Evliya Celebi 2011 1000 adet basılmış muhteşem eser

 

Embed or link this publication

Description

Evliya Celebi 2011 1000 adet basılmış muhteşem eser

Popular Pages


p. 1

evliya Çelebi insanlik tarihine yön veren 20 kisiden biri Ülkü Çelk avk sorularla isbn 978-975-491-309-5

[close]

p. 2

sunu ait olduu kültüre verdii önem ve dier kültürlere gösterdii deeri en iyi biçimde gösterdii 10 ciltlik seyahatname adli eseri ile evliya Çelebi insanlik tarihine yön veren 20 kii arasinda yer almitir eseri yalnizca yaadii dönem osmanli toplumunun kültürel deerlerine deil birçok farkli milletin kültürel birikimine iik tutmakta ve günümüze ulami veya ulaamami nice soyut somut kültür varlii ile ilgili deerli bilgiler içermektedir hakkinda sayisiz bilimsel eser ve makale yayimlanmi olan evliya Çelebi ve seyahatname adli eserini bir kitapçikta tüm yönleri ile ve tamamen ele almak tabii ki mümkün deildir bu kitabin hazirlanmasindaki temel amaç ilk anda akla gelebilecek sorulardan hareketle böylesi büyük ve önemli bir ahsiyeti ve 17 yüzyilin birçok yönden hazinesi sayilabilecek bir eseri kendi sinirlari içinde tanitmak ve akademik çevre diindakilerin de ilgilerini çekmek veya meraklarini gidermektir benim için son derece zevkli bir çalima olan ve 2011 evliya Çelebi yili etkinlikleri kapsaminda daha çok da üniversite gençliine yönelik tasarlanan böyle bir kitapçik hazirlama fikri hacettepe Üniversitesi öretim üyesi doç.dr murat erdoan a aittir kendisine çok teekkür ederim çinden çiktii ve beslendii kültürü yaatmak ve korumak ilkesini her zaman kendisine misyon edinmi olan üniversitemizin bu ilkeyi destekleriyle somutlatiran deerli yöneticisi rektörümüz prof.dr uur erdener ve yardimcilarina kitabin baski aamasindaki katkilari için teekkürlerimi sunarim paylatiimiz avrupa projesi çerçevesinde kitapçiin hazirlanmasina manevi destek veren british council e 2011 yilini evliya Çelebi ye ayiran ve böylece belki de onlarca yillik ihmali bir nebze de olsa telafi etme firsati veren unesco ya hacettepe Üniversitesi avrupa birlii likileri uygulama ve aratirma merkezi ne ve kültürel çalimalara verdikleri önem için hacettepe Üniversitesi türkiyat aratirmalari enstitüsü ile hÜdl e ayrica hacettepe Üniversitesi basim yayin ve tanitim koordinatörlüüne teekkür ederim kitap çok sayida yayimlanmi bilimsel yayin ve internette genel paylaima açilmi siteler incelenerek ve onlardan yararlanilarak hazirlanmitir Çalimalarin sahiplerine verdikleri deerli bilgiler ve bu kitapta kullanilmi fikirleri için çok teekkür ederim son olarak kaynakça destei düzeltme düzenleme vb konularda yardimini gördüüm aratirma görevlisi mikail cengiz e ve özgün çizimleriyle de destekledii güzel tasarimi için emre alkaç a teekkür ederim ocak 2011 Ülkü Çelk avk evliya Çelebi insanlik tarihine yön veren 20 kisiden biri Ülkü Çelk avk sorularla düzenleme mikail cengz kapak sayfa tasarimi ve Çizimler emre alkaÇ www.emrealkac.com isbn 978-975-491-309-5 baski hacettepe Üniversitesi basimevi 06100 sihhiye ankara tel 0 312 310 97 90 baski sayisi 1000 ankara 2011

[close]

p. 3

evliya Çelebi insanlik tarihine yön veren 20 kisiden biri Çndekler sorularla gerçek adi nedir 1 nerede ve ne zaman dodu 1 nasil biriydi 2 nasil bir dönemde yaadi 4 iv murat 5 hangi unvan ve sifatlari kullandi 6 evliya Çelebi kimlerdendir 6 eitim hayati hakkinda bilinenler nelerdir 8 hangi dilleri biliyordu 9 hayatini nasil kazandi 9 seyahat fikri nasil olutu ve gerçekleti 9 ne zaman Öldü 15 evliya Çelebi hangi yönleriyle eletiriliyor 15 viyana da zledii beyin ameliyati 17 seyahatname ne zaman yazildi 18 seyahatname lk ne zaman basildi 18 seyahatname yazmasinin amaci nedir 19 seyahatnamede ne tür bilgiler yer aliyor 19 evliya Çelebi yalniz türkiye de mi taniniyor 21 türklerden ve dier milletlerden nasil söz ediyor 22 seyahatnamede hangi Ülkelerden bahsediliyor 22 evliya Çelebi nin seyahat programi nasildir 23 seyahatname yayinlari nelerdir 24 seyahatnamenin kaç nüshasi vardir 25 seyahatname ciltlerinin konulari nelerdir 26 26 1 cilt 27 2 cilt 27 3 cilt 27 4 cilt 27 5 cilt 28 6 cilt 29 7 cilt 30 8 cilt 30 9 cilt 32 10 cilt 32 seyahatnamenin dili ve Üslubu nasildir 34 evliya Çelebi yalnizca bir seyyah midir 34 bir tarihçidir 35 hezarfen ahmet Çelebi 36 lâgarî hasan Çelebi 37 bir halkbilimcidir 42 bir müzisyendir 44 bir ressamdir 45 bir haritacidir 45 bir dilbilimcidir 47 bir zanaatkâr ve mimardir 49 bir savaçidir 50 bir gurmedir 54 evliya nin seyahatname den baka eseri var midir 54 dünya edebiyatinda Önemli seyahatnameler 55 seyahatname neden Önemlidir 56 nsanlik tarihine yön veren 20 kii kimdir 57 2011 yili neden evliya Çelebi yilidir?

[close]

p. 4

gerçek adi nedir evliya Çelebi ile ilgili bilgiler çounlukla kendi eseri olan seyahatname den elde edilmitir ve bu eserde de adi evliya Çelebi olarak geçtii için bunun diinda bir adi olup olmadii bilinmemektedir bir görüe göre babasi devrin büyük imamlarindan evliya mehmed efendiye çok saygi duyduu için olunun ismini evliya koymutur dier bir görüe göre ise evliya kendisi hocasina saygisindan bu ismi almitir nerede ve ne zaman dodu seyahatname de geçen ve kendi azindan ifadelere dayanan bilgilere göre evliya Çelebi 25 mart 1611 tarihinde stanbul unkapani nda domutur unkapani 17.yy evliya ermi çelebi ise görgülü terbiyeli olgun kimse anlamindadir tdk 1

