43. Sayi

 

Embed or link this publication

Description

Kurani Mucahede

Popular Pages


p. 1

S a yı :4 3 “BU KUR’ÂN İLE ONLARA KARŞI BÜYÜK CİHAD ET” Furkan / 52 HALİFE ve YÜKSEK İSLÂMİ ŞÛRÂ SEÇİMİ AKP Amerikan Kuklaları Partisi Gerçek İslâm’a Karşı Kurulan Bir İhanet Şebekesi Buruc Sûresi T efsiri Üç Ayda Bir Yayımlanır Nisan-Mayıs-Haziran 2015 Sayı:43

[close]

p. 2

Sayı 43 Nisan-Mayıs-Haziran 2015 Sâhibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ramazan YILMAZ Posta Adresi P.K. 214 06047 Ulus/Ankara Telefon 0 (533) 277 53 17 İnternet Adresi www.mucahede.com e-mail mucahede@mucahede.com Dizgi Nermin ÇEVİK Kapak~Mizanpaj Murat EYİN Baskı Tarihi 1 Nisan 2015 1 BİSMİLLAH Yüce Allah’ın Lanet Ettiği, İslâm’ın Asıl Düşmanları 15 KUR’ÂN’A DÂVET Yüce Allah’ı Razı Etmek 30 GÜNDEM Halife ve Yüksek İslâmi Şûrâ Seçimi 46 YORUM AKP Amerikan Kuklaları Partisi Gerçek İslâm’a Karşı Kurulan Bir İhanet Şebekesi 71 TEFSİR Buruc Sûresi

[close]

p. 3

Risalet tarihi boyunca Tevhidi esaslara karşı çıkanlar, rasullerin, davetlerini ulaştırmaya çalıştığı zorba güçler ve onları takip eden müşrikler olmuşlardır. Bunlar, rasullerin getirdikleri Tevhidi esasları kabul etmemiş, açık bir şekilde reddetmişlerdir. İslâm düşmanları, tarih boyunca Müslümanlarla savaşmışlar, yenilmişler ve yenmişler ancak hiçbir şekilde Tevhidi esaslara zarar verememişlerdir. Bu durum, son Rasul Hz. Muhammed (as)’dan sonra da devam etmiş, birçok Müslüman, kâfirler tarafından işkenceye maruz kalmış, birçokları da şehit edilmişlerdir. Ancak İslâmi esaslar, Kur’ani kavramlar ve Tevhidi gerçekler yüce Allah’ın bildirdiği şekilde günümüze kadar gelmiştir. Müslümanlara yaptıkları sayısız saldırılara rağmen İslâm düşmanları, İslâmi esasları bozmaya yeltenmemiş, Hz. Yüce Allah’ın Lanet Ettiği, İslâm’ın Asıl Düşmanları bismillah Muhammed (as)’ın şahsına hakaret etmemiş, İslâmi kutsalları aşağılamamışlardır. Kendilerini peygamber ilan eden sahtekârlar, tasavvuf şeyhleri ve benzeri birçok sapık, peygamber olduklarını, Bismillah vahiy aldıklarını iddia etmişler, ancak hiçbirisi, direkt Kur’an’a, İslâmi değerlere ve Rasulullah (as)’ın şahsına hakaret içeren Nisan-Mayıs 2015 ifadelerde bulunmamışlardır. Haziran Sayý: 43 Bu durum, son yüzyıla kadar Kur’âni Mücâhede devam etmiştir. Allah’ın Lanet Ettiği Kimseler 1 Özellikle son yıllarda Müslüman olduklarını iddia edenlerin, Tevhidi esaslardan uzaklaşmaları, İslâmi hassasiyetlerini kaybetmeleri ve bölük pörçük olmaları neticesinde kendilerini İslâm’a nispet eden müşrik, münafık, fasık, mürtetler, İslâm düşmanlarının yapmadıkları, yapmaya cesaret edemedikleri kimi saldırıları, en aşağılık şekilde yüce Allah’a, Tevhidi esaslara, Rasulullah

[close]

