Masumiyet müzesi

 

Embed or link this publication

Description

Masumiyet müzesi

Popular Pages


p. 1



[close]

p. 2

gelecek yayinlarimizdan haberdar olmak için bize mail atin luka.savitch@gmail.com masumiyet müzesi orhan pamuk kullanilan toplam kelime sayisi 145625 kelime kullanim siklii tablosu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 bir ve bu da de çok gibi için ama o sonra füsun daha ile ne her dedi bana kadar hiç ben ya bütün benim diye 4856 2924 1674 1525 1439 1338 1169 1169 1002 973 872 737 681 620 608 583 582 553 548 545 497 445 437 419 402 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 beni füsun un olduunu onu ona önce deil bazan ey bey iyi en artik uzun gün ilk ki sibel dedim mutlu nesibe baka yeni zaman iki 394 389 389 387 378 368 344 334 319 317 309 299 297 287 277 272 270 269 267 264 262 255 252 251 249 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 olan onun akam an birlikte hemen eski bile güzel imdi mi büyük hala küçük tek kemal olduu kendi ayni bunu vardi yil film hem gene 246 244 240 237 237 234 217 214 210 210 205 204 198 190 190 185 179 178 176 175 173 172 171 171 170 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 biraz füsun u ak son içinde kendimi olarak pek gece hep doru arasinda annem az aslinda fark ka onunla babamin feridun tam eyi var hiçbir tipki

[close]

p. 3



[close]

p. 4

orhan pamuk masumiyet müzesi letiim

[close]

p. 5

orhan pamuk 1952 de stanbul da dodu cevdet bey ve oullan ve kara kitap romanlarinda anlattiina benzer kalabalik bir ailede niantai nda büyüdü otobiyografik kitabi stanbul da anlattii gibi çocukluundan yirmi iki yaina kadar youn bir ekilde resim yaparak ve ileride ressam olacaini düleyerek yaadi liseyi stanbul daki amerikan lisesi robert college de okudu stanbul teknik Üniversitesi nde üç yil mimarlik okuduktan sonra mimar ve ressam olmayacaina karar verip okulu birakti ve stanbul Üniversitesi nde gazetecilik okudu pamuk yirmi üç yaindan sonra romanci olmaya karar vererek baka her eyi birakti ve kendini evine kapatip yazmaya baladi lk romani cevdet bey ve oullan 1982 de yayimlandi ve orhan kemal ve milliyet roman Ödüllerini aldi pamuk ertesi yil sessiz ev adli romanini yayimladi ve bu kitabin fransizca çevirisiyle 1991 de prix de la decouverte europcene i kazandi venedikli bir köle ile bir osmanli âlimi arasindaki gerilimi ve dostluu anlatan romani beyaz kale 1985 pek çok dile çevrilerek pamuk a uluslararasi ününü salayan ilk romani oldu ayni yil karisiyla amerika ya gitti ve 1985-88 arasinda new york ta columbia Üniversitesi nde misafir âlim olarak bulundu stanbul un sokaklarini geçmiini kimyasini ve dokusunu kayip karisini arayan bir avukat araciliiyla anlatan kara kitap i 1990 da türkiye de yayimladi fransizca çevirisiyle prbc france cuuure Ödülünü kazanan bu roman geçmiten ve bugünden ayni heyecanla söz edebilen bir yazar olarak pamuk un ününü hem türkiye de hem de yurtdiinda geniletti 1991 de pamuk un rüya adini verdii bir kizi oldu 1994 te esrarengiz bir kitaptan etkilenen üniversiteli bir genci hikâye ettii yeni hayat adli iirsel romani yayimlandi osmanli ve ran nakkalarini bati diindaki dünyanin görme ve resmetme biçimlerini bir ak ve aile romaninin entrikasiyla hikâye ettii benim adim kirmizi adli romani 1998 de yayimlandi bu kitapla fransa da prix du meilleur livre etranger talya da grinzane cavour 2002 ve rlanda da international lmpac-dublin 2003 ödüllerini kazandi 1990 larin ortasindan itibaren pamuk insan haklan ve düünce özgürlüü konularinda yazdii makalelerle türkiye devletine kari eletirel bir tavir takindi yurtiçinde ve yurtdiinda çeitli gazete ve dergilere yazdii edebi kültürel makalelerden oluturduu geni bir seçmeyi 1999 yilinda öteki renkler adiyla yayimladi lk ve son siyasi romanim dedii kar adli kitabini 2002 de yayimladi kars ehrinde siyasal slamcilar askerler laikler kürt ve türk milliyetçileri arasindaki iddeti ve gerilimi hikâye eden bu kitap new york times book review tarafindan 2004 yilinin en iyi 10 kitabindan biri seçildi pamuk un 2003 yilinda yayimladii stanbul yazarin hem yirmi iki yaina kadar olan hatiralarini aktardii bir hatira kitabi hem de kendi kiisel albümüyle batili ressamlarin ve yerli fotorafçilarin eserleriyle zenginletirilmi stanbul üzerine bir denemedir kitaplari 58 dile çevrilmi olan bütün dünyada yedi milyondan fazla satmi olan pamuk pek çok üniversiteden eref doktorasi aldi alman yayincilar birlii tarafindan 1950 yilindan beri verilmekte olan almanya nin kültür alanindaki en seçkin ödülü olarak kabul edilen bari Ödülü 2005 te orhan pamuk a verildi ayrica kar fransa da her yil en iyi yabanci romana verilen le pnx medicis etranger ödülünü aldi ayni yil prospect dergisi tarafindan dünyanin 100 entelektüeli arasinda gösterildi ve 2006 yilinda time dergisi tarafindan dünyanin en etkili 100 kiisinden biri seçildi american academy of aris and lel-ters in ve Çin sosyal bilimler akademisinin eref üyesi olan pamuk senede bir dönem columbia Üniversitesi nde ders veriyor orhan pamuk 2006 yilinda nobel edebiyat Ödülü nü alarak bu ödülü kazanan tek türk oldu.

