Afrika Pazar Sayi 332

 

Embed or link this publication

Description

Afrika Pazar Sayi 332

Popular Pages


p. 1

pazar tarih 21 aðustos 2011 yil 6 sayi 332 afrÝkanin ÜcretsÝz haftalik ekÝ

[close]

p. 2

2 pazar 21 aðustos 2011 pazar perde aralýðýndan failleri meþhur bir cinayete bakmak üzerine kýsa bir yazý faili meçhûl olarak tarif ettiðimiz ama bal gibi de faillerinin meþhur olduðunu bildiðimiz siyasi cinâyetlerle ne kadar ilgiliyiz ya da gerçekten ilgili miyiz hani demek istediðim bu ilgi ne þekilde tezahür ediyor sözgelimi derviþ ali kavazoðluna hangi gözle bakýyoruz bugünün açýk gözüyle mi dünün malûm kör gözüyle mi kâh öyle kâh böyle daima ortada durmayý yeðleyen þaþý gözlerle mi yoksa evet onu kalleþçe vurdular dedikten sonra pis bir ama ekliyor muyuz kurduðumuz cümleye mesela amadan sonrasýna girmek katledilenlere yakýþtýrýlan vatan hainliðinden vatana ihanetten casusluktan baþlayarak cinayetlere milli haklý ve vatani gerekçeler üretenlerle laf tokuþturmak zul geliyor bana bu faslý geçiyorum bu yüzden peki ya sözümona cinayetlerle ilgili olanlarýn saflarýnda durum ne failleri meþhur cinayetlere olan ilgimiz kahvehane sohbetlerinde tetiði falanca mý çekti filanca mý ya da tetiði çekeni falanca biliyor ama söylemiyor þeklinde yýllardýr süregelen dedikodulara lafazanlýklara dahil olmakla mý sýnýrlý bunu sormaktaki muradým þu soruya yer açmak tetiði çekenlerden adeta birer þaka gibi söz etmekle her biri kýbrýsýn tarihinde bir dönüm noktasý olan sözkonusu cinayetleri sulandýrdýðýmýzýn farkýnda mýyýz cinayetleri sulandýrýrken tetiði çektirenleri de tetiði çektirenlerin hizmet ettikleri karanlýk ve kanlý yapýlarý da konunun dýþýnda býraktýðýmýzý görmüyor muyuz yoksa yok olmamak için veya varolmak için meydanlarý doldururken bile taþýdýðýmýz yüzlerce pankartýn bir tekine faili meþhur cinayetlere dair herhangi bir talebin en ufak bir suçlamanýn yansýmamasý kaderin bir cilvesi talihin bir oyunu olamayacaðýna göre sizce ne varoluþ mücadelesinin verildiði yerde tarihin karanlýk sayfalarýnýn aydýnlatýlmasýný talep etmekten daha öncelikli ne olabilir Þöyle de sorabiliriz tarihlerinin karanlýk sayfalarýný aydýnlatmaya hevesi olmayanlar var olabilir mi ya da þöyle yaþadýklarý karanlýk dönemlere bizzat dahil olduklarý karanlýk olaylara soðan soyar gibi bakamayanlarla varoluþun neresine kadar gidilebilir bu girizgâhýn esas niyeti sözü sevgili Ýbrahim azizin tedhiþ ve faþizmin kurbanlarýna adadýðý perde aralýðýndan kitabýna getirmekti nitekim geçmiþe soðan soyar gibi bakmak dediðim derviþ ali kavazoðlu hristos Çattalos ile yerden söz kendiliðinden Ýbrahim azize baðlandý ne ki soðan soyar gibi bakmanýn bile kurbanlara ve onlarýn yoldaþlarýna kaldýðýný görmek koyu bir keder eþliðinde baþlatýyor okumayý zaten cellatlarýn tarihe vicdanlarýnýn gözüyle baktýklarý görülmemiþtir zaman zaman cellatlara hizmet edenlerin de bir tür kurban olduklarý fikrine kendimizi kaptýrsak da aradan geçen yýllarda ne elini vicdanýna koyana rastladýk ne de göz þahitliðinden itiraflara geçiþ yapana bu da Ýbrahim azizin ve mücadele arkadaþlarýnýn karþýsýnda duran þeyin zorbalýðýný ve kalleþliðini fazlasýyla gösteriyor kanýmca hristos hacipapas kitaba yazdýðý önsözünde Ýbrahim azizi 58 kuþaðýnýn yitik kýbrýslýtürk sol hareketinin üyesi olarak tarif eder ve devamýnda þunlarý söyler bütün kýbrýs idealine sebatla baðlý kalmalarý nedeniyle kýbrýs cumhuriyetinin ilan edilmesinin arifesinde yoldaþlarýyla birlikte kökü dýþarýda tmt liderliðinin hedefi oldu yitirdiði mücadele arkadaþý yoldaþlarýnýn acýsý Ýbrahim azizin yüreðinde derin izler býraktý zalimce iþlenen cinayetler ve ta o günlerden yüreðine çöken acý yaþamýna damgasýný vurdu o kadar ki Ýbrahim azizi içinde derviþali kavazoðlunun geçmediði herhangi bir cümleyle tarif etmek mümkün deðildir onun yüzünden ifadesinden kurduðu cümlelerden ses tonundan hep yitirdiði yoldaþlarýnýn acýsý geçer Þimdilerde bütün kýbrýs idealinin en sýký devrimcilerin nezdinde bile gerçekleþmesi mümkün olmayan bir hayale tekabül ettiðini düþünürsek uðrunda ölünen bu davanýn kaybedilmiþ olduðunu söyleyebiliriz pekala ama kimilerinin kazanýlmýþ saydýðý davanýn da gerçekte kazanýlmýþ olmadýðýný bunun bir yanýlgýdan ibaret olduðunu unutmamak þartýyla üstelik kirliliði de cabasý Ýbrahim azizle bütünleþen sadece kavazoðlu deðil kuþkusuz o berbat bir cümle olarak kýbrýsýn her iki yarýmýnda da iktidarlarla muhabbete girmemiþ ender Öznelerinden biri olarak duruyor karþýmýzda kuzeyde yýllarca ve hatta son zamanlara kadar kavazoðlu gürkan ve hikmetle birlikte tmt kaynaklý bir itibarsýzlaþtýrma kampanyasýnýn parçasý olarak nasibini alýrken yaþamýný sürdürdüðü güneyde de hacýpapasýn da belirttiði gibi kendisine yeterince tolerans gösterildiði söylenemez bu yanýyla iki yarýmýn bir bütün etmediði bu coðrafyada arada kalmýþlýðýn fotoðrafý gibidir Ýbrahim aziz bu yüzden çizgisinden ideallerinden sapmadan ayakta kalmasý takdir edilmesi gereken bir durumdur Ýbrahim aziz bu kitabýnda gerçekten perdeyi aralýyor ve akelin önde gelen kýbrýslýtürk üyelerinin çalýþmalarýyla ilgili ayrýntýlara götürüyor bizi derviþ ali kavazoðlunun çalýþmalarýný ahmet muzaffer gürkan ve ayhan hikmetle olan yoldaþlýðýný buluþmalarýný ve giderek nasýl sýkýþtýðýný ona yardýmcý olmak amacýyla akel tarafýndan görevlendirilen hristos Çattalostan öðreniyoruz Ýbrahim azize bu anlamda teþekkür borçluyuz bize 11 nisan 1965 tarihinde arkadaþý miþaulis ile birlikte lurucina yakýnlarýnda pusuya düþürülerek öldürülen kavazoðlunun bilmediðimiz yönlerini yalnýzlýðýný kederlerini ve neþelerini aktardýðý için unuttuðumuz vefa duygusunu hatýrlattýðý yoldaþlýðýn en güzel fotoðrafýyla bizi yüzyüze býraktýðý için faize Özdemirciler dizilip basýldýðý yer afrÝka yayýncýlýk limited tesisleri matbaa teknikeri bünyamin nazÝk görsel tasarým Ýlter yÜksel erdem yorgunoÐlu e-mail avrupa@kktc.net web www.afrikagazetesi.net pazar sahibi afrÝka yayýncýlýk limited editör faize ÖzdemÝrcÝler

[close]