[close]

p. 5

Çelebi eserinde kendisinin de bir kahramani olduu olaylardan anlaildii kadariyla uysal yaradilii zekâsi gelimi mizah gücü ve kültürü sayesinde girdii ortamlarin neesi olan ve aranan sevimli bir kiidir ancak bütün bu özellikleri onu gördüü olumsuzluklari eletirel bir dille aktarmasindan geri koymamitir zengin bir hayal gücüne sahip olduu seyahatnamenin üslubundan anlailan evliya Çelebi serüvenci ruhunu da seyahatlerle beslemitir geleneklerine bali ve dier osmanli çadalari gibi kendi kültürünün üstünlüünden emin olan inançli bir müslüman olmasi onu yabanci dünyalari ve becerileri tanimaktan alikoymamitir saf bir dindarliin yani sira tipik bir 17 yüzyil osmanlisi olarak hatiri sayilir bir hogörüye sahiptir eserinde kiliseleri ziyaret ettiini anlatmakta ve hiristiyan dua metinlerini aktarmakta ayrica konuklari için evinde yasaklanmi içki ve uyarici hazir bulundurmakta bu gibi maddeleri kullanmadii anlailan bir kii olarak sakinca görmeyen evliya nin dar görülü olamayacai ortadadir karamuk 1997 ancak kimi kaynaklarda onun kütahya nin günümüzde saray mahallesi diye bilinen zeryen mahallesi nde doduundan da bahsedilir nasil biriydi senelerce at üzerinde seyâhat etmi olmasi cirit oynadiini ve iyi silâh kullandiini belirtmesi evliya Çelebi nin çevik ve salikli bir yapiya sahip olduunu göstermektedir birçok savaa katilmi ata iyi binen sirasi geldii zaman yaman dövüen bir savaçi olarak birçok kez ölüm tehlikesiyle yüz yüze gelmi fakat ince zekâsi hazircevaplilii ve güler yüzü ile bu ölüm tehlikelerinden yakasini kurtarmayi baarmi biridir evliya Çelebi saray hayatini tanimi ve iyi imkânlarla bu hayatin bir parçasi olabilecekken hiçbir makam hirsina kapilmamitir o ömrünü gezmeye yeni yerler ve insanlar tanimaya vakfetmitir 2 3

[close]

p. 6

nasil bir dönemde yaadi bu benzersiz osmanli gezmen ve anlati ustasinin yaadii yillar 1611-1683/84 iv murad in ve köprülü sadrazamlari mehmed ile fazil ahmed in yönetimleri altinda iç politikada iki defa toparlanabilmi olan osmanli mparatorluu nun duraksama döneminin sonlarina rastlar evliya Çelebi nin doumundan ölümüne kadar 6 osmanli padiahi görev yapmitir ahmed i 1603-1617 mustafa i 1617-1623 osman ii 1618-1622 murat iv 1623-1640 ibrahim i 1640-1648 mehmed iv 1648-1687 evliya nin ilk gençlik yillari stanbul da iv murat döneminde geçmitir iv murat babasi sultan 1 ahmed annesi kösem sultan mahpeyker doum tarihi 27 temmuz 1612 tahta Çikii 10 eylül 1623 Ölümü 19 ubat 1640 gecesi iv murat 12 yainda hükümdar olmu ve hükümdarliinin ilk yillari kariiklik içinde geçmitir 22 yalarina geldiinde devlet yönetimini eline alarak islahatlara balamitir craatlarinin bazilari unlardir stanbul daki yeniçeri zorbalarini ortadan kaldirmak içki ve sigarayi yasaklamak kahvehaneleri kapatmak ve bu yolla asayi ve güvenlii salamaya çalimak 17 yüzyil imparatorluk için yönetim uygulamalarinin yozlamasiyla el ele giden ekonomik ve toplumsal sikintilarin yaygin olduu bir çadir anadolu celâlî ayaklanmalariyla sarsilirken stanbul zaman zaman yeniçerilerin ve deiik saray hiziplerinin çatima alanina dönüüyordu ran ile açik çatimanin kasr-i irin antlamasiyla 1639 geçici olarak son bulmasindan rahatlayan osmanli mparatorluu venedik e lehistan a ve alman mparatoru na kari daha geni çapta sava giriimlerine yönelmitir ki bu siyaset kinci viyana kuatmasiyla doruuna ulamitir karamuk 1997 iv murad döneminde 1633 te stanbul da büyük bir yangin çikmi ve stanbul un 20 si yanmiti bu sebeple iv murat yanginlara sebep olduu gerekçesi ile tütün ve içki içilmesini yasakladi tebdil-i kiyafet ederek kiyafet deitirerek stanbul u gezer ve yasaa uymayanlari cezalandirirdi anadolu da çikan celali isyanlarini bastirdiktan sonra ran seferlerine çikarak badat i almi ve böylece devletin iç ve di durumunu düzeltmitir yeniçeri ocaini düzene sokmu ve maliyeyi de nispeten düzeltmitir iv murat devletin duraklamasinin nedenlerini aratirip sorunlara kesin çözümler bulmak amaciyla devlet adamlarina raporlar hazirlatmi ve koçi bey in raporlari dorultusunda islahatlar yapmi ancak genç yata ölümü islahatlarin yarim kalmasina yol açmitir 4 5

[close]

p. 7

hangi unvan ve sifatlari kullandi Çelebi evliya nin en bilinen unvanidir bazilari efendi yi de kullanir kendisi ise mücerred bekâr aile balari olmayan dervi veya fakir bir de bî-riyâ riyakâr olmayan sifatlarini kullanir bazen de hezar-aina bin tanidii olan ile alüfte ve aüfte uysal hogörülü ve arsiz der dankoff 2010 s 139 evliya eserinde kendisinden seyyah-i âlem ve nedim-i beni âdem evliya-yi bî-riyâ yani dünya gezgini insanolunun dostu riyasiz evliya diye bahseder evliya Çelebi kimlerdendir evliya Çelebi seyahatnamesinin altinci cildinde aile kökünün ahmet yesevî ye kadar ulatiini yazmaktadir melek ahmet paa cam urfa kapi yakininda yer alan cami 1587-1591 yillari arasinda melek ahmet paa tarafindan yaptirilmitir renkli kesme tatan siyah beyaz inaa edilen yapinin iç mekani 16.yüzyil osmanli çinileri ile bezelidir dullarla yetmlerden beddua alan sadrazamin gems batti sadrazam melek ahmed paa devlet hazinesinin ödeme güçlüü içerine girmesi üzerine 1651 de dullarin yetimlerin ve din álimlerinin maaini keserek parayi orduya aktardi kendisine `beddua aliyorsun bu iin sonu iyi olmaz diyenlere de kulak vermedi ama uursuzluk söylentileri çok kisa bir müddet sonra doru çikti ve paa nin emriyle ina edilen o günlerin en büyük kalyonunun denize indirilmesi töreninde tam bir facia yaandi kalyon devrildi 50 denizci hayatini kaybetti ve bütün bunlarin üzerine melek ahmed paa da azledildi sultan dördüncü mehmed döneminde ekonomik sikinti yüzünden 1651 de dul yetim ulema dervi ve eyhlerin devletten aldiklari maa ödenmedi bir süre sonra dönemin sadrazami melek ahmed paa nin yaptirdii kalyonun denize indirilirken batmasi halk arasinda rizki kesilen mazlumlarin ahi çikti diye yorumlandi türk nesrinin büyük ismi evliya Çelebi nin dayisi olan melek ahmed paa 5 austos 1650 de sadrazamlia getirildii zaman ekonomik sikinti had safhadaydi ve askerin maai bile ödenemiyordu 29 ekim 2009 hürriyet murat bardakçi nin ramazan Çadiri süleymân hân aleyhi r-rahmetü ve l-gufrân rûhiyçün ve bu gazâlarda bulunan pederimiz ser-zergerân-i dergâh-i âlî ya`nî dervî mehemmed zillî ibn kara ahmed ibn kara mustafâ ibn yavuz er ibn ece ya`kûb ibn germiyânzâde ya`kûb ilâ türk-i türkân hoca ahmed-i yesevî ibn muhammed hanefî ve ilâ mâm zeyne l-âbidîn ve ibn mâm hüseyin ve ibn mâm ali ve fâtimatü z-zehrâ ve bizzât cedd-i izâmimiz hazret-i risâlet-penâh rûhiyçün allâh rizâsiyçün el-fâtiha ma`a s-salavât atasi ece yakup osmanlilarin atasi erturul ile birlikte maveraünnehrdeki mahan dan gelmi ya da kütahya da domutur ve sultan orhan in sütkardeidir dankoff 2010 s 44 evliya Çelebi nin ailesi stanbul un fethinden sonra kütahya dan buraya gelip unkapani yöresine yerlemitir babasi dervi mehmed zillî i süleyman dan i ahmed e kadarki padiahlarin kuyumcubailiinda bulunmu ve seferlere katilmitir annesi hakkinda pek bilgi olmamakla birlikte sarayla balantisinin anne tarafina dayandii bilinmektedir evliya Çelebi ye devlet kapisinda memuriyet verilmesine aracilik eden silâhtar melek ahmet paa kimilerine göre dayisi kimilerine göre ise evliya nin teyzesinin kocasiydi 6 7