[close]

p. 6

rüyaya onlar yoksulluun para kazanmakla unutulacak bir suç olduunu sanacak kadar masum insanlardi celâl salik defterlerden bir adam rüyasinda cennet e gitse ve ruhunun gerçekten cennet e gittiinin iareti olsun diye ona bir çiçek verseler ve sonra adam uyandiinda bir de baksa ki çiçek elinde ee peki ya sonra samuel taylor coleridge defterlerden evvelâ masa üzerindeki küçük süslerini kullandii losyonlari tuvalet eyasini seyrettim aldim baktim küçük saatini elimde evirdim çevirdim sonra elbise dolabina baktim bütün o kat kat elbiseler süsler her kadini tamamlayan eyler bana korkunç bir yalnizlik acima ve onun olma his ve arzusunu verdiler ahmet hamdi tanpinar defterlerden

[close]

p. 7

içindekiler 1 hayatimin en mutlu ani 11 2 anzelze butk 13 3 uzak akrabalar 16 4 yazihanede sevmek 19 5 fuaye lokantasi 21 6 fÜsun un gÖzyalari 23 7 merhamet apartmani 28 8 lk tÜrk meyvel gazozu 35 9 f 36 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 ehr iiklari ve mutluluk 41 kurban bayrami 43 dudaktan ÖpÜmek 52 ak cesaret modernlk 60 stanbul un sokaklari kÖprÜler yokulari meydanlari 66 bazi naho antropolojk gerÇekler 72 kiskanÇlik 76 artik bÜtÜn hayatim sennkne bali 80 belk s in hkÂyes 86 cenazede 92 fÜsun un k arti 96

[close]

p. 8

22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 47 48 49 50 51 52 babamin hÎkayes nc kÜpeler 100 rahm efend nn el 109 sesszlk 112 nan 116 bekleme acisi 163 ak acisinin anatomk yerlem 166 sarkma dÜersn 171 eyalarin tesells 174 onu dÜÜnmedm dakka artik hÇ yoktu 178 fÜsun artik yok 181 onu bana hatirlatan sokaklar 183 fÜsun sandiim gÖlgeler hayaletler 185 kaba oyalanmalar 188 uzaydak kÖpek gb 193 koleksyonumun lk Çekrde 198 ak acimi yatitiracak kÜÇÜk br umut Çn 200 bo ev 205 yaz sonu parts 207 traf 212 yali hayatinin teselller 216 sirtÜstÜ yÜzmek 218 sonbahar hÜznÜ 220 souk ve yalniz kasim gÜnler 227 fath otelÎ 231 uluda tatl 238 nsanin nanlisini ortada birakmasi normal mdr 241 babamin ÖlÜmÜ 247 hayatta en Öneml ey mutlu olmaktir 254 ona evlenme teklf edecektm 259 bu benm onu son gÖrÜÜm 270 mutluluk nsanin sevd kye yakin olmasidir yalnizca 280 hayat ve acilar hakkinda br flm samm olmali 287