p. 3

21 aðustos 2011 pazar pazar 3 irmaklarý olan bir yürek n a hicri ÝzgÖren 18 aðustos ta böyle sýcak bir yaz gününde iþlendi cinayet cinayetin iþlendiði yer þehrin mezarlýðýydý silahlarýyla atlarýyla kara pelerinleriyle geldiler ve aralarýnda dünya edebiyatýnýn en önemli þairlerinden olan lorca nýn da bulunduðu binlerce insaný katlettiler Ýspanya iç savaþý sýrasýnda granada kentinde sekizbin kiþi kamyonlarla götürülüp kurþuna dizilmiþti 18 aðustos ta lorca yý da götürdüler kendi mezar çukurunu kazdýrdýlar ve kurþuna dizdiler Ölüm fermanýnýn çýkarýlmasýna gerekçe olarak sivil muhafýzlar için yazdýðý þiir gösterilir karadýr atlarý kapkara nallarý kapkara demir pelerinlerinde parýldar mürekkep ve mum lekeleri hepsinin de kurþundan beyni yoldan aþaðý çýkageldiler o çýlgýnlar o gececiler boðdular geçtikleri yeri federico garcia lorca öldürüldüðünde 38 yaþýndaydý ama olgunlaþmýþ usta bir þairdi pablo neruda lorca yý Ýspanya nýn soluðunu kesmek için öldürdüler bu ölümün duruþmasýnda birbiriyle uzlaþtýrýlamaz iki Ýspanya vardý korkunç çatal týrnaklý lanetli cinayetlerin zehirli Ýspanya sý ve karþýsýndaki Ýspanya yaþama onuru ve ruhuyla gülen sevginin geleceðin parýltýlý Ýspanya sý lorca nýn Ýspanya sý diyordu bir konuþmasýnda lorca granada nýn bir köyünde aydýn bir ailede pastoral bir ortamda büyüdü bu ortamýn sanatýna önemli katkýlar saðladýðýný belirtir kýrlarý seviyorum çocukluðumun en eski anýlarýnda topraðýn tadý var Çayýrlar tarlalar benim için harikalar yarattý korkar vahþi hayvanlar toprakta yaþayan insanlar çobanlar gökyüzü ve yalnýzlýk tam bir yalýnlýk Ýnsanlarýn yazdýklarýmý bir þairin cüreti olarak düþünmelerine þaþýyorum hiç de öyle deðil onlar otantik ayrýntýlardýr ve pek çok insana garip geliyor Çünkü hayata çoðu kez böyle yalýn ve dosdoðru bir biçimde bakarak ve dinleyerek yaklaþamýyoruz ailesi daha sonra çocuklarýnýn eðitimi için granada ya yerleþir granada lorca nýn yalnýzca çocukluk dünyasýyla ilgili deðil tüm yaþamýyla bütünleþecektir granadalý olma onda zulüm görmüþ olanlara Çingeneye siyaha yahudiye faslýya karþý bir sempati yaratacaktýr ah çingenelerin kenti her yerinde bayraklar söndür yeþil ýþýklarýný korucular geliyor kim görür de unutur seni ah çingenelerin kenti Þairlerin çoðu birbirinin geliþtirdiði ve sürüklediði bir þiiri kaynak alýrken lorca bir halkýn yüzyýllar içindeki yaþamlarýnýn damýttýðý bir þiir suyuna kaynaðýna girmiþtir halk þarkýsýný oyununu dansýný müziðini gözeterek ve buna kendi lirizmini de ekleyerek yeni bir öz yaratmýþtýr o sanatýnýn gücünü biraz da titiz zor beðenen ve kolaylýða düþmeyen yaradýlýþýndan alýr arif damar ýn deyiþiyle onu halk çok sevmiþti Þiirlerinde bir þairin bireysel duygularýyla bütün bir halkýn duygularý birbirine karýþýr Ýnce bir lirizm vardýr acýyý ölümü aþký ve Ýspanya yý söyler hem yerel hem de bir dünya þairidir o bu yüzden yazdýðý þiirler zamana ve yýllara dayanýklýdýr senin olsun mavi göðün ben de ödünç alýrým yüreðini bir arkadaþýn ýrmaklarý olan bir yürek ve pýnarlarý ve demirden bir bülbül ki dayanýr çekicine yüzyýllarýn lorca ruhunun gizlerini olduðu gibi açarak yazmak için duygularýný zorlayan bir þair olmamýþtýr onun þiiri kiþiliðinin damgasýný her zaman bulabildiðimiz örnek nitelikler taþýr onun keskin ve içe iþleyen imgeleri Ýspanya yý gizemli yeraltý kaynaklarýndan tanýmaya yöneltir bizi adnan Özer lorca nýn söylemini bir delikanlý duyarlýðýna benzetir lorca insanla þair arasýnda durur þairlerin katlanýlmasý zor bencillikleri toplumsal yaþayýþ dýþý tasarýmlarý karþýsýnda insana dönüktür bir uzlaþtýrýcýdýr din aþk doða þiir sanatýna iliþkin þair sýrlarýný paylaþmak ister okuyucuyla neruda bunu erkekçe yapar lorca ysa narin bir delikanlý duyarlýlýðýyla bunu yaparken de týpký nazým hikmet gibi kulaðýmýzýn hemen kapacaðýný da tutturur lorca kýsa süren yaþamýna raðmen resim ve müzikle de ilgilidir tiyatro oyun yazarlýðýnda da güçlü bir kiþilik oluþturmuþtur Þiir üzerine yaptýðý incelemeleri olsa da bunu daha çok kendi þiir poetikasý için gerekli gördü ona göre þiir üzerine bir þeyler söylemez þair bu iþi eleþtirmenlere edebiyat profesörlerine býrakmak gerekir evet dünyanýn en önemli sanatçýlarýndan biri olan federico gorcia lorca gerçekleri söylediði için ölüme mahkum edilen sanatçýlarý simgeleyen bir anýt gibi dimdik ayakta duruyor o sýcak bir yaz günü bir aðustos sabahýnda frankocu faþistler tarafýndan kurþuna dizildi mezarýnýn nerede olduðu bugün de bilinmemektedir ama artýk yalnýz Ýspanya nýn deðil dünya edebiyatýnýn önemli bir kiþiliði olduðu çok iyi bilinmektedir turgut uyar ýn o nun için yazdýðý bir þiirde dediði gibi artýk kat iyen biliyoruz halk adýna dökülen kan sapý güldalý güzelliðinde bir býçaktýr diþlerin arasýnda Ýspanya da ve her yerde bu yazý Özgür gündemden alýnmýþtýr

[close]

p. 4

4 pazar 21 aðustos 2011 pazar b andista sol anahtarý ekim müzik topluluðu gommalar ve Özgürle beraber 14 aðustos gecesi bir kez daha antimilitarist barýþ harekâtý nýn ikinci eyleminde bu yolda kendini adamýþlarýn sesi ve yüreði oldu ertesi gün khora kitap cafe de buluþtuk söyleþi yaptýðýmýz bandista üyeleri özellikle isimlerini belirtmememizi rica ettiler Çünkü onlar bandista onlar bir bütün khora kitap cafe de gerçekleþtirdiðimiz söyleþi üç kahve üç soda ve bir gazozla sona erdiðinde hiç bitmesini istemediðimiz coþkulu bir þarkýdan çýkmýþ gibiydik çýkartabiliyora bakýyorduk bir taraftan da en temel ihtiyaç olduðu halde niye artýk marþ söylemiyoruzu kurcalýyorduk Çünkü marþ temel iddiamýz ve vurgumuz olan tarih ve bellek meselesinde iyi bir teþhircidir önceki tecrübeleri bugüne taþýyan kolektif bilince ve kolektif eylemliliðe vurgu yapan bir formdur birlikte marþ söyleme ihtiyacýndan ortaya çýktý bandista ve bildiðimiz marþlarý yan yana koyduk türkçede olmayan ama enternasyonalist bakýþ açýmýz çerçevesinde deðer verdiðimiz deneyimler ve mücadelelerin marþlarýný türkçe söylemek nasýl olabilir diye bakarken bir külliyata tekabül etti bu biz de o noktada bu külliyatý dostlarýmýzla yoldaþlarýmýzla paylaþmayý bunu sokakta eylemde grevde icra etmeyi düþündük ve de te fabula narraturu yayýnladýk bunun bizim ihtiyacýmýz olduðunu düþünüyorduk ama de te fabula narraturun aldýðý tepkileri görünce bunun sadece bizim deðil tüm muhalefet mukavemet âleminin fiilen içinde olanlarýn veya olmayanlarýn ihtiyacý olduðunu fark ettik ve o günden bu güne bir bandista eylemidir sürüyor 2006dan 2011e kadar geçen sürenin kýsa özeti bu sanýrým popüler kültürün tanýmlarýndan baðýmsýz kalarak yaptýðýnýz müziðin tanýmýný nasýl yaparsýnýz x bandistanýn müziðinde herhangi bir türün var olduðunu söyleyemeyiz y bandistanýn yaptýðý müziði bir tarza sýkýþtýrmak mümkün deðildir biz aramýzda konuþurken Ýsta müziði diyoruz herhangi bir türün içerisinde tamamen bulunan bir müzikten bahsetmiyoruz yani rock ska punk manuþ ve balkan müzikleri dahil her müzik türüne girebilir elektronik müziðin bile her zaman olmasa da bazen içerisinde olduðu baðýmsýz bir müzik y biz ifadeye önem veriyoruz bir sözü en iyi destekleyecek sesi bulmak o sözü taþýmak bandistanýn mevcudiyetinin en önemli yaný bu Çünkü market bellidir her þeyin yeri belirlenmiþtir ve sýnýflandýrýlamayan müzik zaten world müziktir ama son avrupa turnesinde öðrendiðimize göre mestizo olarak anýyorlar yaptýðýmýz müziði bandista hangi müziklerden müzisyenlerden etkilendi x aslýna bakarsanýz bizim standart bir playlistimiz yok ahmet kayadan nirvanaya clashten raggae alemine mahsuni Þerife kadar dinlediðimiz bir müzik arþivimiz var bir playlist yaptýðýmýzda tutarlý olmayabiliyor kültür endüstrisinin belirlediði tutarlýlýktan bahsediyorum her þeyi dinliyoruz aslýnda y biz hepimiz tek tek bandista kolektifi içinden bireyler olarak farklý politik geleneklerden geldiðimiz gibi farklý müzikal geleneklerden de geliyoruz bandistadan önce de biz politik eylemcilerdik hâlâ öyleyiz hepimizi örgütleyen farklý anlar kýrýlma noktalarý okumalar olmuþtur bandista zenginliði diyeceðim bunlarýn hepsinin bir cephe siyaseti çerçevesinde barýþýp buluþmasýndan kaynaklanmaktadýr.hayattan nereden etkileniyoruzun en önemli örneklerinden biri þu bandista altý ay ara vermiþken yani teorik olarak bandista yokken ankarada tekel mücadelesi diye bir þey patlýyor ve hemen arkadaþlar toparlanalým ve bir þey yapalým diyoruz Þu anda þimdi albümü bunun sonucudur kýbrýs da bir baþka örnek 36 sene sonra kýbrýsta rüya gibi bir þey gerçekleþiyor kýbrýstaki muhalifler yan yana geliyor n röportaj evrim kamalý Ýlter yüksel bandista nasýl oluþtu x bandista 2006da eylemlilik ve eylemlerde ses çýkartma üzerinden ortaya çýkan bir fikir y bandista bir ihtiyaçtan ortaya çýktý aslýnda bu ihtiyaç tespitini yaptýðýmýz bir ihtiyaçtan öte hissettiðimiz bir ihtiyaçtý gerek sokak eylemlerinde gerekse içinde yaþadýðýmýz endüstri özellikle kültür endüstrisinin sarýp sarmaladýðý dýþýnda muhalif bir müzik kolektifi niye yok ya da bir eylem bandosu nasýl þekillenir diye düþündük türkiyedeki darbe sonrasý müziðinin alýþageldiðimiz o daha üzgün daha aðlak kaybetmiþlik ruhundan çýkýp zaten sistem mazlum ve marjinal görmek istiyor bizi gündelik hayatýn ayak vuruþlarýna yürüyüþüne eþlik edebilecek bir tür baðýmsýz müzik þu tür müzik yapacaðýz ve içerisinde þu enstrümanlar olacak gibi muhafazakar bir baský altýnda olmayan bir müzik ihtiyaçtý bizim için bir taraftan birlikte ne yapabiliyoruz kim ne ses

[close]