p. 4

(as)’a ve İslâm’a yapmışlar ve yapmaktadırlar. Yüce Allah (cc), inkârcı kâfirler için dünya ve ahirette alçaltıcı cezaların olduğunu, azapta sürekli kalacaklarını bildirmesine rağmen, kâfirlere lanet etmemektedir. Yüce Allah (cc), Hakkı görmelerine ve bilmelerine rağmen bundan yüz çevirenlere hem lanet etmekte, hem de onlar için gazap ve sürekli bir acı azabın olduğunu bildirmektedir. Bu lanet edilenlerin ortak yanları, hepsinin kendilerini Bismillah İslâm’a mal etmeleri, İslâmi kavram ve ifadeleri kullanmaları, küfür ve şirklerini İslâmi kavNisan-Mayıs ramların arkasına gizlemeleridir. Haziran 2015 Kur’an’da geçen lanet ifaSayý: 43 Kur’âni delerinin hemen tümü aşağıda Mücâhede sayılan kişilere yapılmıştır. 2 - Hakkı bilmelerine rağmen bildikleri Hakkı gizleyen, - Tevhidi esaslara aykırı hareket eden, - Kitap’ın bir bölümünü alıp bir bölümünü gizleyen, - Kavramların anlamlarını değiştiren, - Kur’an hakkında tartışan, - Kâfirleri Müslümanlara tercih eden, - İşittikleri halde Haktan yüzçeviren, BİSMİLLAH - Müslüman olduğu halde bir Müslümanı kasten öldüren, - İnsanları Allah yolundan saptıran ve ona uyan, - Allah’a yalan uydurup iftira eden, - Rasullere karşı gelen, rasulleri inciten, - Allah’ın dinini bırakıp tağuti beşeri sistemlere uyan, - Müslüman olduklarını iddia edip ibadetlerini yapmayarak fasık olan, - İman ettikten sonra dininden dönüp mürtet olan, - Bozgunculuk yapan, - Zalimlerin peşinden giden, - Yüce Allah’ın rızık vermesinden şüphe eden, - Müslüman namuslu kadınlara zina iftirasında bulunan, - Münafık, müşrik, nankör ve zalim olan, Yüce Allah’ın lanet ettiği kimselere bakıldığında, bunların hemen hepsinin, Tevhidi esaslardan, ilahi mesajdan, Hak ve Hakikatten haberdar oldukları, ancak bundan yüzçevirdikleri görülmektedir. Yüce Allah (cc) bu sapkınları, Tevhidi esasları, ilahi mesajı kabul etmeyen inkârcı kâfirlerden çok daha şiddetli bir şekilde lanetlemektedir. Çünkü bunlar, inkârcı kâfirlerden çok

[close]

p. 5

daha fazla Müslümanlara zarar vermekte, Tevhidi esaslara, İslâmi gerçeklere kin beslemektedirler. Ayetlerle bu sapık inkârcıların durumu; Tevhidi Esasların Düşmanı, Hakkı Gizleyen Belamlar Hak batıl mücadelesinin hemen her döneminde, Müslümanlardan görünüp batıl cephesinin safında yer alan belamlar ortaya çıkmış, Hakkı batılla karıştırıp gerçekleri gizleyerek şirkin ve küfrün saflarında yer almışlardır. Bu durum, İslâm tarihi boyunca da devam etmiş, İslâmi gerçeklerin, Kur’ani kavramların, Tevhidi ilkelerin anlamlarını, egemen siyasi güçlerin istekleri doğrultusunda değiştirmeye çalışan belamlar var olagelmiştir. Belamlar, Tevhidi esasları, Kur’ani gerçekleri bilmelerine rağmen kimi çıkar, endişe ve korkuları nedeniyle Hakkı batılla karıştırıp bildikleri gerçekleri açıklamayıp gizleyen ve bildiklerinin aksine hareket edip beşeri tağuti sistemlere itaat eden kişiler olarak Tevhidi esasların en büyük düşmanlarıdırlar. Bu nedenle yüce Allah (cc), belamlara lanet etmekte, lanet edebilen herkesin de bunlara lanet ettiklerini bildirmektedir. “İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti biz Kitapta insanlara açıkça belirttikten sonra gizleyenler (var ya), işte onlara hem Allah lanet eder, hem bütün lanet edebilenler lanet eder.” (Bakara, 159) Yüce Allah (cc), Tevhidi esasları gizleyen belamların, tevbe etmelerini istemekte, aksi halde ayetleri inkâr eden kâfirler olarak Kendisinin ve meleklerinin lanetinin onlar üzerinde olacağını haber vermektedir. “Ancak tevbe edip uslananlar ve (Hakkı) açıklayanlar başka, onları bağışlarım, çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirge- Bismillah yenim; ama ayetlerimizi inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüş olanlar, işte Allah’ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onların üstüne- Nisan-Mayıs Haziran 2015 dir.” (Bakara, 160-161) Sayý: 43 Belamlar, hiçbir zaman Tev- Kur’âni hidi esasları anlatmaz, açıkla- Mücâhede mazlar; çünkü Tevhidi esasları 3 anlattıklarında ister istemez, tağutu reddedecek, putperestliği yereceklerdir. Bu ise, onların, tağuti sistemi karşılarına almaları demektir ki, onlar açısından hiçbir şekilde mümkün değildir. Tağut, belamların var olma nedenidir, bu yüzden onlar, varlıklarını borçlu oldukları tağuti sistemi hiçbir şekilde karşılarına almaz, kötülemezler. Belamlar, kendi arzularını önceleyen tağuti sistemlere ve BİSMİLLAH