[close]

p. 9

53 kirilan kalbÎn acisinin ve kÜskÜnlÜÜn kmseye yarari yok 299 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 zaman 310 yarin gene geln gene otururuz 319 lmon flmclk t.a 332 kalkip gdememek 340 tombala 352 sansÜrden senaryo geÇrmek 366 huzur lokantasi nda boaz geceler 375 bakmak 384 vakt geÇsn dye 391 dedkodu sÜtunu 400 boaz da yangin 410 kÖpekler 417 nedr bu 423 kolonya 427 4213 zmart 438 bazan 443 kirik hayatlar 450 hÇ gelmyorsunuz artik kemal bey 456 hayat da tipki ak gb 466 fÜsun un ehlyet 471 tarik bey 488 nc pastanes 500 beyolu snemalari 508 bÜyÜk semirams otel baka br dÜnyaya yolculuk 518 533 yaz yamuru 527 kazadan sonra 541 masumyet mÜzes 546 koleksyoncular 556 mutluluk 565 karakter dzn 589

[close]

p. 10

hayatimin en mutlu ani 1 hayatimin en mutlu ani hayatimin en mutlu aniymi bilmiyordum bilseydim bu mutluluu koruyabilir her ey de bambaka geliebilir miydi evet bunun hayatimin en mutlu ani olduunu anlayabilseydim asla kaçirmazdim o mutluluu derin bir huzurla her yerimi saran o harika altin an belki birkaç saniye sürmütü ama mutluluk bana saatlerce yillarca gibi gelmiti 26 mayis 1975 pazartesi günü saat üçe çeyrek kala civarinda bir an sanki bizim suçtan günahtan cezadan ve pimanliktan kurtulduumuz gibi dünya da yerçekimi ve zamanin kurallarindan kurtulmu gibiydi füsun un sicaktan ve sevimekten ter içinde kalmi omzunu öpmü onu arkadan yavaça sarmi içine girmi ve sol kulaini hafifçe isirmitim ki kulaina takili küpe uzunca bir an sanki havada durdu ve sonra da kendiliinden dütü o kadar mutluyduk ki o gün ekline hiç dikkat etmediim bu küpeyi sanki hiç fark etmedik ve öpümeye devam ettik diarida stanbul da bahar günlerine özgü o piril piril gök vardi sicak ki alikanliklarindan kurtulamami stanbullula 7

[close]

p. 11

ri sokaklarda terletiyordu ama binalarin içleri dükkânlar ihlamur ve kestane aaçlarinin altlari hâlâ serindi benzer bir serinliin üzerinde mutlu çocuklar gibi her eyi unutarak sevitiimiz küf kokulu iltenin içinden de geldiini hissediyorduk açik balkon penceresinden deniz ve ihlamur kokan bir bahar rüzgâri esti tül perdeleri kaldirip air çekimle sirtlarimiza birakti ve çiplak vücutlarimizi ürpertti ikinci kattaki dairenin arka odasindan yattiimiz yataktan arka bahçede mayis sicainda hirsla küfürleerek futbol oynayan çocuklari gördük ve birbirlerine söyledikleri edepsiz eyleri bizim kelimesi kelimesine yapmakta olduumuzu fark edip sevimemizin ortasinda bir an durarak birbirimizin gözlerinin içine bakip gülümsedik ama mutluluumuz o kadar derin ve büyüktü ki hayatin arka bahçeden bize sunduu akayi bu küpeyi unuttuumuz gibi unuttuk hemen ertesi günkü bulumamizda füsun bana küpesinin tekinin kayip olduunu söyledi aslinda o gittikten sonra ucunda adinin ba harfi olan küpeyi mavi çaraflarin arasinda görmü kenara kaldiracaima tuhaf bir içgüdüyle kaybolmasin diye ceketimin cebine koymutum burada canim dedim sandalyenin arkaliina asili ceketimin sa cebine elimi attim aaa yok dedim bir an bir felaketin bir uursuzluun belirtisini hisseder gibi oldum ama sabah sicai fark edince baka bir ceket giydiimi hemen hatirladim Öteki ceketimin cebinde kalmi lütfen yarin getir unutma dedi füsun gözlerim kocaman açarak benim için çok önemi var peki füsun bir ay önceye kadar varliini bile neredeyse unuttuum on sekiz yaindaki uzak ve yoksul akrabamdi ben ise otuz yaindaydim ve bana herkesin çok yakitirdii sibel ile nianlanip evlenmek üzereydim 8

