UTED Dergi Sayı: 352

 

Embed or link this publication

Description

UTED Dergi Sayı: 352

Popular Pages


p. 1

AYLIK HAVACILIK DERGİSİ ARALIK 2017 / 12 2146-6394 www.uteddergi.com 40. YIL 352 EMNİYET YÖNETİM SİSTEMİ UÇAKLARDA KOROZYON HASARI-2 ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ GÖZÜ İLE UÇAK BAKIM ALANI YEREL VE GLOBAL HAVACILIK SEKTÖRÜNDE 147 TEMEL EĞİTİMİN ÖNEMİ

[close]

p. 2

Youtube kanalı UTED TV yayında UTED Dergi'nin Android uygulaması Google Play'de! SANAL DÜNYADA VE SOSYAL MEDYADA ‘İ TAKİP EDİN www.uteddergi.com www.uted.org

[close]

p. 3

DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM, Geçtiğimiz ay, uçak bakım sektörü yöneticileri ile yapılan bilgi paylaşım toplantısında, Yunan Sivil Havacılık otoritesinden uçak bakım lisansı alan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, Yunanistan vatandaşlarından fazla olduğu ifade edilmişti. Bu durum, son on yılda ülkemizdeki lisanslandırma sürecinin ne kadar kötü yönetildiğinin de en acı göstergesidir. Havacılığın, ülkemizin büyük hedefleri gerçekleştirmesi için lokomotif sektörlerden olduğu düşünüldüğünde; sektörün nitelikli insan kaynağının akreditasyonunun başka otoritelerin kararlarına bırakılması ne kadar büyük tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu anlamak için yeterlidir. Bu sorun ülkemizin kurumları tarafından çözülebilir. Son iki yıl içerisinde her platformda, uçak bakım lisanslandırmasında yapılan yanlışları gündeme taşıdık ve çözüm için önerilerimizi tüm ilgililere ilettik. 2016 yılı Kasım ayı ortasında, tecrübeli arkadaşlarımızdan bir çalışma grubu oluşturduk, “SHY 66 B1.1, B2 ve A1” lisans başvurularında kullanılacak Temel Eğitim Tecrübe Kayıt Listelerini hazırladık. Son halini de, SHGM’ye ve “SHY 66 Lisanslandırma Çalışma Grubuna” sunduk. SHY 66 Lisanslandırma Çalışma Grubunun son toplantısı Mayıs ayı başında yapıldı. 2017 yılını da bitiriyoruz, maalesef bizim çalışmalarımızı da içeren mevzuat henüz yayınlanmadı. Değerli Okurlarımız, “İhanet Hareketi” sonrasında sektörümüzde de belirsizlik ortamı oluşmuştu. Başta THY olmak üzere havayolu şirketlerinin bu süreci en az zararla atlatmaya çalıştığını ve tüm sektör çalışanlarının şirketlerine sahip çıktığına tanıklık ettik. 2017 yılının ilk çeyreğinden sonra “take off başladı” sloganı ile, havayolu şirketlerimizin yolcu taşıma oranlarının arttığını ve mali olarak da rahatladığını gördük. Şirketlerimizin zor döneminde fedakârlık yapan personeline hak ettiği ücret düzenlemelerini yaptığını görmekten mutluluk duyduğumuzu ifade etmek isterim. Havacılık sektörü çalışanı ve yöneteni ile, bütünlük içinde ülkemizin büyük hedeflere ulaşmasına katkı sağlamaya devam edecektir. Değerli Meslektaşlarım, 5 Aralık’ta derneğimizin kuruluşunun 49. yılını kutlayacağız. “Geleneğine sahip çıkmayanın, geleceğinin de olmayacağına” inanıyoruz. Derneğimizin kurucuları ve mesleğimizin öncüleri olan abilerimizi bir kez daha saygıyla yâd ediyoruz. Bu mesleği hakkıyla icra eden meslektaşlarımızla da her zaman dayanışma içerisinde olacağız. Tüm meslektaşlarımıza ve sivil havacılığımızın gelişmesi için çalışan tüm paydaşlarına görevlerinde kolaylıklar ve emniyetli çalışmalar dileriz. Saygılarımızla... NECDET AKSAÇ Uçak Teknisyenleri Derneği Başkanı Aircraft Technicians Association President