[close]

p. 8

Çelebi seyahatname de mahmud adinda bir erkek kardeinden ve isim vermeksizin birkaç kiz kardei olduundan bahsetmektedir evlenmedii ve çocuu olmadii tahmin edilmektedir hangi dilleri biliyordu eserinden anlaildii kadari ile türkçeyi düzgün etkili ve sanatsal kullanabilme becerisine sahip olan evliya enderun da arapça farsça ve rumca babasinin arkadai simyon usta dan ise latince ve yunanca örenmitir hayatini nasil kazandi ailesinin maddi durumu iyi olduu için pek geçim sikintisi çekmemi olan evliya enderun eitiminden sonra saraya musâhib sohbetçi sohbet arkadai olarak kabul edilmi ve daha sonra da aylik 40 akçe ile sipahiler zümresine katilmitir seyahatlerinin büyük bir kismini da resmi görevli sifatiyla gerçekletirmi veya çeitli görevler için gittii ülkeleri seyahatinin bir parçasi olarak deerlendirmitir deiik alanlarda görev yapmitir sesinin güzel olduu bilinen Çelebi arki-gazel okur ezana kalkar imam bulunmadii durumlarda namaz kildirirmi güler yüzlü hosohbet kimsenin kalbini kirmayan herkesle ho geçinen bir kii olduu için de kisa bir zamanda sarayda ün yapmitir böylece 1630 yilinda balayan sarayla balantisi inili çikili olsa da son zamanlarina kadar sürmütür katildii pek çok savatan aldii ganîmetler verilen hediyeler ve gezdii yerlerde yaptii ticâretten elde ettii para ile de rahat bir hayat sürmütür seyahat fikri nasil olutu ve gerçekleti evliya Çelebi nin seyahate olan merakinin babasinin anlattii son derece ilginç ve macera dolu öykülere dayandii yakin çevrelerinde bulunan çok renkli ve bilgili tanidiklarin da bunda katkisi olduu kabul edilmektedir evliya Çelebi seyahatname de seyahatlere balama öyküsünü bir rüyaya dayandirir simgesel motifler barindiran ve babasina seyahat fikrini kabul ettirmeye yönelik kurgulanmi olan rüya eserin balarinda kendi azindan anlatilmaktadir evliya Çelebi 19 austos 1630 gecesi rüyâsinda yemi skelesindeki ahi Çelebi câmii nde kalabalik bir cemâat arasinda peygamber efendimizi sallallahü aleyhi ve sellem görmü huzûruna varinca efâat yâ resûlallah diyecekken heyacanla seyâhat yâ resûlallah demitir peygamber efendimiz de tebessüm ederek bu gence hem efâatini müjdelemi hem de seyâhati ihsân etmi orada bulunan sa d bin ebî vakkas da gezdii yerleri ve gördüklerini yazmasini tavsiye etmitir eitim hayati hakkinda bilinenler nelerdir seyahatnamedeki dainik bilgilere göre evliya eitiminin ilk aamasinda daha çok babasinin unkapani pazar yerindeki dükkânina gelen bilgili ve çok yönlü tanidiklardan yararlanmi daha sonra unkapani nda fil yokuu ndaki hamid efendi medresesinde yedi yil eitim görmütür bu arada sâdizâde dârülkurrâ sina giderek kur ân-i kerîmi ezberlemi ve babasindan da zamânin güzel sanatlarindan olan hat naki tezhib örenmitir ancak 1635 yilinda akrabasi silahdâr melek ahmed paa vasitasiyla ayasofya câmii nde iv murad han ile tanitirilan evliya Çelebi yüksek seviyede devlet ve bilim adamlari ile üst rütbeli askerlerin yetitii enderûn mektebine kabul edilmitir enderûn mektebi ii murad zamaninda kurulup zamanla çeitli deiikliklere uramakla beraber osmanli devleti nin son zamanlarina kadar 1908 varliini sürdüren bir saray okuludur hristiyan ailelerden devirilen çocuklarin zekî ve gösterilileri saraya alinarak özel bir ekilde yetitirilirlerdi fatih sultan mehmed döneminde gelitirilmitir enderûn mektebine alinan çocuklara kur an-i kerim tefsir hadis kelâm gibi dini dersler edebiyat ina iir dil bilgisi arapça farsça gibi dil ve edebiyat dersleri ve matematik corafya mantik gibi müsbet ilimler dersleri okutulurdu bir taraftan da osmanli saray gelenei ve görgüsüyle protokol kaideleri ve bürokratik iler öretilirdi bunlarin yaninda çeitli sanat kollarinda beceriler kazandirildii gibi sportif faaliyetlere de yer verilirdi 8 küçük gümü para osmanlilarda timar sahibi bir sinif atli asker tdk rüyada kendisini gördüü cami ahi Çelebi camii yemi skelesi ndedir bugünkü galata köprüsü nün eminönü ayainda sol taraftadir bu cami 2005 yilinda restore edilmitir 9

[close]