[close]

p. 12

hayatimin en mutlu ani 2 anzeÜze butk bütün hayatimi deitirecek olaylar ve rastlantilar bir ay önce yani 27 nisan 1975 te ünlü jenny colon marka bir çantayi sibel ile bir vitrinde görmemizle baladi yakinda nianlanacaim sibel ile valikonai caddesi nde serin bahar akaminin tadini çikararak yürürken hafifçe sarhotuk ve çok mutluyduk niantai nda yeni açilan ik lokanta fuaye de yediimiz akam yemeinde annem ve babama nian törenimizin hazirliklarindan uzun uzun bahsetmitik sibel in dame de sion lisesinden ve paris yillarindan arkadai nurcihan törene paris ten gelebilsin diye nian haziran in ortasinda yapilacakti sibel o günlerde stanbul un en gözde ve pahali terzisi olan pek smet e nian elbisesini uzun zaman önce sipari etmiti annemin elbiseye verecei incilerin nasil ileneceini sibel ile ilk defa o akam tartimilardi müstakbel kayinpederim tek çocuu olan kizi için nikâh kadar atafatli bir nian yaptirmak istiyor bu da annemin houna gidiyordu sorbonne da okumu -o zamanlar stanbul burjuvalari paris te bir eyler okuyan bütün kizlara sorbonne da okudu derlerdi sibel gibi bir gelini olacai için babam da mutluydu yemekten sonra sibel i evine götürürken elimi onun salam omzuna akla atip sarilmi ne kadar mutlu ve talihli olduumu gururla düünmütüm ki a o ne güzel çanta öyle demiti sibel arapla baim iyice dumanli olmasina ramen vitrindeki çantayi ve dükkâni hemen mimlemi ertesi öle hemen çantayi almaya gitmitim aslinda kadinlara sürekli hediyeler alan çiçek yollamak için uygun bahaneler bulan doutan ince nazik çapkin erkeklerden deildim belki öyle birisi olmak istiyordum o zamanlar ili niantai bebek gibi semtlerdeki evlerinde canlari sikilan batililami stanbullu zengin ev kadinlari sanat galerisi deil butik açar elle vogue gibi ithal dergilerden kopya edip diktirdikleri moda elbiselerle paris ve 9

[close]

p. 13

anzelize butik milano dan bavullar içinde getirdikleri kiyafetleri kaçak ivir zivir ve takilari kendileri gibi cani sikilan dier zengin ev kadinlarina saçma denilecek kadar yüksek fiyatlarla satmaya çaliirlardi anzelize butik in sahibi enay hanim yillar sonra onu bulduum zaman kendisinin de tipki füsun gibi anne tarafindan çok uzak bir himimiz olduunu hatirlatti bana yillar sonra enay hanim in kapinin üzerine asili levha dahil anzelize butik ve füsun ile ilgili her türlü eski eyaya gösterdiim airi ilginin nedenlerini hiç sormadan bana elindekileri vermesi yaadiimiz hikâyenin bazi tuhaf anlarinin bile yalniz onun tarafindan deil sandiimdan da geni bir kalabalik tarafindan bilindiini hissettirmiti bana ertesi gün saat yarima doru kapiya bali içi çift tokmakli küçük bronz deve çan ben anzelize butik e girince imdi hâlâ kalbimi hizlandiran bir sesle çinladi bahar vakti öle sicainda dükkânin içi lo ve serindi ilk anda içeride kimse yok sandim füsun u sonra gördüm Öle güneinden sonra gözlerim hâlâ dükkânin karanliina alimaya çaliiyordu ama yüreim nedense sahile vurmak üzere olan koskocaman bir dalga gibi azimin içinde kabarmiti vitrindeki mankenin üzerindeki çantayi almak istiyorum dedim Çok güzel diye düündüm çok çekici krem rengi jenny colon çanta mi göz göze gelince onun kim olduunu hatirladim hemen vitrindeki mankenin üzerinde diye fisildadim bir rüyadaki gibi anladim dedi vitrine yürüdü bir hamlede sol ayaindaki yüksek topuklu sari ayakkabiyi çikardi ve tirnaklan özenle kirmiziya boyanmi çiplak ayaiyla vitrinin zeminine basip mankene doru uzandi Önce bo ayakkabiya baktim sonra uzun çok güzel bacaklarina mayis gelmeden imdiden güneten yanmilardi 10