[close]

p. 6

şeytani düşüncelere tabi olan, bu nedenle Allah’ın ayetlerini yalanlayarak azgınlaşıp alçalan kişilerdir. Belamlar, şahsiyetsiz, ikiyüzlü ve alçak kimselerdir. İslâm düşmanı ateist kâfirler, Müslümanlara ve İslâm’a karşı açıkça mücadele ederlerken belamlar, tıpkı efendileri şeytan gibi doğru yolun üzerine oturarak Müslümandan görünerek sinsi bir şekilde İslâmi esaslara, Tevhidi ilkelere en büyük zarar vermektedirler. Yüce Allah (cc), şeytana lanet Bismillah ettiği gibi aynı görevi yapan belamlara da lanet etmektedir. “(O şeytan) ki Allah ona lanet etti ve o da, ‘Elbette senin kullaNisan-Mayıs rından belirli bir pay alacağım’ Haziran 2015 dedi.” (Nisa, 118) Sayý: 43 “Ta ceza gününe kadar üzeriKur’âni Mücâhede ne lanet edilecektir!” (Hicr, 35) 4 “Ta ceza gününe kadar lânetim üzerinedir!” (Sad, 78) Günümüzde, Tevhidi mücadelenin önünde en büyük engel, hiç kuşkusuzdur ki Samiri soylu belamlardır. Bunlar, kendileri Tevhidi esaslara iman etmekten, bu yolda mücadele etme cesaret, iman ve bilgiden mahrum oldukları gibi, Kur’an’a yönelen insanları da Tevhidi mücadeleye katılmaktan alıkoymaya çalışmaktadırlar. Tevhidi mücadelede yer BİSMİLLAH almayan, insanları yüce Allah’ın indirdiği ilahi hükümlere teslim olmaya davet etmeyen Samiri soylu belamlar, heva ve heveslerini ölçü edinip sapmışlardır. Bunlar, zaman içerisinde ya münafıkça bir tavır sergileyerek Müslüman görünüp şirk ve küfürlerini sürdürmüşler ya da imani değerlerinden tamamen soyutlanarak sapıp gitmişlerdir. Samiri soylu belamlar, Risalet tarihinde görüldüğü üzere, Kur’ani gerçekleri hiçbir zaman açıkça insanlara duyurmazlar. Onlar, yaptıklarının demokratik hakları olduğu düşüncesi ile yaparlar. İslâm düşmanı ateist kâfirlerin düşmanlıkları, Müslüman olduklarını iddia eden kişileri daha çok İslâm’a yöneltirken, belamların sinsi düşmanlıkları nedeniyle insanlar, Tevhidi esaslardan uzaklaşmakta, şirk ve küfür içerisine girmiş müşrik ve kâfirler olarak İslâm’ın dışına çıkmaktadırlar. Bu nedenle yüce Allah (cc), hem belamlara, hem de onların peşlerinden giderek şirk ve küfre girenlere lanet ettiği gibi onlar da, kendilerini saptıranlara lanet edeceklerdir. “(Allah) buyurdu: ‘Sizden önce geçen cin ve insan topluluk-

[close]

p. 7

larıyla beraber ateşin içine girin’ Her ümmet girdikçe yoldaşına lanet etti, hepsi birbiri ardından orada toplanınca sonrakiler, öncekiler için dediler ki: ‘Rabbimiz, bunlar bizi saptırdılar, bunlara ateşten bir kat daha azap ver.’ (Allah): ‘Hepsi için bir kat fazla (azap) vardır, ama siz bilmezsiniz.’ dedi.” (A’raf, 38) Belamların, Tevhidi esasları gizlemelerinin temelinde elde ettikleri çıkarları da yatmaktadır. Çünkü onlar, Tevhidi esasları anlatsalar ve Risalet tarihinde, elçilerin, Tevhidi esasları ortaya koyarlarken, bunun bir ticaret metaı olarak yapmadıkları anlaşılacak ve insanlar, bu belamların yaptıklarının Tevhidi esaslara ters düştüğünü görecek ve bunların, dini ticaret haline getiren istismarcı yalancılar olduklarını görecekler ve doğal olarak da bunlardan yüzçevireceklerdir. Belamlar, bir çıkar karşılığında hareket ettikleri, kendi nefislerini her şeyin üstünde tuttukları, Tevhidi esaslar karşılığında kimi basit çıkarlar elde ettikleri için Yüce Allah (cc), belamlara lanet ettikten sonra onlar için acı bir azap müjdelemektedir. “Allah'ın indirdiği Kitaptan bir şey gizleyip, onu birkaç paraya satanlar var ya, işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey koymuyorlar. Kıyamet günü Allah ne onlara konuşacak ve ne de onları temizleyecektir. Onlar için acı bir azap vardır. Onlar hidayet karşılığında sapıklık, mağfiret karşılığında azap satın almışlardır. Onlar ateşe, karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)” (Bakara, 174-175) Yüce Allah (cc), belamların, kendilerini yüceltecek ayetleri terk ettikleri için alçak, doğru yolu bırakıp azgınlığı yol edindikleri için azgın, kişiliksiz tavırları ve kendilerine çıkar Bismillah sağlayanlara karşı gösterdikleri teslimiyetlerinden dolayı köpek olarak vasıflandırmaktadır. Belamların, ne anlatılırsa Nisan-Mayıs anlatılsın, anlamaz kimseler Haziran 2015 Sayý: 43 olduklarını, hiçbir uyarıya Kur’âni tepki vermediklerini bildiren Mücâhede yüce Allah (cc), onlar hakkında 5 şu benzetmeyi yapmaktadır. “Onlara şu adamın haberini de oku; kendisine ayetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu; dileseydik elbette onu o ayetlerle yükseltirdik, fakat o, yere saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu, tıpkı şu köpeğin durumuna benzer: üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, onu bıraksan da dilini sarkıtıp solur; işte ayetlerimizi yalanla- BİSMİLLAH

