Ahice

 

Embed or link this publication

Description

Ahi Evren Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Dergisi

Popular Pages


p. 1

sayı 1 Bülten Tarihi 2016 AHİCE Ahi Evren Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Dergisi Neden İmam Hatipliyim

[close]

p. 2



[close]

p. 3

SAYFA 3 AHİCE Ahi Evren Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Dergisi EDİTÖRDEN... Okulumuzu öğrencilerimizin gözünden görebilmek amacıyla kaleme aldığımız bu sayımızda öğrencilerimizin okuluna, öğretmenlerine ve çevresine bakışa açılarını yansıtmak istedik. Aslında öğrencilerimize; okulumuzu, kendilerini ve bizleri nasıl gördüklerine, nasıl algıladıklarına dair ayna görevi üstlendik. Okulun öğrencilerimizin yaşamlarının kenarında olmadığını, idari kadrosuyla, öğretmenleriyle, çalışanlarıyla ve özellikle sınıf arkadaşlarıyla yaşamlarının ortasında kocaman bir aile olduğunu ve bu aile ile nice güzel anlara ortak olduklarını hatırlattık. Bu çalışmamızın asıl gayesi; dini, ahlaki, edebi, sanatsal, bilimsel, kültürel, sosyal tüm etkinliklerde birebir yer alan öğrencilerimizin faaliyetleriyle okulumuzun sadece bir öğretim yuvası olmadığını bunun yanında onları hayata dair güzel olan her şeye hazırladığını göstermektir. Ahi Evren Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Adına Sahibi Ahmet BABAR Genel Yayın Yönetmeni Erkam ÇİÇEK Editör Levent TAŞDEMİR Yayın Kurulu Gökhan YILMAZ Ferhat DURAK Rıdvan KOYUN Yönetim Merkezi Evren Mah. İstiklal Cad. No:101.Güneşli. Bağcılar / İSTANBUL Tel: 0212 651 20 17 Belgegeçer: 0212 651 20 37 Bütün Yayın Hakları Ahi Evren Kız Anadolu İmam Lisesine aittir. Önceden izin alınarak, yazılardan alıntı yapılabilir. Grafik/Tasarım Erkam ÇİÇEK Ferhat DURAK Levent TAŞDEMİR Edebiyat Öğretmeni Baskı / Cilt 2016 İstanbul

[close]

p. 4

SAYFA 4 AHİ NESLİ Kardeşlik diyarından kardeşler, kardeşçe yaşamayı öğrenmişlerse dünya ıslahı başlamış demektir. Bir müessesede ihvanlık duyguları gelişiyorsa orada verimlilik başlamış demektir. Bir memlekette ahilik gelişmeye başlamışsa orada ticaretin manevi boyutu gelişmiş ve medeniyet yuları ele geçmiş demektir. Nitekim öyle de olmuştu. İslambol’da (İstanbul) bir zamanlar tebdili kıyafetle esnafı dolaşan padişah; sabah siftahını yapmış esnaftan bir şey alamamış, ta ki siftahını yapamayan bir esnafa denk gelene kadar. Bir de görürsünüz ki o dönem bir medeniyet patlaması olmuş, üç kıtaya yayılmış, en yüksek değere sahip bir ülke olmuş ve üç kıtaya hüküm sürecek Ahmet BABAR - Okul Müdürü hale gelmiştir. Bunu da ilhamı, köklü medeniyete sahip İslam değerleriyle ancak almıştır. “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir.” öğretisi yegane kardeşlik değerimizdir. “Mü’minler, birbirine kenetlenmiş bir binanın taşları gibidir.” öğretisi de bizler için bir o kadar derindir. Amacımız bu yuvada öğrenen, öğreten, yardım eden ve seven kişileri bir araya getirip, bir bütün ve tevhid dairesinde vahdete götürmek, kardeşliği tesis etmek, bir medeniyet kadar değerli ahiliği yeniden diriltmektir. Beşincisinden olmamak ve onlardan uzak durmaktır. Ahi Evren Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak, müessesemizi ve çevremizi birbirine kenetlenmiş bir binanın taşları gibi birbirine bağlayarak, kardeşliği tesis etmek, buna bağlı bilimi, kültürü, edebi, İslam hamuruyla yoğurup insanlara sunmak şiarımız olacaktır. Her kim bu konuda bizimle ise kardeşimizdir, bizimle değilse kardeş adayımızdır, karşımızda ise kusura bakmasın, bir gün bizim kardeşimiz olacağını mutlaka bilmelidir. Çünkü en büyük keramet istikamettir. Dergide emeği geçen ve gelecekte emeği geçecek tüm kardeşlerimize ahilik şuuruyla müteşekkiriz. Ahiliğe, Ahice’ye, Ahi nesline selam olsun…