p. 9

stanbul da hanemde bir gece uykuya dalmitim birden bire kendimi yemi iskelesi yaninda bulunan ahi Çelebi camiinde gördüm camiinin içi nur yüzlü bir cemaatle dolup tamiti ben de bu camiinin içine girerek minberin dibine diz çöküp oturdum bu nur yüzlü pirleri hayranlikla temaaya daldim fakat bunlann kim olduklarini anlayamamitim nihayet yanimda bulunan bir zata sordum benim sultanim ism-i erifinizi ihsan buyurur musunuz dedim o zat kemankelerin piri sa d ibni ebi vakkas olduunu söyledi derhal elini öptüm yine sizin yaninizdaki zatlar kimlerdir diye sual ettiimde `sahabe-i kiram ve ensar hazretleridir dedi o tarafa baktim bu zatlar sira ile hazret-i ebu bekir ra hazret-i Ömer ra hazret-i osman ra hazret-i ali ra idiler bunlari doya doya seyredip taze can buldum mihrapta ise kâinatin efendisi peygamber efendimiz aleyhisselâtü vesselam oturmakta idi biraz sonra yanimda oturmakta bulunan sa d bni ebi vakkas hazretleri elimden tutup beni peygamber efendimizin huzuruna götürdü ve dedi ki `Âik i sâdikin ve ümmet-i mütakin evliya kulun efatin rica eder ben de derhal hazret-i peygamberin dest-i mübareklerini bûs ettim fakat heybetlerinden çok korkarak titredim kendilerine `efaat ya resulallah diyeceim yerde seyahat ve resulullah diyi verdim cenab-i peygamber derhal tebessüm ettiler seyahatlerimin hayirli olmasi için `fatiha dediler bundan sonra sira ile eshab-i kiram in ellerini birer birer öptüm cümlesi seyyâh-i âlem ve ferîd-i beni âdem ol diye dua ettiler ben de ahi Çelebi camiinden diari çiktim sabah olup uyaninca bir abdest alip bu rüyami tabir ettirmek üzere kasimpaa da brahim efendi hazretlerine gittim bu zat bana sen büyük bir seyyah olacaksin buyurdu ben de bundan sonra seyahata çikip gördüklerimi yazmaya baladim hulâsa-i menâm sa`d-i vakkâs ta`lîmiyle edâ-yi hidmeti tamâm edüp hazret-i risâlet mihrâbda savt-i muhrik ile uzzâl makâminda bir yâsîn-i erîf ve üç sûre-i zâ câ e ve sûre-i mu`avvezeteynleri bi t-tamâm tilâvet edüp bilâl fâtiha deyüp hazret mihrâbda aya üzre dururken hemân sa`d-i vakkâs hazretleri destimden yapiup huzûr-i hazret e götürüp Âik-i sâdikin ve ümmet-i mütâkin evliyâ kulun efâ`atin ricâ eder deyüp hazret e götürüp mübârek dest-i erîflerin bûs eyle deyince bükâ-âlûd olup mübârek dest-i erîfine küstâhâne leb urup mehâbetinden efâ`at yâ resûlallâh diyecek mahalde hemân seyâhat yâ resûlallâh demiim hemân hazret tebessüm edüp efâ`atî ve seyâhatî ve ziyâretî ve allâhümme yessir bi s-sihhati ve s-selâme deyüp fâtiha dediler cümle sahâbe-i kirâm fâtiha tilâvet edüp cümle huzzâr-i meclisin dest-i erîflerin bûs ederdim ve her birinin hayir du`âsin alup giderdim kiminin dest-i erîfi mük gibi kimi amber ve kimi sünbül ve kimi gül ve kimi reyhân ve kimi zaymurân ve kimi benefsec kimi karanfîl gibi kokardi ammâ bizzât râyiha-i hazret-i resûl za`ferân-i verd-i handân gibi kokardi ve mübârek sa elin bûs etdüimde gûyâ pembe-misâl kemiksiz bir dest-i erîf idi ammâ sâ ir enbiyânin dest-i erîfleri ayva râyihasi kokardi hazret-i ebûbekir es-siddîk in dest-i erîfleri kavun gibi emm olunurdu hazret-i Ömer ke-râyihati l-amber gibi idi hazret-i osmân benefe gibi râyihasi var idi hazret-i alî ke-râyiha-i yâsemen idi mâm hasan karanfîl gibi mâm hüseyin verd-i ebyaz gibi kokardi ridvânullâhi ta`âlâ aleyhim ecma`în bu hâl üzre cemî`i huzzâr-i meclisin dest-i erîflerin bûs edüp yine hazret-i risâlet bir fâtiha deyüp cümle ashâb-i güzîn savt-i a`lâ ile seb`ü l-mesânîyi tilâvet edüp hemân hazret-i risâlet-penâh mihrâbdan esselamü aleyküm eyâ ihvânûn deyüp câmi`den tara revâne olunca cümle sahâbe-i kirâm hakîre gûnâ-gûn hayir du`â ve iltiyâm etdiler ve câmi`den çikup gitdiler hemân sa`d-i vakkâs hazretleri belinden sadain çikarup hakîrin beline kuadup tekbîr edüp yürü sehm [ü kavs ile gazâ eyle ve allâh in hifz [u emâninda ol ve müjde olsun sana bu meclisde ne kadar ervâh ile görüüp dest-i erîflerin bûs etdinse cümlesini ziyâret etmek müyesser olup seyyâh-i âlem ve ferîd-i âdem olursun ammâ get [ü güzâr etdüin memâlik-i mahrûseleri ve kilâ i büldânlari ve âsâr-i acîbe ve garîbeleri ve her diyârin memdûhât sanâyi`ât me kûlât [ü merûbâtini ve arz-i beledi ve tûl-i nehârlarin tahrîr edüp bir âsâr-i garîbe eyle ve benim silâhimla amel edüp dünyâ ve âhiret olum ol tarîk-i hakki elden koma gill [u gidan berî ol nân u nemek hakkin gözle yâr-i sâdik ol yaramazlarla yâr olma eyilerden eylik ören deyü va`z [u bendler edüp ve alnim bûs edüp ahî Çelebi câmi`inden tara çikup gitdiler hakîr mebhût olup hâb-i râhatdan bîdâr olup Âyâ bu benim vâki`am midir yohsa vâki i hâlim midir yohsa rü yâ-yi sâliham midir deyü gûnâ-gûn tefekkür ile inirâh-i sadr [ve zevk-i derûna nâ il oldum ba`dehu ale s-sabâh pâk âbdest alup salât-i fecri edâ edüp slâmbol dan kâsimpaa ya ubûr edüp mu`abbir brâhîm efendi ye rü yâmiz ta`bîr etdirüp cihân-ârâ ve âlem-get seyyâh-i âlem olup hüsn-i hâtime ile iin itmâm bulup hazret in efâ`ati ile dâhil-i huld-i berîn olursun deyü tebîr edüp el-fâtiha dedi andan kâsimpaa mevlevîhânesi eyhi abdullâh dede ye varup dest-i erîflerin bûs edüp vâki`ami anlara dahi ta`bîr etdirdim on iki imâmin destin bûs etmisin dünyâda hümâm olursun aere-i mübeere ellerin öpmüsün dâhil-i cinân olursun Çâr-yâr-i güzînin yed-i mübâreklerin bûs etmisin dünyâda cemî`i pâdiâhlarin eref-i sohbetleri ile müerref olup nedîm-i hâslari olursun ol kim hazret-i risâlet in cemâlin görüp dest-i erîflerin takbîl edüp hayr du`âsin almisin sa`âdet-i dâreyne vâsil olursun ve sa`d-i vakkâs in nasîhati üzre ibtidâ bizim slâmibolcuazimizi [8a tahrîr etmee bezl-i himmet edüp var makdûrun sarf eyle `el-mukadder kâ in fehvâsinca sana dahi takdîr olan nasîbin elbette gelir deyü yedi cild tevârîh-i kütüb-i mu`teber-i nefîse ihsân edüp yürü iin râst gele el-fâtiha deyüp du`â-yi hayrlari ile behre-mend olduk 10 11