p. 5

21 aðustos 2011 pazar ve anti militarist barýþ harekâtý diye hakikaten tarihi bir eylem yapýyorlar bu bir çaðrýdýr arkadaþlar buradan bir sesin yayýlmasý gerekiyorsa siz de bir þey yapmalýsýnýz dikkat askersiz bölge de böyle kaydedildi geçen sene bu topraklarda yayýnlandý yani hayat akýyor ve biz de hayatýn içindeyiz sadece biz olarak da deðil dostlarýmýz yoldaþlarýmýzla birlikte hayatýn içindeyiz bu dostlarýmýzýn yoldaþlarýmýzýn her biri bandista kolektifinin parçasýdýr yani bir masada sohbet ederken onlarýn biþeyi biþeyse benim annem de cumartesi diyen yoldaþýmýz bizzat o þarkýnýn olmasý için fikir sahibidir o amaçla olmasa bile oradaki anneleri nasýl unutursunuzu kafamýza kakan kiþi de yoldaþýmýzdýr ve bandistanýn kendisidir zaten daha ötesi deðildir x yani bandista kiþilerden teþekkül deðildir kýbrýsla nasýl tanýþtýnýz y kýbrýsla tanýþmamýz biraz müspet biraz menfi oldu politik olarak tanýþmamýz tabii ki kýbrýs sorunuyla ilgili türkiyeye yapýlan çaðrýlarla oldu uzun yýllar boyunca kýbrýslý muhalif arkadaþlar türkiyedeki sola bizim meselemiz aslýnda sizin meseleniz siz bu hususta yorum yapmadýðýnýz veya bunu görmezden geldiðiniz müddetçe burada olanlarý anlamýyorsunuz türkiyede derin devlet varsa kýbrýsta bunun laboratuarý var bunu görmüyorsanýz siyaset yapamýyorsunuz türkiyedeki neoliberal paketlerin deneme noktasýnýn kýbrýs olduðunu görmüyorsanýz bunu anlamýyorsunuzu anlatmaya çalýþtýlar bizim de kýbrýsla olan temasýmýz bu anlatma çabalarýdýr kýbrýsla bizim kiþisel olarak da temasýmýz var kýbrýstaki yaþam nasýldý kültür nasýldý bütün bunlarý dinleme þansýmýz oldu bir dostumuzdan dostumuz vefat etti kýbrýsa ilk geliþimiz onun cenazesi içindi ulus bakerin cenazesi için ne mutlu ki dünya üzerinde muhtelif coðrafyalarda muhtelif yoldaþlarýmýz olduðu gibi bu coðrafyada da yoldaþlarýmýz var hasbelkader benzer bir dil konuþuyoruz ve biraz daha rahat anlaþýyoruz biraz daha yakýnýz o yüzden sýk sýk buradaki mücadelenin içinde yer almaya mücadeleye destek olmaya ya da buradaki mücadeleyi dünyanýn farklý noktalarýnda baþka yoldaþlarýmýza ve dostlarýmýza anlatmaya çalýþýyoruz elimizden bu kadarý geliyor evdeyiz demeyeceðim ama kendimizi iyi hissettiðimiz bir þeyler arýyor gibi hissettiðimiz bir yerdeyiz peki ev neresidir y ev yok kýbrýsa geliþlerinizde deðiþiklikler gözlemlediniz mi x bandista olarak ilk geliþimiz 15 mayýs 2009du bir yýl sonra 11 nisan 2010da tekrar geldik daha sonra 14 aðustos 2010da ve 2011 martýnýn baþýnda geldik y dün geceki konserde ajitaston konuþmalarýndan biri temelde bunu anlatýyordu yani kýbrýsta bir þey deðiþti bu olumlu bir þey bir hareket büyüdü biz daha önce 5-6 yoldaþýmýzý tanýyorsaydýk þimdi bazýlarýný tanýyamýyoruz bile o kadar çok yeni insan o kadar çok katýlan var ki en son kýbrýsta varoluþ mitinglerinden birinde buradaydýk tabii ki varoluþ mitingleri kendi içerisinde çok tartýþýlabilir ama o tartýþmaya girmeden önce þunu söyleyebiliriz belki yanlýþ okuyoruzdur tarihi belki bu çok kiþisel olacak fakat bu adanýn tarihindeki en büyük talihsizliklerden birinin oðlu bile ki faþist olduðu aþikardýr bu mitinglere katýlýp bir kenarda durmak zorunda hissediyorsa kendini demek ki toplumsal siyasetin dilini artýk baþkalarý belirliyor ve o baþkalarý biziz demektir gibi geliyor bize siz saðcýlarý bile bir þey söylemek zorunda býrakýyorsanýz eylemlerinizde ya da iþleri sertleþtirmek afrikanýn kurþunlanmasý tüm o tehditler geliyorsa ya da sol anahtarýnýn konseri iptal ediliyorsa demek ki artýk bir toplumsal güçsünüz ve görmezden gelemiyorlar Çok aðýr bir þeyden bahsediyoruz kurþunlamalar yasaklamalar polis þiddeti bunlar çok aðýr durumlar son 10 yýlda referandum hezimetinden sonra tüm politik yýðýnaðý oraya yaptýktan ve evet çýkacak diye düþünürken evet çýkmayýp o büyük hayalkýrýklýðý yaþandýktan sonra ortada yeni ve ciddi ciddi çözüm tartýþan ve ankaranýn kýbrýstaki rolünü sorgulayan bir hareket geliþiyorsa bu ciddi bir þeydir herhangi bir siyasi örgüte veya kuruma baðlý mýsýnýz yoksa bireysel olarak farklý yerlere mi baðlýsýnýz x bandista üyelerinin hemen hepsi ayrý yerlerde ayrý ayrý siyasi alanlara kendilerini var etmiþ insanlardýr sokaktan gelen bir ekiptir bandista Örgütlülüðe inanýrýz Örgütlülüðü savunuruz ama bandistanýn baðlý olduðu herhangi bir örgüt yoktur bir müzik kolektifi olarak bandista bir yan yana geliþtir konserde yaptýðýnýz konuþmalarý önceden hazýrlýyor musunuz konuþmalarýn bir temel hattý vardýr ama önceden ezberlenip hazýrlanmýþ deðillerdir hangi gündem ve tartýþmalar varsa bulunduðumuz yerde o durumlar üzerine söylenmiþlerdir Örneðin türkiyeye laf söylenmemelidir denmiþtir fakat söylenmelidir vurgulanmasý gerekir son konser verdiðiniz mekân selimiye camisinin st sophianýn yaný o konuda ne düþünüyorsunuz y orasý bizim için çok özeldir Çünkü orasý 2007de ulusun cenazesini kaldýrdýðýmýz yerdir dini açýdan kendinizi nerede bulursunuz dini protesto edilecek bir olay olarak görür müsünüz x din allahla kul arasýndadýr bizimle ilgili deðildir gülüyorlar herkesin kendi düþüncesidir biz kendi adýmýza konuþtuðumuzda ateistiz inanmayýz ama inanan inanýr bu bizim propagandasýný yapacaðýmýz bir þey deðildir y din aslýnda toplumsal bir örgütlenme biçimidir Öte yandan baktýðýnýzda selimiye camii yani st sophia cami olmadýðý o kadar aþikâr olan bir cami ülke olmadýðý bu kadar aþikar bir ülke tüm o kültürel baský tüm o deðiþtirme çabasý yani býrak cami olmasýn hem cami hem kilise olsun ne fark eder bu kadar mý zordur birarada yaþama meselesi ise bazý kurumlarýn bu kadar ayrý mý olmasý gerekiyor bu topraklarda kim yaþadý nasýl yaþadý lefkoþa surlar içinin genel haline bakýldýðýnda buraya neden sahip olmak istersin neden paylaþmak yerine sahip olmak istersin ki Üzerindeki izleri kurgulamak yerine neden kendi damganý vurmak istersin ki Çokkültürlülük mitinden ve romantizmden bahsetmiyoruz Çünkü Ýstanbulda çok yaþýyoruz bunu Ýstanbuldan bütün rumlarý kovmuþsun ermenilerin baþýna gelen zaten aþikâr ve þimdi oturmuþ Ýstanbul büyükþehir belediyesiyle 2010 kültür baþkentinde bizim ermeni komþularýmýz vardý þunu yaparlardý rum balýkçýlarýmýz vardý gibisinden konuþuyorsun fakat yok þimdi olmamasýnýn sebebi sensin çünkü Çokkültürlülükse eðer Ýstanbulda yaþayan milyonlarca kürt var köylerinden göç ettirilmiþler ve yaþamak için orada bulunmak zorundalar eðer merhaba çok kültürlülükse bizim Ýstanbulda kürt komþularýmýz da var bu ne olacak o zaman neden bunu vurgulamýyorsun da 100 yýl öncenin mitiyle bir þeyler anlatýyorsun bandistanýn sona ereceði bir gün var mýdýr y bandista ilk baþlarken þunlarý dedik tarihin bu noktasýna biz eylemimizi müzikal olarak yapmaya karar verdik bandista bir eylem biçimidir ne sonsuzdur ne kendinden menkul ve zorunludur sadece bir eylem biçimidir bazý eylem biçimleri kendini tamamlayabilir bundan doðal bir þey yok ya da biçim deðiþtirebilir bunun kadar da doðal bir þey yok bandista kadrosu dediðimiz þey sabit deðildir aksine her zaman örgütlenmeye inandýðýmýz gibi örgütlenerek geliþmeye de inanan insanlarýz bandista kolektifini geliþtirmek her zaman önümüzdeki hedeflerden biri oldu ki þu anda bandista icracý kadrosu 12 kiþiye çýktý bandista kolektifinde genel olarak lojistik ve somut planlý emek harcayan 30 kiþi kadar var ve onun dýþýnda kocaman bir âlem iþte o eylem biçimi kendini tamamladýysa tamamlayacaktýr x o gün diye bir þeye inanmýyoruz aslýnda Þu gün olacak her þey tamama erecek diye bir kurgumuz yok o kurgumuz olmadýðý için de edindiðimiz bir misyon yok ama bir þey bitebilir y belki çoktan bitti ve biz tarihi yanlýþ okuyoruz ve hâlâ doðru bir eylem olduðunu düþünüyoruz bunu da yine tarihle kurduðumuz temas gösterecek sürekli sorgulayan kendi kendini eleþtiren bir ekibizdir Önümüze ne koymuþtuk hangi eylemlerde ne yaptýk doðru ya da yanlýþ itibariyle deðil neye tekabül etti neyi besledi neyi güçlendirdi bunlar hep sohbetlerimizin konusudur ve olmak zorundadýr pazar 5

[close]