[close]

p. 5

SAYFA 5 OKULUMUZ 1993 yılında İlköğretim olarak açılan okulumuz, 10/08/2005 tarihinde İlköğretim okulunun yeni bir binaya taşınmasıyla Liseye tahsil edilmiştir. Okulumuz ilk mezunlarını 2008/2009 tarihinde vermiştir. Okulumuz genel lise kısmı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün 01/04/2011 tarih ve 273/785 sayılı onayı ile 2011/2012 öğretim yılına kademeli olarak kapatılmış, Anadolu İmam Hatip Lisesi ve İmam Hatip Lisesi’ne dönüştürülmüş 2013’ten itibaren Kız Anadolu İmam Hatip’e dönüştürülmüş ve bu alanda halen eğitim vermektedir.

[close]

p. 6

SAYFA 6 6100 Metrekarelik alanda 2015’e kadar tek blok iken 2015’te ikinci bloğu da bünyesine katarak eğitime devam etmektedir. Okulumuzun A Blokunda 27 derslik, 1 öğretmenler odası,1 müdür odası, 3 müdür yardımcısı odası, 1 konferans salonu, 1 memur odası,2 mescit, 1 laboratuvar, 1 rehberlik servisi, arşiv ve 1 çay ocağı bulanmaktadır. B Blokta ise 24 derslik, müdür odası 2 müdür yardımcısı odası, rehberlik servisi, 4 zümre öğretmenler odası, öğretmenler odası, Z kütüphane, bay ve bayan abdesthane ve mescitler; fizik, biyoloji ve kimya laboratuvarı, resim dersliği, 350 kişilik konferans Okulumuz orta alan ve yeni binamız salonu, yemekhane, 3 araç gereç odası, okul aile birliği odası, 2 depo, santral, kazan dairesi, su deposu, kalorifer odası, temizlik odası, asansör ve yangın merdiveni bulunmaktadır. Bütün dersliklerimizde akıllı sınıf teknolojisi mevcuttur. Okulumuzun ek binası 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında hizmete girmiş ve halihazırda iki binasıyla eğitime devam edilmektedir. Bahçe düzenlemesi 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılı başında yapılan kapsamlı bir çalışmayla düzenlenmiş olup yeşilliğe kavuşturulmuştur. Bunun yanı sıra hafta sonları Mesleki Açık öğretim Lisesi Yüz yüze eğitimiyle Açık öğretim alanında başarısı, kapasitesi ve tanınırlığıyla Türkiye genelinde nadir okullardan birisidir. Vizyonumuz: Hakkın rızası için Hakka ve Halka hizmet eden bilimsel gerçeklerle pekiştiren bireyler yetiştiren bir okul olmaktır. Misyonumuz: İnsan haklarına saygılı, stratejisini bilim ve eğitimde arayan, kendini öğrenme ve öğretmeye adayan, erdemli, çalışkan, adaletli, düzenli olan hayata istikamet, cemiyete emniyet, beşeriyete saadeti hedefleyen, cehalet, fakirlik, ihtilafla mücadele eden, vizyonunu sloganlaştırmadan benliğinde özümseyen bireyler yetiştirmektir.. Yeni oluşturulan yeşil alan ve bahçemiz

[close]