[close]

p. 10

o gün üzüntü içindeki evimize varip babam ile annemin mübârek ellerinden öptüm huzurlarinda el balayip durduumda aziz babam buyurdu ki safa geldin bursa seyyahi safa geldin hâlbuki ne tarafa gittiimden kimsenin haberi yoktu babama sultanim bursa da olduumu nereden bildiniz sen aûre günü kaybolduun mübârek gecede duâ ettim o gece rüyâmda seni gördüm bursa da emir sultan hazretlerini ziyaretle seyahat rica edip aliyordun o gece benden nice evliyalar rica edip seyahata gitmen için izin talep ettiler ben dahi o gece cümlenin rizasiyla sana izin verdim gel imdi oul bundan sonra sana seyahat göründü allah mübârek eyliya ama sana bir nasihatim var ahi Çelebi câmii restorasyondan Önce o anda elimden yapiip huzurunda diz çöktürdü sa eliyle sol kulaima sikica yapiip oul yi adini kötü yapma ve kötülerle arkada olma zararini çekersin leri yürü geri kalma tarla basma dost malina göz dikme komadiin yere el uzatma ki kii söyleirken dinleme davetsiz bir yere varma sir sakla bir mecliste dinlediin sözleri sakla evden eve söz taima kimseyi kinama çekitir-me güzel ahlâk sahibi ol herkesle iyi geçin kimseye dil uzatma senden ulularin önünden gitme htiyarlara hürmet et daima temiz ol haram eylere kari perhizkâr ol arkadalik ettiin vezirlere âlimlere halka varip her an dünya için bir ey ricasinda olma ki senden nefret etmesinler sana souk davranmasinlar eline giren mali israf etme kanaatle geçin salik ve hastalikta lâzim olur dünyalik akçayi yiyecek içecek için muhafaza edip namerde muhtaç olma restorasyondan sonra cümle ziyaretgâhlari ve her diyarin konak yerlerinden olan çöl ve ovalari yüksek dalari aaçlari ve acayip kayalari ibretle seyredilecek eserlerini kalelerini ulularini yazarak seyahatname namiyla bir kitap yaz Öütlerimi de kulaina küpe yap deyip enseme pehlivanca bir sille vurdu kulaimi burup yürü akibetin hayrola dedi evliya Çelebi rüyasini kasimpaa mevlevihanesi eyhi abdullah dede ye anlatmitir eyh bu rüyanin hayirli olduunu ve mutlaka seyahate çikmasi gerektiini tavsiye etmitir babasi evliya Çelebi nin stanbul diina çikmasina uzun zaman kari koymu ve izin vermemitir acak 1640 ta eski dostu okçuzâde ahmed Çelebi ile gizlice bursa ya giden evliya Çelebi nin bu yolculuu bir ay sürmü dönüünde artik olunu tutamayacaini anlayan babasi seyahate çikmasina izin vermitir 12 13

[close]

p. 11

ne zaman Öldü hakîr dahi bin elli saferü l-muzafferinin yigirmi beinci günü belde-i tayyibe ya`nî slâmbol a dâhil olduk ol gün hâne-i gam-gînimize varup peder u mâderlerin dest-i erîflerin bûs edüp huzûrlarinda el balayup karâr etdiimizde peder-i azîzimiz eyitdi safâ geldin bursa seyyâhi safâ geldin deyü buyurdular hâlâ ki bir cânibe gideceimden bir kimesnenin haber [u âgâhi yok idi hakîr pedere eyitdim sultânim hakîrin bursa da idiimiz neden bildiniz dedim buyurdular kim sen bin elli muharrem inin yevm-i aûrasinda gâ ib olduun leyle-i mübârekede niçe ed`iye-i mü essire tilâvet edüp ve sûre-i innâ a`teynâ yi bin kerre kirâ`at edüp ol gice vâki`amda seni görürüm bursa da emîr sultân hazretlerin ziyâret edüp rûhâniyyetinden istimdâd taleb {idüp seyâhat ricâ edüp bükâ ederdin ve ol gice bana niçe kibâr-i evliyâullahlar ricâ edüp senin seyâhata gitmen içün izin taleb etdiler ben dahi ol gice cümlenin rizâsiyla sana destûr verüp fâtiha tilâvet etdiler gel imdi oul imden gerü sana seyâhat göründü allah mübârek eyleye ammâ sana nasîhatim var deyü elimden yapiup huzûrunda ber-zânû oturup sa eliyle sol kulaima berk yapiup nasîhate ââze etdi pendnâmei pederi büzürgvâr oul âdem yohsul olur besmelesiz ta`âm yime ser verecek sözün var ise sakin avretine deme [241b cünüb olup yemek yime esbâbin söküün üstünde dikme yi adin keme takma ve keme yolda olma zararin çekersin yürü ileri gözüm kalma geri alay bozma tarla basma yârân pâyine sarkma komadiin yire el uzatma ki kii söyleirken dinleme nân u nemek hakkin gözet nâ-mahreme nazar edüp ihânet etme da`vetsiz bir yire varma varirsan emn [ü emân yirde ehl-i irza var mahrem-i esrâr ol her meclisde istimâ etdiin sözleri hifz eyle evden eve müsâferet edüp söz gezdirme zemm ü nemm ü giybet u mesâvîden ârî ol halûk ol herkesle hüsn-i ülfet edüp lecûc ve zebân-dirâz olma senden ulular önünde gitme ihtiyârlara ri`âyet et dâ imâ tâhir olup her muharramât-i menhiyyâtdan perhizkâr ol evkât-i hamseye müdâvemet edüp salah-i hâl ile mukayyed olup ilme megûl ol beyt-i nasîhat sormaa ey yâr eyleme gel âr anla ne kim var ilm-i tamâmi fârsi yi bilgil ehlini bulgil afsah-i nâs ol arb u acami vakt-i namaz et hakka niyâz et hâliki yâd et gözle imâmi bildiin öret dersini fikr et eyleme hiç red hâs u avâmi lme harîs ol ule enîs ol ehl-i celîs ol görme melâli damla-be-damla göl olur anla sözümü dinle temm ü kelâmi ve oul dünyâ cihetinde nasîhatim oldur ki dâ imâ sebük-rûh olup ankâ-mereb ol kim hem celîs hem enîs olduun vüzerâ ve vükelâ ve a`yân-i kibârlara varup her bâr cihet-i dünyâ içün bir ey ricâsinda olma kim senden nefret edüp istiskâl etmeyeler rizâ lokmasina kanâ`at eyle eline giren mâli dahi isrâf etme kanâ`atle geçin el-kanâ`atü kenzün lâ yüfnâ demiler salik ve sayrilikda {lâzim olur dünyâlik akçeyi lokma ve hirka içün hifz edüp nâmerde muhtac olma beyt dümana kalirsa kalsin dosta muhtâc olma tek evliya Çelebi nin ne zaman öldüü ve mezarinin nerede olduu bilinmemektedir bir kisim aratirmaci onun 71 yalarinda 1682 yillarina doru stanbul da öldüünü bir kisim aratirmaci ise 1682 de misir dan dönerken yolda ya da stanbul da öldüünü belirtmektedir evliya Çelebi hangi yönleriyle eletiriliyor seyahatnamenin güvenilirlii ile ilgili ciddi tartimalar vardir bunun en önemli nedeni de evliya Çelebi nin abartmalara çok yer vermesi zaman mefhumunu kurgulariyla gerçeklikten çikarmasi vb üslup seçmi olmasidir bu durum da eserin içeriine yönelik güven duygusunu zedelemektedir hatta evliya Çelebi abartilariyla dillerde dolamakta alay edilmekte ve gizlice aailanmaktadir 2.kitap kanaat tükenmez bir hazinedir beytin burada yazilmayan ilk dizesi öyledir pâran isrâf eylemekden kendini pek sakla pek hattâ efvâh-i nâsda darb-i meseldir kim bir dervie kanden gelirsin derler berf rahmetinden gelirim der ol ne diyârdir derler sovukdan ere zulüm olan erzurûm dur der anda yaz olduuna râst geldin mi derler dervi eydür vallahi on bir ay yigirmi tokuz gün sâkin oldum cümle halki yaz gelir derler ammâ görmedim der hatta bir kerre bir kedi bir damdan bir dama pertâb ederken mu`allakda donup kalir sekiz aydan nevrûz-i harzemâhî geldikde mezkûr kedinin donu çözülüp mirnav deyüp yere düer mehûr latîfe-i darb-i meseldir ammâ hakîkatü l-hâl bir âdemin eli ya iken bir demir pâresine yapisa derhâl müncemid olup elinden demir ve demirden eli kopmak ihtimali yokdur Âhenden eli bin âh-i serd ile halâs ederse eli ayasinin sehl derisi âhiyle âhende kalir bu iddet-i itâyi diyâr-i azak da ve det-i kipçak da erba`în ve zemherîr geçirdik böyle keskin ki görmedik 2 kitap 14 bazi aratirmacilara göre ise seyahatname de anlatilan olaylarin tarihlerine dayali olarak evliyâ Çelebi 1683 yilinda yaiyor olmalidir 15