[close]

p. 4

EMNİYET YÖNETİM SİSTEMİ 12 SAFETY FIRST İÇİNDEKİLER 06 TARİHİN TANIKLARI ZEKİ TÜRKER “ÖĞRENMEK VE PAYLAŞMAK BENİM HAYAT TARZIM” 20 TEKNİK YEREL VE GLOBAL HAVACILIK SEKTÖRÜNDE 147 TEMEL EĞİTİMİN ÖNEMİ 06 TARİHİN TANIKLARI 12 SAFETY FIRST 16 TÜRK HAVACILIK TARİHİ 20 TEKNİK 26 TEKNİK 28 TEKNİK 32 HAVACILIK 34 RÖPORTAJ 38 SPOR 42 SPOR 48 KÜLTÜR-SANAT 50 HAVACILIK 52 GEZİ 57 HABER 60 HAVACILIK TARİHİNDE KASIM 62 AJANDA 64 SİNEMA 66 BİL BAKALIM

[close]

p. 5

UÇAKLARDA KOROZYON HASARI-2 TEKNİK 28 ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ GÖZÜ İLE UÇAK BAKIM ALANI HAVACILIK 32 AYLIK HAVACILIK DERGİSİ 40. YIL SAYI 352 ARALIK 2017 / 12 Uçak Teknisyenleri Derneği Adına İmtiyaz Sahibi Necdet AKSAÇ Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Editör İsmail ŞEN Basın-Yayın Sekreterliği İlker FURAT / Utku UZUN Yazı Kurulu Erhan İNANÇ, Murat KÖSE, Beytullah AKKAYA, Cemil AKGÜL, Gonca DEMİRÖZ, İsmail ŞEN, Handan DİKER, Şebnem BAYEZİT, Hamdi FİDAN, Nihan YAVAŞ, Nusret Bülent TOPCU, Utku UZUN, Devrim GÜN, Fatih YURTSEVEN, Mümin BALKAN Adres İstanbul Cad. Üstoğlu Apt. No: 24, Kat: 5 Daire: 8 Bakırköy - İstanbul Tel: +90 (212) 542 13 00 / 0549 542 13 00 Faks: 0212 542 13 71 Reklam & İletişim uted@uted.org İnternet Sitesi www.uteddergi.com www.uted.org Sosyal Medya www.facebook.com/utedmedya www.twitter.com/utedmedya www.instagram.com/utedmedya İZMİR, GÜZEL İZMİR GEZİ 52 YAPIM Sarnıç İletişim Hizmetleri sarnic.com.tr TASARIM Ajans4 Reklamcılık ajans4.com BASKI Şan Ofset Hamidiye Mah. Anadolu Cad. No: 50 Kağıthane/İstanbul YAYIN TÜRÜ Aylık, süreli, yaygın UTED’E ABONE OLABİLİRSİNİZ Dergimize abone olmak için yıllık abone ücretini banka hesabımıza yatırdıktan sonra dekontu bize fakslamanız yeterli. UTED dergisi her ay adresinize gönderilecektir. Lütfen ayrıntılı bilgi için derneğimizle irtibata geçiniz. UTED dergisinin geçmiş sayılarına web sitemizden ulaşabilirsiniz.

[close]

p. 6

6 TARİHİN TANIKLARI ZEKİ TÜRKER “ÖĞRENMEK VE PAYLAŞMAK BENİM HAYAT TARZIM” 1972 yılında THY’de çalışmaya başlayan Zeki Türker’in ilginç bir meslek hayatı var. Hem Elektrik Elektronik hem de Gövde Motor Teknisyeni olan ilk kişi… UTED’in Başkanlığını yapmış aktif bir gönüllü… THY’den emekli olduktan sonra Kıbrıs, Türkiye ve ABD’de teknisyenliğe devam ettimiş olmasına rağmen 70 yaşında da boş durmuyor: Yaşadığı Muğla’da meslek liselerini gezerek gençleri havacılığa yönlendirmek için seminerler veriyor. Yeni hedefi de Havacılık Müzesi’ni gezen genç ve çocuklara rehberlik yapmak… İSMAİL ŞEN UTED: Nasıl uçak teknisyeni oldunuz? Zeki Türker: Ben Maçka Sanat Enstitüsü’nü bitirdikten sonra, askere kadar Ambarlı Termik Santralında çalıştım. Askerden sonra da iş arayışındaydım ve THY’nin imtihanları olduğunu öğrendim. 1972 Şubatında girdiğim imtihanda başarılı oldum ama o sırada asker sayıldığım için işe başlayamadım. Asker sayılıyordum çünkü birikmiş izinlerimi alıp teskere iznine çıktığımda sınava girmiştim. Alım yapılırken askerliğimin bitmesine birkaç hafta kalmıştı. Neyse, Haziran ayında tekrar sınav açıldı. Onu da kazanınca bu kez işe başlayabildim. 1 Ağustos 1972 tarihi itibarıyla Türk Hava Yolları Elektronik Atölyesinde çalışmaya başladım.