p. 7

SAYFA 7 Okulumuzdan bazı kareler Ahilik; toplumda yaşayan fertleri birbirine yaklaştırmak ve aralarında dayanışma kurulmasını sağlamaktır. AHİ EVRAN KİMDİR ? Ahi Evran'ın doğum tarihi kesin olmamakla birlikte 1171 yılında İran'ın Hoy kasabasında dünyaya geldiği tahmin edilmektedir. Ahi Evran'ın çocukluğu ve tahsil devresi Azerbaycan'da geçmiştir. Bundan sonra Horasan ve Maveraünnehir bölgesine gelip o yöredeki büyük üstatlardan dersler almıştır. 1203 veya 1204 yılında Bağdat'a gelmiş ve burada tanıştığı Evhaddü'd Din Kirmanî'nin tavsiyesiyle Abbasi halifesi Nasır Lidinillah'ın kurmuş olduğu Fütüvvet Teşkilâtına katılmış ve bu teşkilatın önde gelen şeyhleriyle temas kurma imkânı bulmuş, başta Kirmanî olmak üzere birçok üstaddan istifade etmiştir. O dönemde Bağdat'ın ilim ve irfan merkezi olması, Ahi Evran'in çok yönlü bir fikir adamı olarak yetişmesini sağlamıştır. 1204 yılında Anadolu Selçukluları sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev'ı göndermiş, buna karşılık bazı ilim adamları ile birlikte Ahi Evran da Anadolu'ya gelmiştir. Ahi Evran Kayseri'ye yerleşmiş ve Fütüvvet Teşkilâtından esinlenerek ilk Ahi Teşkilâtını burada kurmuştur. Keyhüsrev tarafından desteklenen teşkilâtın lideri olan Ahi Evran Kayseri'de pek çok sanatın icra edildiği sanayi sitesinde hizmet vermiştir. 1227 ile 1228 yılları arasında muhtemelen Sultan I. Alaeddin Keykubad'ın arzusuyla Konya'ya yerleşen Ahi Evran, burada da sanatını icra etmiştir. Fakat Ahilerin en büyük hamisi olan Sultan I. Alaeddin Keykubad, II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in tertiplediği bir suikast sonucu öldürülünce, pek çok Ahi ve Türkmen cezalandırılmış, Ahi Evran de hapsedilmiştir. II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in ölümünden sonra 1245 yılında serbest bırakılan Ahi Evran, Denizli'ye geçmiştir. Bu olaydan sonra da Kırşehir'e gidip yerleşir ve hayatının sonuna kadar (15 yıl) burada kalır.

[close]

p. 8

SAYFA 8 YAŞAYARAK ÖĞRENİYORUM PANELLER SERİSİ hakkında Okulumuzda 11. sınıf öğrencilerimiz tespit ettikleri “ İmam Hatip okullarında gelecek vizyonu” ve “Erdemli ve İdeal öğrencinin yetiştiği okul iklimi” gibi birbirinden değerli konularda, öğrencilerimize ve öğretmenlerimize panel düzenlemektedir. Gerçekleştirdiğimiz bu faaliyette, hem içerik olarak hem de sunum olarak keyifli ve dolu bir panel sunan 11. sınıf öğrencilerimizi tebrik ederiz. YARIŞMALAR Okulumuz ilçe ve ilçe dışında birçok yarışmaya katılarak öğrencilerimiz kendini gösterme imkanı buldu. Özellikle İmam Hatip dışındaki bölgemizdeki diğer okullarla yapılan münazara yarışmalarındaki performans öğrencilerimizin kabuğunu kırmaları ve imam hatiplerin geleceği konusunda güven vermeleri açısından bizi oldukça memnun etti.

[close]

p. 9

SAYFA 9 EN İYİ HİTABET YARIŞMASI hakkında Okulumuz öğrencileri, ödülü boğazda kahvaltı olarak belirlenen en iyi hitabet ve sohbet yarışmasında çok güzel sunumlara imza attılar. Yarışma birincisi sınıf 11-İ Her bir sınıf belirlediği birbirinden güzel konu ve konularla her hafta Cuma günleri grup çalışması eşliğinde haftalarca hazırlanmış oldukları hitabetlerini sergilediler. Yıl sonunda birinci olan sınıfımızla proje sorumlu öğretmenlerimiz eşliğinde boğazda sabah kahvaltısı, diğer yarışmaya katılan bütün öğrencilerimizle ayrıca piknik gerçekleştirildi.

[close]

p. 10

SAYFA 10 OKUL YAZAR BULUŞMALARI Her eğitim öğretim döneminde olduğu gibi bu dönem de öğrencilerimizle okudukları, talep ettikleri, onlara değer katabilecek ufuk açabilecek yol gösterebilecek şuur katabilecek eğitimci-yazarlarla buluşturmaya devam ediyoruz. Ali Ural - Posta Kutusundaki Mızıka, Ramazan Kayan - Mavi Kırmızı, Mehmet Emin Yıldırım, bunlardan sadece birkaçı... Ali Ural’ın konuşmasından bir kesit Muhammed Emin YILDIRIM Ramazan KAYAN TİYATRO FAALİYETLERİ Türk Dili ve Edebiyat Öğretmenlerimizin Performans olarak verdikleri Tiyatral sunumları öğrencilerimiz bir zevke dönüştürerek Eğitim-Öğretim boyunca birçok renkli tiyatroyla imza attılar. Ayrıca Çanakkale anma programındaki Çanakkale Tiyatrosu okulumuzun tüm öğrencilerine bu öğrencilerimiz tarafından sunuldu ve ilgiyle takip edildi. Tiyatrodan bir kare