[close]

p. 12

stedii zaman en az batili gezginler kadar gerçekçi olabilen bazen onlardan daha etkin akil yürütebilen Çelebinin abartmaya dayali üslubunu bilinçli olarak seçtii de düünülmektedir halil nalcik in en büyük sosyal tarihçi diye tarif ettii evliya Çelebi nin bu büyük eseri için ahmet hamdi tanpinar be ehir inde ben evliya Çelebi yi tenkit etmek için deil ona inanmak için okurum ve bu yüzden de daima kârli çikarim der evliya nin eserinde anlattii olaylarin hepsine ahit olup olmadii da çok tartiilmaktadir bir kisim olaylarin daha çok hayal mahsulü olduu tahmin edilmekte ve gittiini söyledii bazi yerlere aslinda gitmedii de tartiilmaktadir gel bak gör bu benî âdemünbir nân-pâre içün hâl-i diyergûnunu dedikde hakîr dahi ilerice vardikda azima ve burnuma koyun makremesin koyup mecrûh herîfin kellesi içine nazar etdim azamet-i hudâ garîp insânin beynisi kafâ içinde gûyâ tavuk yumurtasindan yavrusu henüz çikmi gibi bir ku yavrusu gibi büzülmü bai ve gözleri ve burnu ve kanatlari ile büzülmü durur ammâ üzerinde bir kalain deriden zarfi ya nî bir beyâz zari var cerrâhbai hakîrin azina makrameyi koyup kafâ içine baktiimdan eytdi niçün azini ve burnunu makrame ile kapayup bakarsin dedikde hakîr eyitdim belki bakarken yâ aksiram yâ öksürüp nefes alup verirken herîfin kellesi içre rûzgâr girmesin deyü azim ve burnum kapadim dedikde cerrâh eydir Âferîm sad bârekallâh ite sen bu ilme mukayyed olsan üstâd-i kâmil cerrâh olurdun ve imâ n-i nazar ile takayyüd edüp bakdiindan bildim ki bu dünyâda çok ey görmüsün deyüphemân acele ile mecrûh herîfin beynisi yanindan bir çifte ile kurumu alup bir sari sünger gibi ey ile kurumun bu kadar zamândan berü durduu yerdeki uyuuk kanlari ve sari sulu ahlâtlari cümle sünger ile alup süngeri arâp ile yaykayup yine kafâ içini ve beyni etrâflarin pâk ü pâkîze silüp hemân yine acele ile kafâyi yerine koyup depesinden ve çenesi altindan yassi kayilarla muhkem sarup meydân-i mahabbete bir kutu getirüp kodu derbeyâni kemâli cerâhati üstâdân bu mecrûh kefere ne ölür ne ilâç pezîr olur Âhir-i kâr kral eydir benim ecdâdlarimin dâr-i ifâlarinda bu kadar vazîfe-i mu ayyene yer cerrâh-i kâmiller ve fassâd-i âmiller var elbette benim bu akrabâma bir dâ-i devâ etsinler yohsa cümlesini kat-i erzâk ederim dedikte stifani deyrinin cerrâhbaisi ilac edecek olduun hakîr istimâ edüp cerrâhbaiy varup hüsn-i ülfet etdikte ol ân mecrûh kefereyi getirüp bir çârpâli serîr-i harîr üzre darîr-misâl a mâ gibi yatirdilar ammâ bai adana kabai gibi cümle imi hemân hekîmbai cümle kefereleri tara kovup bir hüddâmi ve hakîr ile bir issi câmli odada kalup hemân mecrûha bir filcân za ferân gibi bir su içirüp kefere kendüden geçüp mest-i medhû olunca oda içre bir mankal âte yakup bir köede kodu ve hemân ol ân mecrûhun vücûdun hekîmin hüddâmi kucaina alup cerrâh mecrûhun baina kelle-pû kenâri olan yerin etrâfina bir dizge bai gibi bir tasma kayi balayup bir keskin usturayi eline alup herîf-i mecrûhun önüne cerrâhbai oturup herîfin alninin derisin iki kulaklarina varinca bainin derisin çizüp sa kulai yanindan deriyi sehel yüzüp kafâ kemii bembeyâz nümâyân olup zerre kadar bir katre kan akitmadi hemân cerrâh mecrûhun kulaindan ileri akak ta bîr etdikleri yerden kafânin en yerinden kafâyi sehel delüp bir demir mengane sokup menganenin burmasin burdukça herîfin kellesi tâ u derisi çizilen yerden kelle-pû kadar kafâsi kalkmaa balayup herîf-i mecrûh sehel hareket etdi andan yine menganeyi burdukça herîfin kellesi kabai bi-emrillâhi te âlâ kellenin di di kined yerlerinden açilup kelle içinde beyni enseden tarafa nümâyân olup kellenin içi kulaklar mâbeynine dek sulu kan ve sümük gibi ba zi ahlât ile memlû olup beyni yaninda tüfeng kurumu kâiziyle durur meer be dirhem çakmakli tüfeng kurumu imi beyninin zari yaninda durup kirmizi kan ile mülemma olup durur hemân üstâd-i kâmil cerrâh hakîre eydir viyana da zledii beyin ameliyati evliya Çelebi viyana da ahit olduu ve izlemesine izin verildiini belirttii bir beyin ameliyatini aaidaki biçimde anlatmaktadir kefereyi kâfiri dört ayakli ipekli bir sedir üzerine yatirdilar bai adana kabai burnu mora patlicani gibi imiti hekimbai cümle kefereleri diari koup mecruha yaraliya hemen safran gibi bir su içirip onu kendinden geçirdi hizmetkari mecruhu kucaina alinca hekim adamin bainin takke kenari yerin etrafina tasma-kayi baladi bir keskin ustura alip herifin alninin derisini iki kulaklarina kadar çizip sa kulai yanindan deriyi biraz yüzünce kafa kemii bembeyaz göründü 16 17