[close]

p. 7

TARİHİN TANIKLARI 7

[close]

p. 8

8 TARİHİN TANIKLARI UTED: Siz elektrik bölümünü bitirmiştiniz değil mi? Zeki Türker: Evet ama elektronik atölyesinde başlattılar. O dönemde aslında çok rahat bir birim olmasına rağmen, hem konunun uzmanı olmadığım hem de o dönemdeki eski teknisyenlerden birşeyler öğrenmek uzun sürdüğü için elektrik atölyesine geçmek istedim. Elektronikçi bir arkadaşın da böyle bir talebi varmış, yer değiştirdik ve ben işe başladıktan birkaç hafta sonra elektrik atölyesine geçebildim. UTED: Hep burada mı çalıştınız? Zeki Türker: Hayır... Biraz uzun ama çok ilginç bir hikâyedir… O yıllar elektrik teknisyeni olan biri aynı zamanda mekanik teknisyeni de olamıyordu. Bu konuda kanunen bir engel olmamasına rağmen teamüller böyleydi. Benim mekanik teknisyeni de olmak için çabalamam boyunca İstanbul’dan Ankara’ya her yerde “Eski köye yeni adet getirme” sözünü duydum. Bana, meslek yaşamım boyunca sık sık bu söz söylendi zaten… UTED: Neden elektrik teknisyeni iken bir de mekanik teknisyeni olmak istediniz? Zeki Türker: Öğrenmek ve öğrendiklerimi paylaşmak benim hayat tarzım, felsefemdir. İşimle ilgili derinleşmeye çalışmak da hiç bitmeyen bir çaba olarak hayatımın merkezinde olmuştur. İngilizcemi geliştirmem, uçak teknisyenliğindeki ayrıntıları, püf noktalarını bitmez tükenmez bir çabayla sürekli öğrenmeye çalışmam hep bu nedenledir. Her öğrendiğimi not eder, sonra da üstünde çalışırdım. Hatta notlarımı temize çektiği için hanım bile yarı teknisyen sayılır (gülüyor)… Neyse işte bu öğrenme aşkının bir sonucu olarak mekanik teknisyeni olmak için de çabalamak istedim. Ayrıntısına girmeyeyim, binbir zorlukla sınavlarına girdim ve başarılı oldum. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne sınav sonuçlarını ve elektrik teknisyenliğiyle ilgili defter şeklindeki belgemi gönderdim. Benim beklentim, belgemde elektrik Öğrenmek ve öğrendiklerimi paylaşmak benim hayat tarzım, felsefemdir. İşimle ilgili derinleşmeye çalışmak da hiç bitmeyen bir çaba olarak hayatımın merkezinde olmuştur. İngilizcemi geliştirmem, uçak teknisyenliğindeki ayrıntıları, püf noktalarını bitmez tükenmez bir çabayla sürekli öğrenmeye çalışmam hep bu nedenledir. Her öğrendiğimi not eder, sonra da üstünde çalışırdım. Hatta notlarımı temize çektiği için hanım bile yarı teknisyen sayılır...