[close]

p. 11

SAYFA 11 YETİM KARDEŞ Ahi Evren Kız Anadolu İHL öğrencileri bu senede 63 yetim sponsorluğu ile "İyilikte yarışan sınıflar" projesinde en önde giden birkaç okul içerisinde. Yaz tatilinde yetimlerinin sponsorluğuna ara vermeyen öğrenciler yaz sponsorluk aidatların bir kısmını karşılamak için bir kermes düzenlendiler. Okul bahçesinde düzenlenen kermese ilgi oldukça yoğundu. Öğrencilerin yanı sıra, çevre okullardan idareci ve öğretmenlerin de katılıp bağışta bulunduğu kermesin gelirleri, İHH aracılığıyla yetimlere ulaştırılacak. Resmi veya grafiği açıklayan alt yazı. KİTAP OKUMA SAHASI Bu yıl başlattığımız, kitap okuma sahası ile okulumuzda her hafta belirlenen bir saat içerisinde kesintisiz idareci, öğretmen, öğrenci, gelen veli, personel herkes kitap okudu ve okumaya teşvik etti. Okuma konusunda duyarlılık sağlanmaya çalışıldı. “Okumak sanatların en zoru fakat en faydalısıdır.” MESLEKİ YÖNLENDİRMELER 12. Sınıf öğrencilerimiz bazen üniversitelere götürüldü bazen de üniversite ayaklarına getirildi. Bu sayede öğrencilerimizin gelecekte doğru tercih yapmalarına, sevdikleri ve değer üretebilecekleri mesleği seçmelerine katkı sağlandı. Doğru Meslek Ve Tercih Konulu Seminerimizden

[close]

p. 12

CAFER CAN Meslek Dersleri Öğretmeni

[close]