p. 6

6 pazar 21 aðustos 2011 pazar n roderick j orner norveçli ekspresyonist bir ressam olan edward munch un Çýðlýk tasvirinin bir dünya ikonu olmasý tesadüf deðildi hayatýmýzdaki deneyimlere dokunduðu gibi resimdeki çýðlýk bizimle birlikte yankýlanýyordu kelimelerden ve düþüncelerden uzakta o hepimizin bildiði hislerin bir aynasý 22 temmuz 2011 cuma gününden beri Çýðlýk ya da bilinen diðer adýyla korku norveç te ve sýnýrlarýnýn ötesinde hissedilen ani bir þoku güvensizliði ve kederi açýklýyor norveç te doða dramatik týpký havasý gibi Ülkenin güneydoðu bölgesinde görmeye alýþkýn olduðumuz bedenimizi ve ruhumuzu ýsýtan parlak günýþýðýnýn aksine oslo da yaðan daha önce görülmemiþ saðanak travmanýn uðultusuydu ve günlerce de öyle devam etti hafýzalar ateþli silahlarýn tekrar ve tekrar ve tekrar yarattýðý izlenimler ve duygularla birleþti saldýrýdaki Ýskandinav tanrýsý thor þoktaki bir milletin þiddetle çalkalanmýþ psikolojik durumunun yankýlanmasýydý norveç te daha önce hiç yaþamadýðýmýz bir dehþeti yaþýyoruz kelimeleri kapý eþiðinde gördüðümüzde onlarýn dehþeti ve zalimliðiyle yüzleþmeye hazýr deðildik uyandýrýlmýþ duygularýmýza þifa olmadý siyasetçiler üst düzey polis memurlarý medya ve travmada uzman profesyoneller karýþýklýk içinde bir düzen yaratmak için övgüye deðer bir çaba harcadý saðduyularý ve yol göstericileri sayesinde umut ve azmin beraber ayaða kalkabileceði þartlarý yarattýlar norveç bu en temel deðerleri sayesinde saldýrýnýn üstesinde gelecektir kelimelerini kaybetmiþ sessiz kederleriyle vakur olan topluluk ritüellerde ferahlýðý buldu Ýlk ayinler her þeyden önce özel ve kiþisel düþüncelere dalmak oldu Çiçekler ve yakýlan kandiller korkuya karþý bir meydan okumaydý pazar günü itibariyle halk en marjinal kesimin bile kucaklandýðý yeni ve güçlenmiþ bir ortak deðerler hassasiyet ve kararlýlýk temeli oluþturmak için çabalamaya hazýrdý biz norveç vatandaþlarý hâlâ yaþadýðýmýz travmalarýn etkisindeyiz hükümet merkezinin bombalandýðýný gördük 70 ten fazla genç aktivist öldü onlarýn öldürülmesinin nedeni siyasi görüþlerinden baþka bir þey deðildi bu travmanýn bir uyandýrma çaðrýsý olduðunu fark etmeliyiz bu týpký munch un resmindeki gibi özel bir ses bu bize bu nasýl olabildi hem de norveç te diye çýðlýk attýrýyor bu uyandýrma alarmý bizi üzücü ve sýkýntýlý ulusal gerçeklerle karþý karþýya getiriyor pastoral norveç in bizim görmezden geldiðimiz karanlýk yanlarý vardý daha fazlasýný görmeye zorlandýk ve bir kabusla yüzleþmek üzere uyandýrýldýk bu geçiþtirilirse geleceðimiz kabus olur bu tüm biz norveç vatandaþlarý hâlâ yaþadýðýmýz travmalarýn etkisindeyiz hükümet merkezinin bombalandýðýný gördük 70 ten fazla genç aktivist öldü onlarýn öldürülmesinin nedeni siyasi görüþlerinden baþka bir þey deðildi bu travmanýn bir uyandýrma çaðrýsý olduðunu fark etmeliyiz bu týpký munch un resmindeki gibi özel bir ses bu bize bu nasýl olabildi hem de norveç te diye çýðlýk attýrýyor bu uyandýrma alarmý bizi üzücü ve sýkýntýlý ulusal gerçeklerle karþý karþýya getiriyor pastoral norveç in bizim görmezden geldiðimiz karanlýk yanlarý vardý daha fazlasýný görmeye zorlandýk ve bir kâbusla yüzleþmek üzere uyandýrýldýk dünyada olduðu gibi norveç için de geçerli travmadan uyanma alarmý sakin deðil aksine yüksek bir çýðlýk munch un tuvalinden berraklýk ve derin bir çaðrý yayýlýr saðduyunun uyumasý canavarlarý yaratýr saldýrgan ve onun düþüncelerini paylaþanlar kendi dýþlarýndaki hayatlara tolerans göstermekteki baþarýsýzlýklarýný açýða vurdular hukuk süreci failin ruh hali suçluluk derecesi tanýyla ilgili klinik ve yasal tartýþmalarý doðuracaktýr hepsinin yalnýzca akýl hastasý bir adamýn davranýþlarý olduðunu söylemek krizi sterilize etmektir -norveç in on yýllardýr göz ardý edilen yakýn tarihindeki sað þiddet dirilttiði neo-nazi gruplar ve aþýrý milliyetçiler tarafýndan açýkça dile getirilen agresif tahammülsüzlük göz önünde bulundurulmalý fakat bu izansýzca kendimizi ya da milliyetimizi eleþtirmenin zamaný deðil bunun bir ülkenin toplumsal baþarýlarý ve materyal varlýðý nedeniyle sürekli kendiyle övünerek çirkinleþmesi kadar yanlýþ bir tutum olduðu söylenir gerçekler ne kadar acý rahatsýz edici can sýkýcý olursa olsun bu görmezden gelme tehlikeli ve zararlý bir sonucu getirdi bizler suçun bir parçasýyýz rahatsýz edici hatýralarýmýzýn önemini anlasaydýk aklýn ve düþüncenin deðerini daha çok gözetebilirdik hafýzamýzý yakýn tarihimizin olumsuz yanlarýnýn dönüþü harap edici etkileriyle kendini yeniden inþa ediþi karþýsýnda kontrol altýnda tutmakta daha uyanýk olabilirdik kimisi uluslararasý alanda da tanýnan norveçli psikologlar ülkelerinde saygý görürler bu kriz sürecinde hayatta kalanlarý ailelerini ve bir ölçüde tüm ulusu destekleyen psikolojik ilkyardým olumlu etkiler yaratmýþ gibi görünüyorsa da meslektaþlarýmýz travmanýn ardýndan halk nezdinde etkin bir profil çizemediler güncel krizler gösteriyor ki toplumsal alandaki dinamik profesyonel tartýþmalar istemsiz olarak bizi norveç toplumunun endiþe uyandýrýcý dip akýntýlarýna karþý körleþtirmiþ oyun yazarý henrik ibsen süregelen durumdaki uzun gölgeyi ortaya koyuyor ardýna saklandýðýmýz cephenin gerisindeki gerçeklere iþaret ediyor norveç the wild duck ýn vahþi Ördek gösterildiði ulusal bir dayanýlmaz acýlar sahnesi oldu hepimiz kendimizi bu sahnede görüyoruz kaçýnýlmaz olarak görmezden gelinen ahlaki dilemmalar yarattý maddeciliðimiz hümanizmden bir baþkasýyla ilgilenmekten bizi uzaklaþtýrýyor ulus duygumuz norveçlilik dýþlama ve azýnlýk gruplara karþý tahammülsüzlükle bir arada bulunuyor ve içerideki açgözlülüðümüz dýþarýda adaletsizlik yoksulluk ve ölüm doðuruyor Þimdi biliyoruz ki eðer bu zahmetli ulusal gerçekleri görmezden gelmeseydik daha iyisini yapabilirdik bu travmayla gelen uyandýrma çaðrýsý sadece norveç ve vatandaþlarý için deðil bu tüm dünya için böylesine þiddetle uyandýrýlmýþken özeleþtirilerimiz ulusal sýnýrlarla kýsýtlý kalmasý yeni bir trajedi doðurur Çoðumuz ulusal krizlerimizin her nüvesinin daha geniþ uluslararasý ve küresel alanlarda etkiler yarattýðýný hissediyoruz Þiddet dünyanýn pek çok yerinde yerel bir hastalýk ve bu çok uzun zamandan beri böyle oslo ve utoya nýn ardýndan dünya vatandaþlarý olarak sessizliðimizin bizi suça dahil ettiði iyice meydana çýktý bu yönde bir niyetimiz olmasa da daha önce hiç düþünmediðimiz veya kabul edemeyeceðimiz þekilde bizlerin de eli kana bulanmýþ durumda bu anlamda tüm dünya norveç üzerinde elle tutulur hale gelen kara bir bulutun altýnda yaþýyor kiþisel olarak ben bunu kabul edilmesi zor bir nokta olarak görsem de dürüstlüðün daha iyi bir araç olacaðýný umut ediyorum tüm bunlar norveç te olanlarýn ardýndan olumlu kalýcý miraslar yaratabilir aklýmýz kýþ uykusundayken dini toplumsal ya da ýrkçý köktenciliklerin geliþmesine elveriþli þartlarýn doðduðunu emsalsiz bir açýklýkla gördük sessizken hepimiz suçluyuz psikolog dr roderick j orner ýn norwegian psychological society derginde yayýmlanan yazýsýndan kýsaltýlmýþtýr

[close]

p. 7

21 aðustos 2011 pazar pazar 7 bir ordunun iki þeye ihtiyacý var düþman ve kadýn rela mazali Ýsrailli antimilitarist feminist 1967 de 18 yaþýnda askere gittim savaþ zamanýnda o dönemde Ýsrail de ne vicdani retçi ne de antimilitarist hareket vardý sadece memnuniyetsizliklerimiz vardý o yýl Ýsrail in kazandýðý zafer den dolayý mutlu olmadým tam tersine büyük bir tatsýzlýk hissettim.uzun süre bu duygular içimde dolandý ancak çok uzun süre açýk politik eleþtiri haline gelmedi benim bilinçlenmem 30 lu yaþlarýmda anne olduðum döneme denk geliyor kýzým dünyaya geldiðinde ona öðretmemi istedikleri þeylerin benim mutsuzluðuma sebep olan anlayýþlar olduðunu anladým kýzýma bu deðerleri aþýlamak istemediðimi gördüm bizlerden ebeveynlik yapmamýzý istiyorlardý ancak bu ebeveynliðin sonraki kuþaða aktarmasý gereken deðerler bizim kuþaðýmýzda memnuniyetsizlik yaratan deðerlerdi ben böyle bir ebeveynlik yapamayacaðýmý anladým ve bu sorgulama beni politik bir bilince taþýdý Ýþgal karþýtý hareket Ýsrail de 1980 yýlýnda baþlayan Ýþgal karþýtý hareket bizler için çok önemlidir Ýlk kez orada memnuniyetsizliklerimizi bir cümleye dökebildik düþman olmayý reddediyoruz dedik elbette sadece sloganlar deðildi burada ortaya çýkan ama bu cümle bizlere bir dayanak noktasý oldu Ýþgale katýlmayacaðýmýzý bunun devamý için çalýþmayacaðýmýzý söylemiþ olduk o zamanlar henüz antimilitarizm ya da vicdani ret gibi düþüncelere ulaþmamýþtýk sadece bizden yapmamýzý istedikleri þeyleri yapmak istemediðimizi söylemiþtik harekette çok farklý insanlar vardý çoðu kýrýk dökük cümlelerle ifade ediyordu kendini Ýþgale katýlmayý istemeyenler birbirleriyle konuþmaya baþladýlar herkes diðerinin ne hissettiðini anlýyordu vicdani retçi feminist hareket new profile Ýsrail deki antimilitarist vicdani retçi hareketimiz yeni profil new profile 2000 yýlýnda oluþtu biz iki okuma grubuyduk ve bir mekânda buluþuyorduk fark ettik ki kimse evine gitmek istemiyor herkes kalýp konuþmak duygularýný ve düþüncelerini paylaþmak istiyor 200-250 kiþi olduðumuzu fark ettik herkes gündelik hayatýn militerleþmesine bizlere zerk edilmeye çalýþýlan deðerlere karþý eleþtireldi sonra bir hareket olduðumuzu fark ettik ve antimilitarist vicdani retçi ve feminist hareketimiz yeni profil in varlýðýný kabul ettik biz hareketi kurmadýk bunun bir hareket olduðunu fark edip adýný koyduk yeni profil feminist bir hareket ve erkek üyelerimiz de var antimilitarizm ve feminizm bana birçok insan antimilitarizmle feminizmin ne ilgisi olduðunu soruyor oysa bir ordu nun iki þeye ihtiyacý var düþman ve kadýn düþmanýn varlýðý ordunun varlýðýný meþrulaþtýrýr bir düþman yoksa da yaratýlýr ordu korumasý ve kapatmasý gereken bir kadýn ýn varlýðýna da ihtiyaç duyar anavatan sözcüðündeki gibi ordu feminen olaný düþmandan korumak üzere harekete geçer biz ordunun varlýðýný meþrulaþtýran bu iki þeye de karþý çýkýyoruz feministler olarak kadýnýn korunmasý gereken zayýf ve itaatkâr bir varlýk olmadýðýný ortaya koyuyoruz antimilitarist bir düþünce biçimi olarak da hem düþmanýn varlýðýný kabul etmiyoruz hem de kendisini düþman üzerinden meþrulaþtýran ordunun varlýðýna hayýr diyoruz feminizm ve antimilitarizm birbirine bu kadar baðlý Ýsrail de askere alýnan kadýnlarýn yüzde 80 i cinsel tacize uðradýðýný söylüyor bu ordunun yaptýðý bir araþtýrmanýn sonucunda ortaya çýktý fakat bu kadýnlar þikâyette bulunmuyorlar silahlý erkekler hem bir düþman yaratýyor hem de korumayý vaat ettiði kadýný acizleþtiriyor onu araçsallaþtýrýyor hikâyelerimizin sesini kesmeye çalýþýyorlar bizler iþgal karþýtý olarak baþladýðýmýz bu yolda iþgalin büyük boyutta olduðunu fark ederek yürüdük reklamlarla televizyon programlarýyla bir evin düzenlenme biçimini bile bizlere aþýlamaya çalýþýyorlar düþmansýz yaþayamayan kadýnlarý acizleþtiren bir toplumu yeniden üretmemizi istiyorlar hikâyelerimizin sesini kesmeye çalýþýyorlar oysa memnuniyetsizliklerimiz neyi yapmak istediðimizi neyi yapmak istemediðimizi ortaya koyuyor sessizleþtirilen hikâyeleri dinlemek birbirimizin hikâyesini dinlemek geliþtirilecek olan politikanýn temel bileþeni hikâyelerimiz ortak alanlarýmýzý yaratýyor vicdani retçi türkiyeli erkeklere büyük saygý duyuyorum Ýnsanlar deðiþebilir yavaþ olur enerji ister ama deðiþir ben bunu gördüm Ýsrail de bir tarafta mecburi askerliði tartýþmayan politikacýlara kendini teslim etmiþ bir kitle var bir de bunu tartýþanla var vicdani retçi küçük bir azýnlýk olabilir ama insanlar her gün farklý yollar bulup askere gitmemeye çalýþýyor Özellikle eðitim bakanlýðý nýn yürüttüðü aðýr propagandaya raðmen yaþanýyor bunlar giderek saðcýlaþan bir devletimiz olduðunu söylememe bile gerek yok vicdani ret diye bir hak yok vicdani retçiler tutuklanýyor fakat türkiye de durum daha vahim burada çok daha uzun süre geçiriyorlar cezaevinde bütün bunlarý göze alan vicdani retçi türkiyeli erkeklere büyük saygý duyuyorum Çünkü Ýsrail de iki üç ay tutarlar sonra bir þekilde ordudan atmanýn yolunu bulurlar askerlikten soðutma olarak tanýmlanmýþ bir suç yok ama insanlarý askere gitmemeye ikna etmek gibi bir tabir kullanýyorlar hepimiz bu sebeplerle gözaltýna alýndýk soruþturulduk yargýlandýk Çok muðlak bir yasa bu istedikleri yöne çekebiliyorlar sonuçta bir þey çýkmasa da enerji emen süreçler bunlar yazmak hem kendi sesini hem baþkalarýnýn sesini duymaktýr baþkalarýnýn barýþ talep ederken karþý tarafa dönüþmemek için çok iyi plan yapýlmalý yoksa gerçekten tehlikeli direniþlerin her zaman kahramanlara ihtiyacý olduðunu biliyorum ama ben kahraman istemiyorum o kendilerini feda eden kahramanlýk kalýbýný kýrmak istiyorum bazen baþka yolu yoktur ama çoðunlukla da vardýr benim için sanat da yazmak da aktvizm aktivizm yazý ve sanat için çok fazla malzeme saðlýyor biz feministler hep kiþisel olanýn politik olduðunu söyleriz benim için yazmak sesleri duymaktýr baþkalarýnýn sesini kendi sesini bu yazý geçtiðimiz haftalarda kültür ve siyasette feminist yaklaþýmlar dergisinin konuðu olarak türkiye de bulunan Ýsrailli antimilitarist feminist rela mazali nin bianet.org ve radikal de yayýmlanan söyleþilerinden derlenmiþtir