[close]

p. 9

TARİHİN TANIKLARI 9 kısmına konmuş olan çarpı işaretinin gövde ve motor kısmına da konması ve belgenin tekrar bana gönderilmesiydi. Bir süre sonra bana eski belgemle birlikte yeni bir belge geldi. Yeni belgede sadece gövde motor kısmı vardı, eski belgem de bir delgeçle delinmişti. Yani geçersizdi. Çok kızdım ve hemen amirime gittim. Daha önce de söylediği gibi, iki konuda da belgemin olamayacağını belirtip, “Sana eski köye yeni adet getirme demiştim” dedi. Ertesi gün mesaim saat 15:00’te başlıyordu, sabah 06:00 uçağıyla Ankara’ya gittim ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde mesainin başlamasını bekledim. Mesai başlayınca ilgili birime gidip derdimi anlatmaya çalıştım. 13 yıldır uçak elektrik teknisyeni olduğumu, sınavlara girip gövde motor konusunda da başarılı olduğumu söyledim ve neden eski belgemin iptal edildiğini sordum. Birkaç masada oturan herkesten farklı tepki aldım. Kimi şöyle, kimi böyle diyor, hiçbir konuda anlaşamıyorlardı. Arada da sıkılıyor, “Eski köye yeni adet getirmeyecektin” diyorlardı. Neyse, sesler yükseldi, tartışmaya başladık. Bizim seslerimizden müsteşarın rahatsız olunduğunu söylemeye bir sekreter hanım geldi. Ben müsteşarın aynı katta olduğunu öğrenince sekreter hanımın ardından gidip, müsteşarla görüşmek istediğimi belirttim. Sorayım, dedi… Bir süre sonra da kabul ettiğini söyleyip beni odaya aldı. Müsteşar Bey çok kibar bir beyefendiydi. Beni karşısına oturttu, ne içmek istediğimi sordu ve lafımı hiç kesmeden tüm

[close]

p. 10

10 TARİHİN TANIKLARI hikâyeyi ayrıntısıyla dinledi. Ben sözlerimin sonunda şöyle dedim: “Sayın müsteşarım, ben uçağın her noktasına hâkim olmak, kendimi geliştirmek için elektriğin yanında mekanik teknisyenliği için de çaba gösterdim ve başarılı oldum, hata mı ettim?” Böyle sorunca müsteşar bey, “Olur mu, keşke senin gibi çaba gösteren daha çok kardeşimiz olsa. Seni ödüllendirmemiz gerekirken cezalandırıyoruz” dedi ve hemen telefonla bir yetkili çağırdı. Gerekli talimatları verdi ve ben aynı anda iki belgeye de sahip olabildim. Tabii bu sonra birçok arkadaşımız için de yolu açtı… UTED: Gerçekten ilginç bir olay… Siz daha sonra mekanik olarak mı çalıştınız? Zeki Türker: Evet, uzun uğraşlardan sonra Hat Bakıma geçtim ve oradan da emekli oldum. UTED: Öğrenme çabanız burada bitmedi herhalde? Zeki Türker: Biter mi? Her fırsatta yeni şeyler öğrenmek, kendimi geliştirmek için çabaladım. İngilizcemi geliştirmek için Amerika’da Seattle BCC College’e 1985’te 6 ay boyunca devam ettim. Ertesi yıl 1986’da da New York Hunter College’e de 6 ay devam ettim. Bu kurs sırasında akşamları da LaGuardia Community College’de FAA (Federal Aviation Administration) kurslarına katıldım. Nitekim bu kursların sonucunda FAA (Federal Aviation Administration) belgemi de aldım. UTED: Zaten görüştüğüm her teknisyen, uçak teknisyenliğinde öğrenme hiç bitmez diyor… Bu bağlamda gençlere tavsiyeleriniz var mı? Zeki Türker: Tabii, uçak teknisyeni olmuş, belgesini almış gençler, dediğiniz gibi öğrenmenin hiç bitmediğini bilmeli ve çaba göstermeyi hiç bırakmamalılar. Bu arada uçak teknisyeni olmak isteyen gençlere de tavsiyem, İngilizceyi halledip, yurtdışında özellikle Amerika’da kurslara gitsinler. Oradaki kursu başarıyla tamamladıklarında FAA (Federal Aviation Administration) sınavını vermeleri çok kolaylaşıyor. Türkiye’deki süreçle Her fırsatta yeni şeyler öğrenmek, kendimi geliştirmek için çabaladım. İngilizcemi geliştirmek için Amerika’da Seattle BCC College’e 1985’te 6 ay boyunca devam ettim. Ertesi yıl 1986’da da New York Hunter College’e de 6 ay devam ettim. Bu kurs sırasında akşamları da LaGuardia Community College’de FAA (Federal Aviation Administration) kurslarına katıldım. Nitekim bu kursların sonucunda FAA (Federal Aviation Administration) belgemi de aldım.