[close]

p. 13

cerrah hemen akaktaki ek yerinden kafayi delip bir demir mengene sokup burmaya baladi o burdukça herifin kellesinin kapai takke gibi kalkmaya baladi allah in emriyle kelle di di kenet yerlerinden açildi çinde beyninin enseden tarafi göründü kellenin içi kulaklara kadar sulu kan ve sümük gibi bazi kariik eylerle dolu olup beynin yaninda kurun dururdu meer bu be dirhem çakmakli tüfek kurunu imi beynin zari yaninda kirmizi kana bulanmi durur hemen üstad cerrah hakire bana gör bak âdemolunun bir ekmek parçasi için girdii hali dediinde hakir dahi ileri varip azima ve burnuma mendili koyup mecruhun kellesinin içine nazar ettim garip insanin beyni kafa içinde güya tavuk yumurtasindan yavrusu henüz çikmi ku gibi büzülmü durur ama üzerinde bir kalin deriden zarfi yani zari var cerrahbai azima mendil koyup kafa içine baktiimdan dolayi bana niçin azini ve burnunu kapayip bakarsin dedikte hakir belki bakarken aksiririm öksürürüm herifin kellesinin içine rüzgâr girmesin diye kapadim dedim cerrah aferin sen bu ilimle megul olsan kâmil üstad cerrah olurdun deyip aceleyle mecruh herifin beyni yanindaki kurunu alip sari sünger gibi bir eyle kurunun durduu yerdeki kanlari cerahatleri sildi arapla temizledi aceleyle kafayi yerine koydu sonra tepesinden ve çenesi altindan kayilarla baladi o dakika hizmetkâri meydana bir kutu getirdi kutunun içinde iri karincalar vardi bunlardan birini demir çifteyle cimbiz alip herifin kafa derisinin kesilen yerine yaklatirinca aç karinca bir yerden iki deriyi birden isirdi o an cerrah karincayi belinden makasla kesti ve karincanin bai iki deri kenarini isirakaldi Öyle öyle ekleyip bir kulaktan bir kulaa seksen karincayi isirtip kesti sonra yarayi merhemledi bu hakir yedi gün gelip gidip adami seyreyledim sekizinci günde herif iyileip biraz hareket etmeye baladi on beinci gün kralin huzuruna götürdüler seyahatname yazmasinin amaci nedir osmanli mparatorluu nun ve çevresinin eksiksiz bir tasvirini ve seyahatlerin eksiksiz bir kaydini sunmaktir dankoff 2010 s 40 seyahatnamede ne tür bilgiler yer aliyor 17 yüzyil osmanli corafyasi bu dönem konuulan türkçe ve aiz özellikleri azik tahil dehle ekmek buday gözet yevmi gitmiç kizan kiz uak safâ yalavaç Âdem peygamber ese yalavaç sâ peygamber aydinci banalabân eyh mü ezzin savu yeri sîn yeri mezârlik mezârlik tola çomar zaar koyun köpei zibar anli ün râhatlik yat araba âvâz avret ciliz cibâr merd küçük aru âdem Çalab hakki yalavaç hakki allah hakki peygamber hakki çebü faki heleci çelebi hoca söz [278b sala mezgit ayne dami namaz mescid cum`a câmi`i tâhirlik savu köplez hammâm alamak yavru köpek masti yetegen çinak fino köpek tazi arslan 2 kitap seyahatname ne zaman yazildi seyahatname 17 yüzyilda osmanli mparatorluu nun en geni sinirlara ulatii 1683 viyana bozgunu öncesi yillarinda yazilmitir seyahatname lk ne zaman basildi seyahatname yaziliindan iki yüzyil sonra ancak 1896 yilinda yani 19 yüzyilda arap harfleriyle basilabilmitir orhan aik gökyay seyahatnamenin birinci cildini 1996 da latin alfabesine çevirmi ve bu tarihten sonra eser daha çok kii tarafindan incelenmeye balanmitir aki vuba ihpa biba huba kiba bizba 1 2 3 4 5 6 7 aba jiba zuba aki zuba vuba zuba 8 9 10 11 12 vây oçi otôy {imâle okil omçin erpi sîcâb gi{imâle git otur kalk gitme olan derim gel abhu siñiçam özü miçozivi erpi sire izdirvi avret gitmem niçün gitmezsin olan ben bilirim ôra {imâle}yudirvâ {imâle vehaç kissî sire izdirvâ sen ne bilirsin canim gözüm benim bildiim sîre isiskat eris izohova zivi vav bozve bana yeter böyle niçin söylersin sayiklar misin ishova zivi sire iirdirim ôra yohova ne söylüyorum ben bilmem senin söylediin ora yudirve aka orahâ oka gub ânçiki sen bilirsin amma senin aklin yokdur allah im ov`aki irmi ini sijdirem ânçeri ve halk hakkiçün bir ey bilmem vallahi osin koç sirishab sire âkir evussahun incitme bana yazikdir ya ben bir ey mi söyliyorum ançirni apei amle sipivi siçap pasta yofirm vallahi abaza karnim açtir giderim pasta yerim lisân-i garîb ü acîb-i abaza 18 19

[close]