[close]

p. 8

yanların durumu budur. Bu kıssayı anlat, belki düşünürler. Ayetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmeden topluluğun durumu ne kötüdür!” (A’raf, 175-177) Belamlar, Hakkı bildikleri halde batılla buladıkları, Tevhidi esasları gizledikleri için, şeytana tabi olmuşlardır. Bu nedenle yüce Allah (cc), tıpkı şeytana lanet ettiği gibi belamlara da, Hakkı batılla karıştırıp Gerçekleri gizledikleri için lanet etmektedir. Allah’a Yalan Uyduran İslâm Düşmanları Bismillah Yüce Allah’a ve İslâm’a düşmanlıklarında sınır tanımayan diğer bir grup ise, uydurNisan-Mayıs dukları yalanlarla yüce Allah’a Haziran 2015 iftira eden, O’nu şanına layık Sayý: 43 Kur’âni bir şekilde tanımayıp kendi Mücâhede hevalarından bir Allah inancı 6 oluşturan, müfteri yalancılardır. Yüce Allah (cc), bu müfterilere lanet etmektedir. “Allah'a yalan uyduranlardan daha zalim kim olabilir! Onlar, Rablerine sunulacaklar, şahitler de: ‘İşte Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır’ diyecekler. İyi bilin ki Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir; onlar ki, Allah’ın yoluna engel olurlar ve onu eğriltmek isterler ve onlar, (evet) onlar, ahireti de tanımazlar.” (Hud, 18-19) BİSMİLLAH Yüce Allah’a yalan uyduran İslâm düşmanlarından, yüce Allah’ın (haşa) gaybı, bazıları, kullarının hallerini bilmediğini iddia eder, bu konuda ya ayetleri, ağızlarını eğip bükerek tevil ederler ya da yalan yanlış hikâyeler uydururlar. Allah düşmanı belamlar, fiil oluşmadan yüce Allah (cc) ne olacağını bilmez diyerek yüce Allah’ın gaybı bildiği ile ilgili yüzlerce ayeti inkâr ederler, bu konudaki ayetleri tevil edip verirler. Bir kısım belamlar da, Miraç’ta, yüce Allah’ın, kullarının gücü üstünde elli vakit namazı farz kıldığını, ancak Hz. Musa (as)’ın, Hz. Muhammed (as)’ı uyararak birkaç defa yüce Allah’ın huzuruna gönderip namazı beş vakite düşürdüğünü iddia ederler. Kur’an, bu Allah düşmanları müfterilerin Allah’ı hakkı ile tanımadıklarını bildirir. “Allah’ı gereği gibi bilemediler; hâlbuki kıyamet günü yer, tamamen O'nun avucu içindedir, gökler de sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.” (Zümer, 67) Özellikle tasavvuf kesiminin, hiçbir delile dayanmadan yüce Allah’ın üzerine attığı iftiralar, seviyesizce ve ahlaksızca ifadeler içermekte, yüce Allah’ı,

[close]