[close]

p. 11

karşılaştırıldığında çok daha hızlı biçimde belge sahibi olabilirler. UTED: Emekli olduktan sonra sizin bir de Amerika maceranız var… Amerika’da nasıl çalıştınız? Zeki Türker: Ben emekli olduktan sonra Kıbrıs Hava Yolları ve İstanbul Hava Yollarında çalışmıştım. İstanbul Havayolları kapanınca birçok arkadaşla birlikte ben de işsiz kaldım. Kimi THY’ye geri döndü, kimi de diğer özel havayolu şirketlerine başvurdu. Benim de New York’ta tanıdığım bir arkadaşım vardı. Ünlü bir lokantası vardı ve kalburüstü insanlar geliyordu. Bir Cuma akşamıydı, “Hiç mi havayollarında çalışan tanıdığın yok” diye mail attım ve durumu anlattım. Ertesi gün beni aradı ve Pazartesi gününe benim için bir randevu aldığını, acilen gelmemi söyledi. Ben de gittim. Bir özel uçak sahibi işadamı ile özel hangarındaki uçağı için anlaştım ve çalışmaya başladım. Sonra iki uçağın bakımını daha yapmaya başladım. Bu arada komşumun arkadaşı olan ve United Airlines’te çalışan bir teknisyen vasıtasıyla görüşmeye gittim ve işe kabul edildim. İki yıl boyunca da orada çalıştım. Daha sonra Türkiye’ye dönüp MNG ve Pegasus’ta da çalıştım. 2015 başında THY’den aradılar ve Alanya Gazi Paşa Teknik için yardım istediler. Nisan ve Mayıs aylarında kısa bir mesaim oldu ama meslek hayatımı orada tamamladım. TARİHİN TANIKLARI 11 ZEKİ TÜRKER 2 Ağustos 1947’de Bursa’da doğdu. Bursa’da başladığı ilköğrenimini İstanbul Yeşilköy İlkokulu’nda tamamladı. Yeşilköy Ortaokulu’nu bitirdikten sonra Maçka Sanat Enstitüsü Elektrik bölümüne girdi. 1965 yılında buradan mezun olduktan sonra 1970 yılında askere gidene kadar Ambarlı Termik Santralının inşaatında çalıştı. Bu arada 1965-1968 yılları arasında Beşiktaş Işık Mimarlık Mühendislik Yüksek Okulu İnşaat/Elektrik bölümüne devam etti. 1972 Haziranındaki sınavları vererek 1 Ağustos 1972 tarihinde Türk Hava Yolları Uçak Elektrik Atölyesinde çalışmaya başladı. 28 Mayıs 1976’da “624” Uçak Sistemleri/ Gövde/Elektrik/Ateşleme lisansını aldı. Uçak Elektrik Atölyesinde, 1986 yılına kadar çalıştı. Bu yıl mekanik teknisyenliği sınavlarını da vererek, hem elektrik hem de mekanik teknisyeni oldu ve Hat Bakımda çalışmaya başladı. 1985 ve 1986 yıllarında ABD’de 6’şar aylık dil kursuna devam etti. 1986 yılındaki 6 aylık İngilizce kursunun yanında FAA kursuna da devam etti. 1988’de Hat bakım Müdür Yardımcılığında ilk defa kurulan Müşteri Uçakları Grubunda görevlendirildi. 1990-1991 yılları arasında UTED Başkanlığı yaptı. Bu arada THY Sporda Yönetim Kurulu Üyeliği ve Voleybol Şube Kaptanlığı yaptı. 1991 ile 1994 yıllarında Singapur ve Tayland’da çalıştı. 1 Nisan 1994’te FAA (Federal Aviation Administration) -2496980- A/P (Airframe - Powerplant) Sertifikasını aldı. 1995 Ekiminde THY’den emekli oldu. 1995-1998 yılları arasında Kıbrıs Hava Yolları, 1998-2000 yılları arasında İstanbul Hava Yolları, 2000-2002 yılları arasında ABD’de United Air, 2002-2006 yılları arasında MNG Hava Yolları, 2006-2014 yılları arasında Pegasus’ta çalıştı. 2015 yılında THY’de Alanya Gazi Paşa Teknik için Nisan ve Mayıs aylarında çalıştıktan sonra meslek hayatını tamamladı.