p. 13

SAYFA 13 Neden İmam-Hatipliyim? Benim okul hayatım imam-Hatiple başladı. Mahrumiyetler iyi değerlendirildiğinde bazen nimete dönüşebilir. Benim hayatımda da mahrumiyetin nimete dönüşmesi vardır. Köyümde ilkokul bulunmuyordu. Köyümdeki akranlarım, 3 km uzaktaki komşu köyde bulunan ilkokula gidiyorlardı. Merhum babam beni okula göndermeyip, Köyümüzde bulunan camimizde fahri olarak imamlık yapan hocamın yanına gönderdi. Kısa sürede Kur’an okumaya başladım. Hocam beni hafızlık yapmam için okula göndermeyip hafızlığa başlattı. Hafızlığı bitirip, Klasik medreselerde Arapça okudum. Medrese hayatı benim için yorucu olmaya başlayınca İmam-Hatip okulunda okumak istiyordum. Fakat küçük bir sorun vardı. İlkokul diplomam yoktu. Bunun için ilkokulu dışardan bitirme sınavlarına girerek diplomamı aldım. Daha sonra tek hayalim olan İmam- hatip okuluna kaydoldum. O yıllarda İmam-Hatip okulları ortaokul ve lise, toplam 7 sene idi. Ben de: İman, İrfan, ilim, ahlak ve edep kervanı olarak gördüğüm bu kervanının içine katıldım. Bu kervana katılırken sarp yokuşlara, tehlikeli virajlara, ve çok sayıda sinsi pusulara karşı uyanık olmam gerektiğini biliyordum. Bile bile bu kutlu yolun yolcusu oldum. Bu yola girerken en önde gelen hedefim, Allah’a samimi bir kul ve O’nun alemlere rahmet olan Sevgili Resulüne vefalı bir ümmet olmaktı. Biliyordum ki, İmam-Hatip okulunda Kur’an’la tanışık ve seccadeyle barışık bir kul olabilirdim. Bu şuurla okumaya başladım. Girdiğim yolun zorluklarını çok iyi biliyordum. Bile bile bu zorlu ve ulvi yolu seçtim. Bu yolun yolcusu, kulluğu sadece Allah’a hasrederek, O’nun rızasını kazanmak için yapacağı her hayırlı iş ve işleyeceği her salih amel, kendisini Allah’ın rızasına ulaştıracağını gaye edinmeliydi. Biliyordum ki, Müslüman gayret ve himmet ehlidir. O’ Allah’ın rızasını kazanmanın bir müşterisidir. Bu hedefe ulaşmak için, gece-gündüz, soğuk-sıcak, zor-kolay demeden gayret sarfetmek gerek. Bu ideali kendisine dava eden bir müslümanda yorulmak, üşenmek, tembellik diye bir zaaf olmaz. Böyle bir mümine 24 saat çalışmak bile az gelir. Hak yolda çalışmak mümin için bir külfet değil, aksine bir zevk ve haz vesilesi olur. Samimi müslüman, gayret ve çabasını Allah’ın rızası sevdasıyla yapar. Bu sevda O’nu, dünya ve dünyalıklara aldırış etmek şöyle dursun, fani nimetleri aklının ucundan bile geçirmeksizin bu yolda koşar durur. Beni böyle bir anlayışa iten, sevgili Peygamberimiz(s.a.v.) ’in şu mübarek sözüdür. ‘’İnsanların en hayırlısı insanlara faydası dokunandır’’ Hayırlı bir insan ve iyi bir kul ancak bu anlayışla mümkün olabilir. İnsanlar için başvuru kaynağı olmak ne zevkli bir mevkidir. Allah ’ın kullarının sıkıntılarını gidermek, için çalışmak, problemlerini çözmek, tıkananların önünü açmak her zaman maddi bir beklenti karşısında olmaz. Bu iyilikleri karşılıksız yapmanın iç huzuru ve manevi hazzı çok büyüktür. Kısaca ifade edeyim ki, ben yukarıda ifade etmeye çalıştığım ideallerimi gerçekleştirmek ve Rabbim’e iyi bir kul olmak için İmam hatipliyim. Şair Baki’nin dediği gibi: “Avazeyi bu aleme Davud gibi sal, Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş” Bu kubbede hoş bir seda bırakmak dileğiyle... Bu sedayı bırakan ve bu davaya omuz veren İmam-Hatiplilere selam olsun...

[close]

p. 14

İSMAİL SİPAHİ Meslek Dersleri Öğretmeni

[close]