p. 9

Kur’an’ın Bir Kısmını Alıp Bir Kısmını İnkâr Edenler Kur’an Düşmanları İslâm’ın diğer asıl düşmanları, hiç kuşkusuzdur ki, “Yalnızca Kur’an” dedikleri halde Kur’an’ın bir bölümü ile hareket eden, Kur’an’daki ibadetleri yapmayan, Rasulullah (as)’ın Kur’an’da verilen en güzel örnekliğini kabul etmeyen mealci Kâfirler almaktadır. Yüce Allah (cc), mealcilerin durumunu, canları istemediği zaman kendilerine gönderilen açık delilleri ve peygamberleri inkâr edip büyüklük taslayan, işlerine gelmeyen ayetleri anlamadıklarını söyleyen Yahudilere benzetmekte ve onlara lanet etmektedir. “Andolsun, Musa'ya Kitabı verdik, arkasından peygamberler gönderdik; Meryem oğlu İsa’ya da açık deliller verdik ve onu Ruhu’lKudüs (Cebrail) ile destekledik. Ne zaman ki, bir peygamber, size canınızın istemediği bir şey getirdiyse büyüklük taslamadınız mı; (hâşâ) adeta sıradan bir kişi gibi algılayıp değerlendirmektedirler. Bu Allah düşmanı müşrik kâfirler, her istediklerinin, yüce Allah (cc) tarafından yapıldığını iddia ederek yüce Allah’ı (hâşâ) kendi emirlerini yerine getiren bir emir eri gibi görmektedirler. kimini yalanladınız, kimini de öldürüyordunuz! ‘Kalplerimiz, perdelidir’ dediler; hayır, ama inkârlarından dolayı Allah onları lanetlemiştir, artık çok az inanırlar. Ne zaman ki, onlara Allah katından, yanlarında bulunan (Tevrat)ı doğrulayıcı bir Kitap (Kur’an) geldi, daha önce inkâr edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o bildikleri (Kur’an) kendilerine gelince onu inkâr ettiler; artık Allah’ın laneti, inkârcıların üzerine olsun!” (Bakara, 87-89) Yüce Allah (cc), işlerine Bismillah gelen ayetleri alıp canlarının istemediği ayetleri almayan kimselerin, inkârcı kâfirler olduklarını bildirmiş, onları, Nisan-Mayıs 2015 Kur’an üzerine tartışmalarını Haziran Sayý: 43 nedeniyle lanetlemiştir. Kur’âni “Kim sana gelen ilimden Mücâhede sonra seninle tartışmaya kalkarsa 7 de ki: ‘Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden lanetle dua edelim de, Allah’ın lanetini yalancıların üstüne atalım!” (Al-i İmran, 61) “Yalnızca Kur’an” dedikleri halde Kur’an’ın tümünü almayan, onun içindeki hükümlerin gereklerini yapmayan, buna rağmen Kur’an üzerinde tartışan mealciler, aslında BİSMİLLAH

[close]

p. 10

gerçekten iman etmeyen yalancı kimselerdir. “Yalnızca Kur’an” deyip Kur’ani gerçekleri dillerini eğip bükerek kelimeleri yerinden kaydıran mealcilerin durumu, tıpkı Hakkı işittikleri halde bu gerçeklere iman ve itaat etmeyen Yahudiler ve Cumartesi günü yasağını çiğneyenler gibi lanetlenen kimselerdir. Yüce Allah (cc), bunların, imana olan yüzlerini küfre çevirmiş ve onları lanetlemiştir. “Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırıyorBismillah lar; dillerini eğip bükerek ve dini taşlayarak: ‘İşittik ve isyan ettik’ "dinle, dinlemez olası" ve: ‘râinâ’ Nisan-Mayıs diyorlar. Eğer onlar: ‘İşittik ve Haziran 2015 itaat ettik’ ‘Dinle ve bize bak!’ Sayý: 43 deselerdi, elbette kendileri için Kur’âni Mücâhede daha iyi olurdu. Fakat Allah, 8 inkârlarından dolayı onları lanetlemiştir, pek az inanırlar. Ey Kitap verilenler, biz bazı yüzleri, silip arkalarına döndürmeden ya da Cumartesi adamlarını lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz(Kur’an)a inanın, Allah’ın buyruğu yapılır.” (Nisa, 46-47) Rasullere Karşı Gelen İslâm Düşmanları Yüce Allah’ın lanetlediği azılı İslâm düşmanları, rasullere BİSMİLLAH ve özellikle de son Rasul Hz. Muhammed (as)’a, bütün kin ve düşmanlıkları ile saldırıyorlar. Bu lanetlilerin en azılıları, hiç kuşkusuzdur ki, ehlisünnet diye geçinen, şirk ve küfrü din edinen kâfirlerdir. Bunların içerisinde de en azılıları, tasavvuf dininden olan müşrik kâfirlerdir. Durmadan sünnet edebiyatı yapan ehlisünnet sapıkları, Hz. Muhammed (as)’ın, getirdiği Tevhid inancını yok sayar bir tavırla, uydurdukları aşağılık yalan ve iftira sözleri ona atfederek Rasulullah (as)’ı adeta cinsi sapık bir kişi olarak tanıtmaya çalışmaktadırlar. Allah ve Rasulullah düşmanı kâfirler, kendi hevalarından uydurdukları ve kendi sapıklıklarının bir ifadesi olan seks hikâyelerini, Rasulullah (as)’a mal ederek, Rasulullah (as)’ı, kendi aşağılık seviyelerine çekmeye, toplum içerisindeki seviyesiz ve alçak söz ve tavırlarını, Rasulullah (as)’ı kullanarak meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Yüce Allah (cc), Kendisinin ve Rasulünün düşmanı olan bu yalancı ve müfteri ehlisünnetçi kâfirleri, dünya ve ahirette lanetlemekte ve onlar için seviyelerine uygun alçaltıcı bir azabı müjdelemektedir.