[close]

p. 8

8 pazar 21 aðustos 2011 pazar aziz þah mihri bellinin mirasý aþamacýlýk türk solu stalinizm milli demokratik devrim milliyetçilik-enternasyonalizm ikilemi 12 eylüle karþý direniþ giriþimi kürtler vardýr Ýlk gençliðimin idolü mihri belliyi kýzýl bayraða sardýlar ve gömdüler bir dönem bitti o dönemden elimizde vedat türkali kaldý türkiyenin ikinci kuþak komünistlerinden kapetan kemal Ýspanya iç savaþýna uluslararasý tugaylarla katýlmak istediðinde yaþý küçük diye kabul edilmemiþ 1940larda amerikan komünist partisi hücresinde yer alan 20 yüzyýlýn uzun tarihi bitti bu yazýyý yazmak benim için zor olmasa da okur açýsýndan yazý bittiðinde niye yazýldý ki bu yazý sorusunu içinde barýndýracak bir duruma dahilim þu anda mihri belliye hayranlýðýmla onu reddetmem insan ömrü açýsýndan kýsa bir döneme tekabül eder bundan 5-6 sene evvelinde ona hayrandým bugünse bir mitoloji kahramaný kadar uzaðýmda herþeye raðmen mihri belli öldü cümlesi birkaç sene evvel duyduðum mahmud derviþ öldü cümlesi kadar aðýrdýr benim için mihri belli bir çeliþkiler adamýydý aslýnda söyledikleriyle yaptýklarý çoðu zaman bir birini tutmadý bu yüzden ona kýsa bir zaman diliminde hem hayrandým hem de reddettim ustayý Özellikle milliyetçilik bahsinde öyle bir tutumu var ki bu sözleri eden adamýn ne iþi var yunan iç savaþýnda deyesi gelir insanýn iþte mihri belliyi kapetan kemal yapan bu çeliþkiydi kemalizmi milliyetçiliði/yurtseverliði idealize eden ve aslýnda hakikatteki karþýlýklarýndan baþka bir þekilde muamele eden bir yerde durdu kendi içinde tutarlý ama kavramsal zeminde pratikte ve býraktýðý miras itibarýyle çeliþkili bir yerde durdu kaptan hele ki kürt sorunundan çok baþka bir yerde durdu kürdistana sömürge demekten çekinmedi pkk ile arasýna duvarlar da koymadý tam aksine dirsek temasýnda oldu kürt devrimi ile türkiye devrimini bir bütün olarak gördü kemalizme karþý çýktýðýný sanan milliyetçiliði yerden yere vuran sol liberaller kürtler söz konusu olduðu zaman nasýl en azýlý kemalist en kanlý devlet ve en uslanmaz milliyetçi oluyorlarsa yeni tür inkâr ve asimilasyon politikalarýyla ortaya çýkýyorsa bu sol liberal aydýnlar milliyetçilik ve enternasyonalizmi kardeþ gören mihri belli de bir o kadar kürt oluveriyor kürt devrimini konuþurken bu yazýda benim dert edindiðim nokta bir asrý uzun uzun yaþamýþ bir komünistin anýlarýndan çok fikriyatýna ve geride býraktýklarýna dairdir kaldý ki ustanýn anýlarýný okuyan ona hayran kalmamazlýk edemez fikriyatta geriye kapitenos kemalden ne kaldý sorusunu sorduðumuz zaman cevap çok aðýrdýr hakkýný yememek ve birçok noktayý göz ardý etmemek için yavaþ yavaþ cevaplayalým zira bir gazete yazýsýnda bir asýrlýk ömrü yazmak haddimiz deðil hele ki çeliþkiler yumaðý mihri belliyi vatan ulus yurtseverlik ve enternasyonalizm kavramlarýný iç içe geçirerek kullanan ve yurtseverlik-enternasyonalizm düzleminde bile hiçbir zýtlýk görmeyen hatta leninin yaptýðý gibi vatan savunmasýna karþý çýkarken milli gurur iyi þeydir milli gurur insaný sosyalizme götürür diyen bir mihri belliden bahsediyoruz oysa milli gurur insaný faþizme götürür bu yüzden mihri belliyi biraz da þöyle tanýmlayabiliriz kendinden baþka kimse mihri belliyi anlayamaz Çünkü eðer mihri bellinin sürekli dile getirdiði görüþlerle propaganda çalýþmasý yürütürseniz çok çok elinizde ulusalcý bir kesim toplanýr Çeliþkiler adamý diyorum mihri belliye bu yüzden Örneðin ergenekon davasý konusunda þöyle bir yorumu vardý yeni harman dergisinde doðu perinçek zaten dev-genç içindeki zengin çocuklarýný çevresine toplamýþtý yine yeni harmanda bir yazýsýnýn baþlýðý þöyleydi anti-kemalist devrim sürüyor tamam da tüm bu çeliþkiler nerden geliyor türkiye solunun resmi tarihini oluþturan üç tarz-ý siyasetten biri olan milli demokratik devrim mdd teorisinin babasýydý mihri belli tuhaf olan ise yukarda alýntýladýðýmýz ve aþaðýda da alýntýlayacaðýmýz bir çok sosyal-þoven görüþünün kürt sorununa kürtlerin cephesinden bakmasýna engel olmamasý ama bu durum hep böyle deðil çünkü geride býraktýðý miras kendisi kadar saðlýklý davranamamýþtýr ardýnda aþamacý ve sosyal þovenist bir mdd geleneði býraktý mihri belli sürekli devrim çizgisinin bilinmediði bir türkiyede demokratik devrim ve sosyalist devrim kutuplaþmasýnda demokratik devrimin baþýný çekti mihri belli türkiye solundaki kutsal bölünme böyle baþladý emperyalizmin basýncý altýndaki azgeliþmiþ bir kapitalizmde cumhuriyet emperyalizmle uzlaþma rejimi olarak ortaya çýkmýþken demokratik devrim hiç bir zaman tamamlanamazdý ama mddci akýl aþamacý olduðu için sosyalist devrimin ön koþulu olarak demokratik devrim aþamasýný kendi önüne koydu Ýþte hendek iþte deve dedi tarihi bir kýsýr döngüye hapsetti olan biten kýsaca stalinizmdi daha bir yýl öncesine kadar birikim dergisine baktýðýnýzda kýsacasý sol liberallere baktýðýnýzda anti-stalinist olduðunu iddia eden bu kesimler hala türkiyede burjuva demokratik devriminden bahsetmektedirler dergiyi düzenli okumadýðým için bilemiyorum akp devrimi tamamladý mý tamamlamadý mý ama iþte mihri bellinin yaptýðý budur birikim gibi aþýrý bir örnek olan kesimin iliklerinde bile bugün demokratik devrim tamamlandý mý sorusu varsa bir türlü hendekler atlanamýyorsa türkiye solunun resmi tarihini yazan mdd baþarmýþtýr demek ki nail satlýganýn sözleriyle mihri belli yön dergisiyle stratejik bir ittifak içine giriyor daha sonra da giderek yükseliyor kalabalýklaþýyor bu hareket tÝpi ele geçirme raddesine geliyor sýnýrýna geliyor bu yüzden bir takým þiddet hareketleri uygulanýyor sonuç olarak tÝpi ele geçiremiyorlar ama tÝpin iþlevini büyük ölçüde sekteye uðratýyorlar devrimci marksizm kasým 2006 kutsal bölünme dediðimiz iþte tam da böyle baþlýyor aslýnda iþin bir de tÝpin cazibesini kaybetmesi üzerine mihri bellinin çekim gücünün güçlenmesi noktasý var c kýrala göre tÝp o tarihte gençliðin kucaklayýcý belki daha cesur bir politika izleyebilmiþ olsaydý m bellinin çevresine hiç giden olmazdý demiyorum ama gençliðin ana gövdesi tÝp çevresinde kalýrdý mihri tarihsel bir isim olarak cazipti sihirli bir isimdi bu m belli olmayabilir bir baþkasý da olabilirdi arkadaþý öldürülüyor onun heycanýný parti binalarýna hapsetmeye uðraþýyor bir tÝp var pasifist bir de yunanistan iç savaþýnda savaþmýþ yanaðýna yara almýþ bir m belli efsane o yüzden de gençliðin o gençlik heycanýný da tatmin edeceðini zannediyordu oysa m belli o tarihlerde dünya komünist hareketine denk düþen hiçbir þey söylemedi gençlik m bellinin çevresine uygun bir ortamý orada bulacaðý için o çevrede toplandý aktaran naciye babalýk türkiye komünist partisinin sönümlenmesi Ýmge kitabevi bu baðlamda sungur savranýn o dönemi teorize etmesi anlamlýdýr 12 martýn bir cuntalar savaþý olarak okunmasýnýn gerekçesini oluþturan 9 mart cuntasý da dönemin gerilla hareketleri de sýnýf mücadelesinin yükseliþinin ürünlerinden baþka bir þey deðildir Ýlki mücadelenin küçük burjuva radikalizmi tarafýndan evcilleþtirilmesi ve kanalize edilmesi yolunda bir çabadýr ikincisi ise sosyalist mücadelenin gençlik içinde bulduðu yankýnýn sivri ucu türkiyede sýnýf mücadeleleri cilt 1 yordam kitap son tahlilde mihri belli de 15-16 haziranýn öncesinde ve sonrasýndaki sýnýf mücadelesi ikliminden kaynaklý sivrilmiþtir tarihin trajedisi olarak ise 15-16 haziraný yaratan iþçi sýnýfýný görmezden gelerek hep silahlý yolu ve devrimci subaylar yolunu ya da

