry rubin de hvani devrimciden çok reformist bir örgüt olarak tanimlamaktadir.38 ancak buradan yola çikarak hvanin deiim ve dönüüm talep etmedii sonucuna varilmamalidir tam tersine hvan özellikle toplumsal bir dönüümden yana tavir koymakta ve hatta varlik sebebini buna dayandirmaktadir ancak müslüman kardeler devlet otoritesi ile iddet içeren bir mücadeleden çok aamali ve evrimci bir sosyopolitik dönüüm ile hedeflerine ulamayi hedeflemektedir.39 yine peygamber dönemine güçlü bir vurgu yapan müslüman kardeler hareketi peygamber ve arkadalarinin iddet içermeyen yöntemler kullanarak toplumsal dönüümü saladiklarina dikkat çekmektedir sava dönemlerinde slam düüncesinin yayilmadiini buna karilik sürekli bari dönemlerinde cihadi merkeze alan müslümanlarin çabalarinin son derece 35 36 ibid ss 332-336 ibid s 321 37 ibid s 327 38 barry rubin islamic fundamentalism and egyptian politics londra macmillan 1990 s 40 bununla birlikte rubine göre stratejisi farkli olsa da müslüman kardelerin nihai hedefi dier slamci akimlarinki ile büyük ölçüde aynidir eriat kurallarinin hakim olduu slami bir devlet 39 john l esposito the islamic threat myth or reality new york oxford university press 1999 s 140 82

[close]

p. 15

olumlu sonuçlar verdiini iddia eden hvan tam da bu nedenle iddetin yararsizliina inanmaktadir fakat görüldüü gibi burada iddetin reddedilmesi tamamen pragmatik bir tavirdir.40 yani iddet özünde kötü olduu için deil slamci düüncenin yayilmasina hizmet etmeyecei için reddedilmektedir yoksa hvan gerektiinde iddet kullanilmasina ses çikarmamaktadir bu açidan müslüman kardeler hareketi iddeti tamamen reddeden toplumsal hareketlerden ayrilmaktadir pasif direniin en önemli örnei olarak kabul edilen gandhi hareketi örnein müdafaa için bile olsa iddete bavurmayi reddederken müslüman kardeler iddetsizlie bu denli bir önem atfetmemektedir bu nedenledir ki örnein hvan mensuplari zaman zaman bizzat savalara katilmitir belirtmek gerekir ki kategorik olarak iddeti reddetse de özellikle bati dünyasinda ve srailde hvanin iddete yaygin bir ekilde bavurduu eklinde genel bir kabul vardir batili gözlemciler en çok iktidari ele geçiren slamci rejimlerin özellikle de batiya kari antidemokratik ve iddet içeren bir politika benimseyeceinden endie etmektedirler her ne kadar bu endielerin yersiz olduunu söylemek kesin olarak mümkün deilse de müslüman kardelerin iddetsizlik politikalarini terkederek daha radikal bir çizgiye gelmeyeceinin büyük bir ihtimal olduu ­hem de bir batili tarafindanileri sürülmütür.41 hareketin iddeti merkeze alan bir oluum olduu eklindeki kabulde hvanin bati karitliinin önemli bir rol oynadiina üphe yoktur bir dier önemli sebep de hvanin slamci kimliidir slamci hareketlerin özellikle bati dünyasinda iddet ile özdeletirilmeleri bütün slamci hareketlerin ayni kategoride deerlendirilmesi sonucunu dourmutur bunun yanisira hvanin cihat vurgusunun yanli yorumlanmi olmasi da kuvvetle muhtemeldir cihat kavraminin neredeyse dorudan ve tamamen iddet ile ilikilendirilmesi müslüman kardelerin batida iddeti merkeze alan bir örgüt olarak görülmesine neden olmutur ancak bunlardan çok daha önemlisi müslüman kardeler hareketinin emperyalist olarak gördüü bati devletlerine yönelik iddetli tepkisidir Örnein slam dünyasinda uzunca bir süre igalci konumunda bulunan ngiltere karitlii hvanin neredeyse belirleyici özelliklerinden birisidir ngiltere 40 hvanin varliini sürdürebilmek ve etkinliini arttirmak için sergiledii pragmatik tavra bir baka örnek de baski dönemlerinde zaten gevek ve merkezi olmayan örgütsel yapiyi daha da esneterek varliini ve etkinliini koruyabilmi olmasidir bakiniz wiktorowicz introduction islamic activism and social s 27 41 john walsh egypt s muslim brotherhood understanding centrist islam harvard international review cilt 24 no 4 2003 s 32 83

[close]

Comments

no comments yet

YOUBLISHER
About
What Others Say
Sitemap
Impressum

PUBLISHERS
Login
Signup
Tutorials
FAQ
Support

BUSINESS
Overview
Advertising
Support

DEVELOPERS
API

LEGAL
Report a Copyright Violation
Copyright FAQ
Terms of Use
Privacy Policy