KabeninAnahtari

 

Embed or link this publication

Description

herkesUmreyeGitsin, Kabe

Popular Pages


p. 1



[close]

p. 2



[close]

p. 3



[close]

p. 4



[close]

p. 5



[close]

p. 6



[close]

p. 7



[close]

p. 8



[close]

p. 9



[close]

p. 10



[close]

p. 11



[close]

p. 12

UMRECİLERE TAVSİYELER Bu sayısımızda, İkbal Gürpınar ile Kutsal topraklar ve Umre ibadeti üzerine güzel bir söyleşi gerçekşetirdik. Biz sorduk, kendisinden samimi yanıtlar aldık. Dergimiz adına bu güzel sohbet için kendisine bir kez daha teşekkür ederiz. 1.) En büyük hayaliniz ve gerçekleştirmek istediğiniz projeleriniz nelerdir? Bir gün büyük bir sermayem olursa, bir arazi satın alıp, o araziye hem huzurevi, hem anaokulu, hem lokasyon merkezi, hem de geriatri merkezi kurmak. Aklı başında olan yaşlılarımızın buradaki yetim çocukları torunları gibi sevmesini, yetim çocukların da onları büyükleri gibi görmesini, hayatta en çok ihtiyaç duydukları yalnızlık, sevgi ve şefkat duygularını birbirlerinde giderebilmelerini sağlamak adına böyle bir projeyi gerçekleştirmek istemişimdir. 2.) Şimdi yeni bir iş seçme durumunuz olsaydı hala aynı meslekte mi olmak isterdiniz? Yoksa yeni bir işi mi tercih ederdiniz? İnsanlara hizmet edebileceğim bir meslek grubu olduğu için avukat veya doktor olmayı çok istemiştim. Fakat şimdiki yaptığım işte çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyorum. Mehmet ÖZ örneğini verecek olursak hem doktor hem de medyatik bir insan oluşu her iki branşı bir araya getirip başarılı bir şekilde yürütmesi de çok ayrı bir konu. Yaptığım işi çok seviyorum. İkbal Gürpınar’dan 3.) En son okuduğunuz kitap hangisidir? Tavsiye edeceğiniz bir kitap var mıdır ? Şu anda okuduğum kitap “ Tıp bu değil ” isminde, tıp ile ilgili birkaç doktorun bir araya gelerek yazdığı çok keyifli birçok şey öğrenebileceğiniz bir kitaptır. Hiçbir zaman başla bitir tarzında kitap okumam. Daha çok aynı anda birkaç kitap okumayı severim. Yolculuk kitabım ayrı, evde okuduğum kitap ayrı, çantamda ki okuduğum kitap ayrıdır. Bu sayede daha çok kitap okuma fırsatım oluyor. Kitaplar aslında doğru zamanda okundukları zaman anlam kazanır. O anki ruh halinize uygun bir kitap okuduğunuz da o kitaptan birçok şey alabilirsiniz. Bu sebeple kitaplar bir defa okunup rafa kaldırılacak şeyler değildir. O gün okuduğunuz size bir yıl sonra okuduğunuz hazzı vermeyebilir veya tam tersi de olabilir. Önereceğim kitap “Ruhsal Zeka” Muhammed BOZDAĞ’ ın kitabıdır. Benim için çok önemli bir kitaptır. Hayatımda ki değişimin nirengi noktası olmuştur. 10