[close]

p. 9

21 aðustos 2011 pazar pazar 9 1941de bulgar sýnýrýnda sýnýrýn ötesinde nazi kuvvetleri vardý gelenekleri olan orduyu tercih etmiþtir aþamacýlýðýn avrupa birliði karþýsýnda aldýðý tutum da ilginçtir Çünkü yürüyen merdivende hep yetiþemedikleri bir muasýr medeniyetler seviyesi vardýr bu da kapitenos kemalin kemalistliðindendir mihri belli ben türkiyeye yakýþan ezilen ve sömürülen halklarýn kurtuluþ bayraðýný yükseltmektir bunun için natodan çýkýlmalý abd ve Ýsrail ile üçlü askeri ittifak feshedilmeli Ýncirlik kapatýlmalý ve irakýn her geçen gün bombalanmasýna son verilmeli ayrýca imf dünya bankasý gibi emperyalizmin mali kurumlarý ile anlaþmalara son verilmeli kýsaca tam baðýmsýzlýk gerçekleþtirilmeli desem hiçbir yurtsever buna hayýr diyemez böyle bir durumda kimse abye girmenin lafýný bile aðzýna almaz ancak bu beyan bir özlemin ifadesidir bir siyasetin hiç deðilse yakýn gelecekte uygulanabilir bir siyasetin deðil türkiye-ab iliþkileri bu yaklaþýmla ele alýndýðýnda abd-Ýsrailtürkiye üçlü askeri ittifaký ile avrasya komplosuna gýrtlaðýna kadar batmýþ türkiyenin abye girmesini emperyalizme teslimiyet olarak nitelendirmek statükoyu savunmak gibi geliyor bana abye girmekle demokrasiye ulaþýlacaðý iddiasý elbette ki gülünçtür ve egemenlerimiz bize her zaman iki ucu kirli deðneði seç diye dayatmýþlardýr ama öte yandan ab üyeliði türkiyenin hareket serbestliðini bir ölçüde artýracaktýr aktaran temel demirer-sibel Özbudun akýntýya karþý Ütopya yay burda sorulmasý gereken tek soru abye girmenin gerekçesi olan hareket serbestliðinin bir ölçüde artmasý kimin hareket alanýný artýracaktýr tc burjuvazisinin mi Ýþçi sýnýfýnýn mý kürt sorunu kadar ab sorunu da solun turnusol kaðýdýdýr yoldaþ sungur savranýn deyiþi ile belirleyici olan ab ile müzakere mi mücadele mi yüzyýllýk çýnar müzakereyi tercih etmiþtir ya da türkiye solunun en hassas turnusol kaðýdý olan kýbrýs konusunda durduðu yer ne idi milli demokratik devrimcilerin o dönemin turnusolu sol açýsýndan türkiyenin kýbrýsa müdahalesine karþý çýkmakla müdahaleyi desteklemek arasýndaydý ant dergisi dýþýndaki sol ise mdd tÝp vd müdahale taraftarlarýydý bu müdahale ise milli bir politiyaydý bu tür sola göre nato ordusu ile natoya karþý milli politika yapacaklardý ayrýca serpil Çelenkin vurguladýðý üzere kýbrýsý türkiyenin milli davasý olarak tanýmlamak gibi milliyetçi temalarýn sýkça rastlandýðý mddnin kýbrýs söyleminde de tÝp gibi askeri müdahale savunulmaktaydý bununla birlikte tüm sol gruplar gibi 1995te Ýspanya gazileri derneði baþkaný per eriksson ile 12 eylülden sonra uzun yýllar Ýsveçte yaþayan mihri belli Þehitler anýtý la manonun önünde sapmadý çizgisinden yurtseverlik konusunda bir insan sürgüne gider yeni ülkelerde yaþar yeni yaþantýlara dahil olurken deðiþmemek için özel bir çaba mý harcar ki 1969da yazdýðý yazýnýn aynýsýný 1994te de yazar belki kendini inkar etmediðinden bu kadar hatýrý geçmiþtir tarihe ama bana kalýrsa hatanýn da yanlýþ bilincin de defolu tarihin de neresinden dönersek kazanýlacak bir hayattýr milliyetçiliðin azý seni enternasyonalizmden uzaklaþtýrýr milliyetçiliðin derini seni enternasyonalizme götürür enternasyonalizmin azý seni milliyetçilikten uzaklaþtýrýr enternasyonalizmin derini seni milliyetçiliðe götürür aydýnlýk 7 mayýs 1969 hatta iþin tuhafý enternasyonalizm kelimesinin nasyon kelimesinden türediðini yani ulus gerçeðinden çýktýðýný ileri sürer gurbetten notlarda ki ayni yazýya baþlarken vurgu noktasý öteki halklarýn ulusal deðerlerine saygýyý emreden ve þovenizmin reddi olan yurtseverlik temasý üzerindedir yýllar önce alman emperyalizmi üzerine yazdýðým hatta dünya kupasý ve almanlarýn bayrak fetiþizmi üzerine bir yazýda az-yurt sevgisinin ya da azmilliyetçiliðin de kontrol dýþý olduðunu bir noktadan sonra sallanan o bayraðýn kendisini afganistanda lübnanda savaþ filosunun tepesinde ya da þehit cenazesinin üzerinde bulduðuna þahit olmuþtum hem dünya kupasý vardý elde bayrak futbol fanatizmi vardý hem de merkel yeni birlikler çýkarmýþtý afganistana lübnana da filo yola çýkmýþtý az-yurt sevgisi çok yurt sevgisine dönüþürdü hatta milliyetçiliðin derini türk solu dergisine dönüþürdü bugün lanet okuduðumuz ýrkçý-kafatasçýfaþist türk solu dergisi de mihri bellinin derin milliyetçilik nutuklarýndan nasibini almýþtý milli gururun dik alasý vardýr türk solunda kemalizmle sosyalizm arasýnda aþýlmaz duvarlar yoktur atatürkün en büyük çabasý genç kuþaklara türk milli gururunu telkin etmek olmuþtur milli gurur iyi þeydir milli gurur insaný sosyalizme götürür en saðlam sosyalistler o yoldan gelmiþtirler sosyalizme bir adamda gerçek milli gurur varsa korkma ergeç temel ilkelerde birleþirsin onunla bizim delikanlýlýðýmýzda biz bir türk dünyaya bedel ne mutlu türküm diyene sloganlarýný ciddiye alan bir kuþaktýk 5 aralýk 1968de siyasal bilgiler fakültesinde verilen konferanstan mihri belli hiç kusura bakmasýn ezen ulus milliyetçiliði ve ezilen ulus milliyetçiliði bahsinde türk milliyetçiliði ezen ulusun milliyetçiliðidir ne 1915i ne dersimi ne 6-7 eylülü unutmadýk onlarý yapanlar da derin yurt sevgisine sahip türklerdi Özetin özeti enternasyonalizm ulus kavramýndan türemez enternasyonalizmin kelime anlamý dünya devrimi partisidir yani vakti zamanýnda komünist partilerin bugün ise çeþitli geleneklerden devrimci partilerin birleþtikleri çatý örgütleridir enternasyonal mihri bellinin teoride ýsrar ettiði birçok noktayý aslýnda kendisi de pratikte inkar etmiþtir eðer gerçekten milli gururu olsaydý kaptanýn türkiye emekçi partisi kürtçülükten yargýlanýp kapatýlmazdý kaldý ki önce kemalist rejimin yaptýðý katliamlarý toplu sürgünleri ve asimilasyonu vurgulayýp daha sonra da kemalist olmayý bir onur meselesi atfeden mihri belli için tüm bu çeliþkiler þansýzlýk mýdýr desem pkknin türkiye tarihindeki yerini selamlayan mihri belli ile savaþ karþýtý mihri belli ile milli gurur sahibi derin milliyetçi mihri belli arasýnda daðlar kadar fark vardýr milli gurur insaný faþizme götürürken enternasyonalizm insaný ezilen halklarýn yanýnda olmaya götürür kapetan kemalin ana-sorunu buydu bütün çeliþkileri bir arada taþýdý tüm bunlarýn yanýnda 12 eylülden sonra ayakta kalan iki örgüt ile faþizme karþý direniþ cephesini kurmak için uðraþan da mihri belli idi ki tüm bu çabalarýn ortasýnda ankaradaki evine baskýn yapýldýðýný öðrenir ve sürgüne çýkmak durumunda kalmýþtý bu iki Örgüt dev-yol ile pkk idi ki dev-yolun yurt dýþý liderliðinin bu iþe yanaþmadýðýný ve 12 eylüle teslim olduklarýný belirtir kaptan yanýnda bir tek kuruluþ aþamasýnda olan pkk kalýyor bu yazýyý bir ölünün arkasýndan neden mi yazdým mihri bellinin mücadelelerle sürgün ve iç savaþlarla dolu hayatýna saygý duysam da kaptaný sevsem de put perestliði sevmediðimden onun mirasýný göstermek hafýzalarý tazelemek 68liler için de yapýlan ikon törenlerine dahil olmamak için yazdým mihri bellinin bütün hatalarý türkiye soluna dahildir ama bütün sevaplarý dahil deðildir keþke biraz da sevaplarýný almýþ olsaydý mihri belli kadar olsun enternasyonalist olmaya kalkýþsaydý türkiye solu keþke kaptanýn efsaneleþmiþ tercüme bürosu meraðý ve çabasýný bugün de bilgiye ve teoriye hâlâ aç türkiye solunun okuma yazmasý olmayan solcularý hatýrlasa sol yayýnlarýnýn kapýsýndan içeri girilirdi mihri belli bir masada oturur kitabý okur ve spontan tercüme ederdi biri de daktilo ederdi bir masada da sevim belli tercüme yapardý türkiyede marksist klasikler böyle çevrildi hatasýyla sevabýyla kapetan kemal gemi gitmeye devam ediyor sen giderken yunan iç savaþý sürüyor hâlâ bu grup da silahsýzlandýrýlmýþ ve üslerden arýnmýþ federatif ve baðýmsýz bir kýbrýs devletinin kurulmasýný desteklemekteydi solun merceðinden dýþ politika daktylos yay enosise karþý çýkmanýn natoya karþý çýkmak olduðunu enosise karþý çýkmanýn amerikaya karþý çýkmak olduðunu üslere karþý çýkmanýn milli bir politika olduðunu vb bir retoriði deðiþtirip deðiþtirip baþtan söyleyen mdd natoya nato ordusu ile karþý çýkacaktý Çünkü mihri belliye göre tsk gelenekleri olan bir kurumdur asker-sivil bürokrat zümre bir geçmiþin bir geleneðin temsilcisidir bu geçmiþte örneðin bir Çanakkale var dünya tarihinin ilk baþarýlý milli kurtuluþ savaþý var yön 5 aðustos 1966 ya da türkiyede henüz milli geleneði olan bir ordu vardýr halktan gelme bir ordu var bunu kolay kolay deðiþtiremezler diye yazar türk solunda 04.02.1969dan aktaran haluk yurtsever yükseliþ ve düþüþ yordam kitap ergun aydýnoðlunun iþaret ettiði baþka bir nokta var türkiye solu 19601980 kitabýnda baþka ülkelerin mdd hareketleri mdd türkiyeye has bir durum deðildir suriyede baas irakta irak komünist partisi mýsýrda cemal abdül nasýr kýsacasý mdd sýrtýný orduya milli burjuvaziye yaslamaksýzýn var olamaz bu yüzdendir mihri belli þöyle yazar türk kamuoyunca asýl yadýrganan þey yabancý telkinleriyle yoksulluk denizi içinde refah adacýklarý yaratma ve bu yoldan ordu ile türk halký arasýnda uçurum açma yolunda çabalardýr yön 5 aðustos 1966 Ýlk gençlik günlerimde yerellikevrensellik düzleminde boþ yere kafa yorarken anlamlý bulduðum ama daha sonralarý enternasyonalist hareketin içinde yer almaya baþladýðým dönemlerde ne kadar boþ gereksiz hatta zararlý olduðunu anladým yurtseverlik bahsinde ýsrarý mihri bellinin en þanssýz yönüdür hele ki lenini gerçekten anladýktan sonra savaþta kendi ülkesinin yenilgisinin aslýnda kendi ülkesinin burjuvazisinin yenilgisi olduðunu anlamak kolay olmamýþtýr dünyanýn birçok ülkesindeki komünistler için bu baðlamdadýr ki yurtsever-alman sosyal demokratlarýnýn kurþuna dizdiði karl liebnecht gerçek düþman kendi yurdunda demiþtir burjuvaziyi kastederek yurtseverlik de savaþlarda devrime karþý olmak için icad edilmiþ bir kavramdý rosa luxemburgun bu bahiste bir sözü vardýr savaþ zamaný rafa kalkacaksa barýþ zamaný enternasyonalizmi ben ne yapayým bu yüzdendir ki rosanýn yoldaþlarý 1 dünya savaþý sýrasýnda savaþý durdurmak için metal-silah sanayinde ve trenlerde greve gitmiþtir kaptan kemalde beni þaþýrtan ise 1960lardan bugüne mütemadiyen hiç