p. 15

SAYFA 15 Efendimiz (s.a.v) yaşadığı hayat boyunca tüm çağlara hitap eden konular hakkında söylemlerde bulunmuştur. Bu söylemler kimi zaman yasaklama, kimi zaman emretme, kimi zaman ise teşvik etme hususunda olmuştur. O bir söz söylediğinde bazen tüm topluluğa hitap etmiş, bazen de özel tuttuğu bir gruba nasihatlerde bulunmuştur. İşte burada, hayatı boyunca kendisinde çok özel bir yeri olan gençlere karşı söylediği sözler, yaptığı emir ve tavsiyelerden söz edeceğiz. O’nun için gençler gerçekten çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü İslam dinini tebliğ ile görevlendirilip ilk tebliğe başladığında O’nun yanında olanlar Mekke gençleriydi ve onu inkar edenlerin çoğu ihtiyarlardı. Gençleri bu kadar seven Nebi’nin onlar hakkındaki sözleri ve tavsiyelerine bir bakalım: En hareketli dönemlerinde Peygamber Efendimiz gençlere şöyle buyuruyor: “Gençliğin tehlikelerinden sakınınız.”1 Evet, hadis-i şerifte de belirtildiği gibi gençliğin de kendi içerisinde dönemler vardır. Gençliğin durgun ve hareketli geçtiği dönemler. Hadisten yola çıkarsak gençlerin günaha en yakın olduğu dönem hareketli dönemdir, işte bu hareketli dönemde de bir takım tehlikeler vardır. Bunların başında gençlerin en çok yenik düştüğü iffetini muhafaza edememesi tehlikesini gösterebiliriz. Okul hayatı, ev ortamı, tv programları, sosyal medya gibi çevresindeki tüm şeyler, sanki gençliği o iffetsizlik kuyusuna çekmek için çabalıyor gibi. Başka bir tehlike ise abartılı eğlenceler; Kafeler, partiler, kızlı erkekli mahremiyet sınırının sıfıra indirildiği her türlü ortam. İşte bunlarda bugün çeşitli sivil toplum kurumları, gençlik oluşumları ve üniversitelerin teşvikiyle gençlerin önüne sözde bir imkan olarak koyuluyor ve gençler ucu olmayan bir tehlike kuyusuna atılıyor. Hissiyatına göre hareket eden, günaha meyl etmeye daha elverişli olan ve uzun emeller kurarak yaşayan gençliğin bu ve bunun gibi bir çok tehlikeye düşme olasılığı dünden daha büyük tehlikedir bugün. Bu yüzden Efendimiz (s.a.v) çağlar ötesinden tüm çağlara bir nasihatte bulunmuş ve gençliğin getirdiği dezavantajları söylemiştir. Tabii ki bu dezavantajlı dönemde Efendimizin uyarılarını dikkate alanlar için müjdelerin en büyüklerini vermiştir. Tüm çağların özellikle de içinde bulunduğumuz çağın en büyük problemi iffet problemidir. Gençlerin her geçen gün biraz daha kendisini dibinde bulduğu bir kuyudur iffetsizlik. Çağın getirdiği tüm olumsuz örneklerine alternatifler getirmek müslüman gençliğin üzerinde bir yükümlülüktür. Kültür, sanat, eğitim gibi alanlarda müslüman gençliğin kendisini ispatlaması gelecek nesillerin bu kuyudan çıkabilmesi için vesile olacaktır. “Gençlerimizin en iyisi ihtiyarlarımıza benzeyendir.”2 Bu hadisi şerif, bir gencin gençken nasıl bir kişilikte ve nasıl bir düşünce yapısında olmasının cevabıdır. Peki gençken nasıl ihtiyara benzenir? Gençken yaşlıya benzemek; yaşlı gibi giyinmek veya saçların ağarması değildir. Bir insanın gençken yaşlı gibi düşünmesi, olgunluk göstermesi, zamanın gençlere getirdiği dezavantajlı konularına yaşının çok üstünde bir duruşla aldanmaması, yaşlıyken düşünülen ölüm gerçeğini henüz gençken düşünmesi, yaşlıyken yapılan uhrevî eğilimini gençken yapması, Efendimizin en hayırlı tabirine uyan gençtir. “Allah tevbe eden genci sever.”3 Evet, tüm insanlarda olduğu gibi gençler de, hatta hadisteki hayırlı gençler dahi hatalara düşebilir ve günah işleyebilir. İşte bu gençlerden daha hayırlısı ise vicdanını kavuran pişmanlık hissiyle tevbe edendir. Tevbe; nefsinin arzusuna boyun eğmiş mücrimin, nefsini dize getirmesi ve onun karşısında ayağa kalkıp Rabbi’nin önünde yere kapanmasıdır. Bu bağlamda tevbe, Allah ile kişi arasındaki en yakın makamlardan bir makamdır. Gençler ile ilgili Efendimizin hadislerinin tamamına şöyle bir göz attığımızda, çoğunun gençliğin iffeti hakkında olduğunu görüyoruz. Tüm zamanlarda aynı sorun varken, örneklerimiz yine Kur’an-ı Kerim ve sahabeden geliyor. Bir iffet timsali Hz. Yusuf, tüm çekiciliği, güzelliği ve belalara rağmen asla günaha iltifat etmemiş ve asırlar ötesinden asrımızı aydınlatmıştır. Bir diğer örnek; Mekke kızlarının iç geçirdiği, nadide güzellikli, İslamın ilk öğretmeni Musab bin Umeyr de İslam'ın nuruyla iffeti gözüne perde kılmış ve bu kadar imkanın içinde nefsine galip gelmiştir. Peygamber Efendimizin hadislerde zikrettiği gençlerden olmak, bize sunulan örnekleri örnek edinmekle olacaktır. Çağın her türlü araçla dikta ettiği örnekler, bizi iffetsizlik çukurundan başka bir yere götürmeyecek ve o çukura girdiğimizde de çıkış pek kolay olmayacaktır. Günah işleyenlerin en hayırlısı tevbe edenlerdir. ———————————————————————————————— 1-Kenzul Ummal 2-Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, X/270; İbn Hacer, el-Metalibu’l-Aliye, III/3; Feyzü'-l Kadîr, 15:776) 3-Camiussagır

[close]

Comments

no comments yet