[close]

p. 11

“Allah’ı ve Elçisini incitenler var ya, işte Allah onlara dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.” (Ahzab, 57) Dikkat edilirse ayette “Allah’ı ve Elçisini incitenler” ifadesi geçmekte ve bunlara lanet edilerek onlar için alçaltıcı bir azabın olduğu bildirilmektedir. Oysa Kur’an’da, Allah ve Rasulüne savaş açanların dünya ve ahiret cezaları belirtilmiş, bu cezalar içinde lanet ifadesine yer verilmemiştir. “Allah ve elçisiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmağa çalışanların cezası, (ya) öldürülmeleri ya asılmaları ya ellerinin, ayaklarının çapraz kesilmesi ya da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada çekecekleri rezilliktir; Ahirette ise onlara büyük bir azap vardır.” (Maide, 33) Bu ayet de gösteriyor ki, söz ve tavırları ile Rasulü incitenler, Rasul’e savaş açanlardan daha çok ona acı çektirmektedirler. Nitekim Tevbe suresi, 61. ayette, Rasulü sözleri ile incitenlerin ifadelerine dikkat çekilmektedir. “İçlerinden bazıları da Peygamberi incitirler: ‘O, (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır’ derler. De ki: ‘(O), sizin için hayır kulağı- dır; Allah'a inanır, Mü’minlere inanır. Sizden iman edenler için de (O), bir rahmettir, Allah’ın Rasulünü incitenlere acı bir azap vardır." (Tevbe, 61) Günümüzde, Rasulullah (as) hakkında olmadık seviyesizce yalan uydurup iftira eden ehlisünnet sapıkları ile söz ve tavırları ile onu dışlayan Kur’an sapıkları, yukarıdaki ayette belirtilen Rasulü incitenlerden çok daha aşağılıktırlar ve onlar için dünya hayatında lanet, ahirette lanet ve acı bir azap vardır. Dünya ve ahirette lanetle- Bismillah nen Allah ve Rasul düşmanlarından bazıları, “yalnızca Kur’an” dedikleri halde Kur’an’da, onlarca kez tekrarla- Nisan-Mayıs nan Rasule iman ve itaat etme, Haziran 2015 Sayý: 43 Rasulü en güzel örnek olarak Kur’âni alma, onu kendi canlarından Mücâhede daha çok sevme, onun gibi 9 Kur’an’ı hayat düsturu gibi alıp yaşama sünnetini terk ettiler. Rasulullah (as)’ı adeta yok sayan bu Kur’an sapığı kâfirleri yüce Allah (cc), gerçek kâfirler olarak vasıflandırmaktadır. “Onlar ki Allah’ı ve elçilerini inkâr ederler, Allah ile rasullerinin arasını ayırmak isterler, ‘Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz’ derler; bu ikisinin (imanla küfür) arasında bir yol tutmak isterler. İşte onlar, gerçek kâfirlerdir, Biz de BİSMİLLAH

[close]

p. 12

kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır!” (Nisa, 150-151) Rasulullah (as)’ın Tevhid mücadelesini bırakıp yüce Allah’ın bildirdiği en güzel örnekliğini terk eden, böylece Rasulullah (as)’a karşı gelen ehlisünnetçi ve Kur’an sapığı kâfirler, esareti altında yaşadıkları tağuti sistemleri, Tevhidi esaslara ve Rasulullah (as)’a tercih ettiler. Yüce Allah (cc), bu Rasul düşmanı kâfirlerin peşlerine, dünya ve ahirette lanet takmış, onları rahmetinden uzak tutmuştur. Bismillah “İşte Ad (kavmi), Rablerinin ayetlerini inkâr ettiler, peygamberlerine karşı geldiler ve her inatçı Nisan-Mayıs zorbanın emrine uydular; böylece Haziran 2015 hem bu dünyada, hem de kıyamet Sayý: 43 gününde peşlerine lanet takıldı. Kur’âni Mücâhede İyi bilin, Ad (kavmi) Rablerini 10 inkâr ettiler; iyi bilin Hûd'un kavmi Ad, (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun!” (Hud, 59-60) Rasulullah (as)’ı uydurdukları alçakça hikâyelerle karalamaya çalışan ve utanmadan Sünnet edebiyatı yapan ehlisünnetçi kâfirler ile Kur’an edebiyatı yapıp Rasulullah (as)’ı kabul etmeyen kâfirler, kendi cephelerinden Rasulullah (as)’a saldırmaktadırlar. Her iki kâfir grubu da, içerisinde yaşadıkları tağuti sis- BİSMİLLAH temlere uydukları için Rasulullah (as)’ın en güzel örnekliğini terk ettiler. Onlar, Rasul’e iman edip itaat etmedikleri için Kıyamet günü pişman olacaklar, ancak o gün pişmanlıkları fayda vermeyecektir. “Allah kâfirlere lanet etmiş ve onlar için çılgın bir ateş hazırlamıştır; orada ebedi olarak kalacaklar; (orada) bir dost ve yardımcı bulamayacaklardır. Yüzleri ateşin içinde çevrildiği gün: ‘Eyvah bize; keşke Allah'a itaat etseydik, Rasule itaat etseydik’ derler.” (Ahzab, 64-66) Yüce Allah (cc), gerçeği gördükleri, açık delilleri okudukları halde yüzçevirenlere yol göstermeyeceğini ve Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin onlar üzerine olduğunu, onların, azap içerisinde sürekli kalacaklarını ve azabın onlardan hiç hafifletilmeyeceğini bildirmiştir. “İman ettikten, Rasul'ün hak olduğunu gördükten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra, inkâr eden bir topluma Allah nasıl yol gösterir! Allah, zalim toplumu hidayete iletmez. İşte onların cezası, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir! O(lanet)in içinde ebedi kalacaklardır; onlardan azap hafifletil-