[close]

p. 14

anzelize butik dantelli ve çiçekli sari etei bacaklarinin uzunluu yüzünden daha da kisa duruyordu Çantayi aldi tezgâhin arkasina geçti ve çantanin fermuarli gözünü içinden krem rengi pelür kâit topaklan çikti iki küçük bölmesini botu bunlar ve içinden üzerinde jenny colon yazan bir kâit ve bakim kilavuzu çikan gizli bölmeyi becerikli ve uzun parmaklariyla açip bana çok mahrem bir ey gösteriyormu gibi esrarli ve airi ciddi bir havayla gösterdi bir an göz göze geldik merhaba füsun ne kadar büyümüsün beni tanimadin galiba yok kemal aabey hemen tanidim ama siz tanimayinca ben de rahatsiz etmeyeyim dedim bir sessizlik oldu az önce çantada iaret ettii yere baktim güzellii o zamana göre airi kisa etei ya da baka bir ey huzursuz etmiti beni tabiî davranamiyordum ee neler yapiyorsun Üniversite sinavina hazirlaniyorum buraya da her gün geliyorum yeni insanlar taniyorum dükkânda Çok güzel ne kadar imdi bu çanta kalarini çatarak bin be yüz lira diye çantanin altindaki üzeri elle yazilmi küçük etiketi okudu bu para o zamanlar genç bir memurun alti aylik maaina denkti ama enay hanim eminim sizin için bir ey yapar Öle yemei için eve gitti uyuyordur telefon edip soramam ama akamüstü bir urarsaniz 1 Önemli deil dedim ve daha sonra gizli buluma yerimizde füsunun pek çok kereler abartili bir ekilde taklidini yapacai bîr hareketle arka cebimden cüzdanimi çikarip nemli kâit paralan saydim füsun çantayi bir kâida dikkatle ama acemice sardi bir plastik torbaya koydu bütün bu sessizlikte bal renkli uzun kollarini çabuk ve zarif hareketlerini seyrettiimi biliyordu Çantayi kibarca bana uzatinca teekkür ettim nesi-be halaya babana tarik beyin adi bir an aklima gelmemiti 11

[close]

p. 15

anzelize butik hürmetler dedim bir an durakladim çimden hayaletim çikmi bir cennet köede füsun u kucaklami öpüyordu hizla kapiya yürüdüm bu saçma bir hayaldi üstelik füsun aslinda öyle çok güzel de deildi kapinin çani ingirdadi bir kanaryanin akimaya baladiini iittim sokaa çiktim sicak houma gitti hediyemden memnundum sibel i çok seviyordum dükkâni füsun u unutmaya karar verdim 3 uzak akrabalar gene de akam yemeinde anneme konuyu açtim ve sibel e bir çanta alirken uzak akrabamiz füsun ile karilatiimi söyleyi-verdim aa evet urada enay in dükkâninda çaliiyor nesibe nin kizi yazik dedi annem artik bayramlarda da uramiyorlar o güzellik yarimasi kötü oldu dükkânin önünden her gün geçiyorum da zavalli kiza bir merhaba demek ne içimden geliyor ne aklima geliyor halbuki çocukken ben o kizi çok severdim nesi-be dikie geldiinde bazan o da gelirdi dolaptan oyuncaklarinizi çikarir verirdim annesi diki dikerken o sessizce oynardi nesibe nin annesi rahmetli mihriver halaniz da ho bir insandi tam nemiz oluyorlardi televizyon seyreden babam bizi dinlemedii için annem atatürk le ayni yil doan ve yillar sonra bulduum buradaki fotoraflarin ilkinde görüldüü gibi cumhuriyetin kurucusuyla ayni ilkokula emsi efendi mektebi ne giden babasinin yani dedem ethem kemal in anneannemle evlenmeden yillar önce daha yirmi üç yaina bile varmadan alelacele evlendii bir ilk karisi olduunu ballandirarak anlatti bonak kökenli bu zavalli kizcaizin yani füsunun anneannesinin annesinin balkan harbi sirasinda edirne boaltilirken öldüünü söyledi bu zavalli kadin dedem ethem kemal den çocuk dourmamiti ama 12

[close]

Comments

no comments yet

YOUBLISHER
About
What Others Say
Sitemap
Impressum

PUBLISHERS
Login
Signup
Tutorials
FAQ
Support

BUSINESS
Overview
Advertising
Support

DEVELOPERS
API

LEGAL
Report a Copyright Violation
Copyright FAQ
Terms of Use
Privacy Policy