p. 14

dinler tarihi açisindan önemli mesajlar gittii bütün yerlerin genel durumu corafi konumu tarihi halkinin özellikleri dili dini kiyafetleri sanatlari gündelik yaamlari tarih karilatirmali corafya sanat tarihi ve etnografya açisindan esiz bilgiler osmanli toplumundaki müslim-gayrimüslim ilikileri gayrimüslim halklarin gündelik hayatlari ekonomik ve kültürel durumlari nüfuslari ibadet yerleri inanç ve itikatlari farkli topluluklara ait öyküler türküler halk iirleri söylenceler masal mani aiz ayriliklari halk oyunlari giyim-kuam düün elence inançlar komuluk balantilari toplumsal davranilar sanat ve zanaat varliklari fenerli rum kadinlar suna ve nan kiraç koleksiyonu kahve çen kadinlar jean-baptiste vanmour manzarai tûl [u arîzi bahri siyâh seyyâhân-i berr [u bihâra ma lûm ola ki bu karadeniz i seyâhat edüp im ân-i nazar ile gavvâsi olup temââ etdiimiz hesâbi üzre bu boazdan karadeniz in tûlu anadolu cânibine imâle gidüp tâ faa Çayi boazina varinca bin be yüz mildir ve yine boazdan tâ azak kal asi bucaina varinca iki bin mîl tûlu bir karadeniz dir anadolu ve rûmeli cânibinde bu karadeniz e bin yedi yüz saîr ü kebîr nehr-i azîm mahlût olur cümlesinden ulu nehr-i azîm rûmeli nde nehr-i tuna dir kim ana da yedi yüz nehr-i azîm munsab olmaila bahr-i azîm olup bahr-i siyâha kili kal asi önünde ve tulça kal asi dibinde ve saluna boazi nda ve karaharman boazi nda ve hizir-lyâs boazi nda bu be yerde karadeniz e kariir bu nehirden küçük tarabefzûn kurbunda nehr-i faa ve nehr-i Çoru ve taman kal asi kurbunda nehr-i kuban andan küçük nehr-i tün azak dibinde ve nehr-i Özü andan küçük anadolu cânibinde bafra kurbunda kizilirmak ve nehr-i Çehârenbe ve nehr-i sakarya bu zikr olunanlar deryâ-misâl nehr-i azîmlerdir bunlardan mâ adâ bin alti yüz seksen nehirler geçit vermez azîm sular mahlût olur böyle bir bahr-i siyâhdir ve yine slâmbol boazi ndan kefe ye mildir ve baliklaa mildir ve akkirmân mildir ve varna kal asi mildir ve kelira kayasi eyle olunca bu esnâf ordu-yi slâmda elzem-i levâzimindan olmaile bu âbâzlara mensûb cümle ehl-i hirefleriyle beyân olunur cenâb-i bârî bir ehri ve bir orduyu ekmeksiz ve susuz ve ta`âmsiz etmesin zîrâ atalar cân boazdan girir demiler türkmânîce kelâmdir burnundan karu anadolu tarafinda sinop kal asi burnu mildir ve yine boazdan amasra mildir ve ereli mildir ve karadeniz in dâirenmâdâr cânib-i etrâfi azak deniziyle bile cümle alti bin altmi mil ihâta eder ve karadan devr olunsa konak hesâbinca karadeniz in etrâfi yüz elli konak ve be aylik yoldur her konai on ikier sâ at olmak üzre karadeniz be ayda devr olunur böyle bir bahr-i azîmdir bu hakîr-i pür-taksîr karadeniz in dâiren-mâdârin seyâhat edüp bin elli a bânü lmu azzaminin evvelki gün karadeniz boazi ndan sihhat u selâmetle slâmbol a dâhil olup hemân ol sâ at ebâ eyyûb-i ensârî hazretlerine varup âsitâne-i sa âdetine yüz sürüp rûh-i erîfiyçün bir hatm-i erîfe ürû edüp râh-i hakka bir kurbân edüp andan peder ü mâderimize gelüp buludukda hakîri bairlarina basdilar andan hakîr bir dahi karadeniz e gemiyle çikmaa tevbe-i nasûh etdim.hak te âlâ cemî i ümmet-i muhammed i errinden emîn eyleye Âmîn yâ mu în ba dehû elli ramazân inda gümrük emîni alî aa ya imâm olup gicelerimiz kadr rûzlarimiz rûz-i iyd olup cemî î dilberânlar ile cân sohbetleri edüp belean mâ-bela ihsân [u in âmlar alip karadeniz de zâyî [268b olan esbâblarimiz ve gark olan on tokuz aded kölelerimizin ivazin cenâb-i bârî ihsân etdi hamd-i hudâ 1 kitap gezilen yörelerin evlerinden cami mescid çeme han saray konak hamam kilise manastir kule kale sur yol havra gibi deiik yapilarin bütün özellikleri bunlarin yapili yillari onarimlari yapan yaptiran veya onaranlar bulunduu bölgelerin mutfak kültürü ile ilgili zengin bilgiler gezilen bölgenin yönetiminden eski ailelerinden ileri gelen kiilerinden airlerinden oyuncularindan çeitli kademelerdeki görevlilerine kadar ayrintili bilgiler yer almaktadir yemekte tarih var sempozyumu kapani yemei evliya Çelebi yalniz türkiye de mi taniniyor aslinda evliya Çelebi türkiye diinda çok daha fazla taninmakta ve hem ahsina hem de eserine çok önem verilmektedir seyahatname nin 1814 yilinda hammer tarafindan kefedilmesinden sonra birçok yabanci bilim adami Çelebi hakkinda aratirmalar yapmi eseri birçok dile çevrilmi ve yayimlanmitir gezi güzergâhi ve gittii yerler onun eserinde geçen yönleri ile yeniden incelenmitir 20 seyahatnameyi bati ülkelerine avusturyali tarihçi diplomat ve dou bilimleri uzmani joseph von hammer-purgstall tanitmitir 21

[close]

p. 15

türklerden ve dier milletlerden nasil söz ediyor evliya türk soyundan olduu için gurur duymaktadir ancak bir osmanli aydini olarak zaman zaman anadolu da yaayan türkler için etrâk-i bî-idrâk akilsiz türkler etrâk-i nâ-pak pis türkler diye bahseder dier milletlerden ise biraz da söz sanati kullanarak kazak-i âk natçi kazak rus-i menhus uursuz ukraynalilar portukal-i dâl avare portekizli migril-i rezil rezil megreliler erdel-i erzel utanmaz transilvanyalilar macar-i füccar zinaci macarlar alaman-i bî-eman hain almanlar urban-i uryan çiplak araplar urban-i bî-edyân dinsiz araplar dankoff 2010 83 diye bahsetmektedir evliya Çelebi nin seyahat programi nasildir 27 nisan 1640 austos 1640 ekim 1640 1645 1646 1647 temmuz 1648 eylül 1648 1649 temmuz 1650 1651 1653 1655 1656 mayis 1657 1658 1659 1660 1661 ubat 1662 1663 12-22 ekim 1663 1664 nisan 1665 ki 1665-1666 1666 1667 1671 1672 bursa-stanbul-zmit trabzon-karadeniz de firtina stanbul hanya seferi erzurum-azerbaycan-ermenistan-gürcistan celali syanlari stanbul am sivas stanbul Özi-silistre-sofya stanbul van-badat van Özi stanbul bati anadolu-bozcaada eflak-bodan seferlerisplit-hirvatistan sofya-macaristan arnavutluk macaristan amsterdam raab-st.gotthard viyana viyana-budapete-oçakov krakow-kirim-bahçesaray-daistan terek-astrahan-saratov-kazan ural kalmukya-azov stanbul-kütahya-manisa-zmir-saqiz adasi-rodos-adana-haleb-kudüs medine-mekke-medine-kahire seyahatnamede hangi Ülkelerden bahsediliyor 70 yili akin bir hayat yaami ve bu ömrünün 50 yilini seyahatlerde geçirmi olan evliya 26 milyon kilometrekare yüzölçümüne sahip 3 kita imparatorluu olan muazzam devletin hemen her tarafini gezmitir anadolu rumeli suriye irak misir girit hicaz ukrayna romanya slovakya transilvanya moldovya avusturya macaristan polonya almanya hollanda bosna-hersek dalmaçya güney rusya kirim kafkasya ran misir habeistan ve sudan a kadar gitmitir btidâ tatar dan tenâsül bulan kavmi gûnâgûnlardan evvelâ kavm-i tatar ve hind ü sindî ve muânî ve lûristanî ve moltânî ve banyânî ve âte-perest-i hindistân on iki kavm ve on iki lisândir ve kavm-i Çîn ve hitâ ve hoten ve fafûr ve kavzak ve mool ve nool ve türk-tatar ve Özbek ve acem ve daistân da kumuk ve kilmah on iki kavm ve on iki lisândir ve nogay ve hedek ve labka ve Çaatay ve lezgi ve gürcî ve mikrîl ve avad ve dadyan ve açikba ve ermeni ve urum ve türkmân ve kababta ve srâ ilî ya`nî yehûdî ve moskov gürcî dendir ve ya`kûbî ve karâyî ve frenk on iki kavm lisândir yahûdîdir ammâ mesîhâ-mezhebdirler evvelâ paniya ve fransa ve ceneviz ve portakal ve venedik ve dodoka ve sirf ve latin ve bulkar ve hirvad ve lotozyan ve lisân-i talyan 22 2 kitap 23

[close]

Comments

no comments yet

YOUBLISHER
About
What Others Say
Sitemap
Impressum

PUBLISHERS
Login
Signup
Tutorials
FAQ
Support

BUSINESS
Overview
Advertising
Support

DEVELOPERS
API

LEGAL
Report a Copyright Violation
Copyright FAQ
Terms of Use
Privacy Policy