[close]

p. 12

12 SAFETY FIRST EMNİYET YÖNETİM SİSTEMİ Saygıdeğer UTED okuyucuları, sizlere bu sayımda emniyet yönetim sistemi ve uygulamaları ile ilgili paylaşımda bulunmak istiyorum. ALIŞAN DEĞIRMENCILER Uçak Bakım Teknisyeni Emniyet Yönetim Sistemi, yaşanmış ya da yaşanabilmesi mümkün olan kazaların/olayların tekrarı olmaması için uygulanan bir sistemdir. Zamana endeksli olmak üzere gelişen ve geliştirilebilen bu sistem, kendi içinde başrol olarak insan karakterini barındırmaktadır. İnsan, doğası gereği her yaptığı işte ve attığı her adımda tekrarlı kontrolü gerektiren bir varlıktır. Tabir-i caiz ise beşerdir. Daha sonrasında yardımcı rollerde ise çevre, prosedürler, makineler, ekipmanlar, iklim koşulları vb. şeklinde sıralayabiliriz. Günümüz teknolojisi ile birlikte değişen ve gelişen havacılık sektörü gerek yazılım gerek donanım açısından her geçen gün başka bir teknoloji ve inovasyon ile karşımıza çıkmaktadır. Teknoloji ve emniyet yönetim sistemini çok az kıyas edecek olursak hem olumlu hem de olumsuz yanlarını görebilmek oldukça mümkün. Birkaç soru ile bu konuyu bir nebze sorgulayabiliriz. • Teknolojinin gelişmesiyle emniyet %100 sağlanıyor ya da sağlanabilir mi? • Günümüz teknolojisi ile mümkün olmayacağı ve günümüz teknolojisinin buna hazır olmadığı düşüncesindeyim ve bununla beraber makinelerin %100 verim ile çalışamazlar deyimini örnek olarak gösterebiliriz. • Teknolojiyi yok sayabilir miyiz? • Günümüz teknolojisi ile mümkün olmayacağı düşüncesindeyim. Havacılık uzmanlarına göre emergency durumunda (acil durumlarda) oto pilot ilk önce pilotun hamlelerini izliyor sonrasında hatalı bir hamle olduğunu tespit ederse müdahale ediyor örneğini verebiliriz.

[close]

p. 13

SAFETY FIRST Bundan dolayı teknoloji ile emniyet yönetim sistemini bir bütün şeklinde düşünmeli ve bununla birlikte teknoloji ve emniyet yönetim sisteminin karşılıklı şekilde bir bilgi ve inovasyon akışını, üretilen parçalar, geliştirilen modellemeler ve uygulamalar üzerinde de gözlemleyebiliriz. 1960’lı yılların sonlarından 1990’lı yıllara kadar olan süreçte bir kişinin ağzından çıkacak kelime ile hareket edildiği gibi üzerinde tartışılacak bir teknoloji ve elde tutulabilen gerçek bir konu yoktu. Bu yokluk her sistemde olduğu gibi bu sistemde de eğitim metotları geliştirildi ve endüstriyi bir adım daha ileriye gitmesini isteyen kurum / kuruluşlar üretmeye ve geliştirmeye tabir-i caiz ise kendilerini adamışlardı. 1970’li yıllardan 1990’lı yıllara kadar olan süreci inceleyecek olursak istikrarlı ve inatçı bir tavırda ilerleyen endüstri peşinden emniyet kelimesini üretti diyebiliriz. Bir yandan seri üretim seri kullanım baskısı ve öte yandan olan kazalardan edinilen deneyimler ve yapılan hataların raporlanması birleşince hata payının en aza indirilmesi binde bire belki de milyonda bire indirilmesi hedeflenmeye doğru hızla ilerliyordu. Bu hızlı artış emniyet kavramında birer katman oluşturmakla beraber emniyet yönetim sistemini de inşa ediyordu. 1990’lı yıllardan günümüze bakacak olursak artık kaza ve hata oranlarının azaldığını ve milyonda bir hata veya kaza yaşanması durumuna erişildiğini gözlemlemekteyiz. Emniyet güvenilirliği denilen bu çağda olayların ortaya çıkma sıklığındaki bu azalmaya uygun olarak, önceki yıllarda ortaya çıkmaya başlayan daha geniş bir sistemli emniyet perspektifine geçiş daha belirgin hale gelmiştir. Bu belirgin hale gelişin temelinde, günlük operasyon verilerinin rutin olarak toplanması ve analiz edilmesine dayanan, emniyet yönetimine iş benzeri yaklaşımın kabul edilmesi yatıyordu. Emniyete iş benzeri yaklaşım emniyet yönetim sistemini gösteriyordu. Emniyet Yönetim Sistemi’nde yaşanan bir olaydan ders çıkarmak ve tekrarının yaşanmaması için çeşitli eğitimler, anketler (öneri bazlı) ve seminerler düzenlenmelidir. Çünkü ilgili kişilere hem öğreti hem de farkındalığın kazandırılması emniyet yönetim sisteminde son derece önemlidir. Stratejik olarak olayların tanınması ve aktarılması gerekmektedir. Bunların ışığında olayları bloke edebilecek belirli kurallar hatta ve hatta kanunlar geliştirilmelidir. Geliştirilme sonucunda da personelin bu kurallara uyması, uyması için gerekli ortamın oluşması ve gerekirse rol modelin (dikkat çekici resimler ya da posterler, animasyonlar, konu mankeni vb.) daimi şekilde sahada olması hem personelin örnek almasını hem de şirketin emniyet politikasındaki kalite oranında ciddi manada artışa katkı sağlayacağını söyleyebiliriz. Etkili ve üretken bir emniyet yönetim sistemi oluşturmak kuruma itibar kazanmakla birlikte görev yapan kişilerin güvenliği açısından faydalı bir çalışmadır. Üretken bir emniyet yönetimi sisteminin olması çalışanların görev aldıkları birimler veya başkanlıklar için önem arz etmekte. Çünkü yapılan bir işi kurum kültürü arasına sıkışmış ve monotonlaşmış bir şekilde sürdürmek çalışan emniyetini riske edebildiği gibi ölümcül sonuçlar da doğurabilir. Etkili bir emniyet yönetim sisteminde personelin tehlikenin farkına varması için gerekli eğitim, farkındalıklar, ilgili medalar, kök – neden analizinin iyi, sade ve anlaşılır bir şekilde aktarılması gerekmektedir. Zira aktarım sırasında en ufak sorun oluşması yeni bir kazanın habercisi de olabilir. Emniyet yönetim sisteminde etkili bir rapor sunmak için öncelikle personelde başına illaki bir olayın / kazanın gelmesine gerek yoktur. Olabilmesi mümkün ya da olabilecek ya da daha önce olmuş ama pek dikkate alınmamış bir konu üzerinde üst yöneticisine rapor vermesini sağlamak için personeli ödüllendirme sistemi ile kazanabilir ve aynı zamanda çalışmış olduğu kuruma katkı sağlayabilir hatta ve hatta maddi manevi kar elde edinilebilir. Son olarak yarınlara güven ve emniyet ile erişmek istiyorsak emniyeti ve tedbiri hiçbir zaman elden bırakmamak lazım. Herkes öncelikle kendi yaptığı işin emniyetinden sorumludur. 2018 yılında emniyetli günler ve emniyetli uçuşlar diliyor, sizleri saygı, sohbet ve muhabbetle selamlıyorum. 13

[close]

p. 14

A330NEO GİBİ.

[close]

p. 15

FLY A330neo, ezber bozan A350 XWB ile pek çok inovasyonu paylaşmaktadır ve kendi kategorisindeki diğer uçaklara kıyasla yüzde 25 yakıt tasarrufu sağlamaktadır. İki uçak da ortak Tip uzmanlığından yaralanmakta bu da pilot eğitim maliyetlerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Bunlara ek olarak, yolcu konfor ve refahında yeni bir standart oluşturan özel tasarım Airspace kabinleri ile donatılabilmektedirler. Innovation. We make it fly.

[close]

Comments

no comments yet