[close]

p. 10

10 pazar 21 aðustos 2011 pazar aklýma franz kafka nýn gözlemlemekle ilgili bir sözü geldi gözlemleyen insan hayatýn içindedir insanlarla kaynaþýr rüzgârý takip eder öyle biri olmak istemem manasýnda bir sözdü acaba kafka eserlerini saðlýðýnda piyasaya sunsaydý bu kadar meþhur ve mühim olur muydu Öncelikle kafka ve piyasaya sunmak ý ayný anda düþündüðüm için hafiften bir tiksinti duydum ama hemen geçti neticede o da bir insan o da para kazanýp zigon sehpa almak isteyebilir kafka çok güzel kafa karýþtýrýyordu ve bu da rahat battýðýnda bana iyi geliyordu ben eðer Ýskoç içki viski üreticisi olsam kafa patlatýp marka konumlandýrmasý yapsam þiþesine ayrý özen içkisine ayrý özen gösterir içindeki viski bittikten sonra þiþenin içine su doldurulacak þekilde düzenlerdim molehiyanýn yanýnda dururdum balkonda tekrar tekrar doldururlardý þiþemi tekrar tekrar kullanýrlardý hatta evinde içki içmeyen kadýnlar içki içen kocasý olan bir kadýndan þiþe isterlerdi demek ki ben insanlara her þekilde hizmet ediyorum Ýskoç içkisi üreticilerini bu þekilde hayal etmemin tek sebebi sineksiz bir mekanda bulunmam ve ayrýca havanýn hafiften esintili olmasý ve balkonda yatak iskemlesi olmasý Ýçimi 15-20 saniyeliðine kasýp kavuran ani mutluluktan þiþe ile baðlantý kurdum Çok mu monotonum diye sormadan edemedim ama bir yandan da sevindim aþklý-meþkli bir hayal kursam tamamen sinir bozucu bu sýcakta aþk düþün sevgili düþün yaþanmýþlýklarý yaþananlarý yaþanacaklarý düþün peee en güzeli karþý komþunun belki de benden çok sevdiði coni þiþelerini düþünmek bulunduðum ortam bana yeni olduðundan ve bir müddet bu balkanda bulunmak zorunda olduðumdan etrafý gözlemleyip analiz yapayým dedim hemen aklýma franz kafka nýn gözlemlemek ile ilgili bir sözü geldi gözlemleyen insan hayatýn içindedir insanlarla kaynaþýr rüzgârý takip eder öyle biri olmak istemem manasýnda bir sözdü sözü tam arayýp bulmadým sadece aklýmda kalaný yazdým zaten bence çeviren adam da birebir çevirememiþtir etrafý gözlemlemeden önce kafka yý düþüneyim dedim acaba saðlýðýnda bu eserleri piyasaya sunsaydý bu kadar meþhur ve mühim olur muydu Öncelikle kafka ve piyasaya sunmak ý ayný anda düþündüðüm için hafiften bir tiksinti duydum ama hemen geçti neticede o da bir insan o da para kazanýp zigon sehpa almak isteyebilir bu da onun en doðal hakký kafka çok güzel kafa karýþtýrýyordu ve bu da kafamýn karýþmak istediði zamanlarda yani rahat battýðýnda bana iyi geliyordu bir nevi otomatik kafa karýþýklýðý kafka yý kendi halinde býrakýp televizyonda izdivaç izleyen yandakine bakýyorum kadýn mutlu Ýzdivaç a düþmüþ hande ataizi ortalama mutlu televizyon mutsuzdu televizyonun tekerlekli sehpasýndan hiç bahsetmiyorum bile ne kadar pratik olursa olsun bence çok çirkin onun hakkýnda negatif düþüncelerimi kafamdan atamýyorum seni hiç sevmiyorum tekerlekli televizyonluk tekerlekli sehpayý da hiç sevmedim tekerlekli saksý altlýðýný da hepiniz çok kolaycýsýnýz Ýzdivaç ta kadýn haykýrýyor kocam askerden çýktýðýnda benim kadýnlýðýmý istiyordu kadýnlýk delisiydi yemek-yatak yemek-yatak yemek yatak gecede 5 kez yýkandýðýmý hatýrlýyorum o yüzden bir sonraki kocam benden kadýnlýk istemesin hemen kafa içi sorularýma baþladým her iliþki sonrasý yýkandýðýný belirterek temiz-pak bir insan olduðunu mu anlatmaya çalýþýyordu bunun için mi stüdyodaki konuklar tarafýndan takdir edildi hande ataizi ile ayný iþyerinde çalýþmak zorunda kalsam hayat benim için kimbilir nasýl olurdu son sorumundan o kadar ürktüm ki hemen konu deðiþtirme ihtiyacý hissettim ayaklarýmý izlemek çok sýkýcý geldi ortalýkta cýrcýr öten böceklerden de vardý ki ben buna þeher böceði derim Çocukken þeher demek doktor muayenesi otobüs þeherde su yoktur ve doktor muayenesinde beklerken duyulan cýrcýr böceði sesi demekti cýrcýr böceði aslýnda çok büyük bir misyonu üstleniyor görevi oldukça büyük ben yaz ým diyor ilk baþta haberin olsun beni duyduðun yerde sýcak var kemiklerin ýsýnýr hem limonata olmalý bir taraflarda yaz benimle gelir benimle gider diyor cýrcýr böceðine inceden saygý duyup onu övmek istedim ama bir yere kadar yandaki evde 1-2 adet ergen olduðunu tahmin etmiþtim ama ergenliðin had safhalarda olduðunu bu mecburi balkon sefasýnda öðrendim radyonun sesi açýktý öncelikle 84 grubunun sensizlik beni böyle yensin mi tek baþýma yollarda beni böyle bulsun mu hayýr olamaz þarkýsý çaldý ardýndan emre aydýn taklidi bir grup gencin aðlamaklý þarkýsý ve sonra da emre aydýn ýn kendisi çýktý hepsi de hepimizi çok aðlatmak isteyen insanlardý onlar istiyordu ki bizim genç ve güzel sevgilimiz olsun ve bu genç ve güzel sevgili durup durup bize kapris yapsýn küssün naza çeksin ve biz de hiç iþimiz yokmuþ gibi bütün gün sevgilimizi düþünelim iliþkimize aðýt yakalým ve baþýmýz her sýkýþtýðýnda bu arkadaþlarýn þarkýlarýný dinleyip onlarla hüzünlenelim Çok acayip bir hayal dünyasý olmalý bu insanlarýn hayal dünyasý deðil de hedefleri çok pisti ergenin dördüncü þarkýsý da farklý deðildi allah sabýr eylesin de tez vakit ergenlikten çýkasýn diye ona dua ettim Ýþi zordu hemen yan evde her iþten anlayan adam vardý ki o da yaz mekanlarýnýn olmazsa olmazýydý bir fikirsel olarak her þeyden anlayan adam vardýr bir de iþ konusunda herþeyden anlayan Ýkincisi daha kullanýþlýdýr kýrýk dökük ne varsa tamir eder masrafýný çýkarýr ama bu adam sanýrsam ikisini harmanlamýþtý cepli bermuda þortlar giyiyor o ceplerde inþaatla ilgili olduðu belli olan çekiç gibi eþyalar taþýyordu diðer komþusuna akýl veriyordu akýl alan komþu daha memur tipli haftasonu kafasýný daðýtmak için buraya geldiði belli bir adamdý fakat çok pis bir geyiðin içine istemeden girmiþ bulunduðundan yaklaþýk 7 dakika boyunca herþeyi onaylamasý gerekliydi o fayans diyor memur abi kafa sallýyordu böyle böyle kapý çaldý benim de balkon gözlemlerim bitti Ýçeriye girerken johnnie þiþesiyle göz göze geldik aklýndaki herþey benimle baþladý dedi fýsýldayarak 70 ekran koca cüssesiyle kükredi týkalý damarlara son organik damar açýcý kapsül ile týkalý damarýnýz kalmasýn allahým lütfen damarým týkanmasýn týkansa da bu koca kafalý 70 ekrandan medet ummayayým diyerek içeri geçtim ve kapýyý açtým halil aða cypaibo@gmail.com