[close]

p. 13

4.) İlk Umre ibadetinizi ne zaman yaptınız? Öncesinde bu kararı nasıl aldınız ? Bir arkadaşım annesi ile birlikte Umre ’ye gidip geldiğinde, gözyaşlarıyla orada yaşadıklarını anlatırken çok etkilenmiştim. İlk kez orada Umre ’ye gitme arzusu oluşmuştu bende. Kısa bir zaman sonra Almanya’da bir gazetenin etkinliğe davet edilmiştim. Gazetenin abone sayısını arttırmak adına düzenlediği bu gecede sayı istenen rakama ulaşmamıştı. Gazetenin sorumlusu bana “İkbal hanım bu gün abone sayımız 100’e ulaşırsa sizi Umre ’ye göndereceğim” dedi. Çok arzu ettiğim halde paramın olmaması sebebiyle gidemediğim Umre yolculuğunda bu karşıma çıkan fırsatı değerlendirmek istedim. Sahneye çıkıp misafirlerin huzurunda her şeyi açık açık anlattım ve abone sayısı yüz elli sekiz ’e çıktı. Böylece bana verilen söz de tutuldu. İlk kez Umre’ ye bu vesile ile gitmiş bulundum. 5.)Kabe’yi ilk gördüğünüzde neler his ettiniz? Tüylerim diken diken oldu. Öğrendiğim bir duam vardı o duayı ettim. “ Allah’ım daha önce bilerek veya bilmeyerek işlediğim günahlarımı affet, bundan sonra da bilmeyerek işleyeceğim günahlarımı bağışla” diyerek duada bulundum. En çok İbrahim Makamında çok heyecanlandım. Kabe’ye tüm samimiyeti ile gidenlere İbrahim Makamına geldiklerinde kimisinin başında, kimisinin gövdesinde, yada vücudunun herhangi bir bölgesinde bir bir irkilme, bir tüylerin diken diken olması hali oluyormuş benim de sırtımda oldu. Orada her oluşumda adeta fabrika ayarlarına geri dönüyorum. 6.) Kutsal Topraklarda unutamadığınız bir hatıranız var mıdır ? Kapanmam orada yaşadığım bir olaydan sonra gerçekleşti. Daha önce bana Umre ’ye gitmeme vesile oldukları için ben de bir vesile olması niyetiyle parası olan fakat niyeti olmayanlara Umre için kötü arkadaşları olan bir gençti. Umre bittikten sonra dönüşte uçakta bir röportaj yapıldı. Ona da neler hissettiniz? diye bir soru soruldu. Cevaben, “ben bu güne kadar bana İslam’ı yanlış anlattıklarını anladım. Umre’ye gideceğimi arkadaşlarıma anlattığımda sen mi gideceksin diye alay ettiler. Bana İslam dini hep kısıtlayıcı, kuralcı, katı bir din olarak anlatıldı. Buraya geldiğimde burada ihramı giyip herkesin aynı olduğu bir yerde, şekilcilikten uzak sıradanlaşarak gerçek huzuru buldum. Çünkü ülkemde herkes ne giydiğine, nasıl harcadığına bakıyorlardı. Hayatımda ilk tokadı bu şekilde yedim. “ dedi. 7.) Son yıllarda Umre ’ye olan ilginin artması hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ? Çok genç yaşlarında Endonezyalılar, Pakistanlılar, Malezyalılar oralara gidiyorlar, lütfen insanımız da bu konuda hassasiyet göstersinler. Bu işi yaşlanınca değil müsaitseler genç iken gitsinler. Hac öncesinde bir Umre yapılmasını tavsiye ederim. Çünkü Hac için iyi bir prova olur. 8.) Umre ’ye ilk kez gidecek olanlara tavsiyeleriniz nelerdir? Erkekler için tavsiyem, ihramlarını yıkasınlar, ilk kez giyilen ihramlardaki kumaştan çıkan tozlar alerjisi olan insanları olumsuz etkiliyor. Ayrıca çok fazla hediyelik eşya almasınlar. Oraya vardıklarında buraya dair hiçbir şey düşünmesinler. Sadece ibadet ve huzur içerisinde onlara sunulan bu zamanı en güzel şekliyle değerlendirsinler. Röportaj A.Tevfik Pazarbaşı Haydar Kadıkıran Mesut Ekmekçioğlu 11

[close]

p. 14

12

[close]

p. 15

13

[close]

Comments

no comments yet