[close]

p. 13

meyecek ve onlara asla fırsat verilmeyecektir.” (Al-i İmran, 86-88) Bütün bu lanet ve sürekli acı azaplara razı olanlar, buyursunlar inkârlarına devam etsinler. Onlar, bu inkârları ile ancak kendilerini mahvediyorlar. Tağuta İtaat Eden İslâm Düşmanları Müslüman olduklarını iddia etmelerine rağmen yüce Allah’ın, tağutu reddedin hükmünü tanımayarak Allah düşmanı tağuti sistemi destekleyenler, İslâm düşmanları içerisinde en aşağılık olanlardır. Bunlar, hem tağutu tanıyarak yüce Allah’ın hükmünü çiğnemişler, hem de İslâm ile savaşan tağutun safında yer almışlardır. Yüce Allah (cc) bunların, şeytanın dostları olduklarını bildirmektedir. “İman edenler Allah yolunda savaşırlar, kâfirler de tağut yolunda savaşırlar, o halde şeytanın dostlarıyla savaşın, çünkü şeytanın hilesi zayıftır.” (Nisa, 76) İslâmi değer ve kavramları kullanarak İslâm’a düşman olan İslâm düşmanlarının çoğu, bu düşmanlıklarını fikri planda ortaya koyarlarken tağuti sistemleri destekleyenler, hem fiili, hem de fikri olarak İslâm’a savaş açmışlardır. Bu nedenle yüce Allah (cc) bunlara hem lanet, hem de gazap etmekte ve onları, maymunlar ve domuzlarla beraber anmış, onların yerlerinin çok kötü olduğunu ve sapıklık içerisinde bulunduklarını bildirmiştir. “De ki: ‘Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size söyleyeyim mi? Allah kime lanet ve gazap etmiş, kimlerden maymunlar, domuzlar ve tağuta itaat edenler yapmışsa, işte onların yeri daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır.” (Maide, 60) Tağuti demokratik sistem- Bismillah lerin mücadelesini yapanların, domuzlar ve maymunlar seviyesinde olmaları, onlara yüce Allah’ın lanet etmesinden ve Nisan-Mayıs onların üzerine pislik atması Haziran 2015 Sayý: 43 nedeniyle domuzlar gibi pis Kur’âni olmalarındandır. Mücâhede “Dedi ki: ‘Artık size Rabbiniz- 11 den bir rics ve gazap inmiştir; Allah'ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz! Bekleyin öyle ise, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" (A’raf, 71) Tağutlara ve peşlerinden gidip onları destekleyenlere yüce Allah’ın lanet etmesinin ve sürekli acı bir azabı müjdelemesinin nedenlerinden biri de, Fir’avn gibi azgın olmaları ve BİSMİLLAH

[close]