[close]

p. 11

21 aðustos 2011 pazar pazar 11 fÝlm Þu hayatta insan en çok sevdiklerini acýtýr en derin yaralar ailede açýlýr kabuk tutsa bile kanar hikâye içten içe aþký aramadan evvel düþün bir ya benden nasýl bir âþýk olur Ýnsanýn sevdasý karakterinin yansýmasýdýr sen kavgacý isen ha bire öfkeli aþký da bir cenk gibi yaþarsýn gönlü pak olanýn sevgisi de saf olur Þu hayatta insan en çok sevdiklerini acýtýr en derin yaralar ailede açýlýr kabuk tutsa bile kanar hikâye içten içe attýðýmýz her adým yaptýðýmýz her iþte kendimizi yansýtýrýz budur çözülmesi gereken bilmece dünyaca üne sahip elif Þafak Ýskender adlý son romanýnda fýrat tan baþlayýp londra ya kadar uzanan bir masal anlatýyor toplumun erkek çocuða yönelik bakýþ açýsýný aslýnda en çok incittiðimiz kiþinin en sevdiðimiz kiþile rolduðunu ve en büyük yaralarýn ailede açýldýðýný söylüyor Özellikle türkiye de kitabýn kapaðýnýn çok ses getirdiði bu günlerde elif Þafak erkek görünümü diye sýnýflandýrýlmýþ o bilindik imajla okuyucularýnýn karþýsýna geçiyor Çok tartýþma yaratan kapak hakkýnda ise daha önce bir kadýn yazar erkek kahramanýn kýlýðýnda kitabýnýn kapaðýnda yer aldý mý bilmiyorum ama 1,5 yýldýr hep Ýskender olmanýn nasýl bir þey olduðunu düþündüm ister istemez Ýskenderleþtim diyor aa muhabirine belirttiðine göre elif Þafak kitabýndaki baþka karakterler olmasýna raðmen en fazla Ýskender rolünü üstlenmekte zorlandýðýný anlatýyor kitabýnýn kapaðýný bir kadýn yazar olarak kendisini erkek karakterin yerine koymanýn ve bu deðiþimin simgesi olarak belirtiyor kitapta Ýskender karakterinden erkek gibi davranmasý aðlamamasý olduðu insan deðil de olmadýðý bir þeye soyunmasý isteniyor neredeyse buna mecbur ediliyor elif Þafak ailemizden baþlayan ve hayatýmýz boyunca süregelen bir erkeklik ve kadýnlýk kostümü giydirildiðimize inanýyor bu noktada da çocuklarýn çok incindiðini de belirtiyor Özellikle kitabýnýn en önemli karakteri Ýskenderin zaman içerisinde daha serseri ve býçkýn birine dönüþtüðünü anlatýyor elif Þafak ýn sözleriyle Ýncine incine incitmeyi öðreniyor Ýnciten insaný da anlamak için nerede incindiðinin önemli olduðunu vurgulayan elif Þafak ýn diðer kitaplarý gibi bu kitabý da okumaya deðer doðan yayýncýlýk tan çýkan Ýskender i khora kitap cafe de de bulabilirsiniz Ýskender ali Þahin pek çok hayranýnýn benim de dahil olduðum daha doðmadýðý yýllarda sinemaya girdi türkân Þoray bir yýldýz doðuyor öyküsüne çok uygun bir þekilde baþlayan sinema yaþamý aslýnda baþlý baþýna bir film bir filmde küçük bir rol alan arkadaþýný seyretmeye gittiði film setinde keþfedildiðinde herhalde kendisi de günün birinde bu ülkenin en sevilen en çok saygý gören yýldýzý olacaðýný tahmin edememiþti daha 16 yaþýndayken girdiði sinema dünyasýnda hâlâ zirvedeki yerini koruyan Þoray ýn bu baþarýsýnýn pek çok açýklamasý vardýr elbette ama benim kuþaðým için farklý bir Þoray var küçük bir çocukken Ýzmir de þimdi yýkýlmýþ bir eski yazlýk sinemada ilk kez gördüm Þoray ý o artýk kadýnlýðýný anladýðý salon komedilerinden kadýn filmlerine geçtiði dönemlerindeydi bense henüz 7 yaþýndaydým perdedeki güzellik kocaman gözleri nefis gülümsemesi ve utangaçlýðýndan sýyrýlmaya çalýþan kadýnlýðý ile yeni türkân Þoray ýn doðuþunu haykýrýyordu bense sadece büyüyünce onun kadar güzel olup olamayacaðýmý düþünüyordum perdedeki film mine idi yýllar sonra sinema ile ilgilenmeye baþladýðýmda mine filminin ne demek olduðunu anladým Þoray ve türk sinemasý için Þoray salon komedileri ile girdi hayatýmýza bazen balýkçý güzeli oldu bazen de dünyanýn en güzel kadýný kâh þarký söyledi kâh oturak alemlerinde dans etti ama hep güzel kadýndý Þoray 60 lý yýllar boyunca salon komedileri yaptý sonra ciddi filmlere geldi sýra onlarý da baþardý 70 lerin sonunda selvi boylum al yazmalým ý yaptýðýnda bence kendisi de farkýndaydý son kullanma tarihi olmayan bir film yaptýðýnýn ondandýr henüz 20 lerini bitirmemiþ kuþaðýn selvi boylum al yazmalým ý haftada bir televizyonlarda yayýnlamalarýna raðmen her seferinde kaçýrmadan izlemeleri Þoray 80 lere gelindiðinde ülkenin koþullarýyla birlikte 70 lerden itibaren sinyalini verdiði deðiþikliði de gerçekleþtirdi türk sinemasýnda kadýnýn yeniden doðuþu konuþuluyordu o da bunun temsilcilerinden biri oldu yaptýðý filmler yeni türk kadýnýnýn manifestosu gibiydi küçük bir kasabada yaþayan kocasýndan ayrýlmýþ bir kadýnýn baþka birine âþýk olabileceðini de anlattý izleyiciye anadolu daki geleneklerin kadýnlarýn hayatlarýný nasýl cehenneme çevirebileceðini de 80 lerde itibaren ülkenin koþullarýna muhalif olduðunu anlattý olanca sessiz yapýsýna raðmen yönetmen atýf yýlmaz selimiye kýþlasý nda sorgulanýrken kapýda bekliyor yýlmaz güney in baþýna gelenleri takip ediyordu yýllar geçtikçe ülke görece daha özgür bir yer haline geldikçe Þoray da sesini daha çok çýkarmaya baþladý Özgürlük ve dayanýþma partisi ne oy vereceðini açýkladý uçan süpürge kadýn filmleri festivali ne tam destek verdi çeþitli metinlerden imzasýný sakýnmadý diyarbakýrlý kadýnlarla gerçekleþtirilen kadýn barýþ buluþmasý nda ismi vardý evet yýldýzdý ama muhaliflerle yan yana olmaktan kaçýnmadý türkiye onu ilk önce salon komedilerinin güzel kadýný olarak kabul etti sonra aileden biri olarak yýldýz olgusu anlamýnda dönemdaþý diðer üç güzel kadýný koçyiðit i girik i ve akýn ý da yok saymadan elbette bu ülkenin yarattýðý ilk gerçek yýldýzdý belki de hikâyesi tezlere dönem belgesellerine televizyon programlarýna sergilere konu oldu ilk yýldýz kitaplarý onun için yazýldý ama o hiçbir zaman þýmarmadý ilk günkü masumiyetini utangaçlýðýný korudu belki de ondan daima sultanýmýz oldu Þoray benim de dahil olduðum henüz 20 lerini bitirmeyen kuþak için bir efsane aslýnda Çok insan tanýyorum sadece Þoray ý bir kez olsun yakýndan görebilmek için oynadýðý film ya da dizi setinin yerini öðrenmek isteyen reklamlarda oynadýðý dönemde sadece üç saniye görebilmek için reklamlarý takip eden ama neyse ki Þoray sadece güzel bir kadýn deðil Þoray türkiyeli kadýnýn yükseliþinin 32 kýsým tekmili birden hikâyesi aslýnda Çiðdem mater in hepimizin türkân Þoray ý baþlýklý yazýsýndan kýsaltýlmýþtýr kÝtap

[close]

p. 12

Çarçabuk düzenlenen bir cenaze törenine yetiþmeye çalýþýrken daha ciddi bir telaþa kapýldým anneme onun öldüðünü nasýl söyleyecektim yaþlýydý hastaydý zaten derken gözleri doldu annemin aðlamamak için kendini zor tuttu da garip bir þekilde ramazanda ölmek sevaptýr dedi Þaþýrdým ramazan da ölmem o zaman ben daha týp fakültesinde gideceðim psikiyatri bölümünde yapacaðým ihtisasýmý peki ya sosyoloji hayatýmýn bir evresinde bu alanda kesinlikle eðitim almalýyým veteriner de olmalýyým hâlâ çok piþmaným bu bölümü seçmediðim için ya güzel sanatlar dans etmeyi öðrenmeliyim kýsa metrajlý filmler yazarak yöneterek sancýlarýmý anlatmalýyým muhakkak dertlerimi aktarmalýyým ramazan da ölmem ben Ölemem

[close]

Other Publications

Afrika Gazetesi 30-01-2011

Afrika Gazetesi 30-01-2011

Afrika Gazetesi 30-01-2011

Tags: Afrika Gazetesi 30-01-2011
Afrika Gazetesi 18-01-2011

Afrika Gazetesi 18-01-2011

Afrika Gazetesi 18-01-2011

Tags: Afrika Gazetesi 18-01-2011
Afrika Gazetesi 21-11-2010

Afrika Gazetesi 21-11-2010

Afrika Gazetesi 21-11-2010

Tags: Afrika Gazetesi 21-11-2010
Afrika Pazar Sayi 299

Afrika Pazar Sayi 299

Afrika Pazar Sayi 299

Tags: Afrika Pazar Sayi 299
Afrika Pazar Sayi 294

Afrika Pazar Sayi 294

Afrika Pazar Sayi 294

Tags: Afrika Pazar Sayi 294

Comments

no comments yet

YOUBLISHER
About
What Others Say
Sitemap
Impressum

PUBLISHERS
Login
Signup
Tutorials
FAQ
Support

BUSINESS
Overview
Advertising
Support

DEVELOPERS
API

LEGAL
Report a Copyright Violation
Copyright FAQ
Terms of Use
Privacy Policy