Mavi Bilim Kültür Dergisi

 

Embed or link this publication

Description

Uluslararası Pendik Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Dergisi

Popular Pages


p. 1

Bilim Kültür Dergisi Kimya her yerde. ( - ∞ , + ∞ ) yolculuğu... Gökyüzüne açılan pencere. Gerçekten gerekli mi. Vitaminler...

[close]

p. 2



[close]

p. 3

ĠÇĠNDEKĠLER Ġmtiyaz Sahibi Uluslararası Pendik Kız Anadolu Ġmam Hatip Lisesi Adına Rafet ERTEKĠNOĞLU Okul Müdürü Editör Tülay ÇELĠKÇĠ Yayın Kurulu Neslihah SARGIN Zerrin GENÇ Nilay AYNA Sevgi ÇAĞLAR Birsel YAPICI Ece ÖZDEK Gönül EKĠNCĠ ġenses ASLAN Döne OKUTAN Rabia ÇELĠK Kapak Fotoğrafı ġule KURT Grafik ve Tasarım Rukiye ġAHĠN Salih ġAHĠN Adres Sapanbağlar Mah. Yunus Caddesi No:4/21 Pendik-ĠSTANBUL Tel: +90 216 254 18 99 Fax: +90 216 390 51 38 3. Müdürümüz’den 4-5. Editörden 6. Kimya Kulübü 7. Kimya Her Yerde Bizimle 8.Gökyüzünü Pembe Gören Bilim Adamı 10. Doğanın Kimyası 12. Kimya Dersine Nasıl ÇalıĢılır? 13. Matematik Kulübü 15. Fıkra Zamanı 16. Matematikte Pratik Yollar 18.Niçin Matematik Öğreniyoruz 19. Gerçeklere Bir BakıĢ 22.Gözlemevi Röportajımız 24. Kuzey IĢıkları 25-26 Astronom Röportajı 27. Bunları Biliyor muydunuz? 28-29. Nicola Tesla 30. Biyoloji Kulübü 31. Fast Food Yemenin Zararları 32-33.Ġnsan Hafızası ile iĠgili iĠginç Bilgiler 34-35. Meyveler Hakkında Bilmedikleriniz 36-37. Çoğu Vitaminin Faydası Yok! 38-39.Niçin Bazı Göz Renkleri Çok Nadir Görülüyor? 1

[close]

p. 4

Ġ“dtkiĠiinrnreaidnknio,ağmlriabmaneizdyizhiaemiencragloeköĢrnerl,aymlgaireörsmdıkuialıdle?year”rılnre(mdmyEıiğe?enırymHbbdiıiâyaztlaniıâĢ,avi3keg0e)- 2

[close]

p. 5

Dergiler, bizlere hayatı daha geniĢ bir perspektifle görmemize ve yaĢamamıza olanak sağlar. Edinemediğimiz, ulaĢamadığımız bilgiler hakkında barındırdıkları yazılarla bizleri aydınlatan ve yol gösteren birer rehber görevi üstlenirler. Okullardaki örnek çalıĢma ve uygulamaların toplum tarafından bilinir olması toplumsal kabul ve bütünleĢmeyi beraberinde getirecektir. Kurumlar için bilinir ve bulunur olmak iletiĢim ile olanaklı olmaktadır. Dergimizin toplumla iletiĢimde, kendimizi etmede önemli bir araç olacağını düĢünüyorum.Bu bağlamda bu tür etkinlik ve çalıĢmaların toplumla buluĢturulması büyük bir önem arz etmektedir. Yapılandırmacı eğitim sisteminde öğrencilerimiz, eğitimin merkezinde ve tüm etkinliklerin öznesi konumundadırlar. Dergimiz fen, teknoloji ve biliĢim alanlardaki etkinlikleri toplumla buluĢturacak ve bu çerçevede bir köprü vazifesi görecektir. Dergimizin aynı zamanda giriĢimcilik temelinde öğrencilerimize yeni ufuklar açacağına ve yeni buluĢlara olanak sağlayacağına olan inancımı ifade etmek istiyorum. Sayısal dergimizin hazırlanmasında emeği geçen idareci, öğretmen ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum.. Rafet ERTEKĠNOĞLU Uluslararası Pendik Kız Anadolu Ġmam Hatip Lisesi Müdürü 3