p. 14

tağuta itaat edenlerin de, zilleti kabul edip aşağılanmış bir şekilde ona itaat etmeleridir. Bunlar, iman ettikten sonra kendi rızaları ile küfre yönelmiş kimselerdir. “İman ettikten sonra Allah'a nankörlük eden, -kalbi imanla yatışmış olduğu halde (inkâra) zorlanan değil-, fakat küfre göğüs açan, kimselere Allah'tan bir gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.” (Nahl, 106) Hiç kuşkusuzdur ki Fir’avn, tağutların tarihsel simBismillah gesidir; bu nedenle tüm tağutlar, tıpkı Fir’avn gibi doğru yola iletmeyen, insanları saptıran kişilerdir. Fir’avn ve onu Nisan-Mayıs takip edenler, kıyamet günü Haziran 2015 lanet edilmiş kimseler olarak Sayý: 43 çok kötü bir ateşe girecekleri Kur’âni Mücâhede gibi tüm tağutlar ve onları des12 tekleyenler de lanet edilmiş kimseler olarak kıyamet günü çok kötü bir ateşe gireceklerdir. “Fir’avn’e ve adamlarına; Fir'avn'ın buyruğuna uydular, oysa Fir'avn'ın buyruğu, doğruya iletici değildi. Kıyamet günü kavminin önünde gidiyor, işte onları ateşe getirdi; o varılan yer de ne fena bir yerdir! Bu dünyada da ardına lanet takılmıştır, Kıyamet gününde de! Bu vergi, ne kötü bir vergidir!” (Hud, 97-99) Tüm tağutlar, kendilerine tabi BİSMİLLAH olanları, dünya hayatında İslâm’ın aydınlığından kendi küfür ve şirklerinin karanlıklarına çekerler, ahiret hayatında da takipçilerini ateşe götüreceklerdir. “Allah, iman edenlerin dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır; kâfirlerin dostları da tağuttur, (o da) onları aydınlıktan karanlıklara çıkarır; onlar, ateş halkıdır orada ebedi kalacaklardır.” (Bakara, 257) Tağuti sistemlere, Samiri soylu belamların aldatmaları ile destek olanların durumu, tıpkı Samiri’nin yalanlarına uyup buzağıyı ilah edinenlerin durumu gibidir. Tevhid esasları bırakıp tağutu ilah edinenlere, Rab’lerinden bir gazap ve bir alçaklık erişecektir. “Buzağıyı benimseyenlere, muhakkak Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir! İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.” (A’raf, 152) Tüm tağutların ve takipçilerinin dünyada peşlerine lanet takılacak, ahiret hayatında da çirkinleştirileceklerdir. “Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık; Kıyamet günü asla yardım olunmazlar, bu dünya hayatında biz onların ardına bir lanet taktık; Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilenlerdendir.” (Kasas, 41-42)

[close]

p. 15

“Hiç Allah’ın rızasına uyan kimse; Allah’ın gazabına uğrayan, yeri de cehennem olan adam gibi olur mu, ne kötü sonuçtur orası!” (Al-i İmran, 162) Tağutlar ve destekçilerine yüce Allah (cc), lanet ettiği gibi onlar da, kıyamet günü birbirlerini reddederek lanetleyeceklerdir. “(İbrahim) dedi ki: ‘Siz dünya hayatında birbirinizi sevmek için Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz, daha sonra Kıyamet gününde birbirinizi inkâr eder ve birbirinizi lanetlersiniz; varacağınız yer de ateştir ve hiçbir yardımcınız da yoktur.” (Ankebut, 25) Dünya hayatında tağutların ve onların belamlarının peşlerinden gidip onları destekleyenler, kıyamet günü acı azabı gördüklerinde tağutu lanetleyecekler ve onlar için lanet ve azabın iki kat olmasını isteyeceklerdir. “Ve dediler ki: ‘Rabbimiz, biz beylerimize ve büyüklerimize uyduk da bizi yoldan saptırdılar. Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onlara büyük bir lanet eyle!” (Ahzab, 67-68) Günümüzde, Hakkı batılla bulayıp Hakkı gizleyen tağuti sistemlerin belamlarına, bugün gözü kapalı tabi olan kimseler, Kıyamet günü gerçekleri apa- çık bir şekilde gördüklerinde pişmanlıklarını dile getirecekler, ancak o gün, iş işten çoktan geçmiş olacağı için artık pişmanlıklarının kendilerine bir faydası olmayacaktır. Kâfirleri Müslümanlara tercih Edip Onları Dost Edinen İslâm Düşmanları Kendilerinin Müslüman olduklarını iddia etmelerine rağmen, Tevhidi hareket eden Müslümanları, tekfirci, aşırı ve sapıklıkla itham eden bazı kimseler, puta tapan putperest tağutlara inanıp onları destek- Bismillah lemekle kendilerinin sapık olduklarının farkında bile değildirler. Yüce Allah (cc), putperest tağuti sisteme inanıp Nisan-Mayıs Müslümanlara karşı çıkan bu Haziran 2015 Sayý: 43 kimselere lanet etmektedir. Kur’âni “Görmedin mi, kendilerine Mücâhede Kitaptan bir pay verilenleri; cibt13 ve tağuta inanıyorlar ve inkâr edenler için: ‘Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır’ diyorlar. İşte onlar, Allah’ın lanetlediği insanlardır; Allah, kimi lanetlerse artık onun için hiçbir yardımcı bulamazsın.” (Nisa, 51-52) Müslümanları bırakıp put (cibt) ve tağuta inanarak putperest kâfirlere destek olan, onların yanında yer alanların yüce Allah (cc) ile bir dostluklarının kalmayacaktır. BİSMİLLAH

[close]

Comments

no comments yet