[close]

p. 6

Editörden… ‘’Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün farklı oluşunda akl-ı selim sahipleri için elbette ibretler vardır. Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah’ı anarlar; Göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler: ‘’ Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru! (Al-i İmran, 190-191). ‘’Peki insanlar devenin nasıl yaratıldığına , göğün nasıl yükseltildiğine dağların nasıl dikildiğine yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı? (Ğasiye,17-20). ‘’ Ey insanlar! Öldükten sonra dirileceğinizden kuşku duyuyorsanız şunu unutmayın ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan, sonra belli belirsiz et parçasından yarattık ki size (kudretimizi) açıkça gösterelim; Ve biz dilediğimizi rahimlerde belirli bir vakte kadar kalmasını sağlarız,sonra sizi bebek olarak çıkarırız, ki daha sonra yetişkinlik çağınıza erişesiniz. İçinizden kimi erken vefat ettirilirken kimi de önceden bildiklerini bilmez hale gelinceye kadar ömrün en düşkün çağına eriştirilir.Öte yandan yeryüzünü kupkuru ve cansız görürüsün; Üzerine yağmur indirdiğimizde ise (bir de bakarsın) canlanıp kabarır ve her cinsten güzel bitkiler çıkarır. Bu böyledir, çünkü Allah gerçeğin ta kendisidir, O ölüleri diriltir ve O’nun her şeye gücü yeter. (Hac ,5-6) Sözün sahibi Rabbimiz böyle beyan etmektedir, Allah-insan, insan-varlık ilişkisini. İnsan; aramak, keşfetmek, bilmek, bildiğini uygulamak, varlığa ait ürettiği her bilgiyi insanın istifadesine sunmakla mükelleftir. İnsan ‘’Ben bildim, ben oldum ‘’ kibirlenmesinden sakınma sorumluluğunda, ‘’gerçeğin ta kendisini’’ bulma zorunluluğundadır. Bilim; bilmek mastarının, insanın zihin ve ruh dünyasına yaptığı yolculuğunun, vücut bulmuş hali… İnsanlık aleminin beraber kotardığı birikimli kaygısı… Hiçbir ırkın, hiçbir ideolojinin kendine mal edemeyeceği kadar, ‘’biz’’olan… Taşıyıcı kolonları merak ve tutkudan ibaret, binası ise durmaksızın yükselen… İlim- Bilim, arasında tercih yapma zorunluluğu olmadan, etimolojik/epistemolojik bir endişeye kapılmadan diyebiliriz ki; ilim de bizimdir, bilim de bizimdir. Farklı medeniyet havzalarının, farklı zaman dilimlerinde aynı şeyi farklı kelimelerle ifade etmesi bizi ilim/bilim arayışından uzaklaştırmamalı… 4

[close]

p. 7

Her daim, bilmeye odaklanmalıyız, bildiğimizi içselleştirmeliyiz, içselleştirdiğimizi medeniyete tahvil edebilmeliyiz. Zira;insan, keşfettiği her şeyde ilerlerken kendi ruhunun derinliklerinde de ilerlemektedir. İnsan-bilim arasındaki ilişki platonik bir aşkı ifade etmemektedir.Etki eden/ etkilenen formatıyla birbirlerinin yerine geçen bir bütünleşmeyi ifade etmektedir. Bilim, insanın tarihi serüveninde çeşitli evrelerden geçti ama bilimin, hayatımızın en küçük alanlarına dahi girip ayrılmaz bir parçası olma hali, modern zamanın bir ürünüdür. Sanayileşmeye zemin hazırlayan bilimsel buluşlar 18.ve 19.yy’da yaşanan sanayi devrimini de tetikledi. Bununla beraber, bilimin sadece teknik ve sayısal verilerden ibaret bir alan olmadığı, bunun ötesinde kurucu paradigma oluşturucu olduğu da görüldü. Yaşadığımız dönem ise, yaşanan bu bilimsel paradigma döneminin aşılmaya çalışıldığı bir zamana tekabül etmektedir. Bize düşen; yeni paradigmayı üretirken, ahlaki olanı/kaygıyı öncelememiz ve gerçeğin ta kendisine doğru yelken açmamızdır. Rabbimiz ilmimizi ve kavrayışımızı artır ve bizi salihler zümresine kat… Selam ve dua ile… 5

[close]

p. 8

KUKLÜ’ĠBMÜYA 6

[close]

p. 9

“KĠMYA HER YERDE BĠZĠMLE“ Yaz tatilinde babamın iĢini, iĢ yerini çok merak ettim. Sonra da onunla konuĢtum. ĠĢ yerinde, bir iki hafta çalıĢmak için ondan izin istedim. Babam altın kaplama iĢi ile uğraĢıyordu. Bir sabah bende onunla iĢe gittim. Kapıdan içeri girdiğimde 10-15 kiĢi vardı ve herkesin üzerinde önlük, kolluk, eldiven, maske vardı. Bende herkes gibi önlemimi aldıktan sonra içeri girdim. Bir masanın baĢına oturdum, bu iĢ tamamen kimya ile alakalı idi. Ben her zaman biyoloji ve fizik dersini kimyadan daha eğlenceli bulurdum. Hayatımda kimyanın bana biyoloji ve fizikten daha az lazım olacağını düĢünürdüm. Ama o kapıdan içeri girer girmez kimyaya olan ilgim, merak duygum daha da artmıĢtı. O iĢ yerinde biraz vakit geçirip düĢününce kimya dersinin de diğer dersler gibi gayet eğlenceli ve merak uyandıran, hayat ile çok alakalı bir ders olduğu anladım. Elektroliz konusu 10. Sınıfta tepkime çeĢitleri bölümünde kısaca, 12. Sınıf derslerinde, detaylı iĢleniyor ama o kadar kolay ki ben 11. sınıfın yaz tatilinde bu konuyu kolayca kavrayabildim. Akümülatördeki elektrik akımı, kaplama yaptığımız bir kaba ve elimize aldığımız platin elektrotlara kablo vasıtası ile iletiliyor, kaplamak istediğimiz malzemeyi kabın kenarında bulunan platin parçaya değdiriyoruz. Elimizde tuttuğumuz platin elektrotlara potasyum siyanürü emmesi için elyaf- keçe gibi bir madde ile sarıp kaplamak istediğimiz Ģeyi kaplıyoruz. Babam,ben masaya oturduktan bir süre sonra iĢi anlatmak için yanıma geldi ama ben zaten sistemi görür görmez anladım. Babama bildiğimi söyleyince de,” nasıl anlat bakayım? ” dedi. Ben de babama bütün sistemi anlattım. Ebrar BORAZANCI / A-12E 7

[close]

p. 10

Gökyüzünü Pembe Gören Bilim Adamı Hem bir kimyacı, hem de bir meteorolog olan John Dalton, bilim dünyasında atom kuramıyla ve basınç altındaki gazların özelliklerini açıklayan gaz kuramlarıyla tanınır. Birbirinden tümüyle ayrı gibi görünen bu iki bilim dalına, Daltonmeteoroloji tutkusu yüzünden ilgi duymuĢtur. Dalton 6 Eylül 1766’da doğdu. Babası Cumberland yakınlarındaki Eaglesfield kasabasında yün dokumacılığı yapmaktaydı. On iki yaĢına kadar okula giden Dalton, sonra kendi açtığı okulda öğretmenlik yapmaya baĢladı ve öğretmenliğini Kendal’daki bir okulda sürdürdü. Dalton’a ilk meteoroloji sevgisini, ElihuRobinson adlı bir öğretmen aĢılamıĢtır. 1787’den ölünceye kadar bir meteoroloji günlüğü tutan Dalton, 1793’te Kendal’dan ayrıldıktan kısa bir süre sonra, bir meteoroloji kitabı yayımladı. Aynı yıl Manchester’daki New College’e öğretim görevlisi olarak atandı ve orada 6 yıl kaldı. Manchester’a yerleĢtikten hemen sonra, günümüzde daltonizm ya da renkkörlüğü adı verilen görme kusurunu anlatan bir yazı yayımladı. Bu, söz konusu görme bozukluğuna iliĢkin geniĢ kapsamlı yapıttı ve büyük ilgi topladı. Dalton’un kendinde de renkkörlüğü vardı. YeĢil yaprakları kırmızı, mavi gökyüzünü ise pembe olarak algılıyordu. 1800 yılında New College’deki görevinden ayrılıp kendisini araĢtırmalarına verdi. Meteorolojiye olan ilgisi onu, su ve gaz üstüne deneyler yapmaya yöneltti. 1801’de, sonraları baĢkanı olduğu (1817) Manchester Edebiyat ve Felsefe Derneği’nde çeĢitli konferanslar verdi. Bunlardan birinde kısmi basınçlar yasasını açıkladı: Bir karıĢımı oluĢturan gazlardan birinin basıncı, o gazın aynı sıcaklıkta, aynı hacmi doldurduğunda oluĢturacağı basınç değerine eĢittir. Bu kısmi basınçların toplamı da, karıĢımın basıncını verir. Dalton, havadaki nem miktarını ölçen bir nemölçer (higrometre) yaptı. Havanın bir tek bileĢenden oluĢmadığını, su buharı ve benzerlerinden oluĢan çeĢitli gaz karıĢımları içerdiğini öne sürdü. 1803’te, tuttuğu notlar arasına, atom ağırlıklarını sıralayan bir listeyi ekledi. Bunun ardından atom kuramını açıkladı (Dalton’un notları ve öteki yazıları, Ġkinci Dünya savaĢı sırasında bütünüyle yok olmuĢ ama o zamana kadar çok iyi incelenmiĢtir).Bu kuramın baĢlıca önermeleri Ģunlardır: Madde, bölünmeyen atomlardan yapılmıĢtır; bilinen bir elementin bütün atomlarının ağırlığı ve özelliği aynıdır; farklı elementlerin atom ağırlıkları da farklıdır; atomlar yok edilemez, ancak kimyasal tepkimelerle yeni düzenlemelere geçerler. YaĢamının ilk ciddi hastalığını 1837’de geçirdi ve felç oldu. 1844 Mayısında beyin kanaması geçirdi ve 27 Temmuz günü yatağında ölü bulundu. O gün bile, defterine günlük hava durumuna iliĢkin birkaç satır yazmıĢtı. Bu tabloda Dalton, bir çocuğun ters tuttuğu kavanoza metan gazı doldurmak için gölün dibini karıĢtırırken görülmektedir. Dalton, parlak bir zekası olmadığını, baĢarılarını inatçılığına borçlu olduğunu ileri sürerdi. Okuldaki durumuna bakılırsa bu doğru olabilir. 140 makale yayımladı, ancak bunlardan çok azı bugün anımsanmaktadır; bunlar arasında atom kuramı, tam bir baĢarıdır. 1800’lerde kimyasal tepkimelerle ilgili sayısız kural vardı. Oysa atom kuramı, çok yakın ilkelerle bunların tümünü açıklığa kavuĢturmuĢ ve yenilerinin bulunmasını sağlamıĢtır. 8

[close]

p. 11

patlayan mısırların yavaşlatılmış karelerini inceleyen araştırmacılar, patlamış mısırın kimyasını çözdü... Her bir mısır tanesinin içerisinde az miktarda su bulunur. Çekirdekler ısıtıldığında su buharlaĢır ve içerisindeki niĢasta yapıĢkan bir hal alır. Yüksek baskı altındayken niĢasta bir anda kabuğu deler ve mısır tanesinin kabuğundan dıĢarı fıĢkırır. Ardından hızlıca soğuduğunda bildiğimiz patlamıĢ mısır Ģeklini alır. Mısırın "pat" sesini çıkarmasının sebebi ise yine içerisindeki suyun buharlaĢmasıdır. Yeterli sıcaklığa ulaĢtığında mısır tanesinin içerisindeki su buharlaĢır ve dıĢarı çıkarken minik titreĢimli boĢluklar oluĢturarak "pat" sesi çıkar. PatlamıĢ mısırın renginin beyaz olmasının sebebi de içerisindeki niĢastadan dolayıdır. Paslanmaz Çelik Kötü Kokuları Nasıl Giderir? Elinizdeki balık, soğan veya sarımsak gibi kokuları gidermek için pratik bir ipucu; paslanmaz çelik olan bir bıçağa (güvenli bir Ģekilde) ellerinizi sürtmek. Hatta bunun yerine paslanmaz çelik sabun alabilirsiniz. Tabi bunlar yalnızca normal sabun Ģekli ve boyutuna sahip olan iri paslanmaz çelik parçalardır. Gerçekten paslanmaz çelik kokuyu giderir mi? Giderirse de bunu nasıl sağlar? Paslanmaz çelik koku gidericileri ile ilgili sağlam bilimsel veriler henüz mevcut değildir. Ancak evinizde bunu kendiniz test edebilir ve burnunuz sayesinde gerekli verilere ulaĢabilirsiniz. Hatta en iyisi parmaklarınızı baĢka birine koklatmaktır çünkü kendi burnunuzdaki koku algılayıcılarınız o koku moleküllerine alıĢmıĢ olacaktır ve siz farkı algılayamayabilirsiniz. Bu deneyim sadece bıçakla ancak bir noktaya kadar sağlanır. Eğer soğan, sarımsak veya balıkla, kokuları deriniz tarafından absorbe edilecek kadar uzun süre haĢır neĢirseniz, yapacağınız en iyi Ģey çelik yardımıyla kokuyu azaltmaktır. BaĢka kokularda metal ile temas etkili olmamaktadır. Peki, bu olay nasıl gerçekleĢir? Paslanmaz çelik bileĢimindeki bir veya daha fazla metalin; soğan, sarımsak ve balıktan gelen kükürdü çektiği ve bağladığı mantıklı bir açıklamadır. Sonuçta bu tür bileĢiklerin oluĢumu paslanmaz çeliği paslanmaz yapan Ģeydir. Sarımsak ve soğan amino asit sülfoksitleri içerir, bunlar sülfenik asitleri oluĢturur, sonrasında uçucu bir gaz oluĢur (propantial S-oksit) ve daha sonrasında suyla maruz kalırsa sülfürik asit oluĢur. Bu bileĢikler soğan ve sarımsağa karakteristik kokularını sağlamakta ve gözlerimiz yanmasına neden olmaktadırlar. Çelik, kükürt bileĢiklerini kendine bağlar ise parmaklarınızdaki kokuyu da ortadan kaldırabilir. Kaynak: chemistry.about.com 9

[close]

p. 12

Doğanın Kimyası Kimya, yaĢamın doğal süreçlerini açıklamaya yardımcı olan biyoloji bilimi ile madde ve enerjiyi kapsayan fizik yasalarını birbirleriyle iliĢkilendiren bütünleyici bir bilim dalıdır. Hayvanların çoğu kendini korumak, avını öldürmek ve son derece güçlü narin yapılar inĢa etmek için kimyayı kullanır. Engerek yılanı, zehrini avına sivri zehir diĢleri yoluyla akıtır. Ağzının gerisinde bulunan özel salgı bezlerinde üretilen zehir, kurbanının kan dolaĢımını etkileyerek onun ĢiĢmesine ve kan kaybetmesine neden olan proteindir. Yılan zehri yutulduğunda zehirleyici değildir, çünkü sindirim sistemi proteinleri parçalayabilir. Isırgan otunun sap ve yapraklarındaki tüyler, deriye değdiğinde yanma duygusu verebilir. Buna neden olan bileĢiklerden biri formik asittir. Bu asit, organik asitlerin en küçüğü ve en fazla asidik olanıdır. Arı sokmalarında olduğu gibi, ısırgan otunun verdiği acıda bir alkali madde uygulanarak dindirilebilir. Karıncaların vücutlarında da formik asit bulunur. Karıncalar antibiyotik etkisine sahip olan bu maddeyi düzenli olarak vücutlarına sürerler. Bu Ģekilde hem yuvalarında hem de kendi üzerlerinde bakteri ve mantar oluĢumunu engellemiĢ olurlar. da kendisini avından gizlemek için derisinin rengini değiĢtirebilir. Bunu, güneĢte insan derisinin esmerleĢmesine de yardım eden melanin bileĢiği yardımıyla yapar. Bukalemunun melanin üreten hücreleri korku ya da öfke anında etkin hale gelerek sarıdan kahverengi ve siyaha kadar çeĢitli renkler üreten melanin taneciklerini yayar ve böylece bukalemunun baĢka renklere bürünmesini sağlar. Melanin tanecikleri tekrar bir araya geldiğinde bukalemunun rengi normal rengi olan yeĢile döner. Kaynak: Kimyanın öyküsü (Tübitak Popüler Bilim Kitapları) ISBN 975-403-181-9 10

[close]

p. 13

Sağlıklı Parmak Boyası Nasıl Yapılır? Parmak boyası uygulamalarının çocukların beyin geliĢiminde katkısı vardı. Malzemeler: 1 bardak un 4 bardak su Gıda boyası Tencere Fırça Isıya dayanıklı kase Kağıt veya farklı bir yüzey YapılıĢı: Tencerede bir bardak su ile bir bardak unu çırpın. Pürüzsüz olana kadar karıĢtırın. KarıĢıma kalan suyu ekleyip çırpın. KarıĢım kabarana ve yoğunlaĢana kadar orta ateĢte sürekli olarak karıĢtırın. Ocağın ısısını azaltın ve bir iki dakika daha karıĢtırmaya devam edin. KarıĢımı ocaktan alın ve renklendirme için ısıya dayanıklı kaselere aktarın. Arzu ettiğiniz Ģekilde her kaseye renk ekleyin ve kullanılmadan önce soğumaya bırakın. Ġyi boyamalar. Kaynak: chemistry.about.com 11

[close]

p. 14

Sevgili MAVi okurları, merhaba Her baĢarı gerektirir biraz çaba, Kavgadan, savaĢtan, haksızlıklardan uzakta, Gönül bahçesi sevgi açanlara, Ece öğretmenden merhaba KĠMYA DERSĠNE NASIL ÇALIġILIR? Fen Bilimleri sorularında, genellikle temel kavramlarla düĢünme gücünü ölçmek amaçlanır. ÇalıĢırken, temel kavramları mutlaka anlamaya ve bu kavramlarla düĢünmeye çalıĢın. Bu sizi korkutmasın; çünkü doğru çalıĢma teknikleri uygulandığında, fen bilimleri derslerinde baĢarı yüzdesi en yüksek olan, kimyadır…  Konuya ait bilgileri,dikkatle gözden geçirin; uyarıları özümlemeye çalıĢın.  Anahtar kavramları anlamaya öncelik verin.  Not tutun ve konuya ait örnekleri tekrarlayın.  Konu ile ilgili bilgi birikimi sağlandığında, kolaydan zora doğru, soru ve test çözmeye baĢlayın.  Bir kavramda ya da bir soruda zorlanırsanız, sorunu ertelemeden öğretmenlerinize sorun, konuyu anlayan arkadaĢlarınızla bilgi alıĢveriĢi yapın.  Grafik, tablo ve Ģemaya dayalı sorular üzerinde araĢtırma yapın, yorumlamayı öğrenin.  Ġki-üç haftalık aralıklarla, geçmiĢ konularla ilgili soruları ve testleri çözün.  Konu ile ilgili sorun kalmadığına inandığınızda,o konu ile ilgili önceki yıllarda çıkmıĢ,  YGS-LYS sorularını mutlaka çözün.  Bütün bunlardan sonra, baĢarınızın arttığını fark edecek ve kendinizi daha iyi, daha mutlu hissede- ceksiniz …  Tüm öğrencilerimize baĢarı ve mutluluk diliyorum …. Öğrencinin başarı yolundaki en büyük üç düşmanı :  ÜġENMEK,  ERTELEMEK,  VAZGEÇMEKTĠR. Asla aptallarla tartıĢmayın; sizi önce kendi seviyelerine çeker, sonra da tecrübeleriyle yenerler… Filozen DĠLBERT Filozen Ece ALEMDAR / Uzman Kimya Öğretmeni 12

[close]

p. 15

MK’AUTLÜEBMÜ ATĠK sıFır 13

[close]

Comments